TamSaha 264. Sayı / Kasım 2026
Guus Hiddink’in uzun kariyerini anlamak için ço ğ u zaman bu tür sahneleri yazmak gerekiyor; çünkü onun en büyük ba ş arıları, kâ ğ ıt üzerinde yapılan hesapları bozdu ğ u anlarda geldi. 1987’de ba ş ladı ğ ı tek- nik direktörlük kariyerinde Avrupa, Asya, Okyanusya ile Kuzey ve Orta Amerika’da, 18 farklı görevde 800’ü a ş kınmaça çıktı. Hollanda’nın küçük bir kasabasından çıkıp Eind- hoven’ı Avrupa’nın zirvesine ta ş ıdı, Seul’de bir ulusun kahramanı oldu, Sydney’de “Aussie Guus” diye anıldı, Basel’de kendi ülkesini elemeden bir gün önce “hain” ol- maktan söz etti. İ ki farklı zamanda Türkiye’de de çalı ş tı ve bu dönemler onun için hiç kolay geçmedi. Varsseveld’den dünyanın dört bir yanına Guus Hiddink, 8 Kasım 1946’da Hollanda’nın do ğ usunda, Alman sınırına yakın bir tarımkasabası olan Varsseveld’de dünyaya geldi. Be ş erkek karde ş iyle birlikte büyüdü ve kendi anlatımına göre ailesi, onun kıtadan kıtaya uzanan kariyerini adım adım izledi. Hak- kında yazılan biyografiye göre ba- bası kasabadaki okulun ö ğ retmeni ve müdürüydü, aynı zamanda iyi bir futbolcuydu. Aynı biyografiye göre küçük Guus’un çocukluk hayali çiftçi olmaktı; zamanının önemli bir kısmını çiftliklerde geçiriyordu. Futbola kasabanın amatör kulübü SC Varsseveld’de ba ş layan Hollan- dalı, 1967’de kom ş u kent Doetinc- hem’in takımı De Graafschap’ta profesyonel futbolcu oldu. Orta saha oyuncusuydu ve kariyerinin büyük bölümünü bu kulüpte geçirdi. Kulüple ba ğ ı yıllar içinde o kadar güçlü kaldı ki De Graafsc- hap’ınmaskotu bugün hâlâ onun adını ta ş ıyor: Guus. 1970’te PSV’ye transfer oldu ama kadroda kalıcı bir yer edinemeyince yuvası olan De Graafschap’a geri döndü. 1973’te teknik direktör Piet de Visser’le ta- kımını Hollanda’nın en üst ligi olan Eredivisie’ye çıkardı. İ ki ismin yolları ileride yeniden kesi ş ecekti: Hiddink’in PSV’sine Güney Ameri- ka’dan Romario gibi oyuncuları bulan da ona Rusya Millî Takımı’nın ve Chelsea’nin kapılarını aralayan da De Visser olacaktı. Oyunculuk kariyerinin en renkli dönemi ise Amerika Birle ş ik Dev- letleri’nde ya ş andı. NEC Nijmegen formasını giydi ğ i yıllarda Kuzey Amerika Futbol Ligi’ne iki kez kira- lık olarak gitti. 1978’deWashington Diplomats’ta, 1980’de ise San Jose Earthquakes’te oynadı. San Jo- se’deki takım arkada ş larından biri, kariyerinin son demlerini ya ş ayan George Best’ti. Amerika’daki bu iki sezonun Hiddink’in gelecekteki kozmopolit kimli ğ inin ilk tohumla- rını attı ğ ını söyleyebiliriz. 1981’de bir kez daha De Graafschap’a döndü ve 1982’de kramponlarını astı. Teknik direktörlü ğ ün inceliklerini ise PSV’de, yardımcı antrenör ola- rak ö ğ rendi. 1983’te ba ş ladı ğ ı bu görevin ardından Mart 1987’de Hans Kraay’ın yerine takımın ba ş ına geç- ti ğ inde PSV, ligin bitimine on hafta kala Ajax’ın üç puan gerisindeydi. Sezon bitti ğ inde PSV, Ajax’ın altı puan önünde ş ampiyondu. Bu, Hid- dink’in kariyerindeki ilk büyük geri dönü ş hikâyesiydi; asıl sürpriz ise bir yıl sonra gelecekti. 1987-1988 sezonunda PSV, Ş ampi- yon Kulüpler Kupası’na Türk futbol- severlerin iyi hatırlayaca ğ ı bir e ş le ş meyle ba ş ladı. İ lk turda Mus- tafa Denizli’nin çalı ş tırdı ğ ı Galata- saray’ı Eindhoven’da 3-0 yenen Hollanda ekibi, İ stanbul’daki rö- van ş ta 2-0 yenilip zor anlar ya ş asa da turu geçti. Türk futboluyla bu kar ş ıla ş ma, ileride çok daha uzun soluklu olacak bir ili ş kinin haberci- siydi. Ardından RapidWien elendi; çeyrek finalde Bordeaux, yarı fi- nalde ise Real Madrid, Fransa’da ve İ spanya’da alınan 1-1’lik beraberlik- ler sayesinde deplasman golü kura- lıyla saf dı ş ı bırakıldı. PSV dokuz maçta yalnızca üç galibiyet almı ş , ikinci turdan sonra hiçbir maçı ka- zanamamı ş tı; ama o andan itibaren hiç yenilmemi ş ti. 25 Mayıs 1988’de Stuttgart’taki Neckarstadion’da Benfica’yla oyna- nan final 120 dakika boyunca gol- süz geçti. Penaltı atı ş larında iki takımda ilk be ş vuru ş unu gole çe- virdi. PSV’nin altıncı atı ş ını Anton Janssen kullandı ve skoru 6-5’e ge- tirdi. Benfica adına topun ba ş ına geçen bek Antonio Veloso’nun vuru ş unu ise Hans van Breukelen kurtardı. PSV, Celtic ve Ajax’tan sonra lig, kupa ve Ş ampiyon Kulüp- ler Kupası’nı aynı sezonda kazanan üçüncü kulüp oldu. Hiddink’in PSV’si 1987 ile 1990 arasında üç lig ş ampiyonlu ğ u ve üç Hollanda Ku- pası kazandı. O dönemin oyuncula- rından Berry van Aerle, yıllar sonra hocasını tek bir cümleyle tanımla- yacaktı: “Gerçek bir takım oyun- cusu.” Van Aerle’ye göre Hiddink ba ş arıyı asla kendine mâl etmiyor, yükü her zaman çevresindekilerle payla ş ıyordu. Kadıköy’de zor bir sonbahar 1990 yazında 43 ya ş ındaki Hiddink, kariyerinin ilk yurt dı ş ı teknik direktörlük görevi için İ stanbul’a geldi. Fenerbahçe, kulüp tarihinde ilk kez bir Hollandalıyı takımın ba ş ına getiriyordu ve beklentiler çok büyüktü. Ancak daha ilk hafta alınan sonuç, bu birlikteli ğ in zor ge- çece ğ inin habercisiydi: Fenerbahçe, ligin açılı ş ında sahasında Aydın- spor’a 6-1 yenildi. Sonraki haftalar da beklenen to- parlanmayı getirmedi. Fenerbahçe ligin ilk yedi haftasında yalnızca iki galibiyet alabildi ve sezonun ilk ya- rısında iç sahada çok sayıda puan kaybetti. Hollandalı teknik direktö- rün oyuncularından bekledi ğ i tak- tik disiplin, soyunma odasında her zaman kar ş ılık bulmuyordu. Takı- mın golcüsü Aykut Kocaman, 34 yıl sonra eski takım arkada ş ları O ğ uz Çetin ve Rıdvan Dilmen’le katıldı ğ ı bir televizyon programında o gün- lerden bir anıyı payla ş acaktı. Boluspor maçı öncesinde Hiddink onu yanına ça ğ ırmı ş ve rakibin bir oyuncusunu i ş aret etmi ş ti: “Abdül- kerimvar, onu kontrol etmen lâzım.” Kocaman’ın o anki tepkisi, Hiddink’in Kadıköy’de kar ş ıla ş tı ğ ı zorlu ğ u da özetliyordu: “ İ çimden reaksiyon vermi ş tim. Zihinsel olarak öyle bir ş eye hazır de ğ iliz.” Sarı-lacivertli yönetimMart 1991’de Hiddink’le yollarını ayırdı. Fener- bahçe sezonu be ş inci sırada ta- mamladı, ş ampiyonluk ise 30maçta yalnızca bir kez yenilen Be ş ikta ş ’ın oldu. Bu kısa dönemden geriye kalan belki de en kalıcı iz, bir futbol- cuyla kurulan ili ş kiydi. O kadroda forma giyen O ğ uz Çetin, yakla ş ık 20 yıl sonra Hiddink’in AMillî Takım’daki yardımcısı olacaktı. 2010’daki haberlerde, Hiddink’in Millî Takımgörevini kabul ederken O ğ uz Çetin’i ısrarla yanında istedi ğ i yazıldı. İ stanbul’dan sonraki durak Valencia oldu. Hiddink 1991’den 1993 sonuna kadar takımın ba ş ında kaldı; 1994 baharında da kısa bir süre için geri döndü. Ardından 1 Ocak 1995’te kariyerinin belki de en zorlu i ş ine, Hollanda Millî Takımı’nın ba ş ına getirildi. Dünyanın en yetenekli kadrolarından birini devralıyordu ama bu kadro kendi içindeki çeki ş - 86 87 Hiddink, 1973’te teknik direktör Piet de Visser’le De Graafschap’ı Hollanda’nın en üst ligi olan Eredivisie’ye çıkardı. De Visser omuzlardaydı ve onu omuzlayanlardan birisi de Hiddink’ti. 1988’de PSV Eindhoven’a Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandırdı.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==