TamSaha 256. Sayı / Mart 2026
122 123 Nasıl ki Güney Kore’nin futboldaki atılımı 21. yüzyıla denk geldiyse benzer ş eyler Japonya için de söylenebilir. Dünya Kupaları’na ilk kez 1998’de katılabilen Japonya, Asya Kupası’na bile 1988’de ilk defa i ş tirak edebilmi ş ve bu kupadaki ilk ş ampiyonlu ğ unu ise 1992’de ya ş ayabilmi ş ti. Hâliyle bundan öncesi, Japon futbolunun bir nevi “Karanlık Ça ğ ı”ydı. Fakat bu karanlık, 1977 yılında 25 ya ş ındaki bir orta saha oyuncusunun saç- tı ğ ı ı ş ıltıların görülmesini en- gelleyememi ş ti. Söz konusu oyuncu, Yasuhiko Okude- ra’ydı. O yıl, amatör statüdeki bir ş irket takımı olan Furu- kawa Electric’ten Köln’e transfer olan Okudera, Japon futbolunun ilk büyük ihraç ürünü sayılırdı. Köln’deki ilk sezonunda Bundesliga ve Federal Almanya Kupası çifte ş ampiyonlu ğ u ya ş ayan Oku- dera, bir anda Federal Alman- ya’da adından en çok söz etti- ren oyunculardan biri hâline gelmi ş ti. Okudera, Köln’deki ikinci sezonundaysa Ş ampi- yon Kulüpler Kupası’nda yarı final oynama ba ş arısı göster- mi ş ve bu kupada gol atan ilk Asyalı oyuncu ünvanını da ele geçirmi ş ti. Daha sonrasında Hertha Berlin veWerder Bremen formaları da giyen Okudera, Bremen’le de üç Bundesliga ikincili ğ i görmü ş tü. Ne var ki Okudera’nın yetenekleri, Japonya Millî Takımı’nın o yıllarda seviye atlaması için de tek ba ş ına yeterli olmamı ş tı. Üstüne üst- lük Okudera, Bundesliga’da oynadı ğ ı süre içinde millî ta- kıma hiç ça ğ rılmadı. Bunun öncesinde ve sonrasında ül- kesinde oynadı ğ ı dönem- deyse millî formayı 32 defa giyip dokuz gol kaydetti. Yasuhiko Okudera - Japonya “Yeni Zelanda” ve “spor” denildi ğ inde akıllara gelen tek ş eyin rugby oldu ğ unu söylemek, abartı sayılmaz. Hâliyle ülkede futbolun ikinci planda kaldı ğ ı da bir ger- çek... Bu yetmezmi ş gibi Yeni Zelanda’nın tammânâ- sıyla dünyanın ucunda yer alması da ülkedeki futbolcuların gözler- den fazlasıyla ırak kalmasına yol açmaktaydı. Yeni Zelanda’nın 1982 Dünya Kupası’na katılma ba ş arısı göstermesiyse o takımın en genç oyuncusu olan santrfor Wynton Rufer’a Avrupa yolunu açması açısından da önemliydi. Aslında Rufer, turnuva öncesinde Norwich City tarafından be ğ enil- mi ş fakat İ ngiltere’de çalı ş ma izni alamayınca bu transfer gerçekle ş - memi ş ti. 1982 Dünya Kupası son- rasındaysa İ sviçre’nin FC Zürich takımı 19 ya ş ındaki oyuncuyu kadrosuna katmı ş tı. İ sviçre’de Zürich’in yanı sıra Aarau ve Grass- hoppers formaları da giyen Rufer, bu ülkede geçirdi ğ i yedi sezonda 100’ün üzerinde gol atması sonrasın- daysaWerder Bremen tarafından transfer edilmi ş , asıl ş öhretine de burada ula ş mı ş tı. Ye ş il-beyazlı ekipte 1992’de Kupa Galipleri Kupası, 1993’te Bundesliga, 1991 ve 1994’te de Almanya Kupası zaferleri ya ş a- yan Rufer, Bremen adına altı buçuk sezonda 104 gole imzasını atmı ş tı. Bunların en önemlisiyse 2-0 kazandıkları Kupa Galipleri Kupası finalinde Monaco filelerine gönderdi ğ i goldü. Rufer, 1993-1994 sezonunda Ş ampiyonlar Ligi’nde gol krallı ğ ını da Ronald Koeman’la payla ş mı ş tı. Yeni Zelanda futbolu- nun yeti ş tirdi ğ i en önemli yıldız olarak kabul edilen Rufer, kariye- rinin son dönemindeyse 1997 yılında Kaiserslautern ile 2. Bundesliga ş ampiyonlu ğ u ya ş amı ş tı. Wynton Rufer - Yeni Zelanda Finlandiya, özellikle San Marino, Andora, Liechtenstein gibi küçük ülkeler UEFA üyesi olana kadar kıtanın en zayıf millî takımları arasında yer almaktaydı. İ lk olarak 1938 Dünya Kupası’nın elemelerine katılan Finlandiya, 1990’lara kadar elemelerde sadece iki defa grup so- nuncusu olmamı ş tı. Avrupa Ş ampiyonası elemelerinde de Finlandiya’nın yine 1990’lar öncesinde toplamda yalnızca üç galibiyeti bulunmaktaydı. 1950’lerde sekiz sezon Toulouse’da oynayan ilk profesyonel Finli fut- bolcu Aulis Rytkönen ve 1960’larda iki sezon Hamburg forması giyen Juhani Peltonen hâricinde göz önündeki liglerde oynayan Finli dahi yoktu. Ajax, 1992 yılında Finlandiya’dan 21 ya ş ındaki Jari Litmanen’i transfer etti ğ inde de genç oyuncuyla ilgili futbol kamuoyundaki beklentiler do ğ al olarak asgari düzeydeydi. Zaten kendisi de ilk sezonunda fazla forma ş ansı bulamamı ş tı. Hatta ertesi sezon, Dennis Berg- kamp’ın Inter’e transferinin ardından, teknik direktör Louis van Gaal onu Bergkamp’ın halefi olarak dü ş ün- dü ğ ünü açıkladı ğ ında buna Finliler bile inanmakta zorlanmı ş tı. Fakat Litmanen kısa süre içinde ceza sa- hası içinde fevkalâde bir bitirici, on sekiz çevresinde de gayet iyi bir oyun kurucu oldu ğ unu ispatlayarak Van Gaal’in kendisine duydu ğ u güveni bo ş a çıkartma- yacaktı. Ajax’ın 1995’te Ş ampiyonlar Ligi ş ampiyonu olması ve ertesi yıl bu kupada yine final oynamasında da ba ş rolde yer alan Litmanen, Amsterdam ekibiyle be ş lig, üç Hollanda kupası, bir UEFA Süper Kupa ve bir Kıtalararası Kupa ş ampiyonlu ğ u da ya ş adı. Ayrıca 1994’te Hollanda Ligi’nde, 1996’da da Ş ampiyonlar Ligi’nde gol kralı oldu. Daha sonrasında Barcelona ve Liverpool formaları da giyen Litmanen, 2000-2001 sezonunda Liverpool’da fazla forma ş ansı bulamasa da be ş kupa kazanan o önemli kadronun da bir parça- sıydı. Litmanen, Finlandiya Millî Takımı adınaysa çıktı ğ ı 137 maçta 32 gol kaydetti fakat millî forma altında, tahmin edilece ğ i üzere, bir büyük turnuvada oynama ş erefine nail olamadı. Jari Litmanen - Finlandiya Finlandiya gibi İ zlanda da 1990’lardan önce Avrupa’nın en zayıf futbol ülke- lerinden biri konumundaydı. Hatta bu noktada Finlandiya’nın bile gerisinde sayılırlardı. Kendilerinden daha kötü durumda oldu ğ u söylenebilecek ülkelerse Lüksemburg ve Malta’ydı. 1973 yılında Standard Liege, İ zlan- da’nın IBV takımından 18 ya ş ındaki Asgeir Sigurvinsson’u transfer etti ğ inde de bu, o dönem için büyük bir sürpriz niteli ğ indeydi. Ancak Sigurvinsson, genç ya ş ına ra ğ men Standard orta sahasında hemen kendisine yer bulmu ş ve sekiz sezon boyunca takımının en istikrarlı oyuncularının ba ş ında gelirken son sezonunda bir de Belçika Kupası zaferi ya ş amı ş , ardından da Bayern Münih’e transfer olmu ş tu. Bayern’de bir yıl geçirdikten sonra Stuttgart’a geçen Sigurvinsson, buradaysa kulübün efsanelerinden birine dönü ş ecek ve 35 ya ş ına kadar forma giyece ğ i kulüpte 1984 yılında bir Bundesliga ş ampiyonlu ğ u da ya ş ayacaktı. 1985 ve 1986 yıllarında Bundesliga’da yılın takımına da seçilen İ zlandalı, döneminin oyunu iki yönüyle de kusursuza yakın oynayan orta saha oyuncuları arasındaydı. Ancak Sigurvinsson, 45 defa formasını giydi ğ i İ zlanda Millî Takımı’yla kayda de ğ er bir ba ş arı ya ş ayamadı. Yine de UEFA’nın 50. kurulu ş yıldönümü nedeniyle her üye ülkeden seçilen son 50 yılın en iyi futbolcusu etkinli ğ i çerçeve- sinde İ zlanda’nın en iyi futbolcusu seçilme onurunu da ya ş adı. Asgeir Sigurvinsson - İ zlanda
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==