TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026
Gönülden Kaleme Türk futbo- lunda yeni bir sezonun heyecanına yenidenmerhaba dedik. Türkiye Futbol Federasyonu YönetimKu- rulu, Süper Lig sezonlarının Türk futboluna unutulmaz katkılarda bulunan teknik direktör ve eski millî futbolcuların anısını ya ş at- mak amacıyla isimlendirilmesi uy- gulaması kapsamında, 2026-2027 sezonuna Adnan Süvari’nin adının verilmesini kararla ş tırdı. Bu kara- rın, Türk futbolunun geçmi ş ine duyulan vefanın güzel bir örne ğ i oldu ğ unu dü ş ünüyorum. 1926 yılında Aydın’da dünyaya gelen Adnan Süvari, Türk futbo- lunda yalnızca bir teknik direktör olarak de ğ il, ortaya koydu ğ u anla- yı ş , yeti ş tirdi ğ i futbolcular ve elde etti ğ i ba ş arılarla özel bir yer edindi. Teknik direktörlük kariyerine Kar- ş ıyaka’da ba ş layan Süvari, daha sonra Göztepe’nin ba ş ına geçti ve İ zmir temsilcisiyle Türk futbol tari- hinin unutulmaz sayfalarından bi- rini yazdı. Göztepe, Adnan Süvari yönetiminde 1968-1969 sezonunda Fuar Ş ehirleri Kupası’nda yarı finale, 1969-1970 sezonunda ise UEFA Kupa Galipleri Kupası’nda çeyrek finale yükseldi. Bu ba ş arı, yalnızca Göztepe’nin de ğ il, bütün Türk futbolunun Avrupa sahnesin- deki önemli dönümnoktalarından biriydi. Adnan Süvari, bir Türk kulübünü Avrupa’da yarı finale ta ş ıyan ilk teknik direktör olarak tarihe geçti. Üstelik Süvari’nin Türk futboluna katkısı yalnızca kulüp futboluyla sınırlı de ğ ildi. 1966-1968 yılları arasında Göztepe’deki göre- vini sürdürürken AMillî Futbol Ta- kımı’nın teknik direktörlü ğ ünü de üstlendi. Böylece kulüp futbolun- daki tecrübesini millî takımdüze- yine de ta ş ıdı. Aradan geçen yıllara ra ğ men bazı isimler unutulmaz. Çünkü onlar yalnızca kazandıkları maçlarla de ğ il, futbola bıraktıkları de ğ erlerle hatırlanır. Adnan Süvari de Türk futbolunda böyle bir iz bırakan isimlerden biridir. Bu ne- denle yeni sezonun onun adıyla anılması, geçmi ş le bugün arasında anlamlı bir köprü kuruyor. Bir yanda Türk futbolunun geçmi ş - ten gelen birikimi, di ğ er yanda yeni bir sezonun heyecanı, yeni hedef- leri ve yeni hikâyeleri var. Ş imdi o hikâyelerin yenilerini yazma za- manı. 2026-2027 sezonunun tüm kulüplerimiz, futbolcularımız, tek- nik ekiplerimiz, taraftarlarımız ve Türk futbolunun tümpayda ş ları için ba ş arılı, sa ğ lıklı ve Fair Play ruhunun hâkimoldu ğ u bir sezon olmasını diliyorum. Geçmi ş in de- ğ erlerine sahip çıkarak gelece ğ e bakaca ğ ımız, rekabetin sahada kaldı ğ ı, ba ş arıların alkı ş landı ğ ı, hatalardan ders çıkarıldı ğ ı ve futbolun yeniden ortak sevincimiz oldu ğ u bir sezon olsun. Adnan Süvari’nin adıyla ba ş layan bu yeni sezon, Türk futboluna güzellikler getirsin. Bütün kulüplerimize ba ş arılar, bütün futbolcularımıza sakatlıksız bir sezon, teknik ekip- lerimize kolaylık ve taraftarları- mıza tribünlerde futbolun gerçek co ş kusunu ya ş amalarını diliyo- rum. Süper Lig’e bu sezon yükselen ta- kımlarımıza da gönülden ho ş geldi- niz demek istiyorum. Onların lige yalnızca yeni takımlar olarak de ğ il, yeni bir heyecan, yeni bir mücadele getirecek ve yeni hikâyeler yaza- cak kulüpler olaca ğ ına inanıyo- rum. Her yeni takım, ligin rekabe- tine farklı bir renk ve farklı bir futbol kültürü kazandırır. Bazen büyük bütçelere sahip takımların kar ş ısına cesaretiyle çıkar, bazen genç oyuncularıyla dikkat çeker, bazen de hiç beklenmeyen sonuç- larla futbolun ne kadar sürprizlerle dolu oldu ğ unu bir kez daha hatırla- tır. Çünkü Süper Lig yalnızca dört büyüklerin ya da ş ampiyonlukmü- cadelesi veren takımların ligi de ğ il- dir. Süper Lig, aynı zamanda büyük hayaller kuran bütün kulüplerimi- zin ortak sahnesidir. Her kulübün kendi hikâyesi, kendi mücadelesi, kendi hedefi ve Türk futboluna kataca ğ ı ayrı bir de ğ er vardır. 2026-2027 sezonunun kolay geçmeyece ğ i daha sezon ba ş ında oynananmaçlarda kendisini hissettiriyor. Özellikle dört büyük kulübümüzün yaptı ğ ı önemli transferler, kadrolarına kattıkları dünya futbolunun tanınmı ş yıldız- ları ve artan rekabet, bu sezonu geçmi ş yıllardan daha farklı bir noktaya ta ş ıyabilir. Öyle görünüyor ki bu sezonda futbolseverler oyna- nacakmaçlarda yıldız sava ş larına ş ahit olacaklar. Ancak burada çok önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor; büyük yıldızları transfer etmek, tek ba ş ına ş ampiyonluk için yeterli de ğ ildir. Futbolda yıldız oyuncular maç kazandırabilir, fakat ş ampi- yonlukları takım olmayı becerenler kazanır. Bu sezon Süper Lig’de çok sayıda önemli yıldız futbolcu izleyece ğ iz. Dünya futbolunda kendisini kanıt- lamı ş oyuncuların Türkiye’ye gelmesi elbette Türk futbolunun marka de ğ eri açısından son derece önemli. Taraftarların büyük isimleri izleme heyecanı, kulüplerin ekono- mik ve sportif hedefleri açısından da önemli bir fırsat olu ş turuyor. Fakat yıldız futbolcuların gerçek de ğ erinin ortaya çıkabilmesi için onların etrafında do ğ ru bir takım olu ş turmak gerekiyor. Bir futbol- cunun geçmi ş te kazandı ğ ı ba ş arı- lar, kariyerinde attı ğ ı goller veya dünya çapındaki ünü elbette önemlidir. Ancak sahaya çıktı ğ ında artık geçmi ş de ğ il, takımarkada ş - larıyla kurdu ğ u ili ş ki, teknik direk- törün oyun planı ve takımın ortak hedefi belirleyici olacaktır. Bu ne- denle bana göre 2026-2027 sezo- nunun en önemli sorusu ş udur; yıldızları en fazla olan takımmı ş ampiyon olacak, yoksa yıldızlarını en iyi ş ekilde takımhâline getiren takımmı? Ben ikinci ihtimalin daha güçlü oldu ğ unu dü ş ünüyorum. Çünkü futbol, bireysel yeteneklerin yanında dayanı ş ma, mücadele, disiplin, güven ve takımarkada ş lı ğ ı oyunudur. Bir takımın en büyük yıldızı bile gerekti ğ inde takım arkada ş ının açı ğ ını kapatmak, sa- vunmasına yardım etmek ve ortak hedef içinmücadele etmek zorun- dadır. Bu nedenle sezon sonunda ş ampiyonluk yarı ş ında bir adım önde olacak takımın, transfer piyasasında en fazla para harcayan de ğ il, yaptı ğ ı transferleri do ğ ru bir sistem içerisinde birle ş tirerek gerçek anlamda takım olmayı ba- ş aran ekip olaca ğ ına inanıyorum. Maalesef yeni sezonun ba ş lama- sıyla birlikte futbolun en çok konu- ş ulacak ba ş lıklarından birinin yine hakemlerimiz olaca ğ ı ortaya çıktı. Öncelikle bütün hakemlerimize zor ve sorumlulu ğ u büyük görevle- rinde ba ş arılar diliyorum. Hakem- lik, bilhassa ülkemizde futbolun belki de en zor görevlerinden biridir. Bir maç boyunca saniyeler içinde onlarca karar vermek, üste- lik bunu binlerce ki ş inin baskısı ve milyonlarca insanın gözü önünde yapmak kolay de ğ ildir. Do ğ ru ka- rarı verebilmek kadar, yanlı ş karar verdi ğ inde de so ğ ukkanlılı ğ ını İ smail Gökçek Yıldız sava ş ları 147 146
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==