TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026

Kramponları astıktan sonra Bolton’dan ayrıldıktan sonra Katar’da yalnızca bir sezon geçiren Nijeryalı, 2007’de eski Bolton antrenörü Phil Brown’ın yönetti ğ i Championship ekibi Hull City’ye bonservis bedeli ödenmeden ka- tıldı. Bu kararı, Tanrı’nın kendisine bunu yapmasını söyledi ğ ini belirte- rek açıklamı ş tı. Fiziksel sorunları nedeniyle yalnızca 18maça çıkabil- di ğ i bu dönemde gol atamasa da Hull City 104 yıllık tarihinde ilk kez Premier Lig’e yükselmeyi ba ş ardı. Sezon sonunda futbolu bıraktı. 2012’de kısa bir süreli ğ ine emekli- likten dönüp Bengal Premier Lig Soccer’da Durgapur Vox Champi- ons ile sözle ş me imzaladıysa da lig ertelenip da ğ ıldı ğ ı için bumacera hiçbir zaman sahaya yansımadı. Kramponlarını astıktan sonra ken- disine sık sık sorulan bir soruya hep aynı netlikle cevap verdi: Antrenör- lük, ona göre de ğ ildi. “Herkes antrenör olamaz, bu bana göre de ğ il” dedi Sportsboom’a verdi ğ i bir röportajda: “Kaderiniz gerçekten sizin elinizde olmuyor çünkü bu stres ve yükü kaldırabile- ce ğ imi sanmıyorum.” Bunun yerine 2019’dan bu yana Af- rika merkezli SuperSport’ta futbol yorumculu ğ u yapıyor, Afrika Ulus- lar Kupası ve Avrupa Ş ampiyonası gibi büyük turnuvalarda analizler sunuyor. Nijerya Futbol Federasyo- nu’nun ‘Teknik Komite’sinde görev alıyor ve zaman zaman yardım maçlarında yeniden forma giyiyor. Futbol sonrası hayatında en çok dikkat çeken yönlerinden biri, finansal disiplinine dair anlattıkla- rıydı. Nijerya’da eski futbolcuların ekonomik zorluklar içinde ya ş ama- sının kamuoyunda sıkça tartı ş ıldı ğ ı bir dönemde farklı bir hikâye an- lattı: “Sporcuların kar ş ı kar ş ıya kaldı ğ ı en büyük sorun bu; ço ğ u- muz kariyerimizin kısa oldu ğ unu fark etmiyoruz. Emeklilikmaa ş ımız yok, kendi devletiniz sizsiniz.” Yirmili ya ş larının ba ş ında gayri- menkul yatırımına yönelen Okocha, sözle ş me gelirini yatırıma ayırırken maç primleriyle günlük hayatını sürdürdü ğ ünü anlattı: “Kendi ken- dime, açgözlü olmama ve anlama- dı ğ ım i ş lere girmeme gerek olmadı ğ ını söyledim. Ş anssız olur ve bina yanarsa bile yeni bir hayata ba ş layabilece ğ im arsamyine elimde kalır.” Aile sorumlulu ğ unu da bu disiplinin bir parçası olarak gördü ve çevre- sindekilere kar ş ı net sınırlar koydu: “Onları hayata hazırlamaya çalı ş ı- yorsunuz ve bu fırsatı de ğ erlendir- meleri gerekiyor. Ben ba ş arısız olmadı ğ ım için onların da ba ş arısız olamayaca ğ ını açıkça söylüyorum.” Kariyeri boyunca sahaya ta ş ıdı ğ ı karakteristik gülümsemenin arka- sında, göründü ğ ünden daha kar- ma ş ık bir gerçeklik oldu ğ unu da itiraf etmekten çekinmedi: “Bazen mutlu oldu ğ um için de ğ il, sinirlendi- ğ im için gülümsüyorum. Sahada bunu örtmenin bir yolunu buluyo- rum; çünkü çocuklar izliyor ve onlara bunun sadece bir spor oldu ğ unu göstermek istiyorum.” Bu felsefe, onun futbola bakı ş ının özetiydi: Ciddi bir i ş , ama günün so- nunda bir oyun. “Irkçılı ğ a Yer Yok” giri ş imi için ver- di ğ i bir röportajda, Avrupa’ya açılan bir Afrikalı futbolcu olarak ta ş ıdı ğ ı sorumlulu ğ u da dile getirdi: “Yalnızca kendin için oynamadı ğ ını anlamalısın; bütün bir kıta adına oynuyorsun. Bir sonraki çocu ğ a fırsat verilmesi için iyi bir izlenim bırakmaya çalı ş ıyorsun. Ş imdi ge- riye baktı ğ ımda, görevimi iyi yaptı- ğ ımı dü ş ünüyorum; çünkü izimi bıraktım.” Bu iz, yalnızca kazandı ğ ı kupalarla ölçülmüyor. Brezilya efsanesi Zico, John Obi Mikel’in podcast progra- mına konuk oldu ğ unda, tüm za- manların en iyi Afrikalı futbolcusu olarak Okocha’yı i ş aret etti ve onun oyun tarzını “hârika” diye tanım- ladı. Mesut Özil’den Ronaldinho’ya kadar birçok futbolcu, kendi oyun anlayı ş larında Nijeryalı sihirbazın izlerini ta ş ıdıklarını söyledi. 11 Hazi- ran 2026’da, Nijerya’nın 1998 Dünya Kupası’nda İ spanya’yı 3-2 ma ğ lup etti ğ i unutulmaz maçın “En İ yi Oyuncusu” ödülü, aradan tam 28 yıl geçtikten sonra Okocha’ya verildi. Turnuva tarihinin en büyük sürp- rizlerinden birine imza atan perfor- mansın kar ş ılı ğ ı, gecikmeli de olsa nihayet teslim edilmi ş ti. Jay-Jay Okocha, cesareti hiçbir zaman kaybetmeyen bir futbol- cuydu. Büyüdü ğ ü Nijerya’nın tozlu sokaklarında ayakkabısız ta ş ıdı ğ ı özgürlük duygusunu, Frankfurt’ta Oliver Kahn’ı çaresiz bırakan 11 sa- niyeye, Ş ükrü Saraco ğ lu’nda Gala- tasaray kalecisini donduran zarif vuru ş a, Bolton taraftarlarının “adını iki kez söyledi ğ i” efsaneye dönü ş - türdü. Jay-Jay Okocha, bir kupa ko- leksiyonuna sahip de ğ il belki ama futbolun ciddiyetle güzelli ğ i bir arada ta ş ıyabilece ğ ini, bir kıtaya ve dünyaya ispatladı. Ve sahalarda icra etti ğ i sanatı, en büyük ba ş arılar kadar özel ve güzel bir miras... 180

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==