TamSaha 254. Sayı / Ocak 2026

102 103 yan bir genç olan Roberto bu yakla- ş ımdan hiç memnun kalmamı ş tı. Gerçekten be ğ enilmi ş olsaydı hem as takımda oynatılaca ğ ını hemde imzası için herhangi bir ertelemeye gidilme- yece ğ ini dü ş ünmekteydi. Dolayısıyla antrenörün kendisini be ğ enmedi ğ i ve kibarca reddetti ğ i sonucuna ula ş mı ş ve tesisleri öfkeyle terk etmi ş ti. Bu geli ş menin ardındansa Sao Paulo futbolunun en önemli rekabetinin ta- rafları olan Corinthians ve Palmeiras bu kez Roberto’yu altyapılarına katma mücadelesinde kar ş ı kar ş ıya geliyor- lardı. Roberto’nun oynadı ğ ı Indiano kulübünde yöneticilik yapmakta olan Paulo Laguna, aynı zamanda Corinthi- ans’ta da yöneticiydi. Laguna, Corint- hians’ın amatör futbol sorumlusu Joao Cerino’yu, Indiano’nun bir maçında Roberto’yu izlemesi için davet etmi ş ti. Cerino da Roberto’nun yeteneklerine hayran kalmı ş tı. Bu noktada Laguna, Cerino’ya “Çok da heveslenme çünkü çocuk Palmeiras taraftarı” dese de Ce- rino hemen Roberto’nun yanına gide- rek ona kulüplerine gelmesini teklif etmi ş , Palmeiras’a kızgınlı ğ ı henüz geçmemi ş olan Roberto da ona sezon bitti ğ inde gelece ğ ine dair söz vermi ş ti. Verdi ğ i söz üzerine Corinthians’a gitti Sezonun bitimine do ğ ru Banespa, bir futsal ş ampiyonası finalinde Palmei- ras’la kar ş ıla ş tı ğ ındaysa Roberto maçı adeta tek ba ş ına Banespa’ya kazandı- racak bir oyun ortaya koymu ş tu. Maçı tribünden izleyen Mario Travaglini’yse son düdü ğ ün ardından bir kez daha Roberto’nun yanına giderek ondan özür dilemeye çalı ş mı ş tı ama Roberto’nun cevabı çok netti: “Corinthians’a gidece ğ im, onlara vermi ş oldu ğ umbir söz var.” Böylece Roberto, 17 ya ş ındayken Corinthians altyapısının yolunu tut- mu ş tu. Yakla ş ık iki yıl sonraysa siyah- beyazlıların teknik direktörü Osvaldo Brandao onu A takımkadrosuna dâhil edecekti. Roberto Rivellino, kulüple ilk profesyonel sözle ş mesini de A takıma alınmasının ardından imzalamı ş tı. Ancak Corinthians her ne kadar Brezilya futbolunun en önemli kulüp- lerinden biri olsa da o dönem siyah- beyazlıların Rivellino için do ğ ru adres oldu ğ unu söylemek pek de gerçekçi de ğ ildi. Ülkede Peleli Santos fırtınası esmekteydi ve hemulusal ölçekli ş ampiyonalarda hemde Sao Paulo Eyalet Ligi’nde genellikle Santos ipi en önde gö ğ üslüyor, onlara kar ş ıysa zaman zaman Palmeiras kafa tutabili- yordu. Bu nedenle Rivellino, kulüpler düzeyinde yetenekleri do ğ rultusunda hak etti ğ i ba ş arıları bir türlü kazana- mayacaktı. NitekimRivellino’nun Corinthians forması altında ilkmaçına 14 Ş ubat 1965’te, Vasco da Gama kar ş ısında çıktı ğ ı ve 3-1 galip geldi ğ i sezonun sonunda Corinthians, Sao Paulo Eyalet Ligi’ni Santos ve Palmeiras’ın ardından üçüncü sırada tamamlıyordu. Rivellino ise bu ilk sezonunda ligde dört gol kaydetmi ş ti. Ertesi sezondaysa Corinthians son altı sezonda be ş ş am- piyonlu ğ u olan Peleli Santos’u geçtiyse de ezeli rakibi Palmeiras’ın dört puan gerisinde, ikinci sırada kalıyordu. Buna ra ğ men Rivellino, attı ğ ı 12 golle siyah-beyazlıların en golcü ikinci oyuncusu olmu ş ve ligin en çok parla- yan genç oyuncularının ba ş ında gelmeyi ba ş armı ş tı. Corinthians’da ş ampiyonluklara uzak kaldı Ligde bundan sonraki üç sezondaysa Santos yeniden zirvede bir hegemonya kuracak ve ş ampiyonlukları kimseye bırakmayacaktı. Corinthians ise bu se- zonlarda birer ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük alabilmi ş ti. Rivellino ise artık takımın en büyük yıldızıydı ve forvet oynamamasına ra ğ men kulüp- teki ilk be ş sezonunda Eyalet Ligi’nde 41 gole imzasını atmı ş tı. Rivellino, millî formayla da ilk kez bu dönemde tanı ş ıyordu. Sarı formayı ilk kez, Brezilya’nın Sao Paulo’da Macaristan BMillî Takımı’na kar ş ı oynadı ğ ı bir gayriresmî hazırlık maçında giydi ğ inde tarihler 21 Kasım 1965’i göstermekteydi. Brezilya maçı 5-3 kazanmı ş ve Rivellino, yakın gele- cekte millî takım için ne denli önemli bir seçenek olaca ğ ını ispatlayan güzel bir oyun sergilemi ş ti. Rivellino’nun Corinthians’ta ya ş adı ğ ı yegâne ş ampiyonluksa 1966 yılındaki Rio-Sao Paulo Turnuvası’nda gelmi ş ti. Ülke futbolunun en önemli iki merkezi olan Rio de Janeiro ve Sao Paulo Eya- letlerinin liglerini ilk be ş te bitiren 10 takımın tek devreli lig usulüne göre kar ş ıla ş ması esasına dayalı turnuvada Corinthians biraz tuhaf bir biçimde de olsa ş ampiyon olmu ş tu. Tuhaf diyoruz zira bumini-ligi Corinthians, Santos, Botafogo ve Vasco da Gama 11’er pu- anla bitirmi ş ti. Averaj hesabı yoktu. Normal ş artlar altında dört takım kendi aralarında bir grup olu ş turup yine tek devreli lig usulüne göre kar ş ıla ş acaklardı fakat Brezilya Millî Takımı’nın 1966 Dünya Kupası hazır- lıkları a ş amasında olması nedeniyle takvimde buna uygun bir yer yoktu. Bunun üzerine de Brezilya Futbol Federasyonu dört takımı da ş ampiyon ilân ederek i ş in içinden çıkma yoluna gitmi ş ti. Rivellino’nunmillî takıma kalıcı dönü- ş üyse 1968 yazında olacaktı. 9 Haziran 1968’de Brezilya’nın 2-0 kazandı ğ ı Uruguaymaçında yeniden sarı for- mayla sahadaki yerini alan genç yıldız, bundan iki hafta sonra Polonya’ya kar ş ı çıktı ğ ı ve 6-3 kazandıkları maç- taysa iki kez fileleri havalandırarak millî takımdaki ilk gollerini kaydedi- yordu. Dünya Karması maçında Ya ş in’i avladı 6 Kasım 1968’deyse Brezilya, o dönem en çok önemsenenmaçlardan birinde, Dünya Karması kar ş ısında önemli bir sınava çıkıyordu. Kar ş ılarındaki on birde Lev Ya ş in, Franz Beckenba- uer, Albert Ş esternyev, Silvio Marzo- lini, Wolfgang Overath, Amancio Amaro ve Florian Albert gibi büyük yıldızlar vardı. Rivellino, kar ş ıla ş manın 20’nci dakikasında takımının ilk go- lünü kaydederken Brezilya mücadele- den 2-1’lik galibiyetle ayrılmı ş ve genç oyuncu böylece dünya çapında bir yıldıza dönü ş me potansiyeli oldu ğ unu da göstermi ş ti. Bunun tamamen gerçekle ş mesiyse yakla ş ık bir buçuk sene sonraki 1970 Dünya Kupası’nda mümkün olacaktı. Brezilya, 1958 ve 1962 Dünya Kupala- rında üst üste iki ş ampiyonluk elde ederken ba ş ta genç Pele olmak üzere Garrincha, Didi, Mario Zagallo ve Nilton Santos gibi yıldızlarıyla izleyenlere parmak ısırtmı ş tı. Ancak Brezilya, 1966 Dünya Kupası’na gelindi ğ inde, biraz da dönemin ş artları gere ğ i fazla müsamaha gösterilen anti-futbolun kurbanı olmu ş ve yıldızlarının deyim yerindeyse dayak yemekten beter hâle geldi ğ i turnuvaya ilk turda ş ok bir biçimde veda etmek zorunda kalmı ş tı. Bu hayal kırıklı ğ ı sonrasında Brezilya- lılar 1970 Dünya Kupası’nı çok daha büyük bir motivasyonla beklemeye ba ş lamı ş lardı ve millî takımları belki de eskisinden de güçlü bir biçimde geri dönmek üzereydi. Pele dördüncü kez Dünya Kupası’nda boy gösterecekti ama henüz 29 ya ş ındaydı ve futbol kariyerinin belki de en olgun dönemini ya ş ıyordu. Dört yıl önce millî takım kadrosunda yer alan genç yıldız aday- ları Tostao ve Jairzinho da artık gerçek birer yıldıza dönü ş mü ş lerdi. Forvet arkasında veya sol kanatta görev yapan Rivellino ise o bölgede Zagal- lo’nun bo ş lu ğ unu doldurmakla kalma- mı ş , birçok ki ş iye göre Brezilya futbolunun gördü ğ ü enmüthi ş solak olma yolunda ilerlemekteydi. Meksika’da “Atomik Vuru ş ” lakabını aldı Brezilya, Meksika’nın ev sahipli ğ indeki turnuvanın ilk turunda son ş ampiyon İ ngiltere’nin yanı sıra Çekoslovakya ve Romanya’ya rakip olmu ş tu. Sambacı- ların ilkmaçları da 3 Haziran’da, Çe- koslovakya’ya kar ş ıydı. Mücadelenin henüz 11’inci dakikasında Çekoslovak- ların Ladislav Petras ile bir gol bularak 1-0 öne geçmeleriyse akıllara sekiz sene önceki Dünya Kupası finalini getirmi ş ti. Zira iki ekip Ş ili’deki 1962 Dünya Kupası finalinde de kar ş ı kar- ş ıya geldiklerinde Çekoslovakya 1-0 öne geçmi ş fakat sonrasında Brezilya sahadan 3-1 galip ayrılan taraf ol- mu ş tu. NitekimBrezilyalılar bumaçta da geriye dü ş tükten sonra bir bakıma uyanacaklardı. 24’üncü dakikaya ge- lindi ğ inde de Pele’nin yarımyuvarlak içerisinde dü ş ürülmesi üzerine Brezilya bir frikik kazanıyordu. Topun ba ş ına geçen Rivellino’nun imza vuru ş larından birini yaparak a ğ ları sarsmasıyla da skora denge geliyordu. Bu golle birlikte Meksika’da Rivelli- no’ya “patada atomica” yani “atomik vuru ş ” lakabı da takılmı ş tı ve kendisi bundan sonraki kariyerinde, özellikle de İ spanyolca konu ş ulan ülkelerde bu lakapla anılacaktı. İ lk yarısı 1-1’lik e ş itlikle geride kalan kar ş ıla ş mada ikinci devreye geçildi- ğ indeyse Brezilya, 59 ve 61’inci daki- Brezilya Millî Takımı, 1970’te Meksika’da düzenlenen Dünya Kupası’nda finalde İ talya’yı 4-1 yenerek üçüncü ş ampiyonlu ğ unu kazanmı ş ve Jules Rimet Kupası’nın ebedi sahibi olmu ş tu. Soldan sa ğ a ayaktakiler: Carlos Alberto, Brito, Piazza, Felix, Clodoaldo, Everaldo. Oturanlar: Jairzinho, Rivelino, Tostao, Pele, Paulo Cesar Lima.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==