TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026
sevinirken rakip teknik direktör Fatih Terim’in yüzündeki hayret ifadesi her ş eyi anlatıyordu. Okocha, Fenerbahçe’deyken Türk vatanda ş lı ğ ına geçmi ş ve “Muham- med Yavuz” adını almı ş tı; Muham- med adını İ slamdünyasında yaygın olması nedeniyle seçti ğ ini, dinini de ğ i ş tirmedi ğ ini belirtmi ş ti. Yavuz soyadını ise kendisine her konuda yardımcı olan kulübün sevecen ve esprili tesis sorumlusu Yavuz’a ithafen almı ş tı. 1998 Dünya Ku- pası’ndaki performansının ardın- dan yakla ş ık 12.5 milyon avro kar ş ılı ğ ında Paris Saint-Germain’e transfer oldu ğ unda, o dönemde ta- rihin en pahalı Afrikalı futbolcusu ünvanını da kazanmı ş oluyordu. Ş ovmenin Paris ve Bolton günleri Paris Saint-Germain’de geçirdi ğ i dört yıl boyunca Nijeryalı yıldız, 84maça çıkıp 12 gol attı. Ama bu istatistiklerin ötesinde, kulübün tarihine bamba ş ka bir katkı yaptı. Genç bir Brezilyalı orta saha, PSG’ye katıldı ğ ında Okocha ile aynı kul- varda bulu ş tu. İ smi Ronaldinho. Okocha, yıllar sonra bu ortaklı ğ ı anlatırken alçakgönüllü bir dille konu ş tu: “Kendime yetenek ş efi ünvanını lâyık gördü ğ üm için kim- seden daha iyi oldu ğ umu söyleye- mem. Ancak Ronaldinho, futbol söz konusu oldu ğ unda tambir dâhiydi. Yetene ğ ini hemen fark etmi ş tik. Sahaya farklı bir ş eyler getirdi ve bir ş ekilde uyumyakaladık, çünkü te- melimiz aynıydı; sokakta oynamayı ö ğ rendik, oyunu sevdi ğ imiz için yüzümüzde gülümsemeyle oynuyorduk.” Arsenal Teknik Direktörü Mikel Arteta’nın ikisi arasında karar vere- medi ğ i yönündeki yorumlarına da net bir cevap verdi: “ İ kimizi kıyasla- mak zor; çünkü Ronaldinho kariye- rini daha yükseklere ta ş ımı ş olsa da her ikimiz de iyi bir kariyer geçir- dik.” PSG’de 2001 UEFA Intertoto Ku- pası’nda be ş gol atarak kulübün Aston Villa ve Troyes ile birlikte ortak ş ampiyon olmasına da katkı sa ğ ladı. 2002 FIFA Dünya Kupası’nın ardın- dan PSG’den ayrılan Okocha’nın bir sonraki dura ğ ı, hiç beklenmedik bir yer oldu: BoltonWanderers. Kulübün teknik direktörü SamAl- lardyce, Dünya Kupası öncesinde Paris’e uçmu ş ama net bir kar ş ılık alamamı ş tı. Turnuva bittikten sonra tekrar Nijeryalı yıldızla görü ş meye gitti ve Charles de Gaulle Havalima- nı’nda anla ş maya vardılar. Allardyce, Th e Athletic’e verdi ğ i rö- portajda bu transferin nasıl gerçek- le ş ti ğ ini ş öyle anlattı: “Gerçek bir ş ansımızın oldu ğ unu dü ş ünmeden bir deneme yaptık. Ama istemezse- niz, alamazsınız. Temel amaç, Jay- Jay’in Premier Lig’de oynamasıydı. Okocha futbol tecrübesini geni ş let- mek istiyordu, tâbiri caizse kültürel olarak da bunu arzuluyordu. Alman disiplinini, Türkiye’yi, sonra Fransa’yı deneyimlemi ş ti, sıra İ ngil- tere’ye gelmi ş ti.” Okocha’nın kendisi de bu transfere hazırlıksız yakalandı ğ ını itiraf etmi ş ti; kulübü pek tanımıyordu ve Bolton’ın antrenman sahasında soyunma odası bile olmadı ğ ını görünce büyük bir ş a ş kınlık ya ş amı ş tı. Bonservis bedeli ödenmeden katıldı ğ ı Bolton’da ilk sezonu sakat- lıklarla geçse de kısa sürede taraf- tarların gözdesi hâline geldi. Kulüp, üzerinde “Jay-Jay - O kadar iyi ki adını iki kez koymu ş lar” yazan for- malar bile bastı. West HamUnited kar ş ısındaki kritik galibiyette attı ğ ı ve daha sonra sezonun golü seçilen gol de dâhil olmak üzere yedi gol kaydederek takımın küme dü ş - mekten kurtulmasına yardımcı oldu. Bu gol, 2008’de yapılan bir ta- raftar oylamasında Bolton’ın Premier Lig tarihindeki en iyi golü olarak da seçildi. Aston Villa kar ş ı- sında attı ğ ı ve kısa sürede “muz ş utu” olarak anılan frikik golü ise onun risk almaktan hiç çekinme- yen karakterinin bir yansımasıydı. O anı ş öyle hatırlıyor: “Youri yanım- daydı ve ona, ‘Geri çekil, bir ş ey denemek istiyorum’ dedim. Bana, ‘Delirdinmi?’ diye sordu. Ben de, ‘Merak etme’ dedim. İş e yaradı ğ ında hârika görünür, i ş e yaramazsa aptal gibi görünürsünüz; ama ben hiçbir zaman risk almaktan ve bir ş eyler denemekten çekinmedim.” Gudni Bergsson’un emekli olması- nın ardından kaptanlık pazubendini takan Nijeryalı, Bolton’ı 2004 Lig Kupası finaline ta ş ıdı. Kulübün dokuz yıl sonra çıktı ğ ı bu ilk kupa finalinde Middlesbrough’ya kaybet- tiler. SamAllardyce’ın kadrosunda Youri Djorkae ff , Ivan Campo ve Kevin Nolan gibi isimlerin de yer al- dı ğ ı takım, 2000’li yılların ba ş ında Premier Lig’in alı ş ılmı ş kurallarını altüst etmi ş ti. Okocha, farklı kül- türlerin bir arada nasıl ba ş arılı bir takımoldu ğ unu anlatırken keyifli bir anıyı da payla ş tı: “Bir ara per- ş embe günleri snooker oynamaya ba ş lamı ş tık. Daha önce hiç snooker oynamamı ş tımve gerçekten berbattım!” 2006’da kaptanlı ğ ı elinden alınan yıldız, bu kararı bazı kulüp çalı ş an- larının tutumundaki de ğ i ş iklikten önceden sezmi ş ti. Sezon sonunda kendisine sunulan bir yıllık söz- le ş me teklifini reddederek Katar’a transfer oldu. SamAllardyce, yıllar sonra bu dönemi ş u sözlerle özetleyecekti: “O, bu ülkede hak etti ğ i kadar takdir edilmedi.” Millî takım forması altında Okocha’nın hikâyesi, kulüp kariye- rinden çok daha parlaktı. Mayıs 1993’te Fildi ş i Sahili kar ş ı- sında ilk kez millî formayı giydi. 1994’te hemAfrika Uluslar Kupa- sı’nı kazanan hemde ülkenin tari- hindeki ilk Dünya Kupası’na katılan kadroda yer aldı. ABD’deki turnu- vada Nijerya, ikinci turda daha sonra finale yükselecek İ talya’ya dramatik bir maçın ardından elendi ve Okocha, 1966’dan bu yana tek bir maçta en çok çalım atma rekorunu o kar ş ıla ş mada kırdı. Kendisi bu turnuvayı hâlâ hasretle anıyor: “1994’te Dünya Ş ampiyonu olabilir- dik; dünyanın en iyi takımlarından biriydik. Omaçı kazansaydık, finale kadar çıkabilece ğ imizi dü ş ünüyo- rum.” İ ki yıl sonra Atlanta’daki tarihi altın madalya geldi. Yarı finalde Bre- zilya’yı ma ğ lup edip finalde Arjan- tin’e kar ş ı 2-0 geriden gelinerek 3-2 kazanmı ş lardı. Jay-Jay, bu za- feri kariyerinin en özel anı olarak tanımlıyor ve arka planındaki zor- lukları da unutmuyor: “ İ nsanlar sadece ürünü görüyor, süreci de ğ il. Amerika’daki kamptayken bir gün uyandık ve antrenörümüz gitmi ş ti; futbol federasyonu ödeme yapma- dı ğ ı için otobüsümüzü elimizden al- dılar. Bir hafta boyunca her ak ş am aynı yeme ğ i, tavuklu pilavı yedik.” 1998 ve 2002 Dünya Kupalarında da forma giyen oyuncu, 2000 Afrika Uluslar Kupası finalinde Kamerun’a kar ş ı skoru 2-2’ye getiren e ş itlik golünü attı, ancak Nijerya penaltı- larda ma ğ lup oldu. 2002, 2004 ve 2006 turnuvalarında ise kaptanlık yaptı ğ ı takımüç kez de üçüncü oldu. En büyük hayal kırıklıkların- dan biri, 2006 Dünya Kupası’na katılamamaktı. Profesyonel kariye- rinin ba ş ladı ğ ı ülke olan Alman- ya’da düzenlenen bu Dünya Kupası’na katılamamak, onun için- dehep bir ukde olarak kaldı. 179 178 Paris Saint Germain günlerinde... Okocha, Bolton’ı 2004 Lig Kupası finaline ta ş ıdı. Ancak Bolton dokuz yıl sonra çıktı ğ ı bu ilk kupa finalinde Middlesbrough’ya yenildi.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==