TamSaha 254. Sayı / Ocak 2026

Futbol dünyasının gördü ğ ü teknik kapasitesi en yüksek, ş utları da en korkutucu oyuncularından biriydi. Tarihin en iyi Dünya Kupası takımı olarak kabul edilen 1970 Brezilyasının da ba ş lıca yıldızlarındandı. Pos bıyı ğ ıyla da ayrıca me ş hur olan efsanevî futbolcu Rivellino bu ay 80 ya ş ını geride bırakıyor. POS BIYIK RAKET AYAK D ünyanın en sıra dı ş ı yeteneklerine sahip futbolcularının en çok çıktı ğ ı ülkenin Brezilya oldu ğ unu söylemek herhalde abartı olmayacaktır. Pele, Garrincha, Didi, Zico, Socrates, Ro- mario, Ronaldo ve Ronaldinho gibi top cambazları hep bu topraklardan yeti ş mi ş tir. Tabiî gelmi ş geçmi ş en yetenekli Brezilyalı oyuncular sayı- lırken bu isimlerin yanında zikredil- mesi elzembir ki ş i daha var, o da 1970’teki efsanevî kadronun da yıldızlarından olan Rivellino. Brezilya futbolunun çıkardı ğ ı belki de en süper solak olarak da kabul edilen Rivellino, genellikle ofansif orta saha, zaman zaman da sol açık olarak oynayan, milimetrik pasları, bazuka gibi ş utları, en dar alanlarda bile her türlü çalımı atabilecek muazzam tekni ğ i ile izleyenleri mest eden bir futbol üstadıydı. Roberto Rivellino’nun hayat hikâye- siyse 1 Ocak 1946’da, Sao Paulo’nun Aclimaçao semtinde, Bras Cubas Caddesi üzerinde yer alan 371 nu- maralı küçük, mütevazî bir evde ba ş lamı ş tı. Roberto’nun dedesi Bi- aggio bir İ talyan’dı. 1872’de İ talya’nın güneyinde yer alan Molise bölge- sinde do ğ mu ş , 1895’te, kendisinden bir ya ş küçük olan e ş i Libera ile yine burada evlenmi ş , 1899’daysa daha iyi ekonomik fırsatlara ula ş abilmek için Brezilya’ya göç etmi ş ti. Çiftin be ş çocu ğ undan son üçü Brezilya’da do ğ arken bunların en küçü ğ ü ko- numundaki 1918 do ğ umlu Nicolino, gelecekte Roberto Rivellino’nun babası olacaktı. Roberto’nun annesi Olanda’nın ailesiyse Brezilya’ya Portekiz’den göçmü ş tü. Gençlik yıllarında Sao Paulo’da tanı ş an Nicolino ile Olanda’nın evlilik törenleriyse 6 Temmuz 1940 tarihinde, yine bu ş ehirde yapılmı ş tı. Bu evlilikten ilk önce büyük o ğ ulları Abilio, daha sonra da kızları Wilma dünyaya gelmi ş ti. 1946’da do ğ an Roberto ise evin en küçü ğ üydü. Baba Nicolino, tavuk ve yumurta Roberto Rivellino Onur Erdem 100 101 yeti ş tiricisi olarak çalı ş maktaydı. Annesi Olan- da’ysa ev hanımıydı. Roberto’dan yakla ş ık 26 ay büyük olan a ğ abeyi Abilio, Roberto’nun küçük ya ş ta futbola merak salmasının belki de ba ş lıca müsebbibiydi. Zira a ğ abey ile karde ş in birlikte yapmaktan en çok ho ş landıkları akti- vite, sokakta top pe ş inde ko ş maktı. İ lkokul ça- ğ ına geldiklerinde, Roberto’nun yeteneklerinin Abilio’nunkinden fersah fersah ötede bir nok- taya gelmesi de onun gelecekte çok özel bir futbolcu olaca ğ ının belki de ilk sinyaliydi. İ lk idolleri Zizinho ve Didi’ydi Rivellino ailesinin evinde bir televizyon bulun- mamaktaydı. Zaten 1950’lerde Brezilya’da zenginler hâricinde hiçbir ailenin evinde televizyon yoktu. Roberto da fırsat buldukça radyodanmaçları dinlemekteydi. Spikerlerin anlatımlarına göre onu en çok etkileyen futbolcularsa Zizinho ve Didi’ydi. Yine de küçük Roberto’nun hayallerinde günün birinde Zizinho veya Didi gibi olmak yoktu. Onun tek istedi ğ i, vaktinin ço ğ unu arka bahçelerinde ya da sokaklarda top oynayarak geçirmekti. Baba Nicolino, İ talyan kökenli oldu ğ u için, ş ehrin İ talyan göçmenleri tarafından kurulan kulübü Palmeiras’ın taraftarıydı. Buna ra ğ men Nicolino, çocuklarının futbolcu olmak gibi bir hayalin pe ş inde ko ş malarını ger- çekçi bulmamaktaydı. Bu yüzden özellikle o ğ ullarını, küçük ya ş tan itibaren tavuk çiftli- ğ indeki i ş lere alı ş tırmaya çalı ş mı ş tı. Yumurta toplamak, kümes temizlemek, hatta tavuklara i ğ ne yapılırken babalarına yardım etmek, Abi- lio ve Roberto’nun daha ilkokula ba ş lamadan ö ğ rendikleri vazifelerdi. Ancak günün birinde iki karde ş arka bahçede oynarken Rober- to’nun çekti ğ i sert bir ş utta top kümesin kapı- sını kırmı ş , tavuklar etrafa kaçı ş mı ş tı. Bu kaza sonrasında Nicolino’nun tavrı da muhtemelen biraz daha sertle ş mi ş ti. Her ne kadar Nicolino o ğ ullarının futbolculuk pe ş inde ko ş masına hevesli de ğ ildiyse de Roberto’nun yetenekleri, küçük çocu ğ u bu yola girmeye bir anlamda mecbur kılacaktı. Roberto 10 ya ş ındayken bir futsal kulübü olan Esporte Clube Banespa’nın binasının yakınla- rında futbol oynamaktayken kulübün bir çalı- ş anı tarafından görülmü ş ve hemen kulübe davet edilmi ş ti. Roberto, bundan sonraki yak- la ş ık altı senesini de bu kulüpte geçirecekti. Futsalın onun top tekni ğ inin ve dar alandaki çalımbecerisinin daha da geli ş mesine büyük katkısı olacaktı. Futsal oynarken dikkatleri çekti Birkaç sene sonra Roberto Banespa’daki futsalın yanı sıra Indiano adlı bir kulüpte de normal futbol oynamaya ba ş lamı ş tı. Günün bi- rinde, Banespa’nın Palmeiras’a kar ş ı oynadı ğ ı bir futsal maçındaysa Roberto, bir Palmeiras yöneticisinin dikkatini çekecekti. Söz konusu yönetici, Roberto hakkında yanında oturan adama dönerek “Bu çocuk çok yetenekli, sa- hada da parkedeki gibi iyi oynayabiliyor mu?” diye sormu ş tu. Tesadüfe bakın ki soruyu sor- du ğ u adam, Roberto’nun babası Nicolino’ydu. Nicolino bunun üzerine “O benimo ğ lumve sa- hada da çok iyi oynar” cevabını vermi ş , bunun üzerine de Roberto, Palmeiras altyapısında deneme antrenmanlarına ça ğ rılmı ş tı. İ ki dene- menin ardından Roberto üçüncü denemeye gitti ğ indeyse antrenörü Mario Travaglini ona, kendisini ba ş tan as takımla oynatmayaca ğ ını çünkü takımı pazar günü Sao Paulo’ya kar ş ı oynayacakları gençler ş ampiyonası finaline hazırlaması gerekti ğ ini söylemi ş , oynanan hazırlıkmaçının son 15-20 dakikasındaysa Roberto’yu asların kar ş ısındaki yedek takımda sahaya sürmü ş tü. Travaglini, maçtan sonraysa Roberto’ya çok çok yetenekli ve özel bir oyuncu oldu ğ unu ancak final nedeniyle onun imza i ş lerini henüz yeti ş tiremeyeceklerini ve ertesi hafta bir daha gelmesini söyleyecekti. Ne var ki deyimyerindeyse kanı kayna-

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==