TamSaha 253. Sayı / Aralık 2025
Küllerden kurulan takım Felâketten iki ay sonra Zambiya, yalnızca kaybını konu ş an bir ülke de ğ ildi; aynı zamanda büyük bir kararın e ş i ğ indeydi. Dünya Kupası elemeleri devam ediyordu. Afrika Uluslar Kupası finalleri ufukta beli- riyordu. Federasyon ya ülke futbo- lunu bir süreli ğ ine askıya alacak ya da kaybedilen jenerasyonun bırak- tı ğ ı hikâyeyi, yeni isimlerle sürdür- meye çalı ş acaktı. Devlet Ba ş kanı Frederick Chiluba, ikinci yolu seçti. “Onlar için oynamaya devam etme- liyiz” diyordu. Bu cümlenin saha içinde ne anlama gelece ğ ini ise henüz kimse bilmiyordu. Kısa süre içinde Danimarka Futbol Federasyonu üzerinden ilginç bir ba ğ lantı kuruldu. Danimarka’da Odense BK ile lig ve kupa ş ampi- yonlu ğ u ya ş amı ş , Avrupa kupala- rında deneyimkazanmı ş Roald Poulsen’e ula ş ıldı. Ona, dünyada benzeri az görülmü ş bir görev teklif edildi; altı haftada yeni bir millî takımkurmak. Poulsen, teklifin a ğ ırlı ğ ını ilk anda hissetti. Hayatını kaybeden takımın görüntülerini izledi, Libreville’den gelen raporları okudu, Lusaka’dan gelen telefonla- rın ardındaki sesi duymaya çalı ş tı. Sonunda kararını verdi: “Evet.” Çok geçmeden Lusaka’da bir seçme kampı düzenlendi. Yerel ligde oyna- yan futbolcular, genç yetenekler, hayatında millî takımkampının ka- pısından içeri adım atmamı ş isimler bir araya geldi. 16 oyuncu, iki yerli antrenör ve bir fizyoterapistten olu ş an yeni bir kafile olu ş turuldu; bu grup Danimarka’ya götürüldü. Birço ğ u hayatında ilk kez Afrika dı ş ına çıkıyordu. Kopenhag’ın serin havası, uzun gündüzleri, beyaz ge- celeri; Avrupa ş ehirlerinin sakin temposu, Zambiya’da alı ş tıkları gürültülü ve eksik altyapılardan çok farklıydı. Antrenman sahasına ilk çıktıklarında Poulsen’in zihnin- den geçen cümle ş uydu: “Burada önce özgüveni, sonra takti ğ i in ş a etmeliyiz.” Oyuncular birbirlerini tanımıyordu. Ço ğ u, kazada kaybedilen jeneras- yonun hikâyesiyle büyümü ş ama onlarla aynı sahayı payla ş amamı ş isimlerdi. “Onların formasını giy- mek” cümlesi, Danimarka kampı- nın görünmez taktik tahtasında duran ilk not oldu. Sabah antren- manları çift tempo ile geçerken ak ş amları daha çok konu ş ma ve tanı ş ma seanslarına dönü ş tü. Poul- sen, oyuncularını ş ehirde gezdiri- yor, onlara “dünyanın ba ş ka yerlerinde hayatın nasıl akabildi- ğ ini” gösteriyordu. Zambiya’da ormanlık alanda ko ş arken aslan tehlikesi olabilece ğ ine inanan bazı oyunculara, burada böyle bir risk olmadı ğ ını anlatmak bile, onların sıradan bir insan gibi güvende his- setmesini sa ğ lıyordu. Bu yeni takımın gerçek anlamda nefes alması ise Kalusha Bwal- ya’nın kampa katılmasıyla oldu. Hollanda’da ya ş adı ğ ı ş oku hâlâ üzerinden atamamı ş , memleketine gidip cenaze törenlerinde insanlarla birlikte a ğ lamı ş , ş imdi de yeniden sahaya dönmek zorunda kalmı ş tı. Artık sadece yıldız forvet de ğ il, bir ülkenin yas tutan kaptanıydı. Bwalya, Danimarka kampındaki ilk hazırlıkmaçını izledi ğ inde takımın teknik seviyesinden çok duygu- suna odaklandı: “Bu çocuklar sa- dece futbol oynamak için de ğ il, bir ş eyi onarmak için buradalar” diye dü ş ündü. Takıma katılmasıyla bir- likte saha içi liderlik, soyunma oda- sındaki güven ve ülkeye verilen söz daha somut hâle geldi. Artık hedef yalnızca maç kazanmak de ğ ildi; Libreville’de yarımkalan hikâyeyi tamamlamaya çalı ş maktı. Ve o büyük sınav, felâketten sadece 67 gün sonra geldi. 4 Temmuz 1993’te Lusaka’daki ulusal stadyum yine doluydu. Bu kez tabutlar de ğ il, yeni bir ba ş langıcın umudu sahaya çıkacaktı. Dünya Kupası elemele- rinde rakip Fas’tı. Tribünlerde, kazada hayatını kaybeden oyuncu- ların aileleri, omuzlarında onların foto ğ raflarını ta ş ıyan çocuklar, elle- rinde “Chipolopolo” yazılı bayraklar vardı. Maçın 10’uncu dakikasında Fas öne geçti ğ inde stadyuma a ğ ır bir sessizlik çöktü. Sanki herkes aynı anda 28 Nisan gecesini hatırla- mı ş , aynı anda o uçak enkazının önünde durmu ş tu. Ama bu kez hikâye ba ş ka bir yöne do ğ ru aka- caktı. Kalusha Bwalya, kariyerinin en unutulmaz frikiklerinden birini o gün attı. Top, kö ş eye do ğ ru kıvrı- lırken tribünlerde bir çı ğ lık yük- seldi, saha kenarında Poulsen’in yüzünde hem ş a ş kınlık hemde derin bir rahatlama belirdi. Bir süre sonra Johnson Bwalya’nın golü geldi, Zambiya 2-1 kazandı. Poulsen, yıllar sonra o günü anlatırken “Hayatımda bu kadar duygulu bir maç görmedim” diyecekti. 116 O gün Zambiya yalnızca bir maçı de ğ il, yeniden aya ğ a kalkabilece- ğ ine dair inancını kazandı. Altı haf- tada kurulan bir takım, dünya futbol tarihine geçecek bir dirili ş e imza at- mı ş tı. Yeni Zambiya, Dünya Kupası elemelerinde Senegal’e kar ş ı aldı ğ ı galibiyet ve beraberlikle yarı ş ta kal- mayı sürdürdü. Ancak Ekim 1993’te Fas deplasmanında 1-0’lık tartı ş - malı bir yenilgi, Dünya Kupası biletini ellerinden aldı. 1994 Afrika Uluslar Kupası’nda, İ n- giliz teknik adam Ian Porterfield yö- netiminde turnuvanın en etkileyici hikâyesini yazdılar. Kısa süre önce tüm takımını yitirmi ş bir ülke, Tu- nus’ta finale kadar yürüdü. Orta sa- hanın dinamizmi, genç oyuncuların cesareti, Bwalya’nın liderli ğ i… Hepsi, kaybedilen jenerasyonun hatırasını sahada yeniden canlandırıyordu. Finalde rakip, Afrika’nın yükselen devi Nijerya’ydı. Zambiya erken öne geçti ama Emmanuel Amunike’nin golleriyle Nijerya kupayı aldı; Zam- biya ise ikinci kez Afrika ikincisi olarak sahadan ayrıldı. Kupayı alamamı ş lardı, Dünya Kupa- sı’nı da kaçırmı ş lardı; ama Zambiya artık kendini, kaybeden bir ülke de ğ il, aya ğ a kalkmayı ba ş aran bir hikâye olarak görüyordu. 1993’teki felâket, bir ulusun futbol kimli ğ ini yeniden tanımlamı ş tı: Dü ş en ama kalkmaktan vazgeçmeyen bir takım. Libreville’de tamamlanan hikâye Takvimler 2012’yi gösterdi ğ inde Zambiya Millî Takımı, kâ ğ ıt üzerinde Afrika’nın favori ekiplerinden biri de ğ ildi. Kadroda Didier Drogba, Yaya Touré ya da Samuel Eto’o gibi dünya çapında yıldızlar yoktu. Takımın büyük bölümü Güney Afrika, Kongo ve Zambiya liglerinde oynayan, Avrupa’da orta seviye kulüplerde forma giyen isimlerden olu ş uyordu. Yine de 2012 Afrika Uluslar Kupa- sı’nın ev sahipli ğ ini Gabon ve Ekva- tor Ginesi’nin birlikte üstlendi ğ i Zambiya, kazadan 1 yıl sonra Nijerya ile Afrika Kupası finali oynamı ş tı... Zambiyalı oyuncular, Gabon sahiline bıraktıkları karanfillerle 19 yıl önce kaybettikleri jenerasyona, “Sizi unutmadık, ş imdi sizin için oynayaca ğ ız” diyordu. Lusaka’daki Kahramanlar Mezarlı ğ ı 117
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==