TamSaha 262. Sayı / Eylül 2026
ğ unlu ğ u Barcelona’yı favori olarak görüyordu. Grup a ş amasında sa- dece altı gol atabilen Milan’ın yerine 13 gol atmı ş Barcelona, ofansif an- lamda çok üstün bir performans ortaya koymu ş tu. Milan adına daha önemli bir handi- kapsa takımın en güçlü yeri olan savunmasının göbe ğ inde yer alan Alessandro Costacurta ile Franco Baresi’nin sarı kart cezaları nede- niyle finalde forma giyemeyecek olmalarıydı. Bu durumda teknik direktör Fabio Capello’nun nasıl bir taktik uygulayaca ğ ı da merakla beklenmekteydi. Maçta Costa- curta’nın yerine yedek oyuncusu Filippo Galli’yi sahaya süren, Ba- resi’nin yerine de Paolo Maldini’yi çeken Capello, sol bekte Maldi- ni’den do ğ an bo ş lu ğ uysa Christian Panucci’yi orada oynatarak a ş mayı amaçlamaktaydı. Dev finale damgasını vurdu Kırmızı-siyahlılar, finale beklenen- den çok daha etkili ba ş layacaklardı. 22’nci dakikada sa ğ kanatta hare- ketlenen Savicevic, Miguel Angel Nadal’dan güzel bir ş ekilde sıyrıl- dıktan sonra Barcelona ceza ala- nına giriyor, ardından da topun dibine akıllıca dokunarak arka di- rekte bo ş kalan Daniele Massaro’yu görüyordu. Massaro da bo ş kaleye golü atmakta zorlanmayınca Milan 1-0 öne geçmi ş ti. İ lk yarının durak- lama dakikalarındaysa bu kez soldan Roberto Donadoni hareket- leniyor ve Albert Ferrer’i geçtikten sonra kale çizgisine iniyordu. Son- rasında Donadoni’nin topu geriye çıkardı ğ ı noktadaysa yine Massaro vardı ve tecrübeli golcü düzgün bir vuru ş la ikinci kez a ğ ları sarsacak, böylece Milan da devre arasına 2-0’lık üstünlükle girecekti. Barcelona Teknik Direktörü Johan Cruy ff ’un ikinci yarı için kafasında nasıl bir plan oldu ğ unuysamaçı izle- yen kimsenin ö ğ renmesi mümkün olmayacaktı. Zira henüz 47’nci daki- kada Nadal, sol taç çizgisi kenarında topu Savicevic’e kaptırıyor ve yıldız oyuncu, topu kontrol edip Barcelona ceza alanının yan çizgisi üzerine geldi ğ inde kaleci Andoni Zubizarre- ta’nın önde oldu ğ unu görerek hârika bir a ş ırtma vuru ş la üçüncü defa fi- leleri havalandırıyordu. Barcelona artık çökmü ş tü. Maça son noktayı koyansa 58’inci dakikadaMarcel Desailly oluyordu. Orta sahada yap- tı ğ ı presle topu kazanan, ardından da Albertini ile bir verkaça giren Desailly, bunun sonucunda sol çap- razdan Barcelona ceza sahasına girmi ş ve en sonunda da sa ğ ayak içiyle topu uzak kö ş eye fevkalâde bir biçimde bırakarakmaçın skorunu ilân etmi ş ti. 4-0 kazanan Milan, tarihinde be ş inci kez Avrupa’nın en büyü ğ ü olurken kar ş ıla ş mayı enfes bir gol ve bir de asistle tamamlayan Savicevic de geceye damgasını vurmu ş tu. Savicevic, bundan sonraki iki se- zondaysa Milan’ın sahada öncelikli olarak tercih etti ğ i isimler arasında olacak ve bu iki sezonda 60’a yakın maça çıkıp 20 gole de imzasını atacaktı. Kendisi ayrıca söz konusu sezonlardan ikincisinde, Milan for- ması altındaki üçüncü Serie A ş am- piyonlu ğ unu da ya ş ayacaktı. Ancak yıldız oyuncu, Milan’daki son iki sezonuna denk gelen 1996-1998 döneminde sakatlıklar ve buna ba ğ lı ani formdü ş ü ş ünün sonu- cunda 37 maçta oynayıp üç gol kaydedebiliyordu. Öte yandan aynı dönemde Yugos- lavya üzerindeki futbol ambargosu da kalkmı ş tı ve artık sadece Sırbistan ile Karada ğ ’danmüte ş ek- kil olan Yugoslavya, 1998 Dünya Kupası elemelerinde boy göstere- cekti. Elemelerde İ spanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Faroe Adaları ve Malta ile mücadele eden Yugoslavya, oynadı ğ ı 10maçta 23 puan toplayarak grubunu İ spanya’nın ardından ikinci sırada bitirip play-o ff ’a kalmı ş tı. Bu tur- daysa Macaristan’ı 7-1 ve 5-0’lık skorlarla sürklase eden Yugos- lavya, finaller için gerekli vizeyi almı ş tı. Savicevic ise elemelerde takımına yedi gollük bir katkı sa ğ lamı ş tı. 1998 Dünya Kupası’nda da aradı ğ ını bulamadı Ancak 1998 Dünya Kupası’na gelin- di ğ inde Savicevic fiziksel olarak pek de iyi bir durumda de ğ ildi ve bu da onun teknik direktör Slobodan Santrac tarafından fazla kullanılma- masına yol açacaktı. Yugoslavya, turnuvanın ilk tur gruplarında Almanya, İ ran ve ABD ilemücadele ederken Savicevic sadece ABD’ye kar ş ı oynadıkları sonmaçın son yarımsaatinde forma giyebiliyordu. Grupta yedi puan alan ve Alman- ya’nın ardından averajla ikinci olan Yugoslavya, sonrasındaysa ikinci turda Hollanda ile e ş le ş ti. Savicevic, bumaçta da son yarımsaatte oyuna dâhil olduysa da Hollanda, durak- lama dakikalarında buldu ğ u golle 2-1 galip gelip tur atlayan taraf oldu. Savicevic, 1999 yılının Ocak ayına gelindi ğ indeyse ülkesine, Kızılyıl- dız’a dönme kararı alacaktı. Ancak Kızılyıldız ile sadece üçmaça çık- masının ardından Kosova Sava ş ı nedeniyle NATO’nun Yugoslavya’ya müdahale etmesi sonucunda ülkede ligler süresiz olarak duracaktı. Bunun sonucunda da Savicevic çareyi Avusturya’nın RapidWien ekibine gitmekte bulacak, aktif futbolculuk ya ş antısını da iki sene sonra bu adreste noktalayacaktı. 2001’de futbolu bırakmasının hemen ardından YugoslavyaMillî Takımı’nın teknik direktörlü ğ üne getirilen Savicevic, bu yeni kariye- rindeyse aradı ğ ını hiç bulamayacak ve iki yıl sonunda bir daha teknik direktörlük yapmamak üzere gör- evinden ayrılacaktı. Bu radikal karar sonrasındaysa Savicevic ülkesinde Karada ğ lı Sosyalistler Demokratik Partisi’nden siyasete atıldı ve aynı yıl Karada ğ Futbol Federasyonu Ba ş kanlı ğ ına da seçildi. 2006’da Ka- rada ğ ’ın ba ğ ımsızlı ğ ını kazanması- nın ardından UEFA’ya ve FIFA’ya üye olması, Savicevic’in bumecralara daha fazla rol almasını da sa ğ ladı. Deneyimli futbol adamı, günümüzde hâlen Karada ğ Futbol Federasyonu Ba ş kanlı ğ ı görevini yürütmekte ve aynı zamanda FIFAKonseyi’nde de yer almakta. 141 140 Milan 1994 yılında Ş ampiyonlar Ligi finalinde Barcelona’yı 4-0 yenerek zafere ula ş ırken sahanın yıldızı Savicevic’ti.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==