TFF
ANA SAYFA
TFF
MİLLİ TAKIMLAR
LİGLER
KUPALAR
FGD
BİLGİ BANKASI
 
 

UEFA Uluslar Ligi'ndeki rakiplerimizi tanıyalım

24.01.2018
UEFA Uluslar Ligindeki rakiplerimizi tanıyalım
A Milli Takımımızın UEFA Uluslar Ligi B Ligi 2. Grup'ta eşleştiği İsveç ve Rusya, Avrupa'nın önemli futbol ülkeleri olarak dikkat çekiyor:

İSVEÇ: Kuzeyin en güçlüsü

İstikrar hayatın her dalında önemli olduğu gibi futbolun da önemli unsurlarından birisi. Günübirlik başarılar pek çok kişiyi tatmin etse bile başarı sürekli olduğu zaman daha anlamlı olur. Meseleyi kazanmak ya da kaybetmenin ötesine taşıyan futbol ülkelerinin istikrarlı bir çizgide yürümeleri de bir rastlantı değil. İsveç belki bu ülkelerin başını çeken bir futbol ülkesi. Her zaman zorlu bir rakip, dünya futboluna sürekli yıldızlar armağan eden bir ülke.

Özellikle Bosman kuralları sonrası dönemde kulüp takımları bazında büyük yara alan İsveç futbolu bu açıdan eski güzel günleri arasa da Avrupa'nın üst düzey liglerinde forma giyen yıldız oyuncuları milli takımı başarıdan başarıya koşturuyor. Belki bir İspanya, Brezilya, Arjantin, İtalya veya Fransa ayarında değiller ama bu ülkelerin ardından gelenlerin başını İsveç çekiyor.

İsveç futbolu 1870'li yıllarda jimnastik kulüplerinde oynanmaya başlayarak yaygınlaştı. Futbol dünyanın her yerine nasıl İngiltere ve İskoçya'dan yayıldıysa, İsveç'e de bu ülkelerden geldi. İlk kulüpler Göteborg, Stockholm ve Visby kentlerinde kurulurken, ilk uluslararası kulüp müsabakası 1890'da, evrensel kurallarla ilk futbol karşılaşması ise 1892'de oynandı.

İsveç'in ilk federasyonu 1895'te kuruldu ve lig ilk kez 1896'da organize edildi. Bu şampiyonayı Orgyte IS kazandı. Bu turnuva, ulusal lig olan Allsvenskan 1925'te oynanana kadar devam etti. Günümüz İsveç futbolunda 3 bin 300 kulüp ve 32 bin 700 takım yer alıyor ve yaklaşık 1 milyon lisanslı oyuncu var. Fakat milli takım oyuncularının hemen hemen hepsi futbol yaşantılarını Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde sürdürüyor. Son iki resmi maçında İsveç kadrosuna çağırılan toplam 22 futbolcunun sadece ikisi ülke takımlarında forma giyiyor.

İsveç Millî Takımı ilk resmi maçını komşusu Norveç'le oynamış ve 11-3 gibi farklı bir skorla sahadan galip ayrılmıştı. Millî takımın aldığı en farklı sonuçlardan birisi olan bu skor, 1927 yılında Letonya ve 1948 yılında ise Güney Kore maçlarında elde edilen 12-0'lık galibiyetlerle aşıldı. İsveç Millî Takımı'nın en farklı mağlubiyeti ise İngiltere Amatör Millî Takımı'na karşı 1908 yılında uğranılan 12-1'lik yenilgidir.

Şimdi İsveç'in Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası platformunda neler yaptığına yakından bakalım. 1930'da Uruguay'da düzenlenen ilk Dünya Kupası'na pek çok Avrupalı gibi onlar da katılmadı. 1934'te ise ilk turda Arjantin'i 3-2 yenip çıktıkları çeyrek finalde Almanya'ya 2-1 yenilerek elendiler. 1938'de Fransa'da düzenlenen kupada ise oldukça şanslıydılar. Almanya'nın ilhak ettiği Avusturya turnuvaya katılmadığı için ilk turu maç yapmadan geçtiler, çeyrek finalde ise Küba'yı 8-0'la bozguna uğrattılar. Yarı finalde ise bozgun sırası onlardaydı. Macaristan'a 5-1 yenilerek final şansını kaybettikten sonra üçüncülük maçında da Brezilya'ya 4-2 kaybettiler. Kısacası iki yenilgi, bir galibiyetle dünya dördüncüsü unvanını kazandılar.

Savaş yıllarının ardından 1948 Olimpiyat Oyunları'nda altın madalya kazandılar. Wembley Stadı'nda oynanan finalde Yugoslavya'yı 3-1 mağlup etmeyi başarmışlardı. 1948 Olimpiyatlarının altın madalyalı takımıyla katıldıkları Brezilya'daki 1950 Dünya Kupası'nda da üçüncü oldular. İtalya, Paraguay ve Hindistan'la aynı grupta yer almışlardı ancak Hindistan turnuvaya katılmadı. İtalya'yı 2-1 yenip 2-0 öne geçtikleri maçta Paraguay'la 2-2 berabere kalarak grubu ilk sırada tamamladılar. Dört grup birincisinin yer aldığı puan usulüyle oynanan final grubunda ise Brezilya'ya 7-1, Uruguay'a 3-2 yenildikten sonra İspanya'yı 3-1 mağlup ederek dünya üçüncülüğünü elde ettiler.

1954 Dünya Kupası'na katılamayan İsveç, 1958'de ise ev sahibi olarak boy gösterdi. Bu turnuvada profesyonel oyuncularla sahadaydılar. Grupta Meksika'yı 3-0, 1954'ün finalisti Macaristan'ı 2-1 yenip Galler'le de golsüz berabere kalıp birinci oldular. Çeyrek finalde Sovyetleri 2-1'le, yarı finalde de Federal Almanya'yı 3-1'le geçerek finale çıktılar. Dünya Kupası'na uzanmalarına bir adım kalmıştı ancak Pele ve arkadaşları karşısında tutunamadılar. 5-2'lik skor Brezilya'nın kupayı aldığına, İsveç'in ikincilikte kaldığına işaret ediyordu.

1962 ve 1966 Dünya Kupası finallerine katılamayan İsveç, Meksika 1970'te İtalya, Uruguay, İsrail'le birlikte yer aldığı grupta İtalya'ya 1-0 yenilip İsrail'le 1-1 berabere kaldıktan sonra Uruguay'ı 1-0 yense de averajla Latin Amerikalıların arkasında kalıp elendi.

1974 Almanya'da da İsveç'in gruptaki rakipleri Hollanda, Bulgaristan ve bir kez daha Uruguay'dı. Bulgaristan ve Hollanda'yla golsüz berabere kaldıktan sonra Uruguay'ı 3-0 yenen İskandinavlar, ikinci sırada yer alıp bir üst tura çıktı. Bu defa gruptaki rakipleri Federal Almanya, Polonya ve Yugoslavya'ydı. Polonya'ya 1-0, Almanya'ya 4-2 yenilip yarı final şansını kaybettikten sonra Yugoslavya'yı 2-1 yenmeleri onlara sadece prestij sağladı.

Arjantin 1978'e Brezilya'yla 1-1 berabere kalarak iyi sayılacak bir başlangıç yapsalar da Avusturya ve İspanya'ya aynı skorla 1-0 yenilip gruptan çıkamadılar. 1982 ve 1986 Dünya Kupalarına katılamayan İsveç, İtalya 90'da ise sıfır çekti. Brezilya, İskoçya ve Kosta Rika'ya aynı skorla 2-1 yenilip elendiler.

İlginçtir, Dünya Kupası'nın gediklisi İsveç'in Avrupa Şampiyonası finallerine ilk katılışı ancak ev sahipliği sayesinde olabildi. Euro 1992'yi ülkelerinde düzenlediler ve Danimarka, Fransa, İngiltere ile birlikte yer aldıkları zorlu gruptan 1-1'lik Fransa beraberliği, 1-0'lık Danimarka ve 2-1'lik İngiltere galibiyeti ile ilk sırada çıktılar. Tarihlerinin ikinci altın neslini yakaladıkları Thomas Ravelli, Roland Nilsson, Patrik Andersson, Joachim Björklund , Klas Ingesson, Jonas Thern, Stefan Schwarz, Anders Limpar, Tomas Brolin, Kennet Andersson, Martin Dahlin'li kadrolarıyla çıktıkları yarı finalde Almanya'ya 3-2 yenilerek yolda kaldılar. Ancak o kadro İsveç'i 1994 Dünya Kupası'nda bir kez daha üçüncülüğe taşıyacaktı.

ABD 94'teki ilk maçlarında Kamerun'la 2-2 berabere kaldıktan sonra Rusya'yı 3-1 yenip, 1-1 berabere kaldıkları Brezilya ile birlikte gruptan çıkmayı başardılar. 1992'deki kadrolarına Henrik Larsson, Hakan Mild, Jesper Blomqvist gibi önemli oyuncular eklenmişti. İkinci turda Suudi Arabistan'ı 3-1'le geçtikten sonra çeyrek finalde 2-2 sona eren maçın ardından Romanya'yı da penaltılarda 5-4'lük skorla saf dışı bıraktılar. Yarı finalde Brezilya'ya 1-0 kaybedip finali kaçırmalarının ardından üçüncülük maçında Bulgaristan'ı 4-0'la ezerek dünya üçüncüsü unvanını aldılar. Kennet Anderson 5, Martin Dahlin 4 golle parlarken, Tomas Brolin de turnuvanın altın karmasında yer almıştı.

Ancak 1996 Avrupa Şampiyonası ve 1998 Dünya Kupası finallerine katılamadılar. 2000 Avrupa Şampiyonası'ndan itibaren ise 2010 Dünya Kupası finallerine kadar hiçbir büyük organizasyonu kaçırmadılar. 2000, 2008 ve 2012 Avrupa Şampiyonası finallerinde gruptan çıkamasalar da EURO 2004'te çeyrek final oynadılar. Portekiz'deki turnuvaya 5-0'lık Bulgaristan galibiyetiyle başlayıp İtalya ile 1-1, Danimarka ile 2-2 berabere kalarak gruptan lider çıktılar. Ancak golsüz biten Hollanda maçının ardından seri penaltılarda 5-4 kaybetmek çeyrek finalin ardından evlerine dönmelerine yol açtı.

Aynı dönemde 2002 ve 2006 Dünya Kupalarına katılıp gruptan çıksalar da son 16 turundan ötesini göremediler. 2010 ve 2014 Dünya Kupası'nın elemelerinden çıkıp finallere gidemediler.

EURO 2016 elemelerinde Avusturya ve Rusya'nın ardından gruplarını üçüncü sırada bitirip play-off'ta Danimarka'ya üstünlük sağlayarak finallere katıldılar. Ancak İtalya, Belçika ve İrlanda Cumhuriyeti ile paylaştıkları grupta sadece İrlanda ile berabere kalıp 1 puan çıkartarak büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar ve son sırada kalarak elendiler.

2018 Dünya Kupası elemeleri ise İsveç adına oldukça parlak geçti. Fransa, Hollanda, Bulgaristan, Lüksemburg ve Belarus'la birlikte yer aldıkları grubu Hollanda'nın önünde ikinci sırada bitirip play-off oynayana hakkına elde ettiler. 10 maçtı 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 yenilgiyle ikinci sırada tamamladıkları grup aşamasının ardından play-off'ta İtalya gibi bir devi 1-0 ve 0-0'lık skorlarla elemeyi bildiler.

İsveç Millî Takımı'nı 2016 yılından bu yana Janne Andersson çalıştırıyor. İsveç Millî Takımı'nın en fazla forma giyen oyuncusu 148 maçla Anders Svensson, en fazla gol atan oyuncusu ise 69 golle Zlatan Ibrahimovic. Kuzey temsilcisi, maçlarını Solna'daki Friend Arena'da oynuyor.

Her dönemde dünya futboluna önemli yıldızlar armağan eden İsveç futbolunun önemli oyuncuları olarak bir çırpıda Kennet Andersson, Patrik Andersson, Jesper Blomqvist, Tomas Brolin, Martin Dahlin, Gunnar Gren, Kurt Hamrin, Glenn Hysen, Zlatan Ibrahimovic, Henrik Larsson, Nils Liedholm, Anders Limpar, Fredrik Ljungberg, Roland Nilsson, Gunnar Nordahl, Thomas Ravelli, Glenn Strömberg, Jonas Thern ve Per Zetterberg'in isimleri sayılabilir.

İsveç ile 10 kez karşılaştık

Türkiye ile İsveç, A Milli Takımlar düzeyinde bugüne kadar toplam 10 kez karşı karşıya geldi.

Ay-Yıldızlılarımız 4 galibiyet alırken, rakip takım 2 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 4 maç ise berabere bitti. Türkiye'nin 12 golüne İsveç, 11 golle karşılık verdi.

İki takım, son kez 24 Mart 2016 tarihinde özel maçta Antalya'da karşılaşmış ve Millilerimiz sahadan 2-1 galip ayrılmıştı.

Türkiye ile İsveç arasındaki A Milli Maçlar:

Tarih

Ev Sahibi Takım

Misafir Takım

Organizasyon

24.03.2016

Türkiye

2-1

İsveç

Özel Maç

05.03.2014

Türkiye

2-1

İsveç

Özel Maç

06.02.2008

Türkiye

0-0

İsveç

Özel Maç

05.09.2001

Türkiye

1-2

İsveç

Dünya Şampiyonası 2002 Grup Eleme

07.10.2000

İsveç

1-1

Türkiye

Dünya Şampiyonası 2002 Grup Eleme

15.06.2000

İsveç

0-0

Türkiye

Avrupa Şampiyonası 2000 Finalleri

15.11.1995

İsveç

2-2

Türkiye

Avrupa Şampiyonası 1996 Grup Eleme

29.03.1995

Türkiye

2-1

İsveç

Avrupa Şampiyonası 1996 Grup Eleme

14.11.1951

Türkiye

1-0

İsveç

Özel Maç

10.06.1951

İsveç

3-1

Türkiye

Özel Maç



RUSYA: Dört finali, bir şampiyonluğu var

Bugünün Rusya Millî Takımı, tıpkı ülkesi gibi Sovyetler Birliği Millî Takımı'nın da mirasçısı kabul ediliyor. Her ne kadar Sovyetler Birliği Millî Takımı'nın içinden SSCB'nin dağılmasının ardından 15 farklı takım çıksa, hatta SSCB Millî Takımı'nın en fazla forma giyip en çok gol atan oyuncusu Ukraynalı Oleg Blokhin olsa da Rusya'nın mirasçılığı tartışılmıyor.

Sovyetler Birliği Millî Takımı'nın uluslararası futbol sahnesine çıkışı ise 16 Kasım 1924. SSCB'nin tarihteki ilk maçında rakibi ise Türkiye. O gün Moskova'da Millî Takımımızı 3-0 yenerek başlangıç yapan Sovyetler Birliği'nin tarih sahnesinden çekilip yerini Rusya'ya bıraktığı son maç ise 13 Kasım 1991'de Larnaka'da oynandı. SSCB, o maçta da Kıbrıs Rum Kesimi'ni tıpkı başlangıçta olduğu gibi 3-0 yendi. En farklı galibiyetlerini 16 Eylül 1955'te evinde Hindistan'ı 11-1 ve 15 Ağustos 1957'de deplasmanda Finlandiya'yı 10-0 yenerek elde eden Sovyetler Birliği, en farklı yenilgisine ise 22 Ekim 1958'de Londra'da 5-0 kaybettiği İngiltere karşısında uğradı. SSCB'nin dağılmasının ardından bir süre Bağımsız Devletler Topluluğu adıyla yoluna devam eden Rusya Millî Takımı ise ilk maçını 16 Ağustos 1992'de Meksika'ya karşı oynadı ve 2-0 kazandı. Bu maçta tıpkı eskiden olduğu gibi Rusya dışında diğer Sovyetlerin oyuncuları da BDT takımında yer almıştı.

Kulüpler bazında Rus takımları eski adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası, yeni adıyla Şampiyonlar Ligi'nde ya da Kupa Galipleri Kupası'nda şampiyonluk göremedi. Sovyetler Birliği adına 1975 ve 1986'da Dinamo Kiev, 1981'de de Dinamo Tiflis Kupa Galipleri Kupası'nı kazandı ancak birincisi Ukrayna, ikincisi ise Gürcistan takımıydı. Ruslar ise Avrupa kupalarındaki ilk zaferlerini 2005 yılında UEFA Kupası'nı kazanan CSKA Moskova ile elde etti. 2008'de ise Fatih Tekke'nin de formasını giydiği Zenit St. Petersburg aynı başarıyı bir kez daha tekrarladı. Zenit'in o dönemdeki hocası ise bugün Fenerbahçe'nin başında bulunan Hollandalı Dick Advocaat'tı.

Şimdi SSCB ve Rusya'nın büyük turnuvalarda neler yaptığına bir göz atalım. SSCB, 1930'dan 1958'e kadar olan Dünya Kupası organizasyonlarına katılmadı. İlk olarak 1958 Dünya Kupası'nda yer aldılar. İki yıl önce 1956 Melbourne Olimpiyatlarında altın madalya kazanmışlar ve herkesin dikkatini üzerlerinde toplamışlardı. İsveç'teki finallerde Brezilya, İngiltere ve Avusturya ile paylaştıkları grupta İngiltere ile 2-2 berabere kalıp Avusturya'yı 2-0 yendikten sonra Brezilya'ya 2-0 yenildiler ve 5 puanla lider olan sambacıların ardından İngiltere ile birlikte 3'er puan ve eşit averajla ikinci sırayı aldılar. Dünya Kupası finallerindeki ilk gollerini, Avusturya maçının 13'üncü dakikasında Nikita Simonyan kaydetmişti. İngiltere ile oynadıkları play-off maçını Ilyin'in golüyle 1-0 kazanıp çıktıkları çeyrek finalde ev sahibi İsveç'e 2-0 yenilip elendiler.

Ancak Sovyet futbolu o yıllarda altın çağını yaşıyordu ve 1960'ta ilk kez düzenlenen Avrupa Şampiyonası finallerinde zirveye çıkmayı başaracaklardı. Elemelerde Macaristan gibi bir devi saf dışı bırakarak Fransa'daki finallere gelmişlerdi. O dönemde finaller dört takımla oynanıyordu. Yarı finalde Çekoslovakya'yı Valentin İvanov'un iki, Viktor Ponedelnik'in de bir golüyle 3-0 yenerek finale yükseldiler. Finaldeki rakipleri Yugoslavya ile kıran kırana bir maç oynadılar. Yugoslavlar 43'te Galiç'le öne geçmiş, Sovyetler 49'da Slava Metreveli ile karşılık verince maç uzatmalara gitmişti. 113'te Ponedelnik'in attığı gol, Sovyetlere tarihinin en büyük başarısını, Avrupa Şampiyonluğu olarak getirecekti.

1962 Dünya Kupası'nda ev sahibi Şili'ye çeyrek finalde elenen Sovyetler Birliği, 1964 Avrupa Şampiyonası'nda bir kez daha final oynadı. İspanya'daki finallere yine dört takım gelmişti. Sovyetler, Danimarka karşısında adeta şov yaparak Valery Voronin, Viktor Ponedelnik ve Valentin İvanov'un golleriyle 3-0 kazandı ve finale çıktı. Finaldeki rakip ise ev sahibi İspanya'ydı. 6'ncı dakikada Pereda'dan yedikleri gole 8'inci dakikada Galimzyan Khusainov'la cevap verseler de 84'te Marcelino'nun golüne engel olamayıp 2-1 kaybedecek ve üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olma fırsatını kaçıracaklardı.

1966 Dünya Kupası'nda Sovyetler bu arenadaki en büyük başarısını yarı final oynayarak elde etti. Kuzey Kore, İtalya ve Şili'nin bulunduğu gruptan üç maçlarını da kazanarak ilk sırada çıktılar. Çeyrek finalde Macaristan'ı 2-1'lik skorla saf dışı bıraktılar. Yarı finalde ise Almanya'ya 2-1 yenilerek final şansını kaçırdılar. Üçüncülük maçında ise Portekiz'e yine 2-1 yenildiler.

1968 Avrupa Şampiyonası finallerinde Sovyetler yine sahnedeydi. Yunanistan, Avusturya ve Finlandiya ile eşleştikleri grubu beş galibiyet, bir yenilgiyle ilk sırada tamamlayıp İtalya'da dört takımlı finallerde yer aldılar. Yarı finalde eşleştikleri İtalya ile normal sürede ve uzatmalarda eşitliği bozamadılar ve kura atışında kaybettiler. Üçüncülük maçında ise İngiltere'ye 2-0 kaybedip dördüncülükle yetindiler.

1970 Dünya Kupası finallerine İrlanda Cumhuriyeti ve Millî Takımımızın yer aldığı grubu lider bitirerek giden Sovyetler Birliği, ev sahibi Meksika, Belçika ve El Salvador'un yer aldığı grubu iki galibiyet, bir beraberlikle lider bitirip çıktığı çeyrek finalde Uruguay'a uzatmalarda yediği golle 1-0 kaybederek elendi.

1972 Avrupa Şampiyonası'nda ise Sovyetleri bir kez daha finalde izledik. İspanya, Kuzey İrlanda ve Kıbrıs Rum Kesimi'nin yer aldığı eleme grubunu dört galibiyet, iki beraberlikle ilk sırada tamamlayan Sovyetler, Belçika'da düzenlenen dört takımlı finallerde Macaristan'ı

Anatoly Konkov'un golüyle 1-0 yenip finale yükseldi. Ancak finalde karşılaştıkları Federal Almanya karşısında Gerd Müller'in iki, Herbert Wimmer'in de bir golüne engel olamayınca 3-0 yenilerek bir kez daha ikincilikle yetindiler.

Sovyetlerin 1958'den bu yana büyük turnuvalara aralıksız katılımı 1974 Dünya Kupası'nda diskalifiye olmaları nedeniyle sekteye uğradı. Kurallar gereği SSCB'nin Şili ile play-off oynaması gerekiyordu. Evlerindeki ilk maçta golsüz berabere kaldılar. Agusto Pinochet'nin darbe yaptığı ve devlet başkanı Salvador Allende'nin öldürüldüğü Şili'ye gitmek istemediler ve maçın tarafsız sahada oynanmasını talep ettiler. Bu talepleri FIFA tarafından reddedilince de Şili'ye gitmeme kararı aldılar ve hükmen yenik sayıldıkları için de finallere katılamadılar.

Sonrasında sıkıntılı bir döneme giren SSCB, Avrupa Şampiyonası'nın 1976, 1980 ve 1984 elemelerini geçemedi. 1978 Dünya Kupası'na da katılamadılar. Ancak bu süreçte 1982 Dünya Kupası'nda yer aldılar. Grupta İskoçya ve Yeni Zelanda'yı arkalarında bırakıp Brezilya'nın peşinden ikinci olarak turu geçtiler. İkinci turda ise Polonya ve Belçika ile eşleşmişlerdi. Belçika'yı 1-0 yendiler ama aynı takımı 3-0 mağlup eden Polonya ile golsüz berabere kalınca daha ileri gidemediler.

1986 Dünya Kupası'nda Fransa, Macaristan ve Kanada ile aynı grupta yer aldılar. Macaristan'ı 6-0, Kanada'yı 2-0 yendikleri gruptan Fransa ile 1-1 berabere kalıp ilk sırada çıktılar. Ancak ikinci turdaki unutulmaz maçta Belçika'ya uzatmalarda 4-3 yenilerek elendiler. O maçta Belanov'un 27 ve 70'te attığı gollerle iki kez öne geçmişler ancak Belçika 56'da Scifo ve 77'de Ceulemans'la 2-2'yi bulup maçı uzatmalara taşımıştı. 102'de Demol ve 110'da Claesen'le iki gol daha bulan Belçika skoru 4-2'ye getiriyor, Sovyetlere Belanov'un 111'de penaltıdan attığı gol yetmiyordu.

Ancak Sovyet futbolu artık yeni bir can damarı bulmuş görünüyordu ve 1988 Avrupa Şampiyonası finallerinde bir kez daha şampiyonluğa çok yaklaşacaklardı. Federal Almanya'daki finallere Doğu Almanya, Fransa, İzlanda ve Norveç'in yer aldığı grubu 5 galibiyet, 3 beraberlikle ilk sırada tamamlayarak gittiler. Fransa grupta ancak üçüncü olabilmişti. Hollanda, İrlanda Cumhuriyeti ve İngiltere ile birlikte yer aldıkları çok zorlu grubu da birinci bitirmeyi başardılar. Hollanda'yı 1-0, İngiltere'yi 3-1 yenmiş, İrlanda ile de 1-1 berabere kalmışlardı. Yarı finalde karşılarında İtalya vardı. Zorlu rakiplerini Hennadiy Litovçenko ve Oleh Protasov'un golleriyle 2-0 yenerek finale yükseldiler. Dördüncü kez geldikleri finalde, 1960'tan bu yana süren 28 yıllık Avrupa Şampiyonluğu hasretine son vermek istiyorlardı ve karşılarındaki rakip grup aşamasında mağlup ettikleri Hollanda'ydı. Ancak bu kez de işleri istedikleri gibi gitmeyecek ve Hollanda 32'de Ruud Gullit'in, 54'te ise yıllarca unutulmayacak bir gole imzasını atan Marco van Basten'in sayılarıyla 2-0 kazanıp Sovyetlere o hazzı tattırmayacaktı.

Ve Sovyetler Birliği futbol tarihindeki son sahnesini de 1990 Dünya Kupası'nda alacaktı. Avusturya, Türkiye, Doğu Almanya ve İzlanda'dan oluşan eleme grubunu 11 puanla ilk sırada tamamlayarak gittikleri İtalya'da sanki birliğin sonunun da geldiğini anlatan bir performans göstermişlerdi. Kamerun, Romanya ve Arjantin'le yer aldıkları grupta Romanya ve Arjantin'e 2-0 yenildikten sonra Kamerun'u 4-0'la geçmeleri bir işlerine yaramamış, sonuncu olarak elenmekten kurtulamamışlardı.

1992 Avrupa Şampiyonası'nın finallerinde onları Bağımsız Devletler Topluluğu adı altında izledik. İtalya, Norveç, Macaristan ve Kıbrıs Rum Kesimi'ni geride bırakıp ilk sırayı aldıkları elemeleri Sovyetler Birliği unvanıyla oynamış, İsveç'teki finallere ise BDT olarak gelmişlerdi.

Lâkin Hollanda, Almanya ve İskoçya'nın yer aldığı grupta sadece iki beraberlikle iki puan toplayıp sonuncu oldular ve elendiler. Bundan sonrası için ise artık Rusya dönemi açılmış oldu. 1994 Dünya Kupası finallerine, İzlanda, Macaristan ve Lüksemburg'u geride bıraktıkları grubu Yunanistan'ın ardından ikinci sırada tamamlayarak katıldılar. Ancak ABD'deki finallerde sadece Kamerun'u yenebildiler ve Brezilya ile İsveç'e mağlup olup grup aşamasında turnuvaya veda ettiler.

EURO 96 elemelerinde kolay bir gruba düşmüşlerdi. İskoçya, Yunanistan, Finlandiya, Faroe Adaları ve San Marino'nun önünde İngiltere'ye gitmeleri şaşırtıcı olmadı. Ama finallerde büyük bir hayal kırıklığı daha yaşadılar. Almanya, Çek Cumhuriyeti ve İtalya ile paylaştıkları grupta tek puanlarını 3-3'lük Çek maçında aldılar ve sonuncu sırada kalıp evlerine döndüler.

1998 Dünya Kupası ve EURO 2000 elemelerini geçemeyen Ruslar, 2002 Dünya Kupası'na elemeleri ilk sırada tamamlayarak geldikten sonra yeni bir şokla daha karşılaştı. Japonya, Belçika ve Tunus'un yer aldığı grupta sadece Tunus'u 2-0 yenerek puan alabildiler ve bir kez daha bavullarını erkenden toplamak durumunda kaldılar. Zaten sonrasında 2006 ve 2010 Dünya Kupaları için vize de alamayacaklardı. Ama bu arada 2004, 2008 ve 2012 Avrupa Şampiyonası finallerine katılarak büyük turnuva hasretlerini giderdiler. EURO 2004 elemelerinde kolay bir gruba düşmüşlerdi. İrlanda Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan'ı geride bırakıp İsviçre'nin peşinden Portekiz'in yolunu tuttular. Ama işte o kadar… Portekiz, Yunanistan ve İspanyalı grupta sadece Yunanistan'ı 2-1 yenince sonuncu olup elendiler.

EURO 2008'de ise tıpkı bizim gibi son dönemdeki en büyük başarılarını yakaladılar. İngiltere, İsrail, Makedonya, Estonya ve Andorra'yı arkalarında bıraktıkları eleme grubundan, Hırvatistan'ın peşinden ikinci olarak çıktılar. İspanya, İsveç ve Yunanistan'la paylaştıkları gruba 4-1'lik İspanya yenilgisiyle başlasalar da Yunanistan'ı 1-0, İsveç'i de 2-0 yenerek ikinci sıradan çeyrek finale yükseldiler. Hollanda'dan EURO 88'in hesabını Pavlyuçenko, Torbinsky ve Arşavin'in golleriyle uzatmada 3-1 kazanarak sordular. Ama yarı finalde karşılarında bir kez daha İspanya vardı ve sonunda kupaya uzanacak rakiplerine bu defa da 3-0 kaybetmekten kurtulamadılar.

Ruslar, EURO 2012'ye çok da zor olmayan bir grupta İrlanda, Ermenistan, Slovakya, Makedonya ve Andorra'yı arkasında bırakarak gitti. Ancak Polonya-Ukrayna ortaklığındaki turnuvada umduklarını bulamadılar. Çek Cumhuriyeti, Yunanistan ve Polonya ile paylaştıkları gruba 4-1'lik Çek galibiyetiyle sükseli başlasalar da 1-1'lik Polonya beraberliğinin ardından Yunanistan'a 1-0 kaybedip elendiler. İşin acı tarafı ise 4-1 yendikleri Çeklerin grubu lider bitirmesiydi.

Ruslar, 12 yıllık bir aradan sonra Dünya Kupası'na da 2014'te katıldı. Üstelik eleme grubunda da oldukça başarılı bir performans gösterdiler ve Portekiz, İsrail, Azerbaycan, Kuzey İrlanda ve Lüksemburg'dan oluşan grubu 10 maçta yedi galibiyet, bir beraberlik, iki yenilgiyle 22 puan toplayarak ilk sırada tamamladılar. Ancak finallerde onları yeni bir hayal kırıklığı daha bekliyordu. Belçika, Cezayir, Güney Kore'den oluşan nispeten kolay bir grupta sadece Güney Kore ve Cezayir'le berabere kalarak iki puan toplayabildiler ve yine erkenden evlerine döndüler.

Ruslar son EURO 2016 finallerinde de boy göstermeyi başardı ama sadece o kadar… Avusturya, İsveç, Karadağ, Liechtenstein ve Moldova'dan oluşan gruba Fabio Capello yönetiminde Liechteinstein'ı 4-0 yenerek başladılar ama arkası kötü geldi. Nihayet içerideki Avusturya yenilgisinin ardından takımın başına Leonid Slutski getirildi. Slutski yönetiminde dörtte dört yaparak İsveç'i geride bıraktılar ve Avusturya'nın ardından final biletini aldılar. Ancak Fransa'da onları yine kötü bir son bekliyordu. İngiltere ile son dakikada attıkları golle 1-1 berabere kaldıkları maçtan sonra Slovakya'ya 2-1, Galler'e de 3-0 yenilerek evlerine döndüler. Bu yenilginin ardından Leonid Slutski'nin yerine Stanislav Cherchesov getirildi. Ruslar, evlerinde düzenlenecek 2018 Dünya Kupası finalleri ve Milli Takımımız ile İsveç'le eşleştikleri Avrupa Uluslar Ligi sınavlarını Cherchesov yönetimindeki verecek.

Rusya ile hazırlık maçı oynayacağız

A Milli Takımımızın UEFA Uluslar Ligi B Ligi 2. Grup'ta eşleştiği Rusya ile 5 Haziran 2018 Salı günü deplasmanda bir hazırlık maçı oynayacağız.

Türkiye ile Rusya, SSCB dönemi dahil A Milli Takımlar düzeyinde bugüne kadar toplam 18 kez karşı karşıya geldi.

Ay-Yıldızlılarımız 3 galibiyet alırken, rakip takım 14 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, bir maç ise berabere bitti. Türkiye'nin 8 golüne Rusya, 32 golle karşılık verdi.

İki takım, son kez 31 Ağustos 2016 tarihinde özel maçta Antalya'da karşılaşmış ve 0-0 berabere kalmıştı.

Türkiye ile Rusya arasındaki A Milli Maçlar:

Tarih

Ev Sahibi Takım

Misafir Takım

Organizasyon

31.08.2016

Türkiye

0-0

Rusya

Özel Maç

22.04.1998

Rusya

1-0

Türkiye

Özel Maç

20.04.1994

Türkiye

0-1

Rusya

Özel Maç

15.11.1989

Sovyetler Birliği

2-0

Türkiye

Dünya Şampiyonası 1990 Grup Eleme

10.05.1989

Türkiye

0-1

Sovyetler Birliği

Dünya Şampiyonası 1990 Grup Eleme

06.09.1984

Türkiye

2-1

Sovyetler Birliği

Özel Maç

07.10.1981

Türkiye

0-3

Sovyetler Birliği

Dünya Şampiyonası 1982 Grup Eleme

23.09.1981

Sovyetler Birliği

4-0

Türkiye

Dünya Şampiyonası 1982 Grup Eleme

05.10.1978

Türkiye

0-2

Sovyetler Birliği

Özel Maç

23.11.1975

Türkiye

1-0

Sovyetler Birliği

Avrupa Şampiyonası 1976 Grup Eleme

02.04.1975

Sovyetler Birliği

3-0

Türkiye

Avrupa Şampiyonası 1976 Grup Eleme

16.11.1969

Türkiye

1-3

Sovyetler Birliği

Dünya Şampiyonası 1970 Grup Eleme

15.10.1969

Sovyetler Birliği

3-0

Türkiye

Dünya Şampiyonası 1970 Grup Eleme

16.10.1966

Sovyetler Birliği

0-2

Türkiye

Özel Maç

12.11.1961

Türkiye

1-2

Sovyetler Birliği

Dünya Şampiyonası 1962 Grup Eleme

18.06.1961

Sovyetler Birliği

1-0

Türkiye

Dünya Şampiyonası 1962 Grup Eleme

15.05.1925

Türkiye

1-2

Sovyetler Birliği

Özel Maç

16.11.1924

Sovyetler Birliği

3-0

Türkiye

Özel Maç


 
 
 
 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Federasyonu'na aittir.