Uzun süre ayrı kaldığı Kadın A Millî Takımı'na yeniden döndü. Kariyerinde iki lig şampiyonluğu bulunuyor. Kadın futbolunun geçirdiği yolculuğu, "Büyük imkânsızlıklar içinde, çile çekerek, elleriyle, tırnaklarıyla kazıya kazıya buraya gelmiş oyunculardan kurulu bir takımız. Kadın futbolunun hızlı yükselmesinin lokomotifi şüphesiz ki A Millî Takım ve Necla Hoca ile ekibi... Millî Takım başarı elde ettikçe gören her yatırımcı buraya yatırım yapmaya başladı. Kadın futbolu bu sayede daha da gelişiyor." cümleleriyle anlatıyor.
Röportaj: TamSaha / Rasim Artagan
Mersin'de 13 Şubat 1994'de doğmuşsun. Aileni tanıyarak ve futbol öncesindeki çocukluğundan bahsederek başlayalım istersen…
Mersinliyiz. Annem de babam da Mersin'de yaşıyor. Üç kardeşiz. Bir erkek ikizim, bir de 16 yaşında erkek kardeşim var. Annem ev hanımı, babam hastanede çalışıyordu; artık emekli oldu. Futbol öncesi çocukluğum da topun peşinde koşturarak geçti. Evden kaçıp akşam ezanına kadar sokakta erkek çocuklarıyla top oynardım. Okulda da sınıflar arası maçlara katılırdım.
Sendeki futbol yeteneğini ilk keşfeden ve bir kulübe yönlendiren kim oldu?Dediğim gibi, ortaokulda zaten erkeklerin sınıflar arası futbol turnuvalarında yer alıyordum. Beden eğitimi öğretmenime maçlara katılmak istediğimi söylüyordum ve onun da onayıyla takıma giriyordum. Öğretmenimizin de teşvikiyle erkekler beri aralarına alıyorlardı. Sonra öğretmenimiz annemle görüşmek istediğini söyleyerek onu okula çağırdı. O zaman şehirde Mersin Cengiz Topel Spor Kulübü diye bir takım vardı. Hocanın arkadaşı orada teknik direktörmüş. Anneme, "Ben Başak'ı takıma göndermek istiyorum. Okul durumunu da ayarlayacağız. Servisle gidip gelecek. Yeter ki izin verin." dedi. Biliyorsunuz o dönemlerde imkânlar kısıtlıydı. Annem, "Tamam" deyince ben Mersin Cengiz Topel Spor Kulübü'nde başladım. Sürekli antrenmanlara gidip geliyordum. Lisansım da orada çıktı. Lise 1'de Cemile Hamdi Lisesi'nde okurken okul takımında da oynuyordum. O dönemde İstanbul Ataşehir Kulübü'nün hocası Murat Ülkü de farklı şehirlerdeki lise takımı maçlarını izleyip oyuncu topluyordu. Hatta Ebru Topçu ile aynı dönemde Ataşehir'e gitmiştik.
Lise 1'de okurken bu sayede İstanbul'a mı gedin?
Evet… Murat Hoca beni okul takımında izleyip beğenince ailemle görüşmeye geldi. Evimizin önündeki parkta annem ve babamla görüştüler. Murat Hoca aileme, "Farklı şehirlerden oyuncu topluyoruz. Okul takımında şampiyon olup yurt dışında ülkemizi temsil etme şansımız var. Kızınız çok yetenekli. Lütfen izin verin." diyor. Annem ve babam konuyu kendi aralarında istişare ediyorlar. Ben daha çok küçüğüm tabiî o zaman. Çiğdem Belci, Selma İztaş o dönemler benim kaptanlarımdı. Murat Hoca teklifi yaptıktan sonra İstanbul'a dönüyor. Babam önce istemedi. Çünkü çok küçük yaşta ailemden ayrılıp İstanbul'a gideceğim. Babam istemeyince ben sürekli ağlamaya başladım. Nihayetinde annem, babamı bir şekilde ikna etti ve İstanbul'un yolunu tuttum. Lise 2'yi İstanbul'da okudum. Ebru Topçu ve Eda Karataş'la aynı okuldaydık. O zamanlar Ebru Topçu ile Murat Hocanın babaannesinin evinde kalıyorduk. Hoca da böyle bir iyilik yapmıştı bize. O sene çok iyi sporcular olarak okul takımında bir araya geldik. Kocaeli ile yarışıyorduk. Kocaeli'nin de takımı çok iyiydi. Gülbin Hız'ların olduğu dönemdi. Şampiyon olan takım Brezilya'ya dünya şampiyonasına gidecekti. Biz o sene ikinci olmuştuk, Brezilya'ya Gülbin'ler gitmişti. O senenin sonunda Ebru ile birlikte Kdz. Ereğli Belediyespor'a transfer olduk. İstanbul'da Lise 3'ü okuyorduk ama Ereğli'de futbol oynuyorduk. Okul takımında da forma giyiyordum tabiî İstanbul'da… Ereğli'de 5 sene oynadım. Son iki senemde Ereğli Lisesi'nde okudum. Lise bitince Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'ni kazandım. Ereğli'ye yakın olsun, rahat gidip geleyim istedim. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'nda okudum. Hatta sınavlarına bile zar zor yetişerek kazanmıştım. Üniversiteyi de Ereğli'de oynarken bitirdim.
Peki, Ereğli'den sonra ne oldu?
Trabzon İdmanocağı'na transfer oldum. 1 sene oynadım. Sonra tekrar Ereğli'ye geri döndüm. 2 senenin ardından ALG Spor'a geçtim. Ben ALG'ye gittiğimde ALG son şampiyondu. Bu sayede direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde forma giyebildim. ALG'den sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET'e transfer oldum. Son 5 yıldır da bu takımda forma giyiyorum. İki şampiyonluğum var.
Kadın futbolunun çilesini çekmiş bir oyuncusun. Son 5 yılda ülkemizde kadın futbolu büyük bir sıçrama yaptı. Sen de bunu direkt olarak yaşadın. Bu süreci bize nasıl anlatırsın?
Söylediğiniz gibi başlangıç yıllarımızda gerçekten de çok sıkıntılar çektik. Maddî ve manevî hiçbir şey kazanmadık. Aslında sadece saf oyun sevgisi için oynadık. Ama son 4-5 yılda çok farklı bir konuma geldi kadın futbolu. Daha da iyi olmalı. Avrupa'ya göre hâlen daha gerideyiz maalesef. Cefasını çok çektik; sefasını son 3-4 senedir görebiliyoruz. Umuyorum daha da yukarı çıkar ve daha iyi şartlara kavuşuruz.
Şu anki A Millî Takımımızı oluşturan oyuncular, senin beraber büyüdüğün isimler. Millî Takım sürecini en başından itibaren bize nasıl ifade edersin?
Millî Takımlara U19'da başlamıştım. İlk olarak Taygun Erdem Hocam tarafından çağırıldım. Ogün Temizkanoğlu Hocam da çağırdı beni. Kadın A Millî Takım kampına ilk Mustafa Gülen Hocam davet etmişti. Ama sonra bir rahatsızlık yaşadım ve gelememeye başladım. O zaman en küçüklerden birisi bendim. Rahatsızlığımdan dolayı ara verdim. Sonra uzunca bir süre gelemedim. Performansı yakalamak kolay olmuyor. İlk fırsatı yakalayıp da değerlendiremeyince bir sonraki şans zor geliyor. Ben de sabırla bekledim. Mustafa Hocadan sonra beni ilk kez Necla Hocam çağırdı sağ olsun. Onunla beraber Millî Takım'a geri döndüm.
Millî Takım'a ilk çağırıldığında seni destekleyen annen ve zar zor izin veren baban nasıl tepkiler verdi?
İlk zamanlar babam çok destek vermiyordu. Ama Millî Takım'a ilk kez çağrılınca annemi aradım hemen. Hâlâ da ilk anneme söylerim. Annem de daha önce sporla ilgilenmiş. Atletizm yapmış.
Burada duralım ve annenin atletizm hayatından biraz konuşalım…
Annem ve babam Adıyaman'da büyümüşler. Annem şu an 53 yaşında. Küçük yaşta Adıyaman'da okul takımında atletizm yapıyor ve il bazında madalyalar kazanıyor. Bu sebeple spora çok yatkın bir insan. Sanırım hırsı ve mücadeleyi annemden aldım. Millî Takım'a gittiğimi ilk öğrendiklerinde çok sevindiler. Böyle bir başarıyı beklemiyorlar ve bu nedenle okuluma ağırlık vermemi istiyorlardı. Babamın da millî oyuncu olduğumu öğrendiğinde çok sevindiğini söyleyebilirim.
Kolunda iki şampiyonluk bileziği olan, Kadın A Millî Takımı'nda oynayan bir Başak var artık. Bugün rüştünü tamamen ispatlamış kızlarına ne diyorlar?
İki şampiyonluk, üç Şampiyonlar Ligi sezonu yaşadım. Bugün önce babam arıyor, "Kızım maçların yayını var mı?" diye soruyor. Maç bitiyor, önce babam arıyor. Maçlara geliyor ve beni izliyorlar. Bazen beni eleştirdiği de oluyor. Ama genellikle "Canını sakın sıkma, üzülme" diye telkinde bulunuyor.
2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup'ta Malta, Kuzey İrlanda ve İsviçre ile mücadele ediyoruz. Grubu nasıl değerlendirirsin?
Aslında çok zor bir grupta değiliz ve play-off oynayabileceğiz. Burada olmayı çok istiyorduk. Kadın A Millî Takımımızın son yıllardaki yükselişi zaten ortada. Büyük bir seviye atladık. C Ligi'ne tamamen veda ettik. B Ligi'nde üçüncü sezonumuzu geçiriyoruz. Büyük imkânsızlıklar içinde, resmen çile çekerek, elleriyle, tırnaklarıyla kazıya kazıya buraya gelmiş oyunculardan kurulu bir takımız. Kadın futbolunun hızlı yükselmesinin lokomotifi şüphesiz ki A Millî Takım ve Necla Hoca ile ekibi… Millî Takım başarı elde ettikçe gören her yatırımcı buraya yatırım yapmaya başladı. Kadın futbolu bu sayede daha da gelişiyor. Bir kırılma yaşadık. "Kadın futbol mu oynar?" algısı tamamen yıkıldı. Büyük lansmanlarda artık kadın futbolcuları ve teknik direktörleri görüyoruz.
Grup maçlarına çok güzel bir başlangıç yaptık; Malta'yı 3-0, Kuzey İrlanda'yı deplasmanda 1-0 yendik. 6 puanlık bu tabloyu nasıl değerlendirirsin?
21 Şubat'ta toplandık ve uzun bir kamp dönemi geçirdik. Gerçekten tüm takım çok iyi odaklandık. Hedefimiz iki maçtan da net olarak 6 puan çıkartabilmekti. Çok çalışmamızın karşılığını da aldık. Hocalarımıza, takım arkadaşlarımıza ve takım personeline çok teşekkür ediyorum. Gerçekten hepimiz tek bir amaç için birleştik ve oluşturduğumuz sinerji ile çok büyük bir adım attık. Şimdi İsviçre maçlarına odaklanacağız. Nisan ayındaki zorlu maçlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.
Galibiyetlerde sen de sahada şans buldun. Kendi performansını nasıl değerlendiriyorsun?
İki maçta da forma şansı buldum. Böylesine önemli maçlarda takımıma yardımcı olabildiğim için çok mutluyum. Benim için gerçekten çok özel anlardı. Elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalıştım. Tüm gücümü sahaya yansıttım. Hem A Millî Takım forması giymek hem de çok önemli iki maçı kazanmak açık söylüyorum ki motivasyonumu çok yükseltti. Şimdi İsviçre maçlarında da sahada olabilmek için tüm gücümü vereceğim.
Şimdi önümüzde Zürih'te ve Sinop'ta İsviçre maçları var. İsviçre de 6 puan aldı ve averajla lider durumda. İsviçre ile oynayacağımız maçları nasıl değerlendiriyorsun?
Evet, periyodun en zorlu zamanı bizi bekliyor. İsviçre çok güçlü bir takım. Fizikleri çok yüksek ve teknik kapasiteleri çok iyi. İşimiz gerçekten çok zor olacak. Bunun bilincindeyiz. Ancak onlar da iki maçını kazanmış ve başarıya aç bir Türkiye'nin sahada olacağını çok iyi biliyor. Onlar için kesinlikle kolay bir maç olmayacak. Nisan ayının başında toplanıp, yine çok iyi odaklanıp iki maçta da elimizden gelenin en iyisini yapacağız. İki maçtan da puan alarak dönmeyi hedefliyoruz.
Sinop'ta tarihte ilk kez bir millî maç oynanacak. Dolu tribünler bekliyoruz. Taraftarın etkisini nasıl yorumluyorsun?
Biz daha önce tarihimizde ilk defa Elazığ'da, Çorum'da, Sivas'ta, Erzincan'da maçlar yaptık. Hepsinde taraftar rekorları kırdık. Taraftarlarımızla bütünleştik. İnsanların bizleri sevip, bağırlarına basması gerçekten çok güzel bir duygu. Sinop'taki maç için çok heyecanlıyız. Türkiye'nin gerçekten en güzel şehirlerinden birisine gidiyoruz. Sinop, doğal güzellikleri barındıran çok şirin bir sahil kenti. Sinop halkını buradan bir kez daha maça davet etmek isterim. Onların 90 dakika boyunca desteğine çok ihtiyaç duyacağız. Bizi yalnız bırakmasınlar. Onların tribündeki varlığı, bize gerçekten çok büyük güç veriyor.
Artık tecrübeli bir oyuncusun. Önümüzdeki süreçte nasıl bir kariyer planın var?
Açıkçası çok fazla plan yapmadım. Zamanı yaşayacağım. Akışta kalacağım. Öğretmenlik mezunuyum ama atamam yok şu an. Atanmayı bekliyorum. Kendime çok iyi bakıyorum. Yemeğimden, uykumdan, ekstra antrenmanımdan asla vazgeçmiyorum. Sürekli ekstra antrenman yapıyorum. Belli bir yaştan sonra fizik kalitemi korumam lâzım. Futbolu daha da sürdürmek istiyorum; bu nedenle profesyonel hayatın içerisinde kalıyorum.
Yurt dışından hiç teklif geldi mi? Bunun hayalini kurdun mu?
Üniversitenin ilk yılında Amerika'dan bir teklif geldi. Bir üniversiteden teklif almıştım. Tesisler ve yerleşkeyle ilgili bilgileri göndermişlerdi bana. Ailemle iletişime geçtiler. Üniversiteyi orada okuyabilirdim ama annemler maalesef istemedi. Korumacı davrandılar. Beni göndermek istemediler. Anneme sorsak, "Pişman değilim" demez ama "Şu anki kafam olsa kesin gönderirdim" der. Keşke o zaman gitseydim diyorum. Hayatım daha değişik olabilirdi. Benim için kırılma noktası budur. Yurt dışı tecrübesini çok istedim ama hiç cesaret edemedim. Orada, o tecrübeyi tatmayı çok istedim ama nasip değilmiş.
Futbol sonrası için bir plan ve hazırlığın var mı?
Pilates ve fitness'ı çok seviyorum. İrfan hocamla sürekli pilates ve fitness yapıyorum. Fethiye'de bir spor salonu açmak istiyorum. Hayalim budur. Umarım başarabilirim. Çoğu profesyonel oyuncunun özel hocaları var. Evlerinde çalışıyorlar. O yüzden futbol bitince böyle bir alana yönelebilirim. Fethiye'de hava, doğa ve hayat güzel olduğu orada yaşamak istiyorum. Fethiye önceliğim ama Didim de olabilir.
Futboldan uzaklaşmak istediğinde neler yaparsın?
Çok sık Playstation oynarım. Ama futbol oynamıyorum asla… Kardeşlerim varsa futbol oynuyoruz. Onun dışında başka oyunlar oynuyorum. Köpeğim ve iki kedim var. Sürekli onlarla vakit geçiriyorum. Ya da uyuyorum (gülüyor).
Kardeşlerin neler yapıyor?
İkizim astsubay. Beykoz'da deniz astsubayı… Her maçıma da geliyor sağ olsun. 16 yaşındaki kardeşim ise Mersin'de ailemle yaşıyor. Beşiktaş'ın altyapısında oynadı. Yeteneği var gibi… Ben göndermek istiyorum. Bu yaşlarda başlasın istiyorum. Bakalım, göreceğiz. Destekliyoruz kendisini.