TamSaha 260. Sayı / Temmuz 2026
dayken o da Bubenec’in yolunu tutacaktı. Kısa boylu oldu ğ u için be ğ enilmemi ş ti Birkaç ay sonraysa Frantisek, ş eh- rin iki büyük takımından biri olan Sparta Prag tarafından deneme an- trenmanlarına ça ğ rılmı ş tı. Ne var ki 1.74 boyundaki Frantisek’in bir kaleci için çok ufak tefek oldu ğ una kanaat getiren Sparta Prag yetkili- leri, onun transferinden vazgeçe- ceklerdi. Hâlbuki Frantisek kısa boylu olmasına ra ğ men ola ğ anüstü reflekslere ve akrobatik becerilere sahip bir kaleciydi. Zaten bu yete- nekleri sayesinde hak etti ğ i de ğ eri bulması da çok uzun sürmeyecekti. Nitekim 19 ya ş ına geldi ğ inde ş ehrin di ğ er büyük takımı Slavia Prag onu renklerine ba ğ layacaktı. 1920’li yıllarda Kıta Avrupası’nda futbolun en çok geli ş mi ş oldu ğ u bölge, Avusturya, Macaristan ve Çekoslovakya’nın bulundu ğ u Orta Avrupa bölgesiydi. Dolayısıyla bu ülkelerin kulüplerinin o dönemde Kıta Avrupası’nın en önde gelen kulüpleri oldu ğ u da bir gerçekti ve Slavia Prag bu kulüpler arasında da sivrilmeyi ba ş armı ş özel bir ku- lüptü. Kısacası, Frantisek Planicka henüz 19 ya ş ındayken aslında sadece ya ş adı ğ ı ş ehrin de ğ il, koca kıtanın en önemli kulüplerinden birine transfer olmu ş tu. Planicka, Slavia Prag kalesine geç- ti ğ i esnada ülkedeki ulusal ş ampi- yonası, “Çekoslovak Futbol Federasyonu Ş ampiyonası” adı altında oynanmaktaydı. Genç file bekçisi, kariyerinin ilk ş ampiyonlu- ğ unu da bu organizasyon çatısı altında, 1924 yılında ya ş ayacaktı. Ertesi yıla gelindi ğ indeyse Çekoslo- vak Futbol Ligi kuruluyor ve Slavia Prag, bu yeni ligin de ilk ş ampiyonu olmanın gururunu ya ş ıyordu. Pla- nicka, üç direk arasında muazzam çevikli ğ i sayesinde öylesine akıl almaz kurtarı ş lara imza atıyordu ki bu vesileyle kendisine “Prag Kedisi” lakabı da yakı ş tırılmı ş tı. Sonraki yıllarda futbol âleminin ba ş lıca kli- ş elerinden birine dönü ş ecek “kedi kaleci” benzetmesinin bilinen ilk önemli örne ğ i de muhtemelen kendisiydi. 1927 yılıysa, Avrupa futbolu açısın- dan önemli bir dönümnoktasıydı. Kıtanın uluslararası düzeydeki ilk büyük turnuvası ve gelecekteki Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nın da öncülü olarak kabul edilen Mitropa Kupası düzenlenmeye ba ş lıyordu. Adını, Almancada Orta Avrupa anlamına gelen Mitteleuropa söz- cü ğ ünün kısaltılmı ş hâlinden alan kupa, buradan da anla ş ılaca ğ ı üzere Orta Avrupa ülkelerinin önde gelen kulüplerini kapsayacak bir organi- zasyondu. Kupanın ilk sezonun- daysa Planicka’nın kalesini korudu ğ u Slavia Prag, ilk turda Uj- pest’i 4-0 ve 2-2’lik skorlarla geç- mesine kar ş ın yarı finalde Rapid Wien’e 2-2 ve 1-2’lik skorlar netice- sinde elenmekten kurtulamamı ş tı. Slavia’yı eleyen Rapid’in finaldeyse Slavia’nın en büyük rakibi konu- mundaki Sparta Prag’a yenilmesi ve Sparta’nın, Mitropa Kupası’nın ilk ş ampiyonu olmasıysa Prag’ın iki büyü ğ ü arasındaki rekabetin ate- ş ini harlayacaktı. Bu sayede Slavia gitgide daha da güçlenecek ve Çe- koslovakya Ligi’nde 1929’dan 1935’e kadar oynanan yedi sezonda altı ş ampiyonluk elde edecekti. Ancak Mitropa Kupası’nda i ş ler bu dö- nemde de Slavia’nın istedi ğ i ş ekilde gitmiyordu. Kupaya İ talyan takım- ları da katılmaya ba ş lamı ş tı ve 1929 yılında Slavia’nın çeyrek finaldeki rakibi Juventus olmu ş tu. Slavia, Juventus kar ş ısında Torino’daki ilkmaçı tek golle kaybetse de Prag’daki rövan ş ı 3-0 kazanarak tur atlamayı ba ş arıyordu. Kırmızı- beyazlılar yarı finaldeyse First Vienna’yı 2-3 ve 4-2’lik skorlarla devirerek finale çıkacaktı. Ne var ki Ujpest’e kar ş ı oynanan finalin ilk aya ğ ında Planicka belki de kariye- rinin en zor 90 dakikalarından birini oynuyor ve Slavia, sahadan 5-1’lik a ğ ır bir yenilgiyle ayrılıyordu. Rö- van ş maçının da 2-2’lik beraberlikle sona ermesi üzerine kupayı kaza- nan taraf, Macar temsilcisi olmu ş tu. Juventus kar ş ısında tribün terörünün kurbanı oldu 1932 yılındaki Mitropa Kupası’ysa, Slavia’nın açıkça hakkının yendi ğ i bir turnuva olarak kayıtlara geçe- cekti. Planicka ve arkada ş ları çeyrek finalde AdmiraWien’i ele- melerinin ardından yarı finalde Ju- ventus’la e ş le ş mi ş lerdi. Prag’daki ilkmaçta da Planicka hârika bir oyunla kalesini gole kapatırken ileri uçtaki takım arkada ş ları da oyun kalitesinde ona ayak uydurunca Slavia sahadan 4-0’lık net bir galibiyetle ayrılmı ş tı. Torino’daki rövan ş taysa Juventus 2-0 öne geçmi ş ti belki ama bu skor İ talyan ekibine yetmiyordu. Bu durumun gerdi ğ i tribünler ise çok geçmeden ta ş kınlı ğ a ba ş lamı ş ve kalabalıktan atılan bir ta ş da Planicka’ya isabet etmi ş ti. Planicka’nın ciddi ş ekilde yaralanması üzerine Slavialı oyuncular da sahadan çekiliyordu. Aslında böyle bir olay ya ş andı ğ ı es- nada, Slavialıların verece ğ i reaksi- yonu beklemeden hakeminmaçı tatil etmesi gerekirdi. Fakat hakem buna yana ş mamı ş , hâliyle sahadan çekilen Slavia da hükmenma ğ lup sayılmı ş tı. Sonrasında, muhtemelen kamuoyundan gelen tepkilerin de etkisiyle Juventus da kupadan ihraç edilmi ş ; böylece yarı finalin di ğ er aya ğ ından galip çıkan Bologna kupanın otomatik olarak sahibi olmu ş tu. Mitropa Kupası’nda oynananmaç- lar, ku ş kusuz Planicka’nın ş öhreti- nin Çekoslovakya sınırları dı ş ına ta ş masını da sa ğ lamaktaydı. Ancak bu noktadaki tek faktör oldukları da söylenemezdi zira Planicka, 1926 yılından itibaren Çekoslovakya Millî Takımı’nın da kaledeki birinci ter- cihi hâline gelmi ş ti. Avrupa’da millî takımlar düzeyindeki ilk önemli uluslararası turnuva da yine Orta Avrupa ülkelerini bir araya getiren Orta Avrupa Uluslararası Kupa- sı’ydı. Kupa ilk olarak 1927 yılının Eylül ayından 1930 yılının Mayıs ayına dek sürecek ş ekilde düzen- lenmi ş ve Avusturya, Macaristan, Çekoslovakya, İ talya, İ sviçre be ş lisi- nin katılımında, çift devreli lig usu- lüne göre oynanmı ş tı. Turnuva tamamlandı ğ ında İ talya 11 puanla ş ampiyon olurken Çekoslovakya ise 10 puanla ikinci sırayı elde etmi ş ti. 1931-1932 sezonunda yapılan ikinci turnuvadaysa bu kez Çekoslovakya pek aradı ğ ını bulamamı ş ve yedi puanla dördüncü sırada kalmı ş tı. Yine de uluslararası düzeydeki bu gibi maçlarda gerek Slavia gerekse millî takım formasıyla hünerlerini sürekli göstermesi sayesinde Planicka, Orta Avrupa’nın en iyi kalecisi olarak görülmeye de ba ş lanmı ş tı. Sıradaysa en önemli uluslararası turnuva olan Dünya Kupası vardı. 1934 yılında ikincisi düzenlenecek kupaya İ talya ev sahipli ğ i yapa- caktı. Son ş ampiyon Uruguay’ın katılmaktan vazgeçti ğ i, futbolun mucidi İ ngilizlerin zaten o dönemde FIFA üyeli ğ inden çıkmı ş oldukları için katılamadı ğ ı turnuvada ev sa- hibi İ talya ba ş lıca favoriydi belki ama Orta Avrupa ekolünün temsil- cileri konumundaki Avusturya, Macaristan ve Çekoslovakya da ş ampiyonlu ğ un di ğ er önemli aday- ları olarak kabul edilmekteydi. Pla- nicka da yazının giri ş inde de bahsi geçen Ricardo Zamora ile birlikte turnuvaya gelen en yıldız iki kaleci- den biri konumundaydı. İ lk Dünya Kupası’nda final gördü Çekoslovakya’nın turnuvanın ilk turundaki rakibiyse Romanya ol- mu ş tu. Her ne kadar Çekoslovaklar maçın favorisi olsalar da kar ş ıla ş - madaki ilk gol, henüz 11’inci daki- kada Ş tefan Dobay ile Romanya’dan geliyordu. Üstelik Rumenler bu üs- tünlüklerini ilk yarının sonuna kadar da muhafaza edecek ve devre arasına 1-0 önde gireceklerdi. Ancak Çekoslovakya, maçın ikinci devresinde farkını ortaya koymayı bilecekti. 50’nci dakikada Antonin Puc, Çekoslovaklar adına skora dengeyi getirirken 67’nci dakikaya gelindi ğ indeyse Oldrich Nejedly sahneye çıkıyor ve takımına galibi- yeti getirecek golü Romanya filele- rine bırakıyordu. 2-1’lik sonuç neticesinde Çekoslovakya, beklen- di ğ i gibi çeyrek finaldeki yerini almı ş tı. Rakibiyse İ sviçre olmu ş tu. Çekoslovakya ve İ sviçre daha önce Orta Avrupa Uluslararası Kupası vesilesiyle dört kez kar ş ı kar ş ıya Slavia Prag’la pek çok ş ampiyonluk ya ş arken Çek futbolunun altın ça ğ ında damillî takımın kalesini korudu. Yarıda kalan Juventus maçında bir kurtarı ş yaparken... 147 146
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==