TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026
ois Riachos, Brezilya’nın kuzey- do ğ usundaki Alagoas eyaleti- nin kavurucu sıca ğ ında, sert rüzgârların savurdu ğ u kızıl toz bulutlarının arasında kaybolmu ş , haritada yerini ancak orada do ğ anların bildi ğ i, on bin nüfuslu çorak bir kasa- baydı. Ülkenin geri kalanı için Alagoas kırsalı; yoksullu ğ un, susuzlu ğ un ve erken ya ş ta top- ra ğ a boyun e ğ menin co ğ rafya- sıydı. 19 Ş ubat 1986’da bu topraklarda dünyaya gözlerini açan Marta Vieira da Silva için hayat, ilk adımlarını atamadan babasının evden ayrılmasıyla erkenden ciddile ş ti. Berber olan babası Aldario da Silva, Marta henüz bir ya ş ına basmadan ai- leyi terk edip gitti. Dört çocu ğ un hayat mücadelesi, anne Tereza da Silva’nın omuzlarına kaldı. Brezilyalı küçük kızın futbolla tanı ş ması, nizamî antrenman sahalarında ya da modern spor tesislerinde gerçekle ş medi. Onun stadyumu, kasabanın yaz aylarında sıcaktan yarılan kuru dere yatakları ve engebeli top- rak sokaklarıydı. Kaleler, top- ra ğ a kar ş ılıklı olarak dikilen üç kuru daldan ibaretti. Me ş in yu- varlak ise Dois Riachos çocuk- ları için ula ş ılamaz bir lükstü; naylon po ş etlerin içine sıkı ş tı- rılmı ş gazete kâ ğ ıtları, paçavra- larla sarılmı ş eski süngerler ya da diki ş leri patlamı ş eski plas- tik toplarla oynarlardı. Futbol ayakkabısı ise o co ğ rafyada ke- lime anlamı dahi bilinmeyen bir nesneydi. Bir günmahalleden bir arkada ş ının dedesi, elinde derisi yıpranmı ş , altındaki vidaları neredeyse erimi ş bir kramponla çıkageldi. Ayakkabı- lar küçücük ayaklarına en az iki numara büyüktü. Marta evdeki eski gazete kâ ğ ıtlarını yırttı, buru ş turup kramponların burnuna tıkı ş tırdı, uzun ba ğ cık- larını bileklerine birkaç tur do- layarak sıktı ve soka ğ a fırladı. Kendi ifadesiyle, bunlar “dünya- nın en güzel kramponlarıydı.” O yıllarda memleketinde futbol oynayan tek bir kız çocu ğ u bile yoktu. Brezilya gibi futbolun hayatınmerkezinde yer aldı ğ ı topraklarda dahi kız çocukları- nın sahaya çıkması, a ş ılması çok güç geleneksel önyargılarla çevriliydi. Üstelik Brezilya’da kadınların futbol oynaması 1941 yılında çıkarılan bir yasayla resmen yasaklanmı ş , bu yasak ancak 1979 yılında kâ ğ ıt üzerinde kaldırılabilmi ş ti. Yasa kalkmı ş tı ama ta ş ranın zihnine örülen görünmez duvarlar sapasa ğ lamyerli yerindeydi. Kasabanın antrenörlerinden “Tota” lakaplı Luiz Euclides, Brezilyalı küçük çocuktaki cevheri ilk fark eden futbol in- sanıydı. Top aya ğ ına geldi ğ inde erkek çocuklarının arasından rüzgâr gibi sıyrılı ş ı, a ğ ırlıkmer- kezini bir anda de ğ i ş tirip raki- bini ters ayakta bırakan do ğ al çabuklu ğ u izleyenleri büyülü- yordu. On dört ya ş ına geldi ğ inde Dois Riachos artık onun hayal- lerine dar geliyordu. Ya kasaba- daki akranları gibi kaderine razı olup tarlalarda çalı ş acaktı ya da tüm riskleri göze alıpme ş in yuvarla ğ ın pe ş inden gidecekti. Kuzeni Roberto’nun tanıdıkları vasıtasıyla Rio de Janeiro devi Vasco da Gama’nın kadın takı- mında seçmelere katılma ş ansı do ğ du. Otobüs bileti parasını denkle ş tirmek dahi ailesi için büyük bir mebla ğ dı. Mahallenin bakkalı, akrabalar, kom ş ular aralarında bozuk paraları topla- yarak tek yönlü bir bilet aldılar. Genç kız, elinde eski bir kuma ş çantayla, üç gün üç gece süre- cek iki bin kilometrelik bir yolculu ğ un basamaklarını tırmandı. Aklında tek bir hedef vardı; memleketine ba ş arma- dan dönmemek. Yapılan ilk antrenmanda Genç Brezilyalının yetene ğ ini gören teknik direktörler, kulüp yöne- timinin genç oyuncunun lisan- sını hemen çıkarmasını sa ğ ladı. Ancak Brezilya’da kadın futbo- lunun kulüp düzeyindeki kurumsal yapısı henüz oturmamı ş tı. 2002 yılında Vasco yönetimi mâlî daralma gerekçesiyle kadın futbolu ş ubesini aniden kapattı. Marta bir gecede kulüpsüz kaldı. Marta 55 Altı kez dünyanın en iyisi seçilip Dünya Kupası rekorlarını kıran Marta Vieira da Silva, boynuna hiç Olimpiyat altını asılmasa da ye ş il sahaların ebedî kraliçesi olarak tarihe geçti… D 54 Olcay Deniz Çilingir TAÇSIZ KRAL İ ÇE
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==