TamSaha 260. Sayı / Temmuz 2026
pazubendini taktı ve Türkiye maçı 1-0 kazandı. Madrid’deki baraj maçında İ spanya ile 2-2 berabere kalınca statü gere ğ i kura çekimine gidilmi ş ti. Roma’da bir odada, İ tal- yan bir çocu ğ un (Luigi Franco Gemma) ellerinden gö ğ e yükselen o yazı-tura parası dü ş tü ğ ünde, oda- daki Türk heyetinin ba ş ında Kaptan Turgay vardı. Paranın yere dü ş ü ş ü anındaki birkaç saniye, o zamanlar farkında olunmasa da Türk futbolu için yıllarca sürecek bir hasretin ba ş langıcına vesile oldu. Para yazı geldi ve Türkiye İ sviçre’ye, Dünya Kupası’na gitti. Türkiye tarihinde ilk kez 1954 FIFA Dünya Kupası finalle- rine katılma hakkı kazandı. Turnu- vada Batı Almanya’ya 4-1 yenilen ve Güney Kore’ye kar ş ı 7-0 kazanı- lanmaçlarda kaleyi o korudu. Millî formayla tam46 resmî maça çıktı ve bunların 35’inde kaptan olarak sahaya adım attı. Uzun yıllar Lefter Küçükandonyadis ile döne- min en çokmillî olan oyuncusu ünvanını payla ş tılar. Yıllar sonra bir röportajında ş öyle dedi: “O dönemde ne bugünkü gibi imkân vardı ne de pek fazlamillî maç olurdu. Ş ayet olsa, ikimizin de millî olma sayısı çok rahat 150’yi bulurdu. Maç topu- muz da idman topumuz da aynıydı; koca sezon boyunca tek topla idman yapardık. Çim saha nerede, idmanı damaçı da toprak zeminde oynardık. Ya ğ mur ya ğ dı mı, top amurda kur ş un gibi a ğ ırla ş ırdı.” Galatasaray’da ise ş ampiyonluklar birikiyordu; bunun yanında bir de tarihî bir ilk ya ş andı. 1954-1955, 1955-1956 ve 1957-1958 sezonla- rında İ stanbul Profesyonel Ligi’ni kazandı. 1956-1957 sezonunda Galatasaray, Ş ampiyon Kulüpler Kupası’na ilk kez katılan Türk tem- silcisi sıfatıyla sahaya çıktı ve her iki maçta da kalesini Turgay Ş eren’e emanet etti. Romanya’nın Dinamo Bükre ş ekibine konuk olunan ilk maç 1-3 bitti; 30 Eylül’deki rövan ş ta ise Galatasaray kendi evinde 2-1 kazandı. Bu galibiyet, kulüp tarihi- nin Avrupa kupalarındaki ilk zafe- riydi ve onu ya ş ayan kalecinin adı Turgay Ş eren’di. Arjantin serüveni 1958 yılının Kasım ayı ba ş ıydı ve Romanya ile oynananmillî maçta Turgay Ş eren’in kaburgası kırıldı. Sakatlanması ba ş lı ba ş ına yönetile- bilir bir durumdu ama dönemin baskısı da sıradan de ğ ildi. Bazı çev- reler onun kasıtlı olarak sahayı terk etti ğ ini ileri sürdü; hatta “diplomalı bir doktor” da bu kanaat etrafında katıldı. Galatasaray yönetimi kap- tanlı ğ ı elinden aldı ve 500 liralık ceza kesti. Turgay bu geli ş meyi hayatının en derin yaralarından biri olarak ta ş ıdı. Ak ş amgazetesinde kaleme aldı ğ ı satırlar, o dönemin acısını bütün çıplaklı ğ ıyla ortaya koydu. Kendini en iyi günlerinde bile “artık eskidi” olarak nitelendiren- lere, canını di ş ine taktı ğ ı bir millî maçta sahayı kasıtlı terk etti ğ ini öne sürenlere olan tepkisini yazdı ve ş u itirafla bitirdi: Arjantin’e gidiyordu. 1959 Ş ubat ayının ortasında Buenos Aires’e indi. River Plate yöneticileri ve taraftarlar onu büyük bir sıcak- lıkla kar ş ıladı. Türkiye büyükelçisi de ziyaret etti. Arjantin basını Türk kalecinin transferini ilgiyle takip etti. İ lk hazırlıkmaçı Botafogo kar ş ısındaydı ve River Plate 2-1 kazandı. Tribünler maç öncesi ısın- madan itibaren “Turgay! Turgay!” diye tempo tutuyordu. İ kinci maçta Mar del Plata kar ş ısında kalesini gole kapattı. Kulüp yönetimi artık transferi tamamlamak istiyordu. Resmî teklif 15 bin dolar bonservis, aylık 4 bin dolar maa ş ve bir ev üzerinden yapıldı. Daha sonra bu rakamlar yukarıya çekildi. Galatasaray camiasından yükselen seslerse bir anda her ş eyi de ğ i ş tirdi. Kulüp ba ş kanı Sadık Giz, kamuoyu önünde açıkça konu ş tu: “Turgay’ı bırakmak Galatasaray’a ihanettir.” Önce ücretsiz bonservis sözü veril- mi ş ken sonradan 200 bin dolarlık bir bedel talep edildi. River Plate bu rakama yana ş madı ve transfer kapandı. Turgay yakla ş ık bir ay Arjantin’de kaldı ve hep bu kısa serüvenden kendisine çok ş ey kal- dı ğ ını anlattı. River Plate formasıyla hazırlıkmaçlarına çıkıp Güney Amerika’da forma giyen ilk Türk futbolcu olarak tarihe geçti. Turgay, o seyahat notlarında Buenos Aires sokaklarını, River Plate’inmuhte- ş em stadını ve Arjantinlilerin fut- bola yakla ş ımını anlattı; Ak ş am gazetesini okuyan Türk futbolse- verlere bamba ş ka bir dünya açtı. Bir kalecinin kaleminden çıkan bir seyahatname, hemki ş isel hem de dönemsel bir belge olarak kaldı. River Plate kulübü İ stanbul’a dönerken ona bir zarf uzattı; içinde birkaç yüz dolar ve bir not vardı: “Ne zaman istersen gel.” İ stanbul’a döndü ğ ünde takımdaki gerilimdinmemi ş ti. Kaptanlık Ergun Ercins’e verilmi ş ti ama Ercins, Turgay dönmü ş ken görevi kabul etmedi. 22 A ğ ustos 1959’daki Karagümrük hazırlıkmaçında kap- tanlık pazubendini kendi iste ğ iyle Turgay’a iade etti. Yönetimkurulu- nun açık kararına kar ş ı çıkan bu isyan, birkaç yönetimkurulu üyesi- nin istifasına yol açtı; ancak aynı zamanda Turgay Ş eren’in takımın- daki gerçek a ğ ırlı ğ ını da gözler önüne serdi. Döndükten sonraki yıllar, Turgay Ş eren’in en verimli dönemini olu ş turdu. 1961-1962 ve 1962-1963 sezonlarında arka arkaya Millî Lig ş ampiyonlu ğ u ya ş adı. 1962-1963, 1963-1964 ve 1965-1966 sezonla- rında Türkiye Kupası’nı kaldırdı. 1962-1963 sezonunda Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nda Galatasaray; Ferencvaros ve Polonia Bytom’u sı- rasıyla eledi. Çeyrek finalde Milan’a kaybedildi ama o yıllarda İ talya’nın devine direnmek de ba ş lı ba ş ına bir gurur kayna ğ ıydı. 1962’de oynanan Be ş ikta ş derbi- sinde ise Turgay Ş eren kariyerin- deki ilk ve tek kırmızı kartını gördü, maç 1-1 berabere bitti. On sekiz yılda tek disiplin cezası ba ş lı ba ş ına bir rekordu. Fenerbahçe kar ş ısında ise tam 55 maça çıkarak ezelî reka- betin derbi tarihine adını en çok forma giyen oyuncu olarak altın harflerle yazdırdı. Kariyerinin zirve yıllarında, ulusal basının ve spor kamuoyunun takdiriyle Yılın Spor- cusu ödülüne lâyık görüldü; madal- yalarını dönemin devlet erkânının elinden aldı. İ stikrarlı performansı onu sadece kulübünün de ğ il, ay-yıldızlı ekibin de vazgeçilmez lideri yaptı. Son eldivenler 11 Haziran 1967. İ zmir Alsancak Stadı. Galatasaray, Kar ş ıyaka’yı 3-2 yeniyordu ve Turgay Ş eren on sekiz yıldır ta ş ıdı ğ ı 1 numaralı formayı resmî bir müsabakada son kez sır- tına geçiriyordu. Maç ba ş lamadan önce yalnızca Kar ş ıyakalı de ğ il, Altaylı ve Göztepeli yöneticiler de sahaya çiçeklerle çıktılar. İ zmirli seyirciler müsabaka sonunda tribünde aya ğ a kalktı. Kar ş ıyakalı genç oyuncu Atilla, maçın ardından kaptan Turgay’dan eldivenlerini aldı. Jübilesi bir ay sonra, 2 Temmuz 1967’de Mithatpa ş a Stadı’nda yapıldı. Galatasaray, dönemin en büyük kalecisi sayılan Sovyet devi Lev Ya ş in’in de yer aldı ğ ı Ş öhretler Karmasına kar ş ı oynadı. Ya ş in’in yanı sıra Romanyalı yıldızlar Pirca- lap ve Nunweiller de bu kadroda yer alıyordu. Turgay, on sekiz yıl bo- yunca korudu ğ u kaleyi ikinci yarı- nın ba ş ında genç meslekta ş ı Yasin Özdenak’a teslim etti ve sahanın etrafını gözya ş ları içinde dola ş arak veda etti. Jübile maçında Ya ş in ile birlikte çektirdikleri foto ğ raf, Türk futbol tarihinin en çarpıcı karelerinden biri olarak yerini aldı. Futbolculu ğ un ardından teknik direktörlük kariyeri ba ş ladı. 1968-1969 sezonunda Mersin İ dman Yurdu’nun ba ş ına geçti ve İ ki büyük kaptan Turgay Ş eren ile FritzWalter, 1954 Dünya Kupası’ndaki Türkiye-F. Almanyamaçının seremonisinde... 127 126
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==