TamSaha 264. Sayı / Kasım 2026

Oakley Cannonier, Liverpool’un Barcelona kar ş ısındaki tarihî geri dönü ş ünde dördüncü golün hazırlayıcılarından biriydi. CallumHynes, Tottenham’ın golüne katkısıyla José Mourinho’dan te ş ekkür aldı. Arda Güler ise henüz 13 ya ş ına basmamı ş ken bir kaleciye penaltının yönünü söyleyerek kurtarı ş a katkıda bulundu. Kimi bir topu hızla oyuna soktu, kimi birkaç kelimeyle maçın kaderine dokundu. Futbol tarihinin unutulmaz anlarında, saha kenarında bekleyen top toplayıcıların da payı vardı. 134 Burç Tuna 0 Ş ubat 2018’de Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynanan Gençlerbir- li ğ i-Trabzonspor kar ş ıla ş ma- sında penaltı kararı verildi ğ inde, kale arkasında bekleyen çocuk heyecanla kaleci Johannes Hopf’a seslendi. Sa ğ tarafına at- lamasını söylüyordu. Hopf, U ğ ur Demirok’un vuru ş unda o kö ş eye uzandı ve penaltıyı kurtardı. O çocu ğ un adı, bugün Türkiye’nin gözbebe ğ i olan Arda Güler’di. Henüz 13 ya ş ına bile basmamı ş tı. Fenerbahçe forması giymemi ş , Real Madrid’in kapısından içeri adım atmamı ş tı. Gençlerbirli ğ i altyapısında futbol oynuyor, A takımınmaçlarında top topla- yıcılık yapıyordu. O gün tribünle- rin alkı ş ladı ğ ı kurtarı ş ta kendisinin de küçük bir payı vardı. Arda, daha sonra Anadolu Ajansı’na verdi ğ i röportajda o anı anlatırken kalbinin sesini duyacak kadar heyecanlandı ğ ını söyleye- cekti. Üstelik penaltı sırasında kendisini topun ba ş ındaki U ğ ur Demirok’un yerine koymu ş , arkada ş larına penaltıyı kendisi kullansa gol ataca ğ ını söylemi ş ti. Fakat kar ş ıla ş manın sonunda küçük bir hayal kırıklı ğ ı ya ş adı. Dört farklı futbolcudan forma istedi, hiçbirinden alamadı. O gün Arda için bir futbolcunun formasına sahip olmak bile büyük bir mutluluk olacaktı. Yıllar sonra ise milyonlarca çocu ğ un giymek istedi ğ i formalardan birinin sırtında kendi adı yazacaktı. Ankara’da kale arkasında bekleyen o çocuk, önce Fenerbahçe’nin sarı-lacivert formasını giyecek, ardından Real Madrid’in efsanevî beyaz formasıyla dünyanın en büyük stadyumlarında sahaya çıkacaktı. Bir zamanlar birkaç metre uza ğ ından izledi ğ i profesyo- nel futbol dünyasının artık için- deydi. Belki de bu hikâyenin en güzel tarafı, futbolun ona hangi kapıları açaca ğ ını henüz bilmedi ğ i günlerde saklıydı. Gençlerbirli ğ i’nde Stép- hane Sessegnon’u dikkatle izliyor, ondan 10 numara pozisyonunun inceliklerini ö ğ renmeye çalı ş ıyordu. Hayran oldu ğ u futbolcuların hare- ketlerini takip ediyor, kendisini onların yerine koyuyordu. Çünkü hayallerinde çoktan beyaz çizgile- rin öteki tarafına geçmi ş ti. Arda’nın yolculu ğ u, futbolun saha kenarında da ne kadar büyük ha- yaller kurulabildi ğ ini gösteriyordu. Üstelik o, top toplayıcılıktan profes- yonel futbola uzanan tek çocuk de ğ ildi. Kimi yıllar sonra hayranı oldu ğ u yıldızla aynı takımda oyna- yacak, kimi Ş ampiyonlar Ligi’nde gol atacaktı. Kimi de bir zamanlar görev yaptı ğ ı stadyumda ya ş anan tarihî bir gecenin unutulmaz isim- lerinden biri olacaktı. Tıpkı Liverpool’un Barcelona kar ş ı- sındaki mucizesine katkıda bulu- nan Oakley Cannonier gibi. 1 Çizgilerin dı ş ındaki hayaller Bir formanın pe ş indeki çocuk 135

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==