TamSaha 264. Sayı / Kasım 2026

ir kalecinin kariyerinde bazı maçlar vardır; üzerinden yıllar geçse de o maçın içindeki birkaç saniye, bütün kariyerin özeti hâline gelir. Ilie Datcu için 1970 sonbaha- rında Pite ş ti’de oynanan Arge ş -Fenerbahçe kar ş ıla ş ması böyle bir maçtı. Futbolun bugünkü gibi küreselle ş medi ğ i bir dönemde, Romanya do ğ umlu bir kaleci, ülkesinin bir takımına kar ş ı, Türkiye’nin Fenerbahçe’sinin kalesindeydi. Rakip tribünlerde kendi ülkesinin insanları vardı. Kar ş ısında çocuklu ğ undan beri tanıdı ğ ı futbol kültürü, arkasında ise artık u ğ runa mücadele etti ğ i yeni ülkesi ve yeni takımı… Fenerbahçe ilkmaçı 2-1 kazandı ğ ı Arge ş Pite ş ti kar ş ı- sında rövan ş ta 1-1 berabere kalarak tur atladı. Maçın kahramanlarından biri golün sahibi Cemil Turan ise di ğ eri de yaptı ğ ı müthi ş kurtarı ş larıyla Datcu’ydu. Halit Kıvanç’ın radyodan anlattı ğ ı kar ş ıla ş mada Datcu’nun kendi do ğ du ğ u topraklarda Fenerbahçe kalesini korur- ken gösterdi ğ i performans, onunmesle ğ ine bakı ş ının da bir yansımasıydı. Datcu yıllar sonra o maçı anlatırken, “Hiçbir zaman kendi menfaatlerimi ön plana koymadım” diyecekti. Hatta Fenerbahçe’ye geçtikten sonra Romanya Millî Takımı’nı da bıraktı ğ ını özellikle vurgulayacaktı. Çünkü onun için futbol, bir meslekten daha fazlasıydı. Ama aynı zamanda çok net kuralları olan bir meslekti. Kaleci olarak göreviniz neyse onu yapacaktınız. Bükre ş ’ten İ stanbul’a Ilie Datcu’nun hikâyesi 20 Temmuz 1937’de Bükre ş ’te ba ş ladı. Futbola çok küçük ya ş ta, Constructorul Bük- re ş ’te adım attı ve 1961’de Dinamo Bükre ş ’e katıldı. Fut- bola ilk ba ş ladı ğ ı dönemlerde kaleci de ğ ildi. Sol açıkta, sa ğ açıkta oynadı. Sonra bir antrenör, onda bamba ş ka bir özellik gördü ve onu kaleye geçirdi. 10 ya ş ında lisanslı oldu, 15 ya ş ında Dinamo Bükre ş A ta- kımına çıktı. Dinamo’da geçirdi ğ i yıllarda Romanya futbolunun en ba ş arılı takımlarından birinin parçası hâline geldi. 1961’de A takıma yerle ş ti; 1962, 1963, 1964 ve 1965’te üst üste dört lig ş ampiyonlu ğ u ya ş adı. İ ki de Romanya Kupası kazandı. 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda Romanya kadrosundaydı. Ülkesinin be ş inci oldu ğ u turnuvada forma giydi. Olimpiyat maçları da dâhil olmak üzere Romanya Millî Takımı’nda 13 kez görev yaptı. Sonra İ stanbul’dan gelen teklif, hayatının yönünü de ğ i ş tirdi. Datcu, bir Alman kulübüyle anla ş - mı ş tı. Ancak İ sviçre’de oynanan bir maçın ardından Romanya’daki yöne- ticiler ona kararın de ğ i ş ti ğ ini söyledi- ler: Almanya’ya de ğ il, Fenerbahçe’ye gidecekti. Üstelik İ stanbul’da kendi- sini bekleyen tanıdıklar vardı: Fenerbahçe’deki vatanda ş ı Ion Nun- weiller ve Rumen futbol pazarından bu transferleri gerçekle ş tiren döne- min yöneticisi Yunus Nüzhet Unat. Böylece kontratı iptal edildi. Dönemin Romanya’sında yurt dı ş ına çıkmak bugünkü kadar kolay de ğ ildi. Sonunda devlet ba ş kanı Nicolae Çavu ş esku’dan izin çıktı ve Datcu, 1969’da Fenerbahçe’ye geldi. İ stanbul’da geçirdi ğ i altı yıl, onun ka- riyerinin de hayatının da merkezine yerle ş ecekti. Altı gole izin verilen ş ampiyonluk Fenerbahçe’deki ilk sezonunda Datcu’nun önünde sadece yeni bir ülke ve yeni bir takımde ğ il, kendisini Türk futbol tarihine yazdıracak bir fır- sat da vardı. 1969-70 sezonunda Fe- nerbahçe 30 ligmaçında yalnızca altı gol yedi. Bu, Birinci Futbol Ligi tari- hinde bir sezonu en az gol yiyerek tamamlama rekoru olacak ve hâlâ ge- çilemeyecek bir performanstı. Datcu 29 ligmaçında forma giydi ve takımı- nın ş ampiyonlu ğ unda ba ş rol oynadı. Rakamın büyüklü ğ ünü anlamak için yalnızca “altı gol” demek bile yeter- liydi. Fakat Datcu ba ş arıyı hiçbir zaman tek ba ş ına sahiplenmedi. Yıllar sonra o sezon elde edilen ba ş arıyı ha- tırlarken Ziya Ş engül, Ercan Aktuna, Ş ükrü Birand, Ogün Altıparmak, Can Bartu, SelimSoydan, NedimDo ğ an gibi takım arkada ş larının adlarını tek tek sayacaktı. “Bu ba ş arı takım arka- da ş larımın da ba ş arısıydı” diyordu. Onun kalecili ğ inde zaten böyle bir an- layı ş vardı. Kaleci tek ba ş ına kurtarıcı de ğ ildi; ama gerekti ğ inde son sözü söyleyen ki ş iydi. “En zor i ş kalecilik- tir” derken bunu anlatıyordu; “En ufak ş eylerde kurtarıcısın.” Datcu’nun kalecili ğ i, so ğ ukkanlılıkla özde ş le ş mi ş ti. Maç oynarken heye- canlanmadı ğ ını söylerken ş a ş ırtıcı bir cümle kuruyordu: “Top oynarken he- yecanlanmadım, maç izlerkenmi he- yecanlanaca ğ ım?” Onun içinmesele basitti: Görevini bileceksin. Fenerbahçe’yi bırakmayan adam Datcu, Fenerbahçe formasıyla 1969-75 arasında oynadı. Bu dönemde üç lig Fenerbahçe kalesinin Rumen efsanesi Bükre ş ’te ba ş layan kalecilik hikâyesi İ stanbul’da efsaneye dönü ş tü. Dinamo Bükre ş ’te dört lig ş ampiyonlu ğ u kazandıktan sonra 1969’da Fenerbahçe’ye geldi ve ilk sezonunda kalesini korudu ğ u sarı-lacivertli takım 30maçta yalnızca altı gol yiyerek Türk futbol tarihinin en dikkat çekici savunma rekorlarından birine imza attı. Ardından İ lyas Datça oldu, Fenerbahçe’yi hayatının parçası yaptı, Rü ş tü Reçber gibi önemli bir kalecinin yeti ş mesine katkı verdi. 5 Ekim’de 89 ya ş ında hayata veda ederken geride yalnızca kurtarı ş ları de ğ il, iki ülkeyi birbirine ba ğ layan uzun bir futbol hikâyesi bıraktı. Ilie Datcu 162 B 163 Fenerbahçe’nin sadece altı gol yiyerek ş ampiyon oldu ğ u 1969-70 sezo- nundaki kadrosu. Soldan sa ğ a ayaktakiler: Levent Engineri, Ion Nunweil- ler, Ercan Aktuna, Zeki Temizer, Ilie Datcu, Can Bartu. Oturanlar: Numan Okumu ş , Ogün Altıparmak, Ş ükrü Birand, NedimDo ğ an, Ziya Ş engül.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==