TamSaha 253. Sayı / Aralık 2025
açıklanınca, Zambiya’da farklı bir duygu dalgası olu ş tu. Çünkü kaza- nın ya ş andı ğ ı Libreville, artık yal- nızca bir harita noktası de ğ il, ülkenin hafızasında hiç kapanma- yan bir yaraydı. Teknik direktör Hervé Renard, turnuva yakla ş ırken “Bu çocuklar sadece kendileri için oynamayacak” diyordu. Kalusha Bwalya ise bu kez saha kenarında de ğ il, federasyon ba ş kanı olarak takımın yanındaydı. Henüz kura çe- kimi yapılmadan, Zambiya kafilesi için ba ş ka hiçbir ülkenin ya ş aya- mayaca ğ ı bir ihtimal belirmi ş ti; turnuvayı, kaybettikleri takımın dü ş tü ğ ü sahile çok yakın bir yerde bitirmek. Turnuva boyunca Zambiya, büyük favoriler arasında sayılmadı ama her maçta direnci, kolektif oyunu ve vazgeçmeyen karakteriyle öne çıktı. Renard’ın takımı grup a ş ama- sını geçip eleme turlarında daha güçlü görünen rakipleri eledi ğ inde, ülke içinde tek bir cümle giderek daha yüksek sesle söyleniyordu: “Bu, 1993 takımının turnuvası olabilir.” Ve final günü geldi ğ inde, tarih Zam- biya’ya benzersiz bir sahne hazırla- mı ş tı. Final, Libreville’deki Stade d’Amitié’de oynanacaktı. Stadın bu- lundu ğ u Angondjé bölgesi, kazanın ya ş andı ğ ı Libreville kıyısına sadece birkaç kilometre mesafedeydi. Zambiya kafilesi Gabon’a iner inmez, Hervé Renard ilk talimatını verdi: “Önce plaja gidiyoruz.” Sabahın erken saatlerinde oyuncu- lar, teknik heyet ve federasyon yetkilileri, Sablière Plajı’na yürüdü. 1993’te siyah spor çantalarının, formalı bedenlerin dalgalarla kıyıya vurdu ğ u sahilin hemen yakınında durdular. Yanlarında çiçekler, ellerinde Zambiya bayrakları vardı. Bwalya, o gün plajda ayakta dur- makta zorlandı. Yıllar önce aynı sahile, arkada ş larının bedenlerini almak için gelmi ş ti. Ş imdi aynı denizin önünde, ülkesine yeni bir sayfa açma ihtimaliyle duruyordu. Çiçekler suya bırakılırken kaptan Chris Katongo ve takım arkada ş ları sessizce dua etti. Bu tören, ya ş ayan takım ile kaybedilen takımın sem- bolik bulu ş masıydı. Zambiya, 19 yıl önce kaybetti ğ i jenerasyona, “Sizi unutmadık, ş imdi sizin için oynaya- ca ğ ız” diyordu. Finalde rakip, Afrika’nın o dönem en göz kama ş tıran kadrosuna sahip Fildi ş i Sahili’ydi. Didier Drogba, Yaya ve Kolo Touré karde ş ler, Gervinho, Salomon Kalou… Kadro, Avrupa’nın en büyük kulüplerinde oynayan yıl- dızlarla doluydu. Turnuva boyunca gol yememi ş lerdi ve turnuvanın en büyük favorisi olarak görülüyor- lardı. Ama Zambiya sahaya çıktı- ğ ında, formalarının a ğ ırlı ğ ı ba ş kaydı. Katongomaçtan önce soyunma odasında arkada ş larına döndü ve “Artık sadece kendimiz için de ğ il, 1993’te burada can veren- ler için oynuyoruz” dedi. Maç ba ş ladı ğ ında senaryo kâ ğ ıt üzerindeki güç dengesini yansıtmı- yordu. Fildi ş i Sahili daha çok topa sahip oluyor, ama Zambiya organize savunması, kaleci Kennedy Mwee- ne’nin so ğ ukkanlılı ğ ı ve orta saha- daki disiplinli oyunu sayesinde oyunda kalıyordu. Renard, kenarda beyaz gömle ğ iyle ko ş uyor, her ikili mücadelede sanki kendisi sahaya giriyormu ş gibi tepki veriyordu. Finalin en kritik anı, ikinci yarıda geldi. Fildi ş i Sahili penaltı kazandı- ğ ında topun ba ş ına Didier Drogba geçti. Chelsea formasıyla Avru- pa’nın en korkulan santrforlarından biriydi, tamda kariyerinin zirvesin- deydi. Ancak topu üstten dı ş arı gönderdi. Libreville’deki stadın üs- 118 119 tüne kısa bir sessizlik çöktü; ardın- dan Zambiya tribünlerinden büyük bir derin nefes sesi yükseldi. Uzatmalar, Zambiya’nın bitmeyen mücadelesi ve Fildi ş i Sahili’nin artan sinir harbiyle geçti. 120 da- kika sonunda skor hâlâ 0-0’dı; kupanın kaderi penaltılara kalmı ş tı. Penaltı atı ş ları, finalin dramatik tonunu daha da yükseltti. Her iki takım ilk yedi penaltıyı da gole çe- virdi; Zambiya adına kale arkasında “Mweene de atar” diye bekleyen ta- raftarlar, kalecilerinin topu filelerle bulu ş turmasına tanık oldu. Sonra denge bozuldu. Kolo Touré kaçırdı, Zambiya avantajı eline aldı. Ancak hemen ardından Rainford Kalaba topu üstten dı ş arı gönde- rince hikâye bir kez daha dü ğ üm- lendi. Sıradaki Fildi ş ili Gervinho, topun altına fazla girdi; vuru ş u auta savruldu. Artık sahne Stoppila Sun- zu’nundu. Zambiya’nın savunma- daki sava ş çısı, en önemli vuru ş için orta yuvarlaktan penaltı noktasına do ğ ru yürürken ba ş ını kaldırıp kısa bir dua etti. Aya ğ ı vuru ş sırasında hafifçe kaydı ama top kö ş eyi buldu. Mweene bir kö ş ede dizlerinin üze- rine çökerken Renard sahanın içine do ğ ru ko ş tu; Zambiya yedek kulü- besi sahaya doldu. Libreville sema- larında bu kez bir uçak sesi de ğ il, ye ş il formaların sevinç çı ğ lı ğ ı yankılanıyordu. Zambiya tarihinin ilk Afrika ş ampi- yonlu ğ u, 1993’te aynı ş ehirde kay- bedilen takımın hatırasıyla iç içe geçmi ş ti. Dünya futbolu, belki de tarihin en güçlü sembolik finaline tanıklık ediyordu. Bir ülke, en bü- yük kupasını, en büyük acısının ya ş andı ğ ı yerde kazanıyordu. Kupa seremonisinde oyuncular kupayı kaldırırken, eller havaya de ğ il gök- teki arkada ş larına uzanıyor gibiydi. Renard, soyunma odasında yaptı ğ ı konu ş mada, “Bu zafer o uçakta olan herkes içindi” dedi. Kimsenin itirazı yoktu; çünkü o gece Libreville’de kupayı kaldıran takım, sahada 11 ki ş i de ğ il, 1993’te yarımkalan hikâyeyle birlikte oynayan 29 ruhtu. Zambiya’nın 1993’te kaybetti ğ i takım, ülkesine yalnızca bir yas bı- rakmadı. Onların yoklu ğ u, sonraki ku ş aklara bir görev gibi miras kaldı: Yarıda kalan hikâyeyi tamamla- mak. 1994’te final oynayan, 2012’de Libreville’de kupayı kaldıran her Zambiya takımı, formasını giydi ğ i anda o mirasın a ğ ırlı ğ ını omuzla- rında hissetti. Bugün Lusaka’daki Kahramanlar Mezarlı ğ ı’nda rüzgâr a ğ açların ara- sında dola ş ırkenmezar ta ş larının üstünde yalnızca isimve do ğ um ta- rihi yazmıyor; Zambiya’nın futbolla kurdu ğ u ba ğ ın en çarpıcı satırları da orada duruyor. Libreville’deki Sablière Plajı’nda dalgalar kıyıya vurdukça, 1993’te kaybedilen takı- mın ve 2012’de kupayı kaldıran kadronun hikâyeleri birbirine karı- ş ıyor. Zambiya’yı Afrika Kupası tarihinin “sürpriz ş ampiyonu” ba ş lı ğ ıyla anabilirdik. Ama Zambiya için o ba ş lı ğ ın arkasında çok daha derin bir anlamvar. 1993’te gökyüzünde kaybolan takım, ülkenin hafızasında aslında hiç kaybolmadı. Onlar, kayıp bir takım olarak anılmaktan çok, son- raki ku ş aklara ı ş ık tutan bir miras bıraktı. Ve bumiras, Libreville kıyı- larında, kupayla tamamlanan bir hikâyeye dönü ş tü. Zambiya hâlen Dünya Kupası’na katılma ba ş arısı gösteremedi ancak “Bakır Kur ş un- lar” yarımkalan hikâyeyi de mutlaka tamamlayacaklardır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==