TamSaha 254. Sayı / Ocak 2026

Kulüpler Kupası’nda attı ğ ı 6 golle turnuvanın gol kralı olması, Roma- rio’nun kıtanın en büyük sahne- sinde de en gözde forvetlerden biri oldu ğ unu gösteriyordu. Hiddink’ten sonra koltu ğ u devralan Sir Bobby Robson için Romario, yö- netilmesi çok zor ama vazgeçilmesi imkânsız bir yıldızdı. Robson, onun içinme ş hur “tropikal balık” ben- zetmesini yaparken aslında oyun- cusunun karakterini özetliyordu. Robson’ın hatıralarında Brezilyalı golcü, antrenman disipliniyle arası pek iyi olmayan ama maç günü gel- di ğ inde sihirli dokunu ş larıyla tek- nik direktörünü haksız çıkaran bir figürdü: “Acınası derecede tembel oldu ğ u sabahlar olurdu ama onu asla kadro dı ş ı bırakamazdınız; çünkü biliyordunuz ki o sahadaysa her an bir hat-trick yapabilirdi.” Guus Hiddink ise yıllar sonra onun özgüvenini ş u sözlerle anlatacaktı: “Büyükmaçlar öncesi gergin oldu ğ umu görürse yanıma gelir ve ‘Sakin ol hoca, ben gol ataca ğ ımve kazanaca ğ ız’ derdi. İ nanılmaz olan ş u ki, bunu söyledi ğ i onmaçın sekizinde dedi ğ ini yapardı.” Eindhoven günleri, sambacının sa- dece gol atmakla kalmayıp Avrupa futboluna modern bir santrforun nasıl olması gerekti ğ ini ö ğ retti ğ i bir dönemdi. Saha dı ş ındaki renkli ya ş amıyla ye ş il saha arasındaki dengeyi kendine has üslubuyla ku- rarken her hafta sonu taraftarlara vâdetti ğ i o gol sevincini ya ş atmayı hiç ihmal etmedi. Philips Stadı’nın gördü ğ ü en büyük figürlerden biri olarak 1993’te Katalonya yolunu tutarken arkasında kupalarla dolu bir müze ve kırılması imkânsız gol rekorları bıraktı. Be ş sezonda 167 resmî maç ve bumaçlara sı ğ dırılan 165 gol. Barcelona’da kâbusa dönü ş en rüya Eindhoven’da geçirdi ğ i be ş verimli yılın ardından Romario, 1993 ya- zında 12 milyon dolarlık, o dönem için rekor sayılabilecek bir bedelle Barcelona’ya transfer oldu. Bu transfer sadece bir oyuncu takvi- yesi de ğ il, teknik direktör Johan Cruy ff ’un “Rüya Takımı” projesinin son ve en kritik parçasıydı. Barce- lona o dönemkadrosunda Ronald Koeman, Hristo Stoichkov ve Michael Laudrup gibi dev isimleri barındırıyordu; ancak bitiricilik noktasında Romario gibi bir “safkan” santrfora ihtiyaç duyu- yordu. Üstelik o dönem LaLiga’daki “üç yabancı” kuralı nedeniyle Cruy ff , bu yıldızlardan birini her hafta tribüne göndermek pahasına bu yatırımı yapmı ş tı. Brezilyalı for- vet, kendisine güvenenleri yanılt- madı ve İ spanya’daki ilk sezonunda 33 ligmaçında tam 30 gol atarak gol kralı oldu. Romario’nun Barcelona’daki varlı ğ ı, Cruy ff ile girdi ğ i ome ş hur akıl oyunlarıyla ş ekillendi. Disiplini bir hayat felsefesi olarak gören Hollan- dalı teknik direktör ile antrenman yapmayı bir angarya olarak gören Sambacı golcü arasındaki gerilim, sahadaki skor gücüyle dengeleni- yordu. Cruy ff , Brezilyalı yıldızın özel hayatına ve antrenman kaçamak- larına, onun paha biçilemez bitirici- li ğ i hatırına göz yumuyordu. Bir keresinde Rio Karnavalı’na gitmek için izin isteyen oyuncusuna, “Osasunamaçında iki gol atarsan gidebilirsin” ş artını ko ş mu ş tu. Ro- mario, maçta sözünü verdi ğ i golleri attı ve ülkesine gitti ancak gidi ş i de dönü ş ü de büyük bir krize dönü ş tü. Sahanın içinde ise Romario, futbol literatürüne “ayak ucu” (toe-poke) vuru ş unu bir zekâ ürünü olarak soktu. Savunmacıların hamle yapmasına, kalecilerin ise pozisyon almasına fırsat tanımayan bu ani vuru ş tekni ğ i, onun imza hareke- tiydi. 8 Ocak 1994’teki unutulmaz El Clasico’da Real Madrid’i 5-0 yen- dikleri maçta yaptı ğ ı hat-trick ve savunmacı Rafael Alkorta’yı oldu ğ u yere çivileyen “cola de vaca” (inek kuyru ğ u) çalımı, hâlen en çok izle- nen futbol kliplerinde yer almaya 92 devam ediyor. O sezon Ş ampiyonlar Ligi’nde de fırtına gibi esen Barcelona finale kaldı. Ancak bu büyük ba ş arı hikâ- yesi, 1994 Ş ampiyonlar Ligi fina- linde Milan kar ş ısında u ğ ranılan 4-0’lık a ğ ır ma ğ lubiyetle sarsıldı. Atina’daki o gece, Fabio Capello’nun kurdu ğ u kusursuz disiplinli sa- vunma hattında görev yapan Paolo Maldini ve Mauro Tassotti gibi isim- ler, Romario - Stoichkov ikilisini ilk kez bu kadar etkisiz bırakmı ş tı. Bu yenilgi, aynı zamanda “Rüya Takım”ın da sonunun ba ş langıcı oldu. Brezilyalı efsane, Barcelona formasıyla çıktı ğ ı toplam65 resmî maçta 39 gol kaydederek 1995 ba- ş ında kulüpten ayrıldı ğ ında arka- sında bir LaLiga ş ampiyonlu ğ u ve bir İ spanya Süper Kupası zaferi vardı. Rüya gibi geçen sezonunda FIFA tarafından yılın futbolcusu se- çildi. Cruy ff ’un yıllar sonra onun için kurdu ğ u “Çalı ş tırdı ğ ım en iyi oyun- cuydu” cümlesi, bu kısa ve yarım kalan a ş k hikâyesinin potansiyeline ula ş amadı ğ ının en somut göstergesi. 1994: Dünyanın zirvesinde Brezilyalı santrfor, millî formayı ilk kez 23 Mayıs 1987 tarihinde İ rlanda ile oynanan hazırlıkmaçında sırtına geçirdi ğ inde henüz 21 ya ş ındaydı. O günden itibaren Sambacıların hücumhattı, futbol tarihinin en özgün ve ba ş ına buyruk karakter- lerinden birine emanet edildi. Millî takımkariyeri boyunca çıktı ğ ı 70 resmî maçta attı ğ ı 55 gol, onun sadece bir bitirici de ğ il, bir ulusal kahraman oldu ğ unun sayısal kanıtı. Ancak bu görkemli yolculuk, hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesi olmadı; her adımı bir kriz, bir rest- le ş me ve bir Dünya Kupası ş ampi- yonlu ğ u ile neticelendi. 1994 Dünya Kupası elemeleri, bu gerilimli hikâyenin en unutulmaz sayfalarından. Teknik direktör Car- los Alberto Parreira ile ya ş adı ğ ı di- siplin sorunları nedeniyle kadro dı ş ı bırakılan Romario, millî takımı tele- vizyondan izlemek zorunda kala- caktı. Ancak Brezilya, tarihinde ilk kez bir Dünya Kupası dı ş ında kalma korkusuyla yüzle ş ti ğ inde, halk ve medya tek bir isimüzerinde birle ş ti. Elemelerin son ve en kritikmaçı olan Uruguay kar ş ıla ş ması önce- sinde, adeta bir halk kahramanı gibi kampa ça ğ rılan yıldız golcü, “Ne olaca ğ ını biliyorum, Uruguay’ı bitirece ğ im” diyerek tarihe geçen o özgüvenli çıkı ş ını yaptı. Maracana Stadı’nda attı ğ ı iki golle ülkesini ipten alan Romario, o gün Brezil- ya’da halk kahramanı mertebesine ula ş tı. 1994 Dünya Kupası ise Brezilyalı forvetin bir orkestra ş efi gibi yönet- ti ğ i bir serüvendi. Jose Roberto Bebeto ile kurdu ğ u telepatik ba ğ , futbol tarihinin en ikonik ikililerin- den birini do ğ urdu. Turnuva boyunca attı ğ ı 5 golle takımını sırtlayan Sambacı yıldız, özellikle Hollanda maçındaki bebek sallama kutlamasıyla futbolun duygusal ta- 93 Barcelona’nın iki büyük yıldızı Romario ve Stoichkov... Brezilya 1994 Dünya Kupası’nın finalini İ talya ile oynamı ş ve seri penaltılarla kazanıp 24 yıl sonra yeni bir zafer elde etmi ş ti. O turnuvada be ş gol kaydeden Romario, ‘Altın Top’la ödüllendirilmi ş ti....

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==