TFF
ANA SAYFA
TFF
MİLLİ TAKIMLAR
LİGLER
KUPALAR
FGD
BİLGİ BANKASI
 
 
Ebru Topçu: "Büyük kulüplerin lige girmesi müthiş olacak" 1.11.2021
Ebru Topçu: "Büyük kulüplerin lige girmesi müthiş olacak"

2010'dan bu yana ay-yıldızlı formayı giyen Millî Takımımız gözbebeği, kadın futbolunda son iki yılda yaşanan gelişmeleri inanılmaz buluyor. Başarılı oyuncu, maçların TV'den yayınlanmasının ilgiyi katladığını, büyük kulüplerin lige katılmasının ise müthiş olduğunu vurguluyor.

Röportaj: TamSaha / Rasim Artagan

27 Ağustos 1996 Zonguldak Ereğli doğumlusun. Öncelikle aileni tanıyabilir miyiz? Annen, baban varsa kardeşlerin ne işle meşgul?

Babam maden emeklisi. Annem ev hanımı. Benden bir yaş büyük abim var. Bir benzin istasyonunda kasiyer olarak çalışıyor. Yaklaşık 6 ay önce İstanbul'a geldi. Beraber yaşıyoruz.

Zonguldak denince akla kömür geliyor. Madenci bir ailede büyümek nasıl bir şeydi?

Babamdan önce dedem de madende çalışıyormuş. Maalesef göçükte hayatını kaybetmiş. Babam daha annesinin karnındaymış. Babam, babasının yerine işe giriyor. Süresi dolunca da emekli oluyor. O dönemde çok küçük olduğum için o süreci tam hatırlamıyorum.

Futbol öncesinde nasıl bir çocukluk geçirdin?

Futbol öncesini çok da hatırlamıyorum. Kız çocuğuyum ama bebeklerle hiç oynadım. Kendimi bildim bileli futbol oynuyorum. Kaç yaşında futbola başladığımı bile hatırlamıyorum.

Peki, bu futbol sevgi nereden geliyor? Ailende senden başka sporcu var mı?

Babam Ereğli'de amatörde oynamış. Abim de yine amatörde oynuyordu. O zamanlar erkek takım seçmeleri oluyordu. Abim onlara gidiyordu. Kadın futbol takımı kurulmamıştı. 9 yaşımdayken ben de seçmeye gittim. Bir gün evde her zamanki gibi kendi kendime top koştururken babam geldi ve "Sana bir sürprizim var. Ereğli'de kadın futbol takımı kurulacakmış. Seçmeleri yapılacakmış" dedi. Çok heyecanlandım. Evde kendi kendime çalışmaya başladım. Biz Berna Yeniçeri ile uzaktan akrabayız. Evlerimiz yan yana… O zamandan beri birlikte oynuyoruz.

Berna Yeniçeri tam olarak neyin oluyor?

Anne tarafından yakın akrabayız ama tam bilmiyorum (gülüyor). Sabah oldu. Kapıdan çıkıp Berna'ya haber vermeye gideceğim. Kapıyı bir açtım Berna karşımda, "Sana sürprizim var" diyor. Ben de, "Benim de sana sürprizim var" dedim. Çok küçüğüz ama o dönemlerde. Berna ile birlikte gittik seçmelere. Normalde 1995 doğumluları alıyorlar seçmelere. Biz yaşımızı büyük gösterdik, "1995 doğumluyuz" dedik. Ama tabiî sonra ortaya çıktı yaşımız. Seçmelerde iyi oynayınca yaşımız küçük olmasına rağmen takıma girdik ve öyle başladık.

Sonra nasıl devam etti?

9 yıl Karadeniz Ereğli Belediyespor'da oynadım. Sonra 3 yıl Konak Belediyespor'da… Şampiyonlar Ligi'ne gittim. Bir sezon Ataşehir Belediyespor tecrübesinin ardından tekrar bir sezon Konak'ta forma giydim. Sonra da ALG Spor'a transfer oldum.

Altyapı eğitimini nasıl aldın? Nasıl bir yoldan geçtin? Neler yaşadın?

O zaman Faruk Varlık diye hocam vardı. Şu anda da Ereğli Belediyespor'un başında… Gerçekten inanılmaz çalıştık. Çok iyi bir antrenördür kendisi. Büyükler ne yapıyorsa biz de onu yapıyorduk. Bunun öncesinde de sokakta hep erkeklerle oynuyorduk. Turnuvalara falan gidiyorduk. Daha 9 yaşındayım… Berna ile bir fotoğrafımız var, görseniz şoke olursunuz… Erkeklerin arasında Berna ile ikimiziz… Turnuvaya gitmiştik. O anılar çok güzeldi. Sonra hoca değişti, Yıldıray Ağar Hocamız geldi. Onunla da iyi çalıştık. Yıldıray Hocadan sonra Konak Belediyespor'a transfer oldum.

Ereğli'den iki akraba, iki millî oyuncu nasıl çıktı? Diğer arkadaşlarınıza oranla neyi farklı yaptınız? 2015 yılında Berna ile röportaj yapmış ve bu soruyu sormuştum. Şimdi de sana sorayım…

Sabah uyandığım andan itibaren eve girmezdim… Top oynamaktan başka bir şey yapmazdım. Zorla eve sokarlardı. Çok çalıştık Berna'yla. Çok istedik. Çok üstünde durduk. O zamanlar babam çalışıyordu ve çok ilgilenemiyordu benimle. Çocuklarla çok ilgilenen Zeki Dilaver diye bir abimiz vardı. Bizi turnuvalara götürürdü. Erkeklerle bizi maç yaptırıyordu. Bizi de oynatıyordu.

Peki, Millî Takım'a ilk nasıl seçildin? Seni ilk kim keşfetti?

2010 yılında U15'te ilk millî maçıma çıktım. O zaman Necla Hocam yardımcı antrenördü. Taygun Erdem Hocam vardı. Şanlıurfa'ya gitmiş ve Rusya ile iki maç yapmıştık. Toplam üç gol atmıştım. Çok heyecanlanmıştım. Babamı arayıp söylemiştim. Babam da ağlamıştı telefonda… Çok duygulanmıştı çünkü… O maçta attığım uzaktan golü hiç unutamam. Çok güzel bir goldü. Orta sahanın ilerisinden atmıştım.

Ay-yıldızlı formayı giymek nasıl bir duygu?

Tarif edemiyorum ve anlatamıyorum. Benim için çok güzel ve özel. Hem ben hem ailem hem çevremiz açısından gurur verici.

U15'le başlayan serüven U17, U19 olarak devam etti. Şu an A Millî Takım'dasın.

U19'da oynarken A Millî Takım'a gelmiştim. İlk maçım İngiltere'ye karşıydı. Takımın başında o zaman Nur Mustafa Gülen vardı. Beni tecrübe kazanmam için kadroya çağırmıştı. Ben de oynayacağımı düşünmüyordum. İlk yarı bittiğinde bana "Maça gireceksin" dediği zaman dondum kaldım. İngiltere çok iyi bir takımdı. Maça girdim ama dakikalar geçmek bilmedi. Çok heyecanlanmıştım.

Performansını yukarı taşımak için ekstra çalışmalar yapıyor musun? Eğitimini de sorabilir miyim?

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi BESYO mezunuyum. Beden eğitimi öğretmeniyim… İstanbul'da Başakşehir Şamlar Ortaokulu'ndayım… Öğretmenlikte üçüncü yılım. Performansımı yükseltmek için dört aydır bireysel hocayla çalışıyorum. Öncesinde kendimi çok yetersiz hissediyordum. Ne kadar yesem de kilo alamayan birisiyim. Şimdi fiziğimin ilerleme kaydettiğini düşünüyorum. Sahaya çıktığımda bu çok fark ediyor. Okulumda üç gün kalabiliyorum. ALG Spor'da oynadığım için çarşamba akşamı Gaziantep'e gidiyorum, pazar akşamı İstanbul'a dönüyorum. Çok zorlanıyorum. Üç gün okulda, dört gün Antep'te geçiyor hayatım.

ALG Spor nasıl bir takım. Bize bu kulübü nasıl anlatırsın?

Üç yıldır ALG Spor'dayım. Bizimle gerçekten inanılmaz ilgilenen bir başkanımız var. Ali Gözcü kadın futbolunun Gaziantep'te bir yerlere gelmesini sağlayan kişidir. Bir isteğimiz olsun, eksiğimiz olsun her şekilde yerine getirmek için çok çalışıyor sağ olsun. Gaziantep'teki maddi ve manevi destek çok iyi. Bir evde iki kişi kalıyoruz. Başkanın apartı var, orada kalıyoruz. Takıma yemek geliyor. O açıdan da çok iyi… Güzel imkânlar sunuyor bize.

Örnek aldığın sporcu var mı?

Manchester City'den Kevin De Bruyne'ü örnek alıyorum. Çok beğeniyorum…

9 yaşından beri bu işin içinde olan bir sporcu olarak kadın futbolunun gelişimi nasıl değerlendiriyorsun?

Kadın futbolunun son iki sene içinde bu noktaya geleceğini hayal dahi edemezdim… Biz görmeyiz, bizden sonraki nesiller belki görür diyordum. Bunu şu an biz yaşıyoruz. O kadar mutluyum ki… Hepimiz çok emek verdik. Gerçekten bu durumları bizim de yaşamamız gerektiğini düşünüyorum. Önceden kadın futbol takımının maçını kimse bilmezdi. Şimdi TV'den veriliyor maçlar. Okuldaki öğrencilerimden hoca arkadaşlarıma kadar herkes maçı takip ediyor. Maçın TV'den yayınlanması müthiş bir şey. Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor gibi büyük takımların işin içine girmesi de müthiş olacak. Bu yüzden çok mutluyum.

Öğretmen olarak öğrencilerinle nasıl bir ilişkin var? Öğrencilerin senin millî oyuncu olduğunu ne kadar idrak ediyor?

Ben öğrencilerimle daha çok eğitim olarak birlikteyim. Beden eğitimi denince çocukların eğlenebileceği, koşup oynayabileceği bir ders zannediliyor. Benim dersimde diğer derslere nazaran çok daha mutlular. Kampa geldiğimde bana sürekli mesaj atıyor, "Ne zaman döneceksiniz hocam?" diyorlar. Tabiî ben olmadığımda da onlar dışarı çıkıyor ama benim olduğum kadar ilgilenemiyorlar onlarla…

Kızlarımızı futbola kazandırmak için gönüllü olarak çalışıyor musun?

Kız ve erkekleri asla ayırmıyorum. Birlikte maç yaptırıyorum. Artık onlar da alıştı. İlk başlarda erkekler, "Hocam kızlar olmasın. Biz oynayalım" diyorlardı. Şimdi öğrettim bir şeyleri. Artık takımları karışık yapıyorlar. Kızları da aralarına aldılar. Kızlar da erkeklerle oynamayı öğrendi. Yetenekli olmasalar da ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Yetenekli kız çocuklarını görüyorum ve daha çok ilgilenmeye çalışıyorum. Futbola yönelsinler istiyorum. Okulda çalışan bir ablamızın çocuğu, "Ben de yazılmak istiyorum futbola" diyor. Keşke önayak olabilsem. Benim okulum İstanbul'un biraz dışında bir köy okulu. Onların gidebileceği bir kadın futbol takımı yok. Böyle bir sıkıntı var. Yaşları biraz daha büyüdüğünde kendileri gidecekler artık.

1996 doğumlu bir oyuncu olarak kariyer hedefin nedir? Kendini nerede görmek istiyorsun?

Üniversiteye gitmeden önce Twente takımından teklif gelmişti. Beni bir U19 maçında görmüşler. O gün gitmeyerek o şansı kaçırdım. Cesaretim yoktu gitmek için. Sonra araya öğretmenlik girdi. Öğretmen olduğum için gidemedim. Keşke bana dense ki "Ebru senin okulunu donduracağız. Yurt dışına git. İstediğin zaman dön ve öğretmenliğine devam et…" Okulum olduğu için yurt dışına gidemiyorum. Fransa'dan arkadaşım bana "Gel burada oyna" diyor ama işim dolayısıyla mümkün değil.

Bu sıkıntıyı açabilir misin?

Biz hayatımızı devam ettirebilmek için öğretmenlik yapıyoruz. Bir yandan da ben futbol oynamak için takımıma gidiyorum. Bir yandan Millî Takım'a geliyorum. Keşke bize imkân tanınsa ve sadece futbola odaklansak. Hayatımız sadece futbol olsa… Ancak bu şekilde gelişebilir kadın futbolu…

Öğretmenlik seni yasal olarak nasıl bağlıyor?

Ücretsiz izne çıkabiliyorsun. Ama onu da ancak 5 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra gerçekleştirebiliyorsun. 1 yıl ücretsiz izin alabiliyorsun. Bu çözüme kavuşmalı. Avrupa'dan teklif gelse de gidemiyoruz. Bu durumun kesinlikle düzeltilmesi lâzım. Keşke Avrupa'da senelerce oynayabilsem. Ama ben öğretmenliği nasıl bırakayım? Kazanılmış hakkımı nasıl bırakıp giderim? Bu durum bence kesinlikle çözülmeli… Ücretsiz izne çıktığında bile ne yaptığının bilgisini vermek zorundasın. Ücretsiz izne çıkıp profesyonel bir takıma transfer olsam, soruşturma geçirme ihtimâlim var… Bizim ligimiz profesyonele dönse ben devlet memuru olarak çok sıkıntı yaşarım. Şu an kadın ligleri amatör ligler olarak geçiyor, o yüzden oynayabiliyoruz. Şu an Türkiye'de profesyonel futbolcu olup öğretmen olan bir kişi bile yok, imkânsız çünkü…

Bir yönetmelikle çözülemez mi?

Olimpiyata gidenler nasıl okula gitmiyorsa, bizde de yurt dışında ülkesini temsil edecek sporcuların önünü açmak için ülkeye döndüklerinde kaldıkları yerden devam etmeleri sağlanabilir. Böyle bir şey yapılsa yemin ediyorum şimdi Avrupa'ya giderim…

Bugün anne, babanla oturup konuştuğun zaman ne diyorlar? Ne hissediyorlar?

Çok gururlular. Ben kendimi bildim bileli dışarıdayım. Maçlara gidiyorum, lisede okul takımı için bir yıl başka bir şehirde yaşadım. Daha lisede ailemden ayrıldım. Ailemi çok göremiyorum bu sebeple. Sıkıntım bu… Onlar geçen sene benimle yaşadılar. Bütün maçlarıma geldiler. Çok destekçi oluyorlar. Onlar gelince daha iyi oynuyorum.

Orjinal boyutları için tıklayınız
Orjinal boyutları için tıklayınız
Orjinal boyutları için tıklayınız
Orjinal boyutları için tıklayınız
Orjinal boyutları için tıklayınız
Site İçi Arama
Detaylı Arama
 
 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Federasyonu'na aittir.