TamSaha 256. Sayı / Mart 2026

120 121 Liverpool’un efsane kalecisi Ray Clemence’ten eldivenleri devralma- sının ardından Kırmızıların 1980’lerdeki en önemli figürlerin- den birine dönü ş en kaleci Bruce Grobbelaar da futbol dünyasında adını do ğ ru dürüst duyuramamı ş bir ülkenin, Zimbabve’nin vatanda- ş ıydı. Aslında kendisi Güney Af- rika’da do ğ mu ş tu, sonrasındaysa ailesi o çocuk ya ş tayken o günlerde adı Rodezya olan Zimbabve’ye yer- le ş mi ş ti. Futbola da burada ba ş la- ması sonrasında 19 ya ş ında yeniden Güney Afrika’ya giden Grobbelaar, iki yıl sonraysa Ka- nada’nın Vancouver Whitecaps ta- kıma transfer olmu ş tu. Kaderini de ğ i ş tiren geli ş meyse 1979 yılında, Vancouver’daki ikinci sezonuna girmeden evvel, İ ngiltere’nin Crewe Alexandra takımı tarafından kira- lanması olmu ş tu. Nitekimburadaki performansıyla Liverpool Teknik Direktörü Bob Paisley’nin dikkatini çekmi ş ve bu sayede 1981 yazında Anfield’ın yolunu tutmu ş tu. Grobbelaar, Liverpool’a transfer oldu ğ unda henüz 23 ya ş ındaydı. Üstelik geçmi ş inde bırakın üst düzeyi, orta düzey bir ligde bile oyna- mı ş lı ğ ı yoktu. Buna ra ğ - men hiçbir adaptasyon sorunu ya ş amayacak ve eldivenleri giydi ğ i gibi takımının en önemli oyuncularından birine dönü ş ecekti. Liverpool kalesini 13 sezon bo- yunca koruyan Grobbe- laar bu süre zarfında altı lig, üçer Federasyon Ku- pası ve Lig Kupası, bir de Ş ampiyon Kulüpler Kupası ş ampiyonlu ğ u ya ş adı. Grobbelaar, 1984 yılında Roma’yı devirdikleri Ş ampiyon Kulüpler Kupası finalinde i ş seri penaltılara kaldı ğ ında Francesco Graziani’nin atı ş ı öncesinde bacaklarını tir tir titretmesi ve Graziani’nin yeterince konsantre olamayıp topu üstten auta atma- sıyla da özel olarak hâfızalarda yer edecekti. Ancak kulüpler düze- yinde böylesine ba ş arılı bir kariyeri olmasına ra ğ men Grobbelaar, Zim- babve Millî Takımı ile Afrika Uluslar Kupası’nda dahi boy gösteremedi. Bruce Grobbelaar - Zimbabve Jorge Alberto Gonzalez, 1980’lerde futbol dünyasında “Magico” Gonzalez olarak nam salmı ş tı. Gerçekten de lakabı gibi sihirli bir oyun tarzı vardı. Top tekni ğ i ve çalımyetene ğ i mü- kemmeldi. Bire birde yakaladı ğ ı rakibini alay edercesine geçebi- len, topu aya ğ ına aldı mı her türlü cambazlı ğ ı yapabilen gerçek bir futbol sihirbazıydı. Ş anssızlı ğ ıysa Arjantin ya da Brezilya yerine El Salvador gibi yeryüzünde fut- bolun en az geli ş ti ğ i ülkelerden birinde do ğ mu ş olmasıydı. Buna ra ğ men Gonzalez, millî takımıyla birlikte 1982 Dünya Kupası’nda boy gösterme fırsatını yakala- mı ş tı. Her ne kadar El Salvador turnuvada Macaristan’a 10-1 ma ğ lup olup Dünya Kupaları tari- hinin en farklı yenilgisine u ğ rasa ve puansız bir biçimde grup so- nuncusu olsa da Gonzalez birey- sel yeteneklerini göstermesini bilmi ş , bu sayede İ spanya’nın Cadiz takımına transfer olmu ş tu. O dönemde her ligde yabancı kı- sıtlaması olması nedeniyle büyük kulüpler kadrolarını en çok göz önünde olan iki-üç yıldız yaban- cıyla takviye etmekteydi. Bu ne- denle Gonzalez de Cadiz’den daha üst bir kulüpte oynama ş ansını yakalayamayacaktı. Buna ra ğ - men İ spanya’da sekizi Cadiz, biri de Valladolid forması altında ge- çirdi ğ i dokuz sezonda futbolse- verleri en çokmest eden isimlerden biri olmasını bildi. Öyle ki Diego Maradona bile ken- disi için “çıplak gözle gördü ğ üm en büyük 10 oyuncudan biri” diyecekti. Magico Gonzalez - El Salvador Portekiz forması giyen Euse- bio’yu saymazsak, Kara Afri- ka’nın futbol dünyasındaki belki de ilk uluslararası yıldızı Salif Keita’ydı. 20 ya ş ında ülkesi Mali’den ayrılarak Saint-Etien- ne’e transfer olan, daha sonra- sında Marsilya, Valencia ve Sporting formaları da giyen Keita, 1960’ların sonundan 1970’lerin sonuna kadar Avrupa futbolundaki en önemli hücum oyuncularından biriydi. Saint- Etienne ile üç lig, iki de Fransa Kupası ş ampiyonlu ğ u ya ş ayan Keita, Sporting ile de bir kez Portekiz Kupası’nı kazanırken Avrupa’da geçirdi ğ i 12 sezonda rakip filelere 200’e yakın gol göndermi ş ti. 1970-1971 sezo- nundaysa sadece Ligue 1’de 42 gole ula ş mı ş , lâkin Josip Skoblar’ın 44 golle lig tarihinin rekorunu kırması nedeniyle gol krallı ğ ını elde edememi ş ti. Yıldız oyuncu, 1970 yılındaysa France Football dergisi tarafın- dan “Afrika’da Yılın Futbolcusu” seçilmi ş ti. Öte yandan Keita, Mali Millî Takımı’yla Dünya Kupası’nda oynama ş ansı yakalayamamı ş tı belki ama ülke futbol tarihinin en büyük ba ş arısı da onun zamanında gelmi ş ti. 1972 Afrika Uluslar Kupası’nda Mali, Kon- go’ya kar ş ı final oynamı ş ve bu maçtan 3-2 ma ğ lup ayrılınca Afrika ikincisi olmu ş tu. Mali’nin bir daha bu kupaya katılabilmek için bile 22 sene beklemesi gerekecekti. Salif Keita - Mali Güney Kore, 21. yüzyılda futbol dünyasında en hızlı geli ş mekte olan ülkeler arasında yer alsa da 1980’lerde durum farklıydı. 1986’ya kadar Güney Kore, Dünya Kupalarına sadece bir kere, 1954’te katılabilmi ş , onda da Macaristan’a 9-0 ve Türkiye’ye de 7-0ma ğ lup olarak turnuva ta- rihinin en kötü performansların- dan birini ortaya koymu ş tu. Bu denli zayıf bir futbol ülkesinin uluslararası bir yıldız çıkarması ihtimali de hâliyle Kaf Da ğ ı’nın ötesinde sayılırdı. Ancak 1979’da Eintracht Frankfurt’a transfer olan Bum-Kun Cha, ezberleri bo- zacaktı. Son derece güçlü bir for- vet oyuncusu olan Cha, Bundesliga gibi fizi ğ in ön planda oldu ğ u bir ligde bile hiç zorlanma- mı ş ve dönemin en iyi yabancıları arasında kendisine hatırı sayılır bir yer edinmi ş ti. Eintracht Frankfurt ile ilk sezonunda UEFA Kupası, ikinci sezonundaysa Federal Almanya Kupası zaferleri ya ş ayan Cha, 1983’teyse Bayer Leverkusen’e transfer olmu ş ve 1987’ye gelindi ğ inde bu kulüpte de bir UEFA Kupası ş ampiyonlu ğ u daha ya ş amı ş tı. 10 sezon oynadı ğ ı Bundesliga’da kariyerini 98 golle noktalayan Güney Koreli yıldız, bu sayede o ana kadar lig tarihi- nin en çok gol atan yabancı oyuncusu hâline de gelmi ş ti. Cha, Güney Kore Millî Takımı’nın formasınıysa 136 kere giydi ve ülkesi adına rakip filelere 58 gol gönderdi ki kendisi halenmillî takım tarihinin en golcü ismi konumunda. 1986’da, 33 ya ş ın- dayken Dünya Kupası’nda oy- nama ş ansını da yakalayan Cha, buna kar ş ın Meksika’daki turnu- vada çıktı ğ ı üç maçta gol atma sevinci ya ş ayamamı ş tı. Yine de Güney Kore oynadı ğ ı maçlarda 32 sene önceki gibi facia sonuçlar almamı ş , müstakbel ş ampiyon Arjantin’e 3-1 ve son ş ampiyon İ talya’ya 3-2 kaybederken Bulga- ristan ile de 1-1 berabere kalmı ş ve Dünya Kupalarındaki ilk pua- nını almı ş tı. Bum-Kun Cha - Güney Kore

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==