TamSaha 256. Sayı / Mart 2026

Scifo; Franky Van der Elst ve Marc Wilmots ile bu özel kulübün kurucu üyelerinden biri olarak Belçika futbol tarihine geçti. Monaco sonrasında “yuvam” dedi ğ i Anderlecht’e 1997 yılında geri dönen 10 numara, 31 ya ş ında olma- sına ra ğ men fiziksel dezavantajla- rını oyun zekâsıyla kapatmaya devam etti. 1997-2000 yılları ara- sındaki Brüksel döneminde 75 lig maçında 14 gol attı ve 1999-2000 sezonunda kariyerinin dördüncü Belçika ş ampiyonlu ğ unu kazandı. Ancak bedenindeki kronik sakatlık problemleri artık en üst seviyede rekabet etmesini zorla ş tırıyordu. 2000 yılında transfer oldu ğ u Char- leroi’de sadece 12 maçta forma gi- yebildi ve 35 ya ş ında kramponlarını kesin olarak astı. Toplamda 478 resmî ligmaçında attı ğ ı 121 gol, bir oyun kurucu için ula ş ılabilecek en yüksek verimlilik seviyelerinden biriydi. Bilge orkestra ş efi Scifo ile Mehmet Özdilek arasındaki “lakap” konusuna dönelim. Bu ya- kı ş tırma o kadar güçlüydü ki, kısa sürede Mehmet Özdilek isminin önüne geçerek bir sevgi ni ş anesine ve Türk futbol tarihinin en ikonik lakaplarından birine dönü ş tü. Özdilek, yıllar sonra verdi ğ i röpor- tajlarda bu durumun hayatını nasıl ş ekillendirdi ğ ini anlatırken Scifo’nun 1984 ve 1986’da fırtınalar estirdi ğ i dönemde kendisine takılan bu ismin, aslında bir oyun felsefesi- ninmirası oldu ğ unu vurgulaya- caktı. İ ki efsanenin yolları, futbolun romantik döneminin en samimi anlarından birinde, 2001 yılının Ocak ayında Antalya Belek’te ke- si ş ti. Profesyonel kariyerini nokta- ladıktan hemen sonra Charleroi’nin teknik direktörü olarak Türkiye’ye kamp yapmaya gelen Scifo, lakabını onurla ta ş ıyan Be ş ikta ş kaptanı Mehmet Özdilek’le bir araya geldi. Bir yanda maden kasabasından çıkan Avrupa aristokratı, di ğ er yanda Anadolu’nun Ş ifo’su yan yana duruyordu. Scifo’nun Meh- met’e yönelik yaptı ğ ı “Gel seni benim takımıma transfer edelim.” ş eklindeki esprili teklifi ve ikilinin birbirlerine duydu ğ u kar ş ılıklı saygı, futbolun sadece rakamlardan iba- ret olmadı ğ ının en somut kanıtıydı. 40metreye yakın bir mesafeden Uruguay kalesine gönderilen o ef- sanevî vuru ş , binlerce kilometre ötedeki bir Türk futbolcusunun kimli ğ ine i ş te böyle nak ş edilmi ş ti. Mehmet Özdilek de ba ş arılı kariye- riyle ülke futbol tarihine adını altın harflerle yazdırırken Belçikalı ismin lakabıyla anılmaya hâlen devam ediyor. Futbol sonrası dönemde Scifo için hayat, tıpkı sahadaki gibi disiplinli ve ö ğ retici bir çizgide ilerledi. Tek- nik direktörlük kariyerinde Charle- roi, Tubize, Mouscron gibi takımları çalı ş tıran ve Belçika 21 Ya ş Altı Millî Takımı’nın ba ş ında görev alan efsane, antrenörlük koltu ğ unun sahadaki kadar esnek olmadı ğ ını tecrübe etti. Ancak o, her zaman ol- du ğ u gibi sorunlarla yüzle ş mekten kaçınmadı. Bugün Enzo Scifo, her sabah çocuklu ğ unun geçti ğ i La Louvière’deki ofisine girerken sadece bir yetenek yöneticisi de ğ il, aynı zamanda bir tarih ta ş ıyıcısı olarak görev yapıyor. RAAL La Lou- vière kulübünde sportif direktörlük ve danı ş manlık yaparak kendi geçti ğ i o tozlu yollardan geçecek olan yeni nesillere yol gösteriyor. Elli ya ş ına girdi ğ i günde babası Agostino’yu kaybetmenin hüznünü ya ş arken, babasının ona ö ğ retti ğ i “sorunlarla yüzle ş me cesaretini” hayat felsefesi olarak korumaya devam ediyor. Sahada saçını bozmaktan korkmakla ele ş tirilen o zarif genç adam, bugün genç futbolcuların zihnine yürek ve bir- liktelik ruhunu a ş ılayan bir futbol bilgesine dönü ş tü. İ statistiklerin, dört Dünya Kupası’nın ve kazanılan sayısız kupanın ötesinde Enzo Scifo; zarafetin, sabrın ve futbolun aristokrat duru ş unun ya ş ayan bir anıtı olarak kalmaya devam ediyor. Onun futbolu; maden ocaklarının disipliniyle Sicilya’nın yaratıcılı ğ ının harmanlandı ğ ı, her zaman ba ş ı dik ve oyunun her anına hükmeden bir “orkestra ş efli ğ i” olarak hâfızalara kazındı. 116 Enzo Scifo ve “ Ş ifo Mehmet” Antalya’da bir araya gelmi ş ti...

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==