TamSaha 253. Sayı / Aralık 2025
Kayıp takımınmirası 115 8 Nisan 1993 sabahı Gabon kıyı- larında güne ş yükselirken gök- yüzünde önce birkaç siyah spor çantası görüldü. Libreville açıkla- rında balıkçılar denizin üzerinde sürüklenen e ş yaları fark etti, sahil güvenlik enkaz parçalarının pe ş ine dü ş tü, helikopterler sahilin üzerinde asılı kaldı. Çok geçmeden gerçek ortaya çıktı; Zambiya Millî Takımı’nı Dakar’a, 1994 Dünya Kupası elemelerin- deki Senegal maçına götüren, Zambiya Hava Kuvvetleri’ne ait DHC-5D Bu ff alo tipi askerî uçak, Libreville’in birkaç yüz metre açı ğ ında okyanusa dü ş mü ş tü. Uçakta bulunan 30 ki ş inin hiçbiri kurtulamadı; aralarında 18millî futbolcu, teknik heyet, federas- yon görevlileri ve mürettebat vardı. Okyanus, yalnızca bir uça ğ ı de ğ il, Afrika futbolunun en par- lak takımlarından birini yut- mu ş tu. Zambiya, ilk kez Dünya Kupası’na gidebilece ğ ine inandı ğ ı bir dönemde, bir gecede hem ta- kımını hemde hayalini kaybetti. Binlerce kilometre ötede, Hollan- da’nın Eindhoven kentinde ba ş ka bir sabah ya ş anıyordu. PSV’li for- vet Kalusha Bwalya antrenman için hazırlanırken evin sabit tele- 2 Zambiya Millî Takımı 1993’te Libreville açıklarında bir uçak kazasında yok olan Zambiya’nın altın jenerasyonu, ülkesine sadece bir yas de ğ il, nesiller boyu sürecek bir ilhambıraktı. Yıllar sonra aynı sahilde kaldırılan Afrika Kupası, kaybedilen takımınmirasının hiç sönmedi ğ ini dünyaya gösterdi. Olcay Deniz Çilingir fonu çaldı. O yıllarda bir Afrikalı fut- bolcu için cep telefonu hâlâ lükstü. Ahizenin ucunda Zambiya Futbol Federasyonu’ndan bir görevli vardı. İ lk cümle, o günün tonunu belirledi: “Kalu, uçu ş unu ertelemen gereki- yor… Bir kaza oldu.” Birkaç dakika içinde televizyonu açtı ğ ında, BBC ekranında Zambiya bayra ğ ının yarıya inmi ş hâlini gördü ve spikerin ş u cümlesini duydu: “Senegal’e giden Zambiya Millî Takımı uça ğ ı Libreville açıklarında dü ş tü. Kurtulan yok.” 1988 Seul Olimpiyatları’nda İ talya’ya attı ğ ı üç golle adını dünyaya duyuran, aynı yıl Afrika’da “Yılın Futbolcusu” se- çilen Kalusha Bwalya, çocukluk ve birlikte büyüdü ğ ü takım arkada ş la- rının artık hayatta olmadı ğ ını o an ö ğ rendi. Johnson Bwalya ve Char- les Musonda gibi Avrupa’da oyna- yan bazı isimler de kafileye ayrı yollardan katılmayı planladıkları için hayatta kalmı ş lardı. Bu kayıp, sıradan bir spor felâketi de ğ ildi. Zambiya, bakır madenlerine dayalı ekonomisinin çöktü ğ ü, bakır fiyatlarının dü ş mesiyle ülke gelirle- rinin yarı yarıya azaldı ğ ı, Ba ş kan Frederick Chiluba’nın kemer sıkma politikaları ve ola ğ anüstü hâl ka- rarlarıyla toplumsal gerilimin arttı ğ ı bir dönemden geçiyordu. Halkın nefes alabildi ğ i, gurur duyabildi ğ i az sayıda ortak hikâye vardı; millî takım onlardan biriydi. Takımın lakabı Chipolopolo’ydu: “Bakır Kur ş unlar.” Agresif, hızlı, hü- cumcu bir futbol oynuyor; iç sahada yıllara yayılan yenilmezlik serisiyle ülkeninmoralini ayakta tutuyordu. Kısa süre önce Mauritius’u 3-0 yen- mi ş , genç forvet Kelvin Mutale’nin attı ğ ı üç gol tümkıtanın dikkatini çekmi ş ti. Afrika futbol kamuoyu onları “kıtanın en heyecan verici takımlarından biri” diye anıyordu. Felâketin gölgesinde en çok konu- ş ulan isimlerden biri, yıllarını Zambiya futboluna adamı ş Godfrey “Ucar” Chitalu’ydu. 1970’lerde attı ğ ı sayısız golle taraftarın gözünde ef- sanele ş en Chitalu, kazadan sadece be ş ay önce millî takımın teknik direktörlü ğ üne getirilmi ş ti. Derby Makinka, WisdomChansa, Eston Mulenga gibi oyuncuların üstüne kurdu ğ u kadro, ülke tarihinin en yetenekli jenerasyonlarından biriydi. Mauritius kar ş ısındaki üç gollü galibiyet, bu takımı yalnızca puan cetvelinde de ğ il, insanların hayal gücünde de yukarı ta ş ımı ş tı. Ama 28 Nisan gecesi, Libreville semalarında ya ş ananlar, bu hikâ- yenin seyrini sonsuza kadar de ğ i ş tirdi. Kaza raporlarına göre DHC-5D Buf- falo, Dakar’a ula ş abilmek için uzun menzili olmadı ğ ı için üç kez yakıt ikmâli yapmak zorundaydı: Brazza- ville, Libreville ve Abidjan. Uçak zaten yorgundu; aylarca hangarda beklemi ş , kısa süre önce yapılan teknik kontrollerde motorlarla ilgili sorunlar kayda geçmi ş ti. Buna ra ğ - men ekonomik kriz, federasyonu ba ş ka seçenek bırakmayacak kadar sıkı ş tırmı ş tı; tarifeli uçak bi- leti alacak bütçe yoktu. Libreville’de ikinci ikmâlin ardından kalkı ş tan kısa süre sonra sol motorda arıza meydana geldi. Pilot, alarmveren motoru kapatmak yerine, hatalı uyarı ı ş ıkları ve yorgunlu ğ un da etkisiyle sa ğ motoru devre dı ş ı bıraktı. Büyük gövdeli Bu ff alo, tümgücünü kaybetmi ş hâlde bir- kaç dakika daha havada kalabildi, sonra Atlantik Okyanusu’na çakıldı. Lusaka’ya ula ş tırılan haberden sonra ülke, tarihte az görülen bir cenaze törenine sahne oldu. 2 Mayıs 1993’te Ba ğ ımsızlık Stadyumu’nda düzenlenen törende, tribünlerin resmî kapasitesi olan 35 bin ki ş ilik alan birkaç saat içinde doldu; dı ş a- rıda on binlerce ki ş i stadyumun demir parmaklıklarına tutunarak töreni izlemeye çalı ş tı. Tabutlar tek tek sahaya dizildi, ülke yöneticileri, aileler, takım arkada ş ları ve taraf- tarlar, “Chipolopolo” ş arkısını göz- ya ş larıyla söyledi. Stadyumun yan tarafındaki geni ş alan, o günden sonra “Kahramanlar Mezarlı ğ ı” adını aldı. Ekonomik krizle bo ğ u- ş an, siyasal baskılarla yorgun dü ş en bir ülke, kendi çocuklarının hemhayalini hemde hayatını yitirmi ş ti. 114 Kalusha Bwalya Godfrey Ucar Chitalu
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==