TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026
koruyabilmek büyük bir tecrübe ve karakter gerektirir. Elbette hakemlerimizden beklen- timiz nettir: Âdil, tarafsız, tutarlı ve cesur bir yönetim. Ancak futbol yalnızca hakemlerin sorumlulu ğ unda olan bir oyun de ğ ildir. Kulüplerimizin, yönetici- lerimizin, teknik direktörlerimizin, futbolcularımızın, medyamen- suplarımızın ve taraftarlarımızın da hakemlik kurumuna kar ş ı sorumlulukları vardır. Geçmi ş yıl- larda ya ş anan hakemhatalarının Türk futbolunda önemli tartı ş ma- lara yol açtı ğ ını hepimiz biliyoruz. Bunları yok saymak elbette do ğ ru de ğ ildir. Kulüplerimizin ya ş adık- ları ve haksızlık olarak gördükleri kararları ele ş tirme hakkı vardır. Ele ş tiri, futbolun do ğ al bir parçası- dır. Ancak ele ş tiri ile kasıt suçlaması arasındaki çizgiyi de korumamız gerekti ğ ine inanıyo- rum. Çünkü bir hakemin yaptı ğ ı her hatanın arkasındamutlaka kötü niyet veya kasıt aramak, çözümüretmek yerine Türk futbolunda zaten zayıflamı ş olan güven duygusunu daha da yıpra- tır. Hakemde insandır ve hata ya- pabilir. Futbolcu, teknik direktör, yönetici de hata yapabilir. Bugün futbolun ayrılmaz bir parçası hâline gelen VAR sistemi bile her tartı ş malı pozisyonu ortadan kaldırmaya yetmeyebilir. Asıl mesele, hatanın hiç yapılma- masını beklemekten çok, hatala- rınmümkün oldu ğ unca azaltıla- ca ğ ı bir sistemolu ş turmak ve yapılan hataların ardından adalet duygusunu koruyabilmektir. Burada özellikle altını çizmek istedi ğ imba ş ka bir konu daha var. Dört büyük olarak adlandırdı ğ ımız kulüplerimizinmaçlarında görev yapan bir hakemin, kendi hakem- lik kariyerini ve gelece ğ ini tehli- keye atacak ş ekilde kasıtlı bir karar vermesi hayatın ola ğ an akı ş ına terstir. Bugünün futbo- lunda hakemlerin verdi ğ i kararlar yalnızca tribünlerde de ğ il, VAR odalarında, yayıncı kurulu ş ların görüntülerinde, farklı kamera açılarıyla ve teknolojik sistemlerle defalarca incelenebiliyor. Teknolo- jinin geldi ğ i noktada saha içi veya saha dı ş ında futbolun bu kadar yo ğ un biçimde izlendi ğ i ve denet- lendi ğ i bir ortamda, bir hakemin menfaat kar ş ılı ğ ında bilinçli olarak hareket ederek bunu uzun süre gizleyebilmesi de son derece güçtür. Bu nedenle somut bir delil bulunmadı ğ ı sürece, bir hakemin hatalı kararını do ğ rudan kötü niyet veya kasıt olarak de ğ erlen- dirmek yerine, önce hakemlik performansı ve kararın niteli ğ i üzerinden de ğ erlendirmemiz ge- rekti ğ ine inanıyorum. Elbette bu yakla ş ımhakemlerin ele ş tirilmemesi gerekti ğ i anla- mına gelmez. Tam tersine, hakem- lerimiz de verdikleri kararların sorumlulu ğ unu ta ş ımalı, hatalar açık biçimde de ğ erlendirilmeli ve aynı hataların tekrar etmemesi için gerekli e ğ itimve denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Çünkü güven, hataların hiç ya- ş anmamasıyla de ğ il, hatalar kar ş ısında âdil ve ş effaf davranıl- masıyla olu ş ur. Türk futbolunun bugün belki de en fazla ihtiyaç duydu ğ u ş eylerden biri güven duygusudur. Hakeme güven. Oyuncuya güven. Rakibe güven. Kulübe güven. Federas- yona güven. Ve her ş eyden önem- lisi, futbolun âdil oldu ğ una dair güven. Bu güveni yeniden olu ş tur- mak yalnızca hakemlerin görevi de ğ ildir, hepimizin sorumlulu ğ u- dur. Kulüpler ele ş tirirken ölçülü olmalı, yöneticiler açıklamala- rında sorumluluk ta ş ımalı, futbolcular hakeme saygıyı unut- mamalı, teknik direktörler kendi hatalarını da görebilmeli, medya ise tartı ş mayı büyütmek yerine gerçe ğ i aramalıdır. Taraftarların da takımlarına duydukları sevgi- nin, rakibe ve hakeme duyulan saygının önüne geçmesine izin vermemesi gerekir. Çünkü futbo- lun güzelli ğ i yalnızca kazanmakta de ğ ildir; futbolun güzelli ğ i, müca- dele edebilmekte, kaybetti ğ inde aya ğ a kalkabilmekte ve kazandı- ğ ında rakibine saygı gösterebil- mektedir. Yeni sezonda hakemlerimizin ele ş tiriden uzak tutulmasını de ğ il, âdil ve tutarlı yönetimleri sayesinde ele ş tirilerinmümkün oldu ğ unca azalmasını diliyorum. Hakemlerimizden kusursuzluk beklemek yerine, dürüstlük, tarafsızlık, cesaret ve tutarlılık beklemeliyiz. Çünkü iyi hakemlik, hiç hata yapmamak de ğ ildir. İ yi hakemlik, baskı altında do ğ ru bildi ğ ini yapabilmek, yaptı ğ ı hatanın arkasına saklanmamak ve futbolun adalet duygusunu koruyabilmektir. 2026-2027 sezo- nunda hakemlerimizin de futbol- cularımız ve teknik direktörleri- miz kadar oyunun bir parçası oldu ğ unu unutmadan, onlara ba ş arılar diliyorum. Dilerimyeni sezonda tartı ş malarınmerke- zinde hakemkararlarından çok güzel futbol, ba ş arılı takımlar, genç yetenekler, unutulmaz maç- lar ve sahadaki mücadele olur. Çünkü Türk futbolunun yeniden kazanması gereken en önemli ş ey yalnızcamaçlar veya kupalar de- ğ ildir, güvendir. Ve güven varsa, futbolun gelece ğ i de vardır. Av- rupa kupalarında be ş takımla temsil edilme hakkı edindi ğ imiz sezonda dört takımımızla yola devam ediyoruz. Galatasaray ve Fenerbahçe Ş ampiyonlar Ligi’nde, Be ş ikta ş Avrupa Ligi’nde, Trab- zonspor ise Konferans Ligi’nde mücadele ediyor. Ülkemizi temsil eden tümkulüplerimize ba ş arılar dilerim. Ya ş am sevinciniz hiç bitmesin. Sa ğ lıkla kalın. 148
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==