TamSaha 256. Sayı / Mart 2026

zamanda omuzlarına binen en a ğ ır yük oldu. Takip eden üç sezonda Anderlecht ile üst üste üç lig ş ampiyonlu ğ u (1984-1985, 1985-1986, 1986-1987) ya ş adı. Bu süreçte ligde çıktı ğ ı 94 maçta 27 gol kaydederek sadece bir pasör de ğ il aynı zamanda bitirici bir 10 numara oldu ğ unu kanıtladı. 1984 yılında kazandı ğ ı Belçika “Altın Ayakkabı” ödülü, henüz 18 ya ş ında ülkenin en iyisi kabul edildi ğ inin kanıtıydı. Brüksel artık onun yetenekleri için dar gelmeye ba ş lamı ş tı; maden kasabasından çıkan bu zarif yetenek için Avrupa’nın devleri, özellikle de o günlerde dünyanın en zorlu ligi kabul edilen Serie A kulüpleri transfer yarı ş ı ba ş latmı ş tı. Sicilyalı atalarının topraklarına dönüyordu. Meksika’dan Kahramanmara ş ’a Belçika Millî Takımı’nın yıldızı Scifo’yu Türkiye’de “evlerin içinden biri” yapacak büyük sahne 1986 Meksika Dünya Kupası oldu. Henüz 20 ya ş ındaki Scifo, Belçika’nın yarı finale kadar uzanan o tarihi yürü- yü ş ünün saha içindeki beyniydi. SSCB’ye kar ş ı oynanan ve Belçi- ka’nın 4-3 kazandı ğ ı epik son 16 turumaçında attı ğ ı gol ve sergile- di ğ i teknik oyun, onu turnuvanın “En İ yi Genç Oyuncusu” ödülüne ta ş ıdı. İş te tam o yaz, Meksika’daki bu zarafet televizyon ekranlarından Anadolu’ya ula ş ırken Kahraman- mara ş spor formasıyla hârikalar yaratan genç Mehmet Özdilek, oyun tarzı ve fiziksel benzerlikleri nedeniyle tribünler tarafından “ Ş ifo” lakabıyla anılmaya ba ş ladı. Bu lakap sadece bir benzetme de ğ il, Scifo’nun o dönemki küresel etkisi- nin Türkiye’deki en somut göster- gesiydi. Anderlecht formasıyla geçirdi ğ i dört sezonda toplam 119 resmî maçta 32 gol atan ve üç lig ş ampi- yonlu ğ u ya ş ayan 21 ya ş ındaki yıldız, Meksika’daki süksesinin ardından 7 milyar 500milyon İ tal- yan lireti (yakla ş ık 5 milyon dolar) bedelle Inter’e imza attı. Ancak bu transfer, İ talya’nın katı taktik disip- lini ile Scifo’nun “Latin zarafeti” arasındaki çatı ş maya dönü ş tü. Giovanni Trapattoni yönetimindeki Inter’de, Scifo’dan beklenen sadece oyun kurması de ğ il, Serie A’nın o dönemki fiziksel sertli ğ ine ve adam adama markaj yo ğ unlu ğ una ayak uydurmasıydı. 1987-1988 sezonunda Inter forma- sıyla Serie A’da çıktı ğ ı 28maçta sa- dece dört gol atabilen Scifo, İ talyan futbolunun savunma odaklı yapı- sında hapsoldu. Takım sezonu be ş inci sırada tamamlarken üze- rindeki “Platini’nin veliahdı” baskısı bir dezavantaja dönü ş tü. İ talyan ba- sını tarafından “yetersiz” ilân edil- mesi uzun sürmedi ve 1988 yazında rotasını Fransa’ya, Bordeaux’ya çe- virdi. Bordeauxmacerası sakatlık- lar ve takım içi hiyerar ş i sorunları nedeniyle bir ba ş ka dura ğ an döneme dönü ş tü. 24maçta yedi gol atsa da millî takımdan arkada ş ı Jean-Marie Pfa ff ’ın “Sahada saç modelini bozmaktan korkuyor.” ş eklindeki a ğ ır ele ş tirisi, Scifo’yu hedef tahtasına koyuyordu. Henüz 23 ya ş ında olmasına ra ğ men kariyeri sorgulanan Scifo’yu karan- lıktan çıkaran isim, Auxerre’in ef- sanevi teknik direktörü Guy Roux oldu. Roux, Belçikalı yıldızı sistemin merkezine koyarak ona kaybolan özgüvenini geri verdi. 1989-1991 yılları arasında Auxerre formasıyla çıktı ğ ı 67 ligmaçında 25 gol kayde- den on numara, 1990 yılında Fransa’da “Yılın En İ yi Yabancı Oyuncusu” seçildi. Bu bireysel yükseli ş in ortasında, 1990 İ talya Dünya Kupası’nda yine sahadaydı. 17 Haziran 1990’da Uru- guay’a kar ş ı yakla ş ık 35 metreden attı ğ ı o ikonik golle dünya futbol ta- rihine geçti. Bu vuru ş , 2002 yılında yapılan oylamada “Dünya Kupası Tarihinin En Güzel 10. Golü” seçile- cekti. Turnuva sonunda “En iyi 11’e seçilen” Belçikalı yıldız, Avrupa’nın en komple orta sahalarından biri oldu ğ unu kanıtlamı ş tı. Bu perfor- mans, ona Serie A’nın kapılarını bu kez Torino formasıyla tekrar açtı. 1991-1993 yılları arasında Torino ile 62 ligmaçında 16 gol atan Scifo, 1992’de takımını UEFA Kupası fina- line ta ş ıdı ve 1993’te İ talya Kupası’nı kazanarak ülkedeki itibarını tamamen geri kazandı. Kariyer basamakları Torino ile kazandı ğ ı İ talya Kupası ve UEFA Kupası finali ba ş arısının ardından Enzo Scifo için kariyerinin bir di ğ er altın sayfası olan ikinci Fransa dönemi ba ş ladı. 1993 yılında ArseneWenger yönetimindeki AS Monaco ile el sıkı ş an Scifo, burada sadece bir oyun kurucu de ğ il, aynı zamanda Avrupa’nın en elit taktik- sel yapılarından birinin saha içi lideri hâline geldi. 1993-1997 yılları arasında Monaco formasıyla geçirdi ğ i dört sezonda toplamda 91 ligmaçına çıktı ve 20 gole adını yazdırdı. Özellikle 1996-1997 sezo- nunda kazanılan Fransa Lig ş ampi- yonlu ğ u, Belçikalının kariyerindeki en de ğ erli zaferlerden biri oldu. Mo- naco’daki ilk yılında Ş ampiyonlar Ligi yarı finaline kadar yükselen kadronun beyni olan Scifo, o dönem Avrupa basını tarafındanmevkiinin dünyadaki en iyi üç isminden biri olarak gösteriliyordu. Monaco yıllarındaki bu istikrar, onu Belçika Millî Takımı’nın da yine vazgeçilmez figürü hâline getirdi. 1994 ABD Dünya Kupası, üçüncü büyük sınavıydı. Turnuva boyunca takımın kaptanlı ğ ını üstlenen ve oyunun her iki yönünde de sorum- luluk alan yıldız oyuncu, Belçika’nın ikinci turda Almanya’ya 3-2 yenile- rek elenmesine engel olamadı. Ancak bu turnuvadaki pas ba ş arısı ve oyunu yönlendirme becerisi yine herkesi kendine hayran bıraktı. Kariyerinin son büyükmillî turnu- vası olan 1998 Fransa Dünya Kupası ise bir devrin hüzünlü kapanı ş ıydı. Teknik direktör Georges Leekens ile ya ş adı ğ ı fikir ayrılıkları son turnu- vasına gölge dü ş ürdü. Belçika’nın grup a ş amasında elendi ğ i turnu- vada, Güney Kore ile oynanan son grupmaçında oyundan alınması millî formaya vedası oldu. Toplamda 84 kez Amillî olan Scifo, 18 yıllık bu serüvende 18 gol kaydetti. Dört farklı Dünya Kupası finallerinde (1986, 1990, 1994, 1998) boy göste- ren nadir oyunculardan biri olan 114 115 Anderlecht’te genç bir yıldız... Belçika Millî Takımı’nın orkestra ş efi... Auxerre’deki peformansıyla Fransa’da yılın en iyi yabancı oyuncusu seçilmi ş ti...

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==