TR
EN
Site İçi Arama
Detaylı Arama
Yasin Bağcı: "Plaj Futbolu Muhteşem Bir Oyun" 3.09.2023
Yasin Bağcı: "Plaj Futbolu Muhteşem Bir Oyun"

Hem İşletme hem de Beden Eğitimi Öğretmenliği okudu. Geçirdiği sakatlığın ardından futbolu bırakıp plaj futboluna yöneldi. Plaj futbolunun muhteşem bir oyun olduğunu söylüyor ve "Burası çim saha gibi değil. Sıcağa, kuma ve rakibe karşı oynuyorsun. Gerçekten çok zor bir spor. Ne kadar çok kamp, ne kadar çok maç yaparsan, ne kadar çok hazırlık turnuvalarına gidersen o kadar iyi oynarsın. Kural bu kadar basit aslında" diyor.

Röportaj: TamSaha / Rasim Artagan

17 Ocak 1990 Antalya doğumlusun ancak aslen Karamanlısın. Öncelikle nasıl bir çocukluk geçirdin?

Antalya'da doğsam da Karaman'da yaşıyorum. Annem ev hanımı, babam ise 2019 yılında kalp krizi geçirerek rahmetli oldu. Öncesinde amcamla ortak müteahhitlik yapıyordu. 25 yıl Antalya'da yaşadık, sonrasında Karaman'a geldik. Üç-dört yıldır buradayız. Babamın vefatından sonra işleri biz devraldık.

Kardeşin var mı?

Beş kardeşiz. Ablam ve kız kardeşim evli. Küçük kardeşim benim gibi futbolcu. Profesyonel ve bölgesel liglerde oynuyor. Bir kardeşim daha var maalesef rahatsız. Futbolcu olan kardeşimle birlikte anneme ve kardeşimize bakıyoruz.

Futbol geni nereden geliyor?

Dayılarım da futbol oynamış. Ben kendi kendime başladım. Aslında çok iyi yerlere gelebilecekken çapraz bağım kopunca plaj futboluna yöneldim. İlkokul ve liseyi Antalya'da okumuştum. Sonra Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde işletme okudum ve bitirdim. Sonra ikinci üniversiteyi istedim. Çünkü işletme bana hitap etmiyordu. Çukurova Üniversitesi'nde Beden Eğitimi Öğretmenliği okudum. Şu an iki diplomam var. İleriki dönemlerde beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorum.

Atama bekliyorsun sanırım?

Evet, atama bekliyorum. Açıkçası sınavlara pek çalışamıyorum. Millî sporcu olmamızdan ötürü bazı kriterler var. O kriterlere çok yaklaşıyoruz ama bir türlü elde edemiyoruz. Öyle bir şey olursa direkt atanabilirim. Atanabilmek için çok fazla çalışman gerekiyor. Benim normal iş hayatım var, futbol hayatım var; çalışmaya çok fazla zaman bulamıyorum.

Futbola nerede ve nasıl başladın?

Altyapım Manavgat Belediyespor… Orada 9 yıl oynadım. Profesyonel olmasa da altyapı olarak gerçekten çok profesyonelce yönetilen bir takım. Yıllardır çok iyi yatırım yapıyorlar. Beni profesyonel liglerden isteyen pek çok takım vardı. Ancak çapraz bağım koptu ve transferim gerçekleşmedi. Ben de futbola biraz küstüm. Dönüşüm çok zor oldu. Sadece çapraz bağ kopmamış, kıkırdak da parçalanmıştı.

Plaj futboluna nasıl başladın?

Sakatlığımın bitmesine yakın, Manavgat'taki kariyerli abilerim beni yönlendirdi. Teklif ettiler. Ama ben, "Gelemem, sakatlıktan yeni çıktım" dedim. Plaj futbolunu daha öncesinde hiç duymamıştım.

Manavgat gibi bir yerde yaşamana rağmen plaj futbolunu duymaman ilginç... Aslında ülkemizdeki en büyük sorunlardan birisi bu değil mi?

Kesinlikle öyle. Manavgat'ta yaşıyorum, orada sürekli plaj futbolu turnuvaları yapılıyor ama benim haberim olmuyor. Çünkü plaj futbolu, medya anlamında maalesef zayıf kalıyor. Basın ilgi göstermiyor. NTV Spor yayındayken birkaç kez orada görmüştüm. Ama tabiî oynama gözüyle hiç bakmamıştım. Çapraz bağım kopunca da futbolu bırakmıştım. O dönem toplanıp gittik plaja. İlk senemizde finale kaldık Manavgat Belediyespor'la.  Çok keyif aldık. Hiç bilmememize rağmen çok keyif aldık. Finalde 7-1 öndeydik. Ama maçı 8-7 kaybettik (gülüyor). İnanılmaz bir maçtı benim için. Kupayı kaybettik.

O nasıl oldu?

7-1 öndeydik. Son periyoda girerken skor 7-4'e geldi. Sonra da maçı 8-7 kaybettik. Aslında plaj futbolu bu… Konsantre olursan başaramayacağın hiçbir şey yok.

Daha o gün öğrenmiş oldun…

Evet, o zaman öğrenmiş oldum. Kaybettik ama çok keyif aldım. Sonra, "O bölgenin en iyileri Millî Takım'la maç yapacak" dediler. Beklemiyordum ama beni de seçtiler. Şu an takımımızda olan Emrah Ekmekçi'yi de seçtiler. Beraber seçildik ve oynadık. Aslında hiç plaj futbolu oynamadığımızı anladık. Biz inanılmaz yorulduk ama Millî Takım oyuncularında neredeyse ter bile akmadı. İlk o zaman deneyimlemiştim. Orada da iyi performans gösterdiğim için elemelere çağırdılar beni. İlk gittiğimde direkt elendim. Çok kötüydüm. Sonra tekrar takım kurduk, işi profesyonelleştirdik. Bir-iki ay öncesinden hazırlandık. İyi oyuncular getirdik. Tekrardan Millî Takım'a seçildim. Bu sefer Manavgat Belediyespor olarak şampiyon olduk. 2013 yılından itibaren devamlı Millî Takım'a gelmeye başladım. 2013 yılında ikinci kez bağım koptu. Sadece o sene gelemedim. Ama sağ olsun önceki hocalarım da sonraki hocalarım da buna rağmen beni çağırdılar. Ben de yıllarca güçlendim. Beraber başladığımız arkadaşlarımın arkasında kalmıştım ama şükür ki toparladım. Mümkün olduğunca çalışıyorum.

Portekiz'de ve Azerbaycan'daki turnuvalarda seni izledim. Şu an daha olgun görünüyorsun. Takım arkadaşların Volkan ve Semih de öyle… Şu an daha toplayıcısın. Takımı yönetebiliyorsun. Sen bunun farkında mısın?

Belki Volkan bizden önce gelmiştir ama Semih, ben ve Recep aynı dönemin futbolcularıyız. Açıkçası ben bu işin amatör spor olarak görüldüğünü ve çok değer verilmediğini biliyorum. Ama severek yapıyorum. Çok keyif alıyorum. Bu yaşıma rağmen hâlâ yeni şeyler öğreniyorum. Öğrenmeye de açığım. Diğer maçları izliyorum. Türkiye Plaj Liglerine yabancı oyuncular geliyor. Brezilyalılar geliyor. Bu işin zirvesindeki adamları bunlar… Onlardan bir şey öğrenmeye çalışıyorum. Buna yönelik çalışarak kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Son 5-6 yıldır sürekli oynuyorum. Tabiî ki daha tecrübeliyim artık ama hâlâ eksiğimiz var tabiî…

Bizden daha iyi olan rakiplere baktığımda aramızdaki temel fark onların topu indirmeden havadan daha seri ve hızlı oynayabiliyor olmaları. Çalım atmaya çalışmıyorlar. Sen nasıl yorumluyorsun?

Kesinlikle haklısınız. Doğru yorumlamışsınız. Dünyada kabul edilmiş bir oyun var; 11'e 11 çim futbolu… Onun dışında ne olursa olsun maalesef geride kalıyor. Bakın voleybol takımlarımız neler yapıyor ama onlara bile yeterli değer verilmiyor. Ben şu an hem erkek hem kadın voleybol takımı oyuncularını sayamam. Neden? Çünkü gözümün önüne çok gelmiyor bu isimler. Biz de öyleyiz. Belli başlı sporcular hâriç plaj futbolunu bilen yok. İlk kamplarda hazır olmadığımız için bocalayabiliyoruz. Bu sporu ne kadar çok yaparsan o kadar çok iyi olursun. Çok iyi antrenman yap, her gün fitnessa git ama bir yere kadar... Ne kadar çok maç yaparsan o kadar iyi olursun. Öyle olunca biz de son kamplara doğru daha iyi oynayabiliyoruz. Adamların ilk maçlarda yaptığını biz sonlara doğru yakalıyoruz. Daha çok havadan ve seri oynuyoruz. Plajın bir dengesi var. Topu alırken denge kaybı yaşıyorsun. Kum ağır, zemin bozuk... Sonlara doğru vücudun bu şartlara alışıyor. Ara verdiğinde sıfıra dönüyorsun. Burası çim saha gibi değil. Sıcağa, kuma ve rakibe karşı oynuyorsun. Plaj futbolu muhteşem bir oyun. Gerçekten çok zor bir spor. Ne kadar çok kamp, ne kadar çok maç yaparsan, ne kadar çok hazırlık turnuvalarına gidersen o kadar iyi oynarsın. Kural bu kadar basit aslında…

365 günlük takvimde 25 günlük idman/maç süreci yaşayarak Azerbaycan'a gittiniz ve son Avrupa Şampiyonu, dünya üçüncüsü İsviçre'yi yenebildiniz. Avrupa'da ilk 10 takımın içine girdiniz. Rakipleriniz ise 12 ay boyunca lig oynuyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?

Plaj Futbolu Millî Takımı'ndaki oyuncular özünde hayat anlamında şanssız olan yetenekli insanlar. Ya ailevî sebeplerden ya eğitim hayatını tercih etmekten ya da büyük sakatlıklardan dolayı aslında başarılı olabilecekleri futboldan kopmuş kişiler plaj futboluna yöneliyor. Her şey yolunda gitseydi bu insanlar bir yerlerde futbol oynuyor olacaktı. Emrah abi mesela üst liglerde oynadı… Buraya profesyonel değil amatör gözle bakıyoruz. Herhangi bir kazanç için burada değiliz. Millî formayı sevdiğimiz için buradayız. Ekstra çalışarak, özel hayatımızdan zaman ayırarak buralara geliyoruz. Yetenekli insanlarız. Normal hayatımızda bir yere gelemedik ama plaj futboluna yöneldik. Adaptasyonumuz daha çabuk oluyor. Diğer oyuncular bizden çok daha farklı yerlerde. Rusya Ligi'nde, İspanya Ligi'nde arkadaşlarım var. Onlara 12 ay maaş bağlanıyor. İşleri sadece bu… Azerbaycan da bu şekilde… Plaj futbolu oyuncusuna 12 ay maaş bağlıyorlar. Hafta içi 3-4 gün toplanıp idman yapıyorlar. Bizim ligimiz eylül-ekimde bitiyor. Şubata kadar kimse kuma girmiyor. O arayı yeteneğimiz ve bireysel özverimizle kapatıyoruz.

Aslında rakiplerden daha yetenekliyiz. İmkân verilse başa baş oynayabiliriz. Ama maalesef bugün dünyada tarih yazan beş voleybolcumuzu bile sayamıyoruz.

Kesinlikle öyle… En büyük başarısı Süper Lig'de oynamak olan bir futbolcuyu yolda görseniz tanıyorsunuz. Orada Avrupa şampiyonu olmuş voleybolcumuzu tanıyamayız maalesef. Ülkemizde maalesef futbol dışı sporlara yeterince değer verilmiyor.

Plaj futbolu tanınsın, alttan oyuncu gelsin, havuzumuz genişlesin diye uğraşıyor ve bu röportajları yapıyoruz. Sponsorları bu işin içine çekmenin büyük önemi var. Ozan Yılmaz Hocamız U19 takımını kurmaya çalışıyor ki bu bile başlı başına çok değerli bir iş… Futsalda yapıldı, şimdi plajda da olacak inşallah.

Bizden beklenen önce başarı gelsin, sonra yatırım yapılsın… Ama önce yatırım yapılmalı ki arkasından başarı gelsin. İlk önce başarıyı bekliyor herkes. Örnek ampute futbolu… Orada büyük bir başarı geldi ve herkes gördü ampute futbolunu… Ama daha önceden biraz yatırım yapılsaydı o oyuncular daha önceden zaten başarılı olacaktı… Çok yetenekli bir ülkeyiz. Herkes alanında başarılı. Eksiğimiz ise yatırımlar… Aileler çocuklarını spora yönlendirmiyor. Çocuklar spora yönlenmeyince suç oranı artıyor. Azerbaycan kanalı 24 saat amatör sporları veriyor. Plaj futbolunun tüm maçları yayınlanıyor.

Bizim ülkemizi de yabana atmayalım. TRT Yıldız diye bir kanal kuruldu. Orada sadece amatör branşlar var. Ama tabiî ilginin daha fazla olması gerek. Bunun için de el birliğiyle çalışıyoruz.

Bu konuda çok teşekkür ediyoruz. Desteğinizi görüyoruz. Biz Millî Takımlarız. Yıllardır biz hiç görülmemiştik. Bunlar yeni yeni olmaya başladı. Sosyal medyada artık daha çok görülüyoruz. Bunlar bizi onore ediyor. Dışarda millî sporcu olduğumuzu çok zor söylüyoruz. Adam beni görmüyor ki… Ben ona millî sporcu olduğumu nasıl anlatabilirim? Hepimiz işte bu dönemlerde pelerinlerimizi giyiyoruz, maçlarımızı yapıyoruz ve sonrasında günlük hayatımıza dönüyoruz.

Hayatının plaj futbolundan sonraki dönemi için ne planlıyorsun?

Ben devamlı sporla alâkalı işlerde mutluyum. O yüzden beden eğitimi okudum. Çocukları da çok seviyorum. Futboldan sonra antrenörlük yapmayı çok istiyorum. Galiba futbolu bırakırsam Beden Eğitimi Öğretmeni olacağım. Kendi düzenimde devam ediyorum.

Orjinal boyutları için tıklayınız
Orjinal boyutları için tıklayınız
Orjinal boyutları için tıklayınız