TamSaha 258. Sayı / Mayıs 2026
anlamına geliyordu. İ ki arkada ş , caddenin kar ş ısındaki bara gitmek için yaya geçidini kullanmak yerine, her gün geçtikleri i ş lek yolu boydan boya kat etmeye karar verdiler. Hava kararmı ş , Torino’nunme ş hur puslu ak ş amı çökmü ş tü. Yolun ortasındaki refüjde durduklarında, kar ş ı ş eritten hızla gelen bir araba gördüler. Meroni, araçtan kaçınmak için içgüdüsel olarak bir adımgeri attı. İş te o tek adım, bir efsanenin sonu, bir hayranın ise ömür boyu sürecekmahkumiyetinin ba ş lan- gıcı oldu. Kar ş ı yönden gelen arabanın sürü- cüsü Attilio Romero, önündeki aracı solladı ğ ı anda kar ş ısında iki silüet gördü. Meroni geri adım attı ğ ında, Romero’nun tamponu ona ş iddetle çarptı. Meroni havaya savruldu, kar ş ı ş eride dü ş tü ve orada dura- mayan di ğ er aracın altında kaldı. Romero arabasından fırlayıp yerde kanlar içinde yatan bedene do ğ ru ko ş tu ğ unda, hayatının en korkunç olayıyla yüzle ş ti. Yerde yatan, ba- cakları ve kafatası kırılmı ş olan ki ş i, odasının duvarlarını süsleyen, hayranı oldu ğ u Gigi Meroni’ydi. Bir taraftar, idolünü kendi elleriyle, kendi arabasıyla öldürmü ş tü. Polis merkezine götürüldü ğ ünde Romero ş oktaydı. Meroni o gece saat 22.50’de sadece 24 ya ş ında hayata gözlerini yumdu- ğ unda, Torino sadece en yetenekli oyuncusunu kaybetmedi, bir türlü sonu gelmeyen felâketlerden birini daha ya ş adı. Cenaze törenine yak- la ş ık 20 bin ki ş i katıldı. Kilise, evli bir kadınla ya ş adı ğ ı için Meroni’yi dı ş lasa da halkın sevgisi barikatları yıkmı ş tı. Attilio Romero ise o sırada polis sorguları ve vicdan azabı arasında sıkı ş ıp kalmı ş tı. Mahkeme süreci sonunda genç Torinolu suç- suz bulundu; Meroni’nin yaya geçi- dini kullanmaması ve ani geri adımı Romero’nunmanevra ş ansını elin- den almı ş tı. Serbest kalmı ş tı kal- masına ama genç İ talyan için asıl hapis, kendi zihninde ba ş lamı ş tı. İ dolünü öldüren adamdamgasını yemi ş ti bir kere. Torino taraftarları- nın bir kısmı, bu acı olayda Ro- mero’yu suçlamak yerine evine gidip “Sen bizdensin, bu bir kaza.” diyerek ona destek verse de ş ehrin sokaklarında Meroni’nin hayaletiyle kar ş ıla ş mak Romero’yu bitiriyordu. Trajediden bir hafta sonra oynanan Juventus derbisi, tarihin en drama- tik futbol müsabakalarından biri oldu. Kelebe ğ in bo ş bıraktı ğ ı sa ğ kanada bir helikopterden çiçekler dökülürken, tribünlerdeki acı ses- sizlik kulakları sa ğ ır ediyordu. Vefat eden futbolcunun sahada en iyi anla ş tı ğ ı isimNestor Combin, adeta arkada ş ının ruhunu sahaya ça ğ ırır- casına Juventus a ğ larına tamüç gol bıraktı. Maçı 4-0 kazanan Torino’da son golü atan Carelli, topu alıp Me- roni’ye ithafen gökyüzüne kaldırdı- ğ ında, yas artık ebedî bir forma bürünmü ş tü. Juventus taraftarları- nın, maç sonu anla ş ılmayan bir ş ekilde vefat eden futbolcunun mezarına saldırmasıyla ba ş layan nefret silsilesi, derbiyi uzun yıllar boyunca ş iddetle anılacak bir yola soktu. Attilio Romero ise o gün stadyuma gitmedi. Odasına ka- pandı, bir gün bu borcu nasıl ödeye- ce ğ ini dü ş ündü. Henüz bilmiyordu; kader öldürdü ğ ü adamınmirasını yönetmek için onu yıllar sonra destekledi ğ i takımın ba ş ına geçirecekti. Gücün gölgesinde bir hayat 15 Ekim 1967 gecesi Corso Re Um- berto’nun asfaltında kalan sadece Gigi Meroni’nin bedeni de ğ ildi; 19 ya ş ındaki Attilio Romero’nun tasasız gençli ğ i de o gece orada can vermi ş ti. Mahkeme salonlarında beraat etmi ş , “suçsuz” ilân edilmi ş ti ancak Torino gibi muhafazakâr ve bordo-beyazlı renklerin din gibi gö- rüldü ğ ü bir kentte, “ ş ehrin idolünü öldüren adam” etiketi ruhuna bir dövme gibi i ş lenmi ş ti. Romero, ya- ş adı ğ ı bu devasa travmayı atlatmak için tek bir yol seçti: Görünmez olmak ve çok çalı ş mak. Siyaset Bi- limi e ğ itimini bitirdikten sonra, ka- derin bir ba ş ka cilvesiyle, çarptı ğ ı arabanınmarkası olan firmanın kapısından içeri girdi. Bu giri ş , bir nevi kefaret ödeme ayiniydi; o güne kadar Torino’nun idolü Meroni’ye hayranlık duyan Beatles özentisi genç gitmi ş , yerine takım elbiseli, ciddi ve ba ş arıya aç bir profesyonel gelmi ş ti. Romero, dev otomotiv firmasının basın ofisinde i ş e ba ş ladı ğ ında, ya ş adı ğ ı trajik hikâyeyi i ş indeki hırsıyla örtmeye çalı ş tı. Ş irket içinde basamakları adeta ko ş arak tırmandı. 1970’li yılların İ talya’sı “Kur ş un Yılları”nı ya ş ıyor, sokaklar siyasî suikastlarla sarsılıyordu ancak Romero için tek bir gerçek vardı; ba ş arı. Bu disiplinli yükseli ş , onu İ talya’nın en güçlü ailesinin ba ş ında olan “Avukat” Gianni Ag- nelli’nin yanına kadar ta ş ıdı. Agnelli, aynı zamanda Torino’nun ezeli rakibi Juventus’un da sahibiydi. Romero, Agnelli’nin sözcülü ğ ünü yaparken aslında her gün bordo- beyazlı kalbindeki kanayan yarayı, Juventus’un simgesi olan bir impa- ratorlu ğ un hizmetinde gizliyordu. Agnelli için “sipari ş üzerine anılar” yazıyor, hayatında hiç kayak yap- mamı ş olmasına ra ğ men Agnel- li’nin 1930’lardaki kayak anılarını öylesine bir ustalıkla kurguluyordu ki, “Avukat” bile okudu ğ unda “Evet, tamolarak böyle olmu ş tu.” diyordu. Romero, yalan söyleyerek gerçe ğ i in ş a etmeyi, imaj yönetimini ve gücün dilini bu koridorlarda ö ğ rendi. Yıllar geçtikçe İ talyan i ş dünyasının en saygın ileti ş imcilerinden biri hâline geldi. Ancak dı ş arıdaki bu pı- rıltılı kariyer, içindeki derin bo ş lu ğ u doldurmuyordu. Cuma günleri eski Torino oyuncularıyla yedi ğ i yemek- lerde, stadyuma gidemedi ğ i ama kalbinin bordo attı ğ ı gizli anlarda hep aynı sahne vardı: 1967’de ya ş a- dı ğ ı zifiri karanlık gece. “Taraftarlar beni a ff etti.” diyordu röportajla- rında; gerçekten de Torino’nun en ate ş li taraftar grubu “Fedelissimi” heyeti kazadan hemen sonra evine gelip “Sen suçsuzsun, bizdensin.” demi ş ti. Ancak Romero için a ff edil- mek, unutmak anlamına gelmi- yordu. 2000 yılına gelindi ğ inde, Romero 32 yıllık kariyerinin zirvesindeyken önüne reddedemeyece ğ i bir teklif geldi. Torino’nun o dönemki sahibi Francesco Cimminelli, kulübün ba ş ına “imajı güçlü, ş ehri ve takımı tanıyan” bir isim arıyordu. Bu isim, Meroni’nin ölümüne sebep olan ama Torino a ş kından hiç vazgeç- meyen Attilio Romero’ydu. Bazıları bu teklifi bir “meydan okuma” ola- rak gördü; zira ünlü Kelebe ğ in katili olarak yaftalanmı ş bir insanın, Tori- no’ya ba ş kan olması absürtlü ğ ün zirvesiydi. Ancak Romero için bu görev, ba ş arılı olabilirse hayatının en büyük kefaretini ödeme ş an- sıydı. 13 Haziran 2000’de Agnelli ailesinden ayrılıp Torino Ba ş kanlı ğ ı koltu ğ una oturdu ğ unda, kalbinde hâlâ olayın acısı tazeydi. Kulüp binasından içeri girdi ğ inde, omuzla- rındaki 33 yıllık yükü yere bıraka- ca ğ ını sanıyordu. Oysa trajedinin ikinci perdesi, sahadaki ba ş arıların de ğ il, iflâsın ve mahkeme salonları- nın karanlı ğ ında yeni ba ş lıyordu. Luigi Meroni, sa ğ kanatta adeta dans eden oyun stiliyle ‘Kelebek’ lakabını almı ş tı... 120 121
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==