TamSaha 262. Sayı / Eylül 2026
naysa 29 Ekim 1986 tarihinde, Split’te, Türkiye kar ş ısında çıktı. 1988 Avrupa Ş ampiyonası elemeleri kapsamında oynananmaçta 53’üncü dakikada Haris Skoro’nun yerine oyuna giren Savicevic, 20 dakika sonra takımının üçüncü golüne imzasını atmı ş , müsabaka da Yugoslavya’nın 4-0’lık üstünlü- ğ üyle son bulmu ş tu. Artık Amillî takım seviyesinde de ş ans bulmaya ba ş layan böylesine parlak bir genç yetene ğ in Buduc- nost gibi mütevazî bir kulüpte daha uzun süre kalması, bir bakıma e ş - yanın tabiatına aykırıydı. Nitekim Buducnost, Savicevic’i 1988 yazına kadar bünyesinde tutabilecek, son- rasındaysa genç yıldızın adresi, ka- derin cilvesine bakın ki, kariyerinin ilk golünü attı ğ ı Kızılyıldız olacaktı. Kızılyıldız, aynı transfer döneminde Vardar Üsküp takımından santrfor Darko Pancev’i de renklerine ba ğ la- mı ş tı. Bu ikilinin sadece birkaç sene içinde Avrupa futbolunun en önemli hücumortaklıklarından birini kura- ca ğ ınıysa o esnada herhalde kimse tahmin etmiyordu. Hatta Savicevic ile Pancev, Kızılyıldız’a imza atma- larından sonra kırmızı-beyazlı for- mayı ligde bir yıl boyunca giyme ş ansını dahi yakalayamayacaklardı çünkü iki oyuncu da zorunlu asker- lik vazifelerini yerine getirmek için Yugoslavya Ordusu’na ça ğ rılacak- lardı. 1989-1990 sezonunda Savicevic ve Pancev’in askerden dönmeleriyle birlikte tüm zamanların en güçlü Kızılyıldız kadrolarından biri ortaya çıkmak üzereydi. Takımın ba ş lıca yıldızı, Yugoslavya Millî Takımı’nın da 10 numarası olan Dragan Stojko- vic’ti. Ayrıca sezon ortasında libero akımının Avrupa’daki en önemli temsilcilerinden olan Miodrag Belodedici de Romanya’dan Yugos- lavya’ya iltica etmesinin ardından Kızılyıldız’a imzayı atacaktı. Orta sahada Stojkovic’in yanı sıra iki yıl evvel dünya gençler ş ampiyonu olan Yugoslavya’nın en çok sivrilen oyuncusu konumundaki Robert Prosinecki de vardı. Forvete de Sa- vicevic ile Pancev gelmi ş ti. Kızılyıl- dız o sezon ligde en yakın takipçisi Dinamo Zagreb’in 11 puan önünde ş ampiyonlu ğ a ula ş ırken Yugos- lavya Kupası’nı da finalde Hajduk Split’i 1-0ma ğ lup ederekmüzesine götürüyor ve çifte zafer ya ş ıyordu. Sezonun tek olumsuz tarafı, UEFA Kupası’nda Galatasaray ve Zalgiris’i saf dı ş ı bırakmalarının ardından çıktıkları Köln e ş le ş mesiydi. Belg- rad’daki ilkmaçı Savicevic’in golle- riyle 2-0 kazanan Kızılyıldız, dep- lasmandaki rövan ş ta son sekiz da- kikada kalesinde iki gol görerek 3-0 ma ğ lup olmu ş ve kupaya veda etmek zorunda kalmı ş tı. İ lk Dünya Kupası macerası 1990 yazındaysa Yugoslavya, par- çalanmadan önceki hâliyle son kez Dünya Kupası’nda boy gösteriyordu. Grup a ş amasında Federal Almanya, Kolombiya ve Birle ş ik Arap Emirlik- leri’ne rakip olan Yugoslavya, ilk maçına Federal Almanya kar ş ısında çıkarken Savicevic de kendisine ilk on birde yer bulmu ş tu. Ancak kar ş ıla ş ma, özellikle Savicevic açı- sından büyük hayal kırıklı ğ ı yarata- caktı. Genç oyuncu, takımı 2-1 gerideyken 55’inci dakikada oyun- dan alınmı ş , 90 dakikanın sonun- daysa Yugoslavya sahadan 4-1’lik yenilgiyle ayrılmı ş tı. Yugoslavya, sonrasında Kolom- biya’yı 1-0 ve Birle ş ik Arap Emirlik- leri’ni de 4-1 ma ğ lup ederek gruptan ikinci olarak çıkmasını bili- yordu belki ama Savicevic bu iki kar ş ıla ş mayı yedek kulübesinden takip etmekle yetinmi ş ti. Son 16 turunda İ spanya’ya kar ş ı oynanan maçta da Savicevic yine yedekler arasındaydı. Ancak 55’inci dakikada teknik direktör Osim onu, Kızılyıl- dız’dan partneri Darko Pancev’in yerine sahaya sürecekti. Savic- evic’le birlikte Yugoslavya hücumda daha fazla hareketlilik sa ğ lıyor ve 78’inci dakikada da Dragan Stojko- vic’in güzel golüyle 1-0’lık üstün- lü ğ ü yakalıyordu. Ancak İ spanya da buna cevap vermekte gecikmiyor ve 84’te Julio Salinas’ın attı ğ ı golle skora dengeyi getiriyordu. 90 daki- kanın 1-1’lik e ş itlikle tamamlanma- sının ardından geçilen uzatmaların henüz üçüncü dakikasındaysa Savicevic, yarımyuvarla ğ ın birkaç metre gerisinde aldı ğ ı faulle takı- mına bir frikik kazandırıyor ve atı ş ı kullanan Stojkovic de fevkalâde bir vuru ş la a ğ ları havalandırarak Yu- goslavya’yı 2-1 öne geçiriyordu. Maç da bu skorla tamamlandı ve böy- lece Yugoslavya, çeyrek finalde son ş ampiyon Arjantin’in rakibi oldu. Her ne kadar İ spanya maçında elde edilen galibiyette Savicevic’in oyuna sonradan getirdi ğ i hareketli- li ğ in payı yadsınamazsa, teknik direktör Osim, Arjantin kar ş ıla ş ma- sında da genç yıldızına ilk on birde görev vermemeyi tercih edecekti. Kar ş ıla ş madaysa Yugoslavya’nın i ş i, savunma hattından Refik Saba- nadzovic’in henüz ilk yarıda çift sarı kartla oyun dı ş ında kalması nede- niyle iyice zora girmi ş ti. Osim, Savicevic’i 61’inci dakikada Safet Susic’in yerine oyuna alırken Yugoslavya, eksik olmanın da etki- siyle rakibinin fazla üstüne gitmi- yor, Arjantin de negatif bir futbol ortaya koyunca 120 dakika bo- yunca “gol” sesi çıkmıyor ve yarı finalistin belirlenmesi için seri penaltılara geçiliyordu. Bu bölüm- deyse takımı adına üçüncü atı ş ı kullanan Savicevic hata yapma- mı ş tı belki ama ba ş ta İ spanya ma- çının yıldızı Stojkovic olmak üzere üç Yugoslav oyuncu kullandı ğ ı atı ş ı gole çeviremeyince turu geçen taraf Arjantin olmu ş tu. Kızılyıldız’la Avrupa zaferine giden yol İ talya ’90, Savicevic adına büyük bir hayal kırıklı ğ ıyla geride kaldıysa da yıldız oyuncu bunu çok çabuk unutturacaktı. Zira önünde, belki de kariyerinin en parlak sezonu vardı. Geçmi ş te Yugoslav takımlarından sadece Partizan, Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nda final oynayabilmi ş ti ve onun da üzerinden çeyrek asır geç- mi ş ti. Kızılyıldız’da hedef, yakaladı ğ ı kaliteli kadroyla artık bu zinciri kırmaktı. Lâkin önemli bir sorun da vardı. Takımın beyni Dragan Stojko- vic, Dünya Kupası sonrasında Fran- sa’nın Marsilya takımına transfer olmu ş tu. Kızılyıldız Teknik Direktörü Ljupko Petrovic ise Stojkovic’ten do ğ an bo ş lu ğ u do ğ rudan bir oyuncuyla doldurmak yerine Savicevic’i zaman zaman ofansif orta saha olarak kullanmayı tercih edecekti. Ayrıca daha evvel de Kızılyıldız for- ması giymi ş olan sa ğ açık Dragisa Binic, yurt dı ş ından geri dönmü ş tü ve Petrovic, zaman zaman da üçlü bir hücumhattı olu ş turup sa ğ da Binic’i, solda Savicevic’i, ortada da Pancev’i kullanacaktı. Bu sayede Stojkovic’in yoklu ğ unu asgari dü- zeyde hissetmeyi planlıyorlardı. Bunun yanı sıra 21 ya ş ındaki orta saha oyuncusu Vladimir Jugovic de Rad Belgrad’da kiralık olarak geçir- di ğ i sezonun ardından Kızılyıldız’a dönmü ş tü ve o da mevkiine derin- lik katacaktı. Kızılyıldız, Aralık ayın- daysa Vojvodina’dan 21 ya ş ındaki sol kanat oyuncusu Sinisa Mihajlo- vic’i de renklerine ba ğ layarak kadrosunu iyice güçlendirecekti. Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nın ilk turunda İ sviçre’den Grasshopper ile e ş le ş en Kızılyıldız, Belgrad’daki ilk maçta sürpriz bir ş ekilde rakibiyle 1-1 berabere kalsa da Zürih’teki rövan ş ı 4-1’lik net bir skorla kazan- mayı biliyor ve turu geçiyordu. Kırmızı-beyazlı ekip ikinci turda da Rangers’a 3-0 ve 1-1’lik skorlarla üstünlük sa ğ layacak ve çeyrek fi- nalde Demokratik Almanya ş ampi- yonu Dynamo Dresden’in rakibi olacaktı. Kızılyıldız, yarı final yolun- daki ilkmaçı kendi sahasında oynarken 3-0’lık galibiyetle tur kapısını ardına kadar aralıyordu. Maçtaki son gol de Savicevic’ten gelmi ş ti. Dresden’deki rövan ş ma- çındaysa ev sahibi ekip ilk dakika- larda 1-0’lık üstünlü ğ ü yakalasa da Savicevic ikinci yarının ba ş larında skora dengeyi getirmi ş , devrenin ortalarında da Pancev, Yugoslav 137 136 Katanec’li, Vukovic’li, Hadzibegic’li, Susic’li, Stojkovic’li Yugoslavya Millî Takımı’nın yıldızlarından biri de Savicevic’ti. Kızılyıldız’ın Mihajlovic’li, Prosinecki’li, Belodedici’li, Jugovic’li, Pancev’li, Savicevic’li efsanevî kadrosu...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==