TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026

münde kadrodan uzak kalmı ş tı. Parreira yıllar sonra Uruguaymaçı öncesindeki günü anlatırken, Angra dos Reis’ten Rio’ya dönü ş te radyo- dan Bolivya’nın Dünya Kupası’na katılmayı garantiledi ğ ini duydu- ğ unu hatırlıyordu. O anda Uruguay maçının a ğ ırlı ğ ı de ğ i ş mi ş ti. Müller sakattı, di ğ er hücum seçenekleri soru i ş aretiydi; Romário ise Barce- lona’da gollerini sıralıyordu. Yol boyunca dü ş ündü ve kararını verdi: Romário geri dönecekti. Maracanã’daki Uruguaymaçında Romário iki gol attı. Brezilya, Dünya Kupası’na gitti. Amerika Birle ş ik Devletleri’ndeki turnuvada ise takımın en belirleyici oyuncusuna dönü ş tü. Parreira bir ba ş ka zor kararı kaptan Raí konusunda verdi. Turnuvaya kaptan ba ş layan Raí, ilerleyen maçlarda ilk 11’deki yerini kaybetti. İ simlerden çok takımın ihtiyacına göre karar vermek, Parreira’nın o turnuvadaki en belirgin özellikle- rinden biriydi. 17 Temmuz 1994’te Pasadena’daki Rose Bowl’da İ talya kar ş ısında oy- nanan final golsüz bitti. Karar pe- naltılara kaldı. Roberto Baggio’nun topu auta göndermesiyle Brezil- ya’nın 24 yıllık bekleyi ş i sona erdi. Carlos Alberto Parreira artık dünya ş ampiyonu bir teknik direktördü. 1970’te teknik ekibin genç isimle- rinden biri olarak ya ş adı ğ ı ş ampi- yonlu ğ u, 1994’te bu kez takımın bütün sorumlulu ğ unu ta ş ıyan isim olarak kazanmı ş tı. Dünya ş ampiyonu Kadıköy’de Dünya Kupası ş ampiyonlu ğ u Par- reira’nın önüne Avrupa’nın kapısını da açtı. 1994 yazında Brezilya’yı dünya ş ampiyonlu ğ una ta ş ıdıktan sonra İ spanya’ya giderek Valen- cia’nın ba ş ına geçti. 1994-95 sezo- nunda görev yaptı ğ ı Valencia, Kral Kupası’nda yarı finale kadar yük- seldi ancak Parreira’nın buradaki görevi sezon tamamlanmadan sona erdi. Bir sonraki dura ğ ı Türkiye oldu. 1995 yazında Fenerbahçe, takımın ba ş ına son dünya ş ampiyonu teknik direktörü getirdi. Parreira’nın Fenerbahçe’sinde 1994 Brezilya’sından tanıdık bir özellik vardı: Denge ve savunma disiplini. Sarı-lacivertliler, rakibin gücüne ve maçın ko ş ullarına göre ş ekillenen kontrollü bir futbol oynuyordu. Rü ş tü Reçber, Uche Okechukwu, O ğ uz Çetin, Aykut Kocaman ve Elvir Boli ć gibi isimlerin yer aldı ğ ı kadro, sezon boyunca Trabzonspor’la çeki ş meli bir ş ampiyonluk yarı ş ı verdi. Ş enol Güne ş yönetimindeki Trab- zonspor da güçlü kadrosuyla zirve mücadelesinin içindeydi. İ ki takım arasındaki yarı ş son haftalara kadar devam etti. Sezon sonunda Fenerbahçe 84 puanla ş ampiyon olurken Trabzonspor 82 puanda kaldı. Sarı-lacivertliler 34 ligma- çında yalnızca 19 gol yemi ş ve sezon boyunca sadece iki kez ma ğ lup olmu ş tu. Fenerbahçe’nin yedi yıllık ş ampi- yonluk özlemi sona ermi ş ti. Parreira, dünya ş ampiyonu olarak geldi ğ i Türkiye’den lig ş ampiyonu olarak ayrılıyordu. Ancak ayrılık kararının nedeni futbol de ğ ildi. Ailesini dü ş ünmek zorunda oldu- ğ unu söylüyor, kalbiyle karar verse Fenerbahçe’de bir yıl daha kalmak istedi ğ ini anlatıyordu. Ardından Türkiye’de geçirdi ğ i bir sezonun kendisi için ne ifade etti- ğ ini anlatan çarpıcı bir cümle kurdu: “Fenerbahçe’yi ş ampiyon yapmak, Brezilya’yı dünya ş ampiyonu yap- mak kadar beni mutlu etti.” Parreira’nın Fenerbahçe dönemi yalnızca bir sezon sürdü. Ama ayrı- lırken söyledi ğ i bu söz, 1995-96 ş ampiyonlu ğ unun onun kariye- rinde de sıradan bir lig ba ş arısından daha fazlası oldu ğ unu gösteriyordu. Türkiye’nin ardından Parreira 1997’de MLS ekiplerinden New York/New Jersey MetroStars’ı ça- lı ş tırdı. Bir sezon sonra yenidenmillî takım futboluna döndü. Suudi Ara- bistan’ın ba ş ına geçti ve önünde 1998 Fransa Dünya Kupası vardı. On yıl önce Asya ş ampiyonlu ğ una ta ş ıdı ğ ı ülkeyle bu kez Dünya Ku- pası sahnesine çıktı. Ancak turnuva kısa sürdü. Suudi Arabistan önce Danimarka’ya 1-0, ardından ev sa- hibi Fransa’ya 4-0 yenildi. Henüz üçüncü grupmaçı oynanmadan Parreira’nın görevine son verildi. Dört yıl önce Dünya Kupası’nı kal- dırmı ş tı. Ş imdi ise turnuva devam ederken takımından ayrılıyordu. Futbol ona zirveyi de oyunun ne kadar acımasız olabilece ğ ini de göstermi ş ti. Sonraki yıllarda yeniden Brezilya kulüp futboluna dönen Parreira, Fluminense ve Corinthians’ı çalı ş - tırdı. 2002’de Corinthians’la Copa do Brasil ve Rio-São Paulo Turnuvası’nı kazandı. Ardından bir kez daha Brezilya Millî Takımı’nın kapısı açıldı. 2003’te Seleção’nun ba ş ına yeniden geçti. 2006: Yıldızların a ğ ırlı ğ ı Parreira’nın Brezilya’daki üçüncü teknik direktörlük döneminin ilk yılları ba ş arılı geçti. Takım 2004 Copa América’yı, ardından 2005 Konfederasyonlar Kupası’nı ka- zandı. Bir yıl sonra Almanya’daki Dünya Kupası’na giderken beklenti büyüktü. Elindeki kadro dünyanın en göste- ri ş li oyuncu grubuydu: Ronaldinho, Ronaldo, Kaká, Adriano, Roberto Carlos, Cafu… İ sviçre’ninWeggis kasabasındaki hazırlık kampı ise neredeyse bir futbol festivaline dönü ş tü. Antrenmanları izlemek isteyen bin- lerce taraftar, kameralar ve yo ğ un medya ilgisi takımın çevresindeydi. Brezilya çeyrek finalde Fransa’ya 1-0 yenilerek elendi. Parreira yıllar sonra hazırlık sürecine ili ş kin öze- 42 43 Parreira, Brezilya’nın 24 yıllık hasretini sona erdirerek Sambacıları Dünya Kupası ş ampiyonu yapmı ş tı.... Parreira, ülkemizde sadece bir sezon görev almı ş , 1995-96’da Fenerbahçe ile lig ş ampiyonlu ğ u ya ş amı ş tı... Ünlü teknik adam, 2026 Dünya Kupası’nda Brezilya’nın yıldızlarla dolu kadrosuyla umdu ğ unu bulamamı ş tı.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==