Previous Page  42-43 / 150 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 42-43 / 150 Next Page
Page Background

insan… Kampa geldiğim andan iti-

baren benimle yakından ilgilendi.

Doğumyerimi sordu, nasıl bir insan

olduğumu anlamaya çalıştı. Onunla

konuştuk. Birbirimizi tanıdık.

Boşu boşuna imparator demiyorlar

kendisine. Çok büyük bir hoca…

HemAvrupa’da hemTürkiye’de

çok önemli başarıları kazanmış

bir hoca. İnşallah onu daha iyi

tanıyabilirim. Şimdiye kadar

gördüklerimbunlar…

Millî Takımımız, 2018 Dünya

Kupası’na gitmek için savaşıyor.

Son olarak Finlandiya’yı yendik.

Bu galibiyeti sen de yaşadın.

Bu yolculuk senin gözünde nasıl?

Yendikten sonra her zaman hava

iyidir, herkes rahattır. Takımdaha

iyi yerlere gelebilmek için gerçek-

ten çok çalışıyor. İdmanlar olsun,

taktiksel çalışmalar olsun herkes

çok iyi çalışıyor. Bizim takımın bir

ekip olması çok önemli. “Sen ora-

dasın, ben buradayım” gibi bir

durumyok. Arda ağabey benimgibi

çok rahat bir insan. Benimle çok

konuştu. O konuda çok rahat.

Hollanda Millî Takımı’na da gittim

ben. Orada mesafeli herkes…

“Benimbuyumvar, senin şuyun

yok” gibi bir durumvar Hollan-

da’da… Ama biz burada büyük bir

aileyiz. Bizimkültürümüz kesinlikle

çok daha sıcak.

Hollanda U19 ve U20 Millî Takımla-

rında oynadın. Nasıl gelişti olaylar?

Benim için orada oynamak bir

sorun değildi. Çünkü Hollanda’da

top oynuyordum. Ama “Hollanda

mı, Türkiye mi?” sorusunun cevabı

benim için çok basitti. Ben bir

Türküm. Gururla bu bayrağı taşıyo-

rum. Türkmilletinin ne olduğunu,

nasıl bir kültürü olduğunu, nasıl

temiz insanlar olduğunu bütün

dünya biliyor. Ben bir Türkümve

sonsuza kadar böyle kalacağım.

Hollanda Millî Takımı hiçbir zaman

aklımda bile yoktu.

Eskişehir Yeni Stadyumu’nda

Amillî formayla ilk kez sahaya

çıktığın anda neler hissettin?

Bu gerçekten inanılmaz bir duygu.

Şöyle düşünün; futbolculuk adımla-

rını ilk kez attığın anda, yani 5-6

yaşlarındayken sana, “Hangi

formayı giymek istersin?” diye

soruyorlar. Verdiğin tek cevap var:

“Türkiye forması…” Çocukluktan

ergenliğe geçiyorsun, altyapılarda

oynuyorsun, basamakları tırmanı-

yorsun. Sen ilerledikçe etrafındaki

insanlar, ailen, dostların, arkadaşla-

rın hepsi bu hayali kurmaya başlı-

yor. “Deniz Türüç bir gün AMillî

Takım formasını giyecek” diyorlar.

Uzun günlerin, gecelerin, haftaların,

ayların, yılların ardından nihayet bu

büyük hayalime ulaştım. Türk Bay-

rağı için, Türkiye için, vatan için

sahaya çıkmak, ter akıtmak, bir

şeyler yapmaya çalışmak gerçek-

ten çok gurur ve onur verici bir

durum. Şu an bunları size anlatır-

ken bile tüylerimdiken diken

oluyor. Özellikle Eskişehir’deki

muhteşem taraftarın önünde maça

çıkmak, hayatımboyunca unutul-

mayacak bir andı. Nereye baksak

sadece kırmızı-beyaz, ay-yıldız var

ve insanlar hep bir ağızdan “Tür-

kiye” diye haykırıyor. Demin de

söylediğimgibi ben tekmaçlık bir

oyuncu değilim. Bu formaya birçok

kez daha kavuşabilmek için elim-

den gelen her şeyi yapacağım, tüm

gücümü sahada vereceğim. Başta

Fatih TerimHocam olmak üzere

bana inananları mahcup etmemek

için var gücümle çalışacağım.

Kayserispor’a geri dönelim.

Sergen Yalçın, Kayserispor’un

başına geçtiği ilk haftalarda çok

başarılı sonuçlar aldı. Ama sonrası

çok da iyi gelmedi.

Sergen Hoca çok yumuşak ve çok

rahat bir insan. İlkmaçında Fener-

bahçe’yi 4-1 yeniyorsun… Galatasa-

ray’ı deplasmanda yeniyorsun.

Beşiktaş’tan deplasmanda son da-

kikada gol yiyorsun ve berabere

kalıyorsun. Bağırıp çağırarak disip-

lin sağlamaya çalışan hocalardan

değil, çok rahat. İlk geldiğinde bana,

“Orada burada ne yaptığın hiç

önemli değil. İyi futbolcu sahada

kendini gösterir. Bunun dışındaki

hiçbir etken geçerli değil. Sahada

konuşacaksın. Orta sahada 4-5

oyuncu geçmek benim için iş değil.

Benim için önemli olan asist üret-

men, gol atman. Son bölgede riskini

al, onun dışında basit oyna” dedi.

Sergen Hoca geldikten sonra çok

değişik bir Deniz oldum. Beni ka-

nattan forvet arkasına aldı. Onun

sayesinde çok güzel şeyler başar-

dım. Daha çok goller attım, daha

güzel asistler yaptım.

31 Mayıs 2018’e kadar Kayserispor

ile sözleşmen var. Belli ki

hayatındaki her adımı planlı atıyor-

sun. Bundan sonrası için kariyer

planında neler var?

Arda ağabaye söyledim, beni Barce-

lona’ya alsın, bitsin bu iş (gülüyor).

Tabiî ki planlarımvar. Herkesin he-

defi var. Benim ilk hedefimbu

dönemde AMillî Takım’a

seçilmekti, bunu başardım. İkinci en

büyük hedefim, Kayserispor’u ligde

tutmak. Bunu da başaracağız. Kim-

senin şüphesi olmasın. Sezon bit-

tikten sonra ya Avrupa’nın ya da

Türkiye’nin büyük

kulüplerinden birine

transfer olmak istiyo-

rum. Nedenini soracak-

san eğer bunu herkes

sahada görebiliyor. Yarını

elbette düşüneceksin

ama öbür güne bakma-

yacaksın. Çünkü öbür

günü kimse bilemez.

Örnek vermek gerekirse

yarın Benfica’da oynarım,

sakatlanırım; o zaman bir

adımgeri adım atmam

gerekebilir. Şöyle diyebi-

lirdim, “Galatasaray’da

oynamak istiyorum,

sonra Barcelona, sonra

Real Madrid…” Ama ger-

çek hayatta böyle bir

plan dünyası yok! Ger-

çekçi olmak lâzım. İlk he-

defimAMillî Takım’da iyi

maçlar çıkartmak. Sonra

takımımı ligde tutmak,

sonra da transfer olmak.

Bunu benimkulübümde

biliyor, ben de biliyorum.

Dünyada örnek aldığın

oyuncular kimler?

Arda ağabeyi çok seyret-

tim. Galatasaray’dayken

de çok izledim. Stilini çok

beğeniyorum. Onun ya-

nında Iniesta müthiş bir

oyuncu. Top kaybetmez.

Mesut Özil’i örnek alırım.

Ama yine de ben De-

niz’im. Kendimi kimseyle

değişmek istemem. Daha

güzel yerlere de gelirim

inşallah.

Çok yönlü bir oyuncusun

ve farklı mevkilerde oy-

nayabiliyorsun? Sen

kendini en rahat nerede

hissediyorsun?

Forvet arkasında. Çünkü

benim işim orada. Sergen

Hoca geldiği gün beni ka-

natlardan aldı. Bana, “Ka-

natlarda yeteneklerini

kısıtlıyorsun. İstediklerini

yapamıyorsun. Takım

iyiyse sen de iyi oynuyor-

sun, takımkötüyse sen

de kötüsün çünkü az top

geliyor. Orta sahada en

azından ikili mücadeleye

girersin. Sahanın en

önemli yeri orta saha”

dedi. Sahanın kalbi

orası… O yüzden de for-

vet

arkasında kendimi rahat

hissediyorum.

Türkiye’de ikinci sezo-

nun. Kayseri’de nasıl bir

hayatın var?

Ben aile adamıyım. Sü-

rekli ailemle beraberim.

Futboldan sonra ailemle-

yim. Eşimve oğlumla

vakit geçiririm. Futbol-

dan eve, evden futbola

bir hayatımvar. Futbol

hayatımbittikten sonra

gezmek için yeterince

zaman bulurumnasıl

olsa.

Aile hayatı da futboluna

olumlu etki ediyor sanı-

rım…

Kesinlikle… Sonuçta evde

bir huzur var, çocuğun

var. Mutluluk ve sağlık

çok önemli. Kendim için

onu bunu almayı sev-

mem ama ailem için aldı-

ğım zaman çokmutlu

olurum. Kardeşlerim

olsun, oğlumolsun, on-

lara bir şey almak beni

çokmutlu eder…

Hobilerin ve fobilerin

neler?

Hobim futbol… Boş za-

manlarımda da top oynu-

yorum. Top oynayamı-

yorsamPlay Station’da

maç yapıyorum. Ben bir

futbol delisiyim. Futbolu

oynayamıyorsam

izliyorum. Benim için bu

bir hobi, yaşambiçimi.

Bazen de arkadaşlarımla

tenis oynarım. Fobimhiç

yok.

42

43