TamSaha 260. Sayı / Temmuz 2026
gelmi ş , bumaçların üçünü Çekoslo- vakya kazanırken İ sviçre ise raki- bini yalnızca bir kez yenebilmi ş ti. Ancak İ sviçre’nin o galibiyeti de iki yıl önce oynadıkları sonmaçta, üstelik de 5-1’lik skorla gelmi ş ti. Dolayısıyla Çekoslovaklar ne kadar iddialı olurlarsa olsunlar, kar ş ıla- rında asla hafife almamaları gereken bir rakip oldu ğ unun da bilincindeydi. Nitekim İ sviçre, kolay lokma olma- dı ğ ını bir kez daha göstermekte gecikmeyecek ve 18’inci dakikaya gelindi ğ inde Leopold Kielholz’un golüyle 1-0 öne geçecekti. Çekoslo- vakya ise bu gole altı dakika sonra Frantisek Svoboda ile cevap veriyor ve 1-1’lik e ş itlik aynı zamanda ilk yarının da neticesi oluyordu. İ kinci devre ba ş ladıktan dört dakika son- raysa Jiri Sobotka, Çekoslovakya’yı öne geçiren isimolacaktı. Ancak İ s- viçre de mücadeleyi bırakmıyor ve 78’inci dakikaya gelindi ğ indeWilly Jaggi skora dengeyi getiriyordu. Yine de Çekoslovaklar maçın uzat- maya gitmesine müsaade etmeye- cek ve bitime sekiz dakika kala Oldrich Nejedly’nin attı ğ ı gol, onlara 3-2’lik galibiyeti getirecekti. Çekoslovakya’nın kar ş ısına final- den önce çıkan son engelse Alman- ya’ydı. Almanya, çeyrek finalde İ sveç’i 2-1 yendi ğ i maçta gollerini atan Karl Hohmann’dan sakatlı ğ ı nedeniyle yoksundu. Çekoslovakya, zaten rakibine kıyasla biraz daha ş anslı görünüyordu ve bu sakatlık haberi sonrasında daha net bir biçimde favori hâline gelmi ş ti. Kar ş ıla ş ma, Almanların fizi ğ e dayalı oyunuyla Çekoslovakların tekni ğ i arasında bir mücadele ş eklinde ba ş lamı ş tı. 21’inci dakikada Franti- sek Junek sa ğ kanatta topla bulu ş - tuktan sonra hızla ceza alanına iniyor ve kaleye sert bir ş ut gönde- riyordu. Almanların kalecisi Willi- bald Kress topu güçlükle çelmi ş ti ama orada bitiveren fırsatçı Nejedly son vuru ş u yaparak takımını 1-0 öne geçirmi ş ti. Çekoslovakya, bu golle maçın ilk yarısını da 1-0’lık üstünlükle geride bırakırken ikinci yarıda 62’nci daki- kaya gelindi ğ inde pek de beklen- medik bir ş ey oluyor ve Planicka, Rudolf Noack’ın çok uzaklardan vurdu ğ u ş utta kendisinden beklen- medik bir biçimde adeta donaka- lınca Almanlar skora dengeyi getiriyorlardı. Ancak bu e ş itlik fazla sürmeyecek ve yedi dakika sonra Nejedly bir kez daha dengeyi Çe- koslovakya lehine bozmayı ba ş ara- caktı. 10 dakika sonrasındaysa Çekoslovakya, rakibini nakavt ede- cek son darbeyi indiriyordu. Golde yine günün yıldızı Nejedly’nin im- zası vardı. Ba ş arılı sol iç oyuncusu böylece takımını 3-1’lik galibiyete ve dolayısıyla da finale ta ş ıyan isim olurken gol krallı ğ ı yarı ş ında da zirveye yükselmi ş ti. Mussolini’nin gölgesindeki finali uzatmalarda kaybettiler Tarihin ikinci dünya ş ampiyonunu belirleyecek final maçında Çekoslo- vakya ev sahibi İ talya’nın kar ş ısına çıkıyordu. 10 Haziran 1934’te, Roma’daki PNF (Ulusal Fa ş ist Parti) Stadı’nda oynanacak kar ş ıla ş ma öncesindeyse stadın adından da tahmin edilebilece ğ i üzere, propa- ganda çalı ş maları son sürat devam ediyordu. Roma’nın her yanı Mus- solini’nin posterleri ve bayraklarla donatılmı ş , olası bir dünya ş ampi- yonlu ğ u neticesinde kutlamalar için bekleyi ş e geçilmi ş ti. Bunun yanı sıra Mussolini’nin karakterinin ön plana çıkarılması için, turnuva sonunda ş ampiyon olacak takıma, Jules Rimet Kupası’nın yanında ayrıca adını Mussolini’den alan (La Coppa del Duce) ikinci bir kupanın daha verilmesi kararla ş tırılmı ş tı. Dönemin İ talya Futbol Federasyonu Ba ş kanı General Giorgio Vacca- ro’nun çok sonraları “Gösterinin asıl amacı bütün dünyaya fa ş ist spor idealinin ne oldu ğ unu göstermekti.” açıklamasını yapması da zaten Mussolini yönetiminin Dünya Ku- pası’na bakı ş ını özetler nitelikteydi. Benito Mussolini’nin ş eref tribünü- nün en ön sırasında tümkurmayla- rıyla birlikte gövde gösterisi yaptı ğ ı kar ş ıla ş ma, İ sveçli hakem Ivan Ek- lind’in ilk düdü ğ üyle ba ş ladıktan sonra ilk dakikalarda İ talyan futbol- cular seyircilerinin de deste ğ ini ala- rak atak üstüne atak geli ş tirmeye ba ş lamı ş lardı. Ancak Çekoslovaklar geride çok sakin ve dengeli bir bi- çimde duruyorlardı. Planicka da üzerine dü ş eni fazlasıyla yaparak kalesine gelen ş utlarda gole müsaade etmiyordu. Teknik kapasiteleri hayli yüksek olan Çekoslovak oyuncular, daki- kalar ilerledikçe düzgün bir biçimde aya ğ a kısa paslarla oynayarak oyu- nun kontrolünü de ele almaya ba ş - layacaklardı. Sol açık Antonin Puc ve sol iç Oldrich Nejedly ile İ talya’nın sa ğ kanadı üzerinde baskıyı artır- maya ba ş lamalarıyla da ba ş ta Mus- solini olmak üzere tribünlerdeki 50 bini a ş kın İ talyan’a so ğ uk terler döktürmekteydiler. Yine de iki ekip de di ğ erine kar ş ı skoru de ğ i ş tirecek çapta büyük tehditler olu ş turama- yınca ilk devre golsüz e ş itlikle sona eriyordu. İ kinci yarıya geçildi ğ inde de Çekos- lovakların sakin ve ne yaptı ğ ını bilen oyununun sürdü ğ ü görüle- cekti. İ talyanlar bir türlü istedikleri oyunu ortaya koyamamaktaydı. Bitime yakla ş ık 20 dakika kalmı ş tı ve ev sahibinin bekledi ğ i dünya ş ampiyonlu ğ u henüz dü ş ünüldü ğ ü kadar yakla ş mı ş gibi görünmü- yordu. Derken Çekoslovakya sol kanattan bir kö ş e vuru ş u kazandı. Birkaç dakika öncesinde sakatla- narak kenarda tedavi gören Puc, hafif sekerek de olsa gelip atı ş ı kullandı. Ceza sahası içinde olu ş an karambolde top dı ş arı sekiyor, Puc pozisyonu iyi takip edip onsekizin kenarında me ş in yuvarlakla yeni- den bulu ş uyor ve ş utunu çekiyordu. İ talya’nın file bekçisi Gianpiero Combi’nin, önünün biraz kalabalık olması nedeniyle kontrpiyede kalmasının da etkisiyle bu ş utta top filelerle bulu ş acak ve Çekoslo- vakya, dakikalar 71’i gösterirken 1-0 öne geçecekti. Gol sonrasında tribünlerdeki on binler adeta küçük dillerini yutmu ş lardı. Sahadaki İ talyan futbolcular da geriye dü ş menin ş okunu hemen atlatamamı ş lardı herhalde; Çekoslovakya, golün hemen sonrasında iki önemli fırsat daha yakalıyordu. Bunların ilkinde takımın santrforu Jiri Sobotka müsait durumda olmasına kar ş ın beceriksizce bir vuru ş yapıyor, ikincisindeyse sol iç Frantisek Svoboda’nın ş utu dire ğ e takılıyordu. Artık bu noktadan sonra İ talyanla- rın hücumda varlarını yoklarını ortaya koymaları gerekiyordu. Teknik direktör Vittorio Pozzo, santrfor Angelo Schiavio’nun iyice yoruldu ğ unu fark edince oyuncuyu sa ğ açı ğ a çekmi ş ve sa ğ açıktaki Enrique Guaita’yı da merkeze kay- dırmı ş tı. Sol kanattaki Raimundo Orsi’den de daha çok içeri kat et- mesini istemi ş ti. Böylece göbekten atak yaparken Guaita’nın hareketli- li ğ i ile arkadan gelecek Orsi gibi oyunculara açık alanlar yaratılabi- lecek, Schiavio da takımın göbek- ten atak yapma planı esnasında fazla kullanılmayacak olan sa ğ kanatta daha fazla yorulmayacaktı. Pozzo’nun bu kumarı tutacaktı. 81’inci dakikada Orsi sol çaprazdan ceza alanına yakla ş ıyor ve topu sol aya ğ ıyla ş ut çekecekmi ş gibi yapıp sa ğ ına çektikten sonra da sa ğ ıyla bir ş ut çıkartarak Planicka’yı avla- mayı ba ş arıyordu. İ talyanlar 1-1’lik beraberli ğ i yakalamı ş tı. 90 dakikanın bu skorla tamamlan- ması üzerine geçilen uzatma daki- kalarındaysa İ talya, seyircisinin de deste ğ iyle baskısını artırıyordu. Öte yandan Pozzo, Guaita ile Schia- vio’nun bir kez daha yer de ğ i ş tir- melerini istiyor ancak taraftarın gürültüsünden sesini bir türlü oyunculara duyuramıyordu. So- nunda tecrübeli çalı ş tırıcı sahanın kenarına kadar gelecek ve Guaita’yı yanına çekerek ona son planını ak- taracaktı. Çok geçmeden bu plan da tutacak ve İ talya, aradı ğ ı galibiyet golüne 95’inci dakikada Schiavio ile ula ş acaktı. Sa ğ kanatta Giuseppe Meazza ile ba ş layan atakta top daha 1934 Dünya Kupası final maçının seremonisinde iki takımın kaptan ve kalecileri olan Frantisek Planicka ile Gianpiero Combi el sıkı ş ıyor… Arka planda ise İ sveçli hakem Ivan Eklind bulunuyor… İ talya ile oynanan finalde Planicka bir hava topunu uzakla ş tırıyor... 149 148
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==