TamSaha 254. Sayı / Ocak 2026

BÜCÜR DEV Romário Copacabana’nın kumlarında ve ceza sahasının dar alanlarında ömrünü geçiren bir deha. Jacarezinho’nun tozundan 1994’te dünya futbolunun zirvesine, 1000 golün pe ş indeki çocuksu inadından Brezilya Senato kürsüsüne uzanan benzersiz hikâyenin mimarı… irçok futbol efsanesinin hikâ- yesi, aslında bir reddedilme ya da “görülmeme” mevzuuyla ba ş lar. Romario De Souza Faria’nın hi- kâyesi de bir ma ğ duriyetten çok, sistemin kibrine çarpılmı ş bir meydan okuma. 29 Ocak 1966’da do ğ du ğ u Rio de Janeiro’nun o kendine has kaosuyla mâlul Jacarezinho favelasında hayatın sert yüzüyle erkenden tanı ş an Brezilyalı için futbol, bir oyunun ötesinde, beton sahaların otuzar ki ş ilikmahalle maçlarında hayatta kalma mücadelesiydi. Dü ş ük a ğ ırlıkmerkezi ve tıknaz bacakları, henüz bir çocukken fizik yasalarına kafa tutan birer biyolojik avantaja dönü ş mü ş tü. 13 ya ş ında Olaria’nın tozlu saha- larında parladı ğ ında, herkes etkileyici yetene ğ i görü- yor ama kimse o ufak tefek çocuktan bir dünya yıldızı çıka- ca ğ ına ihtimal vermiyordu. Hatta kentin devi Vasco da Gama, de- neme idmanlarının ardından onu “profesyonel oyunun sertli ğ i için fazla küçük” bularak kapının önüne koydu. Romario’nun bu kibre cevabı, futbol tarihinin en “küstah” ama haklı motivasyon kaynaklarından biri olacaktı: “Seni a ş a ğ ılayacak bir pislik bul ve bu a ş a ğ ılanmayı hırsının ya- kıtı yap.” Genç golcü dedi ğ ini de yaptı. Bir genç takımmaçında Vasco da Gama a ğ larına bıraktı ğ ı dört gol, sadece bir skor de ğ il, bir intikamdı. “Tepenin Devleri” hatasını anladı ğ ında takvimler 1981’i gösteriyordu ve o artık kulübün en kıymetli yıldız adayıydı. 1988 Seul Olimpiyatları, Romario isminin kıtalararası bir tescile dönü ş tü ğ ü ilk büyük sahneydi. Sovyetler Birli ğ i ş ampiyonlu ğ a uzanırken futbol dünyası asıl büyülenmeyi Brezil- ya’nın o gizemli golcüsüyle ya ş ıyordu. Romário, turnuvayı 6maçta attı ğ ı 7 golle kral olarak tamamlamı ş tı. Ancak onu özel kılan sadece tabelayı de ğ i ş tir- mesi de ğ il, ceza sahasındaki o alı ş ılmadık yırtıcılı ğ ıydı. Bu per- formansın hemen ardından PSV Eindhoven, Avrupa’nın yolunu gözleyen bu genç deha için ham- lesini yaptı. Hollanda ekibi o yaz sadece bir forvet de ğ il, kulüp tarihinin çehresini de ğ i ş tirecek 1.67’lik bir “gol makinesi” trans- fer etmi ş ti. 1988 yazında PSV Eindhoven’ın kapısından içeri giren Brezilyalı forvet, sadece bir yetenek de ğ il, kulü- bün altın ça ğ ı- nın en önemli parçasıydı. O dönemGuus Hiddink yöneti- mindeki Hollanda ekibi, Avrupa Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanmı ş , rü ş tünü ispatlamı ş bir devdi. Ancak Romario ile bu disiplinli yapı, öngörülemez bir hücumgücü kazandı. Sıra dı ş ı santrfor, Hollanda’da geçirdi ğ i süre boyunca rakip savunmaların korkulu rüyası hâline gelirken üst üste üç kez (1989, 1990, 1991) gol kralı olmayı ba ş ardı. PSV Eindhoven forma- sıyla üç Hollanda ligi ş ampiyon- lu ğ u (1989, 1991, 1992) ve üç Hollanda Kupası kazanan “Bücür”, takımını Avrupa sahne- sinde de ta ş ımaya devam etti. Özellikle 1989-1990 Ş ampiyon 90 Olcay Deniz Çilingir B 91 PSV’de üç lig, üç kupa ş ampiyonlu ğ u ve üç de gol krallı ğ ı ya ş amı ş tı...

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==