TamSaha 262. Sayı / Eylül 2026

temsilcisini 2-1’lik üstünlü ğ e ta ş ımı ş tı. Maçın son 10 dakikasına girilmek üzereyken tribünlerden sahaya ardı ardına yabancı madde- ler atılması sonucundaysa kar ş ı- la ş ma tatil edilecek ve sonrasında da Kızılyıldız’ın 3-0 hükmen galibi- yetine karar verilecekti. Yugoslavya’ya ş ampiyonlukla veda Yarı finale gelindi ğ indeyse Kızılyıl- dız’ın kar ş ısında kupanın favorile- rinden Bayern Münih vardı. Münih’te oynanan ilkmaçta ilk yarının ortalarında Bayern 1-0 öne geçtiyse de hârika bir oyun ortaya koyan Kızılyıldız, 45’te Pancev’in golüyle skoru e ş itliyor, 70’te de Sa- vicevic’in a ğ ları havalandırmasıyla evine 2-1’lik galibiyetle dönüyordu. Belgrad’daki rövan ş maçındaysa Kızılyıldız ilk yarının ortalarında Si- nisa Mihajlovic’in yakla ş ık 30met- reden attı ğ ı hârika frikik golüyle 1-0 öne geçse de ikinci yarıda Bayern di ş ini gösteriyor ve be ş dakika içinde buldu ğ u gollerle 2-1’lik üs- tünlü ğ ü yakalayarak ş artları e ş itli- yordu. Yine de Kızılyıldız maçın son bölümlerinde güçlü rakibi üzerinde ciddi bir baskı kuruyor ve 90’ıncı dakikada da Mihajlovic’in sol kanat- tan yaptı ğ ı ortayı Bayern ceza sa- hası içinde uzakla ş tırmak isteyen Klaus Augenthaler’in ters bir vu- ru ş la kendi a ğ larını havalandırması neticesinde 2-2’lik e ş itli ğ i yakala- yarak adını finale yazdırmayı ba ş a- rıyordu. 29 Mayıs 1991’de, İ talya’nın Bari ş ehrinde oynanacak finaldeyse Kızılyıldız’ın rakibi Marsilya’ydı. Marsilya, yarı finalde son iki sezo- nun ş ampiyonu Milan’ı elemi ş ti ve bunun da getirdi ğ i havayla final ön- cesinde favori olarak görülüyordu. Gelgelelimfinal maçında iki takım da ortaya futbol açısından pozitif hiçbir ş ey koyamıyor ve golsüz geçilen 120 dakikanın ardından seri penaltılara geçiliyordu. Savicevic, 84’üncü dakikada oyundan alınmı ş oldu ğ u için kritik atı ş ları kenardan seyretmekle yetinse de takım ar- kada ş ları be ş atı ş ın tamamında isa- bet sa ğ lıyor ve böylece Kızılyıldız rakibine 5-4’lük üstünlük sa ğ laya- rak Yugoslavya’ya Avrupa ş ampi- yonlu ğ unu getiren ilk ve tek kulüp oluyordu. Zaten Yugoslavya’nın parçalanmasına da sayılı günler kalmı ş tı. Bu noktada dönemin siyasî kon- jonktürüyle ilgili biraz daha ayrın- tıya girmek gerekirse... Avrupa’da sosyalizmle yönetilen ülkeler, 1980’li yıllara girilmesiyle birlikte birbiri ardına önemli siyasî sorun- larla kar ş ı kar ş ıya kalmı ş lardı. Sov- yetler Birli ğ i, bünyesinde ya ş anan ekonomik ve bürokratik sorunları hafifletebilmek adına Perestroyka (Yeniden Yapılanma) ve Glasnost (Açıklık) adları altında iki politika geli ş tirmeye çalı ş tıysa da bunlar, sorunları çözmek bir yana birli ğ in da ğ ılma sürecini hızlandırmı ş lardı. 1989 yılında Do ğ u Blo ğ unun önemli sembollerinden Berlin Duvarı’nın yıkılmaya ba ş lanması ve ertesi yıl Demokratik Almanya’nın Federal Almanya’yla birle ş mesi de Do ğ u Blo ğ undaki çözülmedeki en önemli dönümnoktalarındandı. Zaten blo- ğ un lideri konumundaki SSCB de 1991 sonunda da ğ ılmaktan kurtula- mayacaktı. Yugoslavya her ne kadar SSCB ön- derli ğ indeki Var ş ova Paktı’na yani Do ğ u Blo ğ una resmî olarak dâhil olmasa da, sosyalizmle yönetilen federe bir ülkeydi. Sosyalist Yugos- lavya’nın kurucusu ve do ğ al lideri Josip Broz Tito’nun 1980 yılındaki vefatı ve Do ğ u Blo ğ unda ba ş layan çözülme sonrasında Yugoslavya’nın parçalanması da bir bakıma kaçı- nılmazdı. Birlikten ilk olarak 1991 Temmuz’unda Slovenya ayrılırken aynı yıl Hırvatistan da ba ğ ımsızlık sava ş ına giri ş ecekti. Ate ş in 1992 yılının ba ş larında Bosna-Hersek’e sıçramasının ardındansa Avru- pa’nın 20. yüzyılın sonlarında gördü ğ ü en kanlı iç sava ş cereyan edecekti. İ ç sava ş nedeniyle EURO 92’ye gidemediler Öte yandan Yugoslavya Millî Takımı, 1990 Dünya Kupası’nın ardından 1992 Avrupa Ş ampiyonası için hazırlıklara ba ş lamı ş tı. Elemelerde Danimarka, Kuzey İ rlanda, Avus- turya ve Faroe Adaları’yla aynı grupta yer alan Yugoslavya, ülkenin içinde bulundu ğ u kaotik ortama ra ğ men grupta oynadı ğ ı sekiz ma- çını yedisini kazanıp sadece birini kaybetmi ş ve bu sayede Danimar- ka’nın bir puan önünde grup lideri olarak 1992 Haziran’ında İ sveç’te düzenlenecek turnuvaya katılma hakkını elde etmi ş ti. Ne var ki Bosna’daki sava ş ın kızı ş - ması üzerine toplanan Birle ş mi ş Milletler Güvenlik Konseyi, 15 Mayıs 1992’de yayınladı ğ ı 752 sayılı kara- rında, tarafların 12 Nisan 1992 tarihinde imzalanan ate ş kes an- tla ş masına uymaları gerekti ğ ini, aksi takdirde Yugoslavya’ya kar ş ı uluslararası yaptırımların devreye girece ğ ini duyuruyordu. Bu uyarıya ra ğ men ate ş kesin fiilen sa ğ lana- maması neticesinde de 30 Mayıs’a gelindi ğ inde Konsey bu kez 757 sa- yılı karar do ğ rultusunda Yugoslav- ya’ya yaptırımları devreye sokmaya ba ş lıyordu. Bu kararın bir gün son- rasında da âcilen toplanan UEFA yönetimi, Yugoslavya Millî Takı- mı’nın EURO 92’ye alınmayaca ğ ını ve onların yerine, elemelerde 4. Grup’u ikinci sırada tamamlayan Danimarka’nın turnuvaya dâhil edilece ğ ini açıklayacaktı. Danimar- ka’nın daha sonrasında bu turnuva- dan ş ampiyonlukla dönmesiyse aradan 34 yıl geçmesine ra ğ men günümüzde bile sorulmaya devam eden ome ş hur soruyu gündeme getirecekti: “Yugoslavya o turnu- vaya katılabilseydi Avrupa ş ampi- yonu olur muydu?” Kulüpler düzeyindeyse 1991-1992 sezonunda Yugoslavya Ligi’nde artık Hırvat ve Sloven takımları yer almıyordu. Bosna ve Makedonya kulüpleriyse bu sezon bu ligde son kez boy göstereceklerdi. Hatta Bosna kulüpleri, güvenlik sorunları nedeniyle maçlarını tamamlayama- yacaktı bile. Kızılyıldız ise bu kör topal ligde hanesine son bir ş ampi- yonluk daha yazdırmı ş tı. Uluslararası düzeydeyse bu sezon, Kızılyıldız’ın ş a ş aalı döneminin bi- ti ş i niteli ğ indeydi. Kırmızı-beyazlı- lar ilk olarak Kasım ayında Old Tra ff ord’da tekmaç üzerinden oy- nanan UEFA Süper Kupa finalinde Manchester United’a tek golle boyun e ğ diler. Aralık ayındaysa Tokyo’daki Kıtalararası Kupa fina- linde Libertadores Kupası ş ampi- yonu Colo Colo’yu 3-0ma ğ lup ederek son büyük kupalarını kazandılar. Ş ampiyon Kulüpler Kupası’ndaysa bir sonraki sezon Ş ampiyonlar Ligi adını alacak olan formata geçilmi ş ti. Buna göre son sekiz takımdörderli iki gruba ayrı- lacak ve grup liderleri finalde kar ş ı kar ş ıya gelecekti. Kızılyıldız bu a ş a- mada Sampdoria, Anderlecht ve Panathinaikos’a rakip olurken oy- nadı ğ ı ilk dört maçın üçünü kazanıp son iki haftaya lider girmi ş ti. Ancak son iki maçında önce içeride Samp- doria’ya ardından da deplasmanda Anderlecht’e kaybeden kırmızı-be- yazlılar böylece grubu Sampdo- ria’nın gerisinde ikinci olarak bitiriyor ve final ş ansını kaçırıyordu. Milan’da ba ş langıçta zorlandı Da ğ ılmakta olan bir ülkenin ba ş lıca futbol takımının da da ğ ılması kaçı- nılmazdı. Nitekim 1992 yazında Kı- zılyıldız’ın neredeyse tüm önemli oyuncuları Batı Avrupa’nın önde gelen kulüplerine transfer oluyordu. Savicevic de Milan’dan gelen teklifi kabul etmi ş ti. AncakMilan’da o dönemde forma tammânâsıyla aslanın a ğ zındaydı. Zira henüz yabancı kısıtlamaları mevcuttu ve takımlar bir maçta üç yabancı oyuncu kullanabiliyordu. Milan’ın kadrosundaysa Savicevic hâricindeki yabancılar Marco van Basten, Ruud Gullit, Frank Rijkaard, Jean-Pierre Papin ve Zvonimir Boban’dı. Hâl böyle olunca Savicevic kırmızı-siyahlı formayla ilk sezo- nunda 17 maça çıkıp yedi gol atabilmi ş ti. Savicevic, Milan’ın Marsilya’ya 1-0’lık skorla kaybetti ğ i Ş ampiyonlar Ligi finalinde de kad- roya alınmamı ş tı. Yine de kısıtlı ş e- kilde süre bulmu ş olsa da ilk sezo- nunda bir Serie A ş ampiyonlu ğ u sevinci ya ş amı ş tı. 1993-1994 sezonundaysa yabancı oyunculardan Ruud Gullit ve Frank Rijkaard takımdan ayrılmı ş lardı belki ama onların yerine Marcel Desailly, Brian Laudrup ve Florin Raducioiu eklemeleri yapılmı ş tı. Yine de Savicevic bu kez tümkul- varlarda 30maçta oynama ş ansı bularak takımdaki yerini sa ğ lam- la ş tırmaktaydı. Ligde çıktı ğ ı 20 maçta gol atamamak gibi bir tâlih- sizlik ya ş amı ş tı belki ama sezonun en önemli maçında, yani Ş ampiyon- lar Ligi finalinde bunu ziyadesiyle telâfi edecekti. Devler Ligi’nin ilk iki turunda Aarau ve Kopenhag’ı fazla zorlanmadan eleyen Milan, grup a ş amasında da Porto, Anderlecht veWerder Bre- men’le yaptı ğ ı altı maçta iki galibi- yet, dört de beraberlik almı ş ve kalesinde sadece iki gol görmü ş tü. Ardından o yılki statü gere ğ i evinde tekmaç üzerinden oynadı ğ ı yarı finalde de Monaco’yu 3-0’la geçen Milan, bir kez daha finale adını yaz- dırmı ş tı. 18 Mayıs’ta Atina’da oyna- nacak finalde Milan’ın rakibiyse Barcelona olmu ş tu. Açıkçası final- den önce futbol kamuoyunun ço- 139 138 Boban, Papin ve Savicevic, Milan Teknik Direktörü Fabio Capello ile...

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==