TamSaha 264. Sayı / Kasım 2026

ş ampiyonlu ğ u ya ş adı; 1973-74 sezo- nunda Türkiye Kupası’nın da kazanıl- masında takımın parçasıydı. Fenerbahçe’nin tarihî kaynaklarında kulüpteki toplammaç sayısı 220 ola- rak veriliyor. Fakat Datcu’nun Fener- bahçe hikâyesini rakamlardan daha iyi anlatan ş ey, kendi cümleleriydi: “Bir daha dünyaya gelsemyine kaleci olurdum.” Sonra soruyu biraz daha geni ş letiyordu: “Yine Fenerbahçe’de oynarım.” Onu Fenerbahçeli yapan yalnızca ka- zandı ğ ı ş ampiyonluklar de ğ ildi. Takım arkada ş larıyla kurdu ğ u dostluklar, yöneticiler Faruk Ilgaz ve E ş ref Aydın’a duydu ğ u saygı, Didi gibi bir teknik adamla çalı ş ması ve dönemin futbol ortamı, hâfızasında bütünlüklü bir resim olu ş turuyordu. Bugünkü futbolun aksine derbi son- ralarındaki ili ş kileri de özlemle anlatı- yordu. Fenerbahçe ile Galatasaray ya da Be ş ikta ş arasında oynananmaçın ardından rakip futbolcuların birlikte yemek yemeyi ola ğ an buldukları yıllardı. “Futbol ayrı, arkada ş lık ayrı” diyordu. Onun ku ş a ğ ında rekabet, dostlu ğ un önüne geçmiyordu. İ lyas Datça Futbolculuk kariyerinin ardından Datcu’nun Türkiye ile ili ş kisi daha da derinle ş ti. Fenerbahçe’den sonra Gire- sunspor’da oynadı ve ardından antre- nörlük hayatına geçti. Fenerbahçe’de kısa süre teknik direktörlük yaptı; Göztepe, Eski ş ehirspor ve ba ş ka ku- lüplerde görev aldı. Türkiye Futbol Federasyonu da vefatının ardından yayımladı ğ ı mesajda onun Fenerbah- çe’den sonra Türkiye’de birçok ta- kımda çalı ş tı ğ ını ve hemFenerbahçe hemde Be ş ikta ş ’ta kaleci antrenör- lü ğ ü yaptı ğ ını belirtti. En önemli mi- raslarından biri ise kalecili ğ e bakı ş ını sonraki ku ş aklara aktarmasıydı. Rü ş tü Reçber bunun en çarpıcı örne- ğ iydi. Datcu, Rü ş tü ile dört yıl çalı ş tı- ğ ını, onu yalnızca antrenmanlarda de ğ il, günlük hayatında da disiplinli biçimde takip etti ğ ini anlatıyordu. Ye- meklerine kadar kontrol etti ğ i genç kalecinin daha sonra Türk futbol tari- hinin en önemli file bekçilerinden bi- rine dönü ş mesinde onun payı vardı. Fenerbahçe’nin ardından Be ş ikta ş ’ta da kaleci antrenörü olarak görev yapan Datcu, burada Dinamo Bük- re ş ’ten eski takım arkada ş ı Mircea Lucescu ile yeniden bulu ş tu. Bu sırada Datcu artık yalnızca Romanya’dan Türkiye’ye gelmi ş bir futbolcu de ğ ildi. O, Türkiye’nin bir parçasıydı. Türk vatanda ş lı ğ ına geçti ve İ lyas Datça adını aldı. Kaynaklarda vatanda ş lık tarihi 1978 olarak verili- yor. Kendisi içinse bunun anlamı açıktı: “Türk vatanda ş ı olmaktan büyükmutluluk duyuyorum.” Son düdü ğ e kadar Hayatının son döneminde Bodrum’un Turgutreis Mahallesi’nde e ş i Olga ile birlikte ya ş ıyordu. Çocukları, dostları, köpekleri, bahçesi ve çiçekleri ara- sında sâkin bir hayat sürüyordu. Ama futboldan kopamıyordu. “Futbolu çok sevdi ğ im için uzakla ş tı ğ ımda kahro- luyorum.” diyordu. Televizyondan maçları izliyor, takımların sistemle- rini inceliyor, kendi kendine notlar çıkarıyordu. Kalecili ğ in geli ş imini ya- kından takip ediyordu. Kendi dönem- lerinde kalecilerin ço ğ u zaman kendi kendilerine yeti ş ti ğ ini, bugünse ki- tapların, bilgisayarların, futbol okulla- rının ve kaleci antrenörlerinin gençlere çok daha fazla imkân sundu ğ unu anlatıyordu. 5 Ekim 2026’da 89 ya ş ında hayata veda etti. Fenerbahçe, onun ölümü- nün ardından “Çubuklu formaya ver- di ğ in emekler unutulmayacak Datcu” mesajını yayımladı. TFF de Datcu’nun Türkiye futboluna yaptı ğ ı hizmetleri vurgulayarak ba ş sa ğ lı ğ ı diledi. Ilie Datcu artık yalnızca eski bir Fenerbahçe kalecisi de ğ il. Bükre ş ’ten İ stanbul’a uzanan bir futbol yolculu- ğ unun, iki ülke arasındaki bir köprü- nün, 30maçta yenilen altı golün ve mesle ğ ine duyulan sadakatin adı. Belki de onu en iyi kendi sözleri anla- tıyor: “Bir daha dünyaya gelsemyine kaleci olurdum, yine Fenerbahçe’de oynarım.” Bazı futbolcular formalarını çıkarınca kariyerleri sona erer. Bazıları ise formayı çıkarsa bile o formanın içinde ya ş amaya devam eder. Datcu, Fenerbahçe’nin kalesin- den ayrıldı. Ama Fenerbahçe’den hiç ayrılmadı. Datcu, Fenerbahçe’den sonra bir sezon Giresunspor’un formasını giydi ve takım çok güçlü bir kadroya sahip olmamasına ra ğ men onun büyük katkısıyla 1975-76 sezonunu altıncı sırada tamamladı. 164

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==