TamSaha 264. Sayı / Kasım 2026

127 2 5 Kasım 1953 ö ğ leden sonra Wembley’in tribünlerinde 105 bin ki ş i vardı. Ço ğ u, kendi sahasında Britanya Adaları dı ş ından gelen hiçbir takıma yenilmemi ş İ ngil- tere’nin, Olimpiyat ş ampiyonu Macaristan’a futbolun nasıl oynandı ğ ını gösterece ğ inden emindi. Sunday Times gazetesi, maçtan önce İ ngiltere’nin artık dünyaya hükmetmedi ğ ini kabul etmeye neredeyse kimsenin hazır olmadı ğ ını yazmı ş tı. Maca- ristan ise üç buçuk yılı a ş kın sü- redir yenilmiyordu ve Londra’ya bu görkemli serinin özgüveniyle gelmi ş ti. Tribünü dolduran taraftarlar rakip takımın kaptanına bak- tıkça daha da rahatladı. Ferenc Puskás kısa boyluydu, göbek- liydi ve ilk bakı ş ta bir futbolcu- dan çok semt kahvehanesinin müdavimine benziyordu. O yıllarda Chelsea’de oynayan ve ileride İ ngiltere’nin teknik di- rektörü olacak Ron Greenwood, Mail & Guardian gazetesinin ak- tardı ğ ı de ğ erlendirmesinde onu antrenmanlarının ço ğ unu lokan- talarda yapıyormu ş gibi görünen tombul bir oyuncu olarak târif etmi ş ti. UEFA’nın aktardı ğ ı bir anekdota göreyse Puskás, maç- tan önce takım arkada ş larını ya- tı ş tırmak için İ ngiltere’nin sa ğ içi Ernie Taylor’ın kendisinden bile kısa oldu ğ unu hatırlatmı ş tı. Nándor Hidegkuti’nin daha ilk dakikada attı ğ ı golle İ ngilizler sarsıldı. Jackie Sewell e ş itli ğ i sa ğ ladı ama Macarlar ilk yarının ortasına gelindi ğ inde skoru 3-1’e ta ş ımı ş tı. Üçüncü gol, futbol tari- hinin en çok anlatılan anlarından biri olacaktı. 24’üncü dakikada topla bulu ş an Puskás’a İ ngiltere kaptanı BillyWright hamle yaptı. Puskás topu sol aya ğ ının taba- nıyla geri çekti, Wright bo ş lu ğ a dü ş tü ve top bir an sonra kaleci Gil Merrick’i geçip a ğ larla bu- lu ş tu. Üç dakika sonra Puskás, Bozsik’in serbest vuru ş unu a ğ lara yönlendirerek farkı üçe çıkardı. Maç 6-3 bitti. Puskás iki gol attı, Hidegkuti üç, József Bozsik bir. İ ngiltere hâlâ eski WM dizili ş iyle oynuyordu ve Puskás ile Sándor Kocsis’in gerisinde konumlanan Hidegkuti’nin orta sahaya in- mesi, İ ngiliz savunmasını kimi markaja alaca ğ ını bilemez hâle getirmi ş ti. Takımın tecrübeli isimlerinden Stanley Matthews bile, son düdükten çok önce fut- bol geçmi ş inin görkeminin top- ra ğ a verildi ğ ini itiraf edecekti. O sırada 20 ya ş ında genç bir fut- bolcu olan ve yıllar sonra İ ngilte- re’nin teknik direktörlü ğ üne kadar yükselecek Bobby Rob- son, o günün İ ngiliz futbolu için ne anlama geldi ğ ini ş u sözlerle özetleyecekti: “Bizim için Marslı- lardı.” Tam altı ay sonra Buda- pe ş te’deki rövan ş 7-1 bitecek, Puskás yine iki gol atacaktı. ‘Altın Takım’ olarak anılan bu kadro, 1950 ile 1956 arasında oy- nadı ğ ı 50maçın 42’sini kazana- cak, yalnızca birini kaybedecek ve 215 gol atacaktı. 126 PUSKÁS’IN SOL AYA Ğ I Ferenc Puskás, Budape ş te’nin bir i ş çi semtinden çıkıp futbol tarihinin ilk büyük uluslararası yıldızlarından biri oldu. 1956’da ikiye bölünen hayatının her iki yarısında da ona kapıları ardına kadar açan sol aya ğ ı ba ş roldeydi. Olcay Deniz Çilingir

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==