TamSaha 257. Sayı / Nisan 2026
Sezona istedi ğ i sonuçları alamaya- rak giren Fenerbahçe’nin transfer operasyonlarında imdadına o dönem yönetimde olmamasına ra ğ men Ali Ş en yeti ş ti. Efsane Ba ş kan Ali Ş en için Danimarka, sadece bir ticaret kapısı de ğ il; aynı zamanda e ş i Bente Ş en’inmemleketi ve ikinci vatanı saydı ğ ı topraklardı. Kopenhag’ın dilini, kültürünü ve en önemlisi Bröndby’nin o dönemki yükselen futbol ekolünü avucunun içi gibi bili- yordu. Kalede Peter Schmeichel’ın önünde hârikalar yaratan Uche’yi bizzat yerinde izlemi ş , defanstaki so- runları çözebilece ğ ine dair inancını mevcut yönetimle payla ş mı ş tı. Uche’nin Danimarka’dan İ stanbul’a uzanan ikinci yolculu ğ unda bu sefer yanında çok çalı ş kan bir orta saha oyuncusu olan Brian Steen Nielsen de vardı. 14 Kasım 1993’te Kocaeli- spor kar ş ısında ilk kez sahaya çıktı- ğ ında, tribünlerin bir kısmı hâlâ endi ş eyle bakıyordu. Oysa sahada arzı endam eden sakat bir futbolcu de ğ il; uzun boyuyla hava toplarını mıknatıs gibi çeken, yerdenmüda- haleleri cerrah hassasiyetinde olan bir savunma oyuncusuydu. Nijeryalı stoper, henüz bir ay geçmi ş - ken Fenerbahçe tarihine ismini yaz- maya ba ş ladı. 11 Aralık 1993 gecesi İ nönü Stadı’nda rakip Be ş ikta ş ’tı. Maç 1-1’e kilitlenmi ş , dakikalar 90’ı gösterirken, Uche’ninme ş hur “golcü stoper” kimli ğ i ortaya çıktı. Sa ğ ka- nattan Emre A ş ık’ın kesti ğ i topa, penaltı noktası yakınında bir forvet edasıyla vurdu. 12 maçtır Be ş ikta ş ’a kar ş ı galibiyet hasreti çeken Fener- bahçe taraftarını sevince bo ğ du. Özlenen ş ampiyonluk bir türlü gel- mese de Nijeryalı, istikrarlı ş ekilde sarı-lacivertli formayı terletmeye devam etti. 1995-1996 sezonuna gelindi ğ inde, Ba ş kan Ali Ş en defans hattını yine çok iyi bildi ğ i topraklar- dan bir transferle, Danimarkalı Jes Högh’le tamamladı. Uche ve Högh... Tarihin unutulmaz ikilileri arasına geçecek bu tandemhattı, futbol kül- türümüzün önemli bir parçası oldu. O sezon ş ampiyonlu ğ unmimarların- dan olan ikili, ligin en az gol yiyen takımının Fenerbahçe olmasında da büyük katkı sahibiydi. 2000-2001 sezonunda Mustafa De- nizli yönetimindeki takımla ikinci lig ş ampiyonlu ğ unu ya ş adı. 1993 yılın- dan 2002 yılına kadar sarı-lacivertli formayı ligde 189, toplamda ise 233 kez giydi. 19 gol ve 6 asistlik katkı sa ğ ladı. Fenerbahçe’nin lig tarihin- deki 2000’inci golünü atan isim ola- rak adını tarihe yazdırdı. Uzun Tür- kiye kariyeri boyunca sadece iki kez kırmızı kart görmesi, bir defans oyuncusuna göre ne kadar zarif oynadı ğ ını ispatlar gibiydi. Hatta unutulmaz partneri Högh, yıllar sonra katıldı ğ ı bir programda kariye- rinde beraber oynadı ğ ı futbolcular arasında sertlikten en uzak olan ismin Uche oldu ğ unu söyledi. Alex de Souza onu geçene kadar Fenerbahçe tarihinin en çok forma giyen yabancı futbolcusuydu. Burada çok önemli bir parantez açmamız gerekiyor: Uche, 2000’li yılların ba ş ında Türk vatanda ş lı ğ ına kabul edilerek “Deniz Uygar” ismini aldı ve resmî olarak da bizden biri oldu. Hatta ülkenin popüler kültürü- nün de bir figürüne dönü ş tü. Sanatçı Ebru Günde ş ’in “Sen Allah'ın Bir Lüt- fusun” ş arkısının klibinde oynaya- cak kadar sosyal ya ş amın içine karı ş tı. 1 Ş ubat 2002’de Kocaelispor kar ş ı- la ş masında iki gol atıpmaçın kahra- manı oldu ğ u o gecede, kaleci Murat Ş ahin ile çarpı ş tı ğ ı o talihsiz an taraflı tarafsız tümülkeyi üzdü. Stadyumu sessizli ğ e bo ğ an o an, Nijeryalı devin sarı-lacivertli forma altındaki son büyük sahnesiydi. Aya ğ ı kırılmı ş tı. Aya ğ ı kırıldı ğ ı anda dahi stadyum- daki en sakin isimyine bizzat Uche’ydi. Sakatlık dedikodularıyla geldi ğ i kulüpten, gerçek bir sakat- lıkla ayrılacaktı. Süper Kartalların kaptanı Nijerya futbolunun “Altın Jeneras- yonu” olarak anılan 1990’lı yılların efsane kadrosunda; Nwankwo Kanu, Jay-Jay Okocha, Daniel Amokachi ve Finidi George gibi her biri ayrı birer futbol sanatçısı olan isimlerin arka- sında, tümbu yetenek fırtınasını sükûnetle yöneten kaptan Uche’ydi. Süper Kartalların savunma hattı, onun varlı ğ ıyla tarihe geçecek ba ş arılara imza attı. 1994 yılı, Nijeryalı stoperin uluslar- arası arenada gerçek bir dünya yıldızı olarak tescillendi ğ i seneydi. Tunus’ta düzenlenen Afrika Uluslar Kupa- sı’nda, savunmanın sarsılmaz lideri olarak sahneye çıktı. Gabon ve Mısır gibi zorlu rakiplere kar ş ı kalesini ka- patan, yarı finalde Fildi ş i Sahili kar ş ı- sında o me ş hur penaltı atı ş larında dahi so ğ ukkanlılı ğ ını koruyan Uche, finalde Zambiya’yı 2-1 ma ğ lup ede- rek kupayı kaldıran takımın en önemli di ş lisiydi. Nijerya halkı için bu kupa, bir rüyanın ba ş langıcıydı. Ancak asıl büyük sınav, aynı yılın Haziran ayında ABD’de düzenlenen 1994 FIFA Dünya Kupası’ydı. Nijerya ilk kez Dünya Kupası sahne- sine çıkarken Uche ome ş hur 5 nu- maralı formasıyla takımın yine kaptanıydı. Açılı ş maçında Bulgaris- tan’ı 3-0 gibi net bir skorla geçerken Hristo Stoichkov gibi bir dünya de- vine sahayı dar etmi ş ti. Yunanistan galibiyetiyle gruptan lider çıkan Nijerya, son 16 turunda İ talya’nın kar ş ısına dikildi ğ inde tümdünya bu fiziksel gücü yüksek takımı ko- nu ş uyordu. Maçın bitmesine dakika- lar kala Roberto Baggio’nun sahneye çıkmasıyla elenen Nijerya’da, Uche turnuva boyunca sergiledi ğ i dört maçlık kesintisiz performansıyla “Dünyanın en iyi stoperleri” listesine adını yazdırmı ş tı. Uche’ninmillî takımkariyerindeki zirve noktası, 1996 Atlanta Olimpiyat Oyunları’ydı. Olimpiyat kuralları ge- re ğ i kadroya dâhil edilen 23 ya ş üstü üç tecrübeli oyuncudan biri olması, onun sadece fiziksel gücünün de ğ il, o dönemparlamaya ba ş layan Kanu ve Okocha gibi genç yetenekler üze- rindeki omuazzambabacan etkisi- nin de bir ni ş anesiydi. Nijerya, grupta Macaristan ve Japonya galibiyetle- Bir Be ş ikta ş maçında Ertu ğ rul Sa ğ lam’la hava topu mücadelesinde.... Nijerya Millî Takımı, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda altınmadalya kazanırken efsane takımın kaptanı Uche Okechukwu ‘ydu... 105 104
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==