TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026
talyan futboluna 1940’lı yıllarda Torino takımı damgasını vurmu ş tu. 1942’den 1949’a kadar oyna- nan be ş sezonun be ş inde de ş ampiyonlu ğ a ula ş an vi ş neçürü ğ ü formalılar, 1947-1948 sezonundaysa 40maçta rakip filelere 125 gol göndererek eri ş il- mesi güç bir rekorun da sahibi olmu ş lardı. Torino’nun bu ba ş arıları elde etti ğ i dönemde İ talya Millî Takımı’nın son iki Dünya Kupası’ndan zaferle çıktı ğ ının da altını çizmek lâzım. Yani Torino bir anlamda dünyanın en güçlü futbol ülkesinin en iyi takımı konumundaydı. O Torino takımının futbol tarihi içinde kendisine çok daha belirgin bir yer edinebilmesinin önün- deyse birtakım engeller vardı. Öncelikle takımın en istimüzerinde oldu ğ u dönem, II. Dünya Sava ş ı’nın sonlarına denk geliyordu ve sava ş nedeniyle de Serie A’da futbola iki sezon ara verilmi ş ti. E ğ er lig sekteye u ğ ramamı ş olsaydı takımın yakaladı ğ ı ş ampiyonluk serisinin be ş sezondan yedi sezona çıkması kuvvetle muhtemeldi. Dahası, sava ş nedeniyle 1942 ve 1946 yıllarında oynanması ge- reken Dünya Kupalarının iptâl edilmesi de Torino’nun çok daha görkemli bir mertebeye çıkmasına engel te ş kil etmi ş ti. Zira o dönemde İ talya Millî Takımı’nın ilk on birinin 7-8 oyuncusu Torinolulardan olu ş maktaydı. 1934 ve 1938’de dünya ş ampi- yonlu ğ unu elde etmi ş İ tal- yanların, 1940’larda bu ba ş arılarını sürdürmeleri hâlinde kazanılacak bu yeni dünya ş ampiyonluklarında aslan payı Torino kulübünün olacaktı. Torino’nun dönemsel olarak kar ş ıla ş tı ğ ı bir ba ş ka talihsiz- likse o yıllarda henüz Avrupa kupalarının organizasyonunun ba ş lamamı ş olmasıydı. Dolayı- sıyla Torino’nun uluslararası düzeyde de kudretini somut ba- ş arılarla ispatlayabilece ğ i bir alan yoktu. Kimbilir, II. Dünya Sava ş ı ya ş anmasa ve Avrupa kupalarının organizasyonu da 15 sene erken ba ş lasa belki bugün Real Madrid’in 1950’lerin ikinci yarısında gerçekle ş tirdi ğ i ome ş hur dominasyonun bir benzerini 1940’larda Torino’nun yaptı ğ ını bile anlatıyor olabilir- dik. Böylesine güçlü bir takımın en büyük yıldızı da do ğ al olarak 1940’larda dünya üzerindeki en iyi birkaç futbolcudan biri sayılırdı. Bu isimde takımın sol iç mev- kiinde görev yapan ve hücumda saha içi liderli ğ ini üstlenen Va- lentino Mazzola’ydı. 1940’lar- daki futbol ortamının biraz önce de de ğ indi ğ imiz o noksan- lıkları olmasaydı Mazzola’nın adı da kendisinden bir önceki ku ş aktaki vatanda ş ı Giuseppe Meazza veya bir sonraki ku ş a ğ a ait futbol efsaneleri Alfredo Di Stefano ve Ferenc Pu ş ka ş ’la yan yana anılabilirdi. Babasını Superga Faciası’nda kaybetmi ş ti Torino’nun ve Valentino Mazzo- la’nın hikâyeleriyse olabilecek en acı, en trajik biçimde son bulmu ş ve 4 Mayıs 1949 tari- hinde Torino takımını ta ş ıyan uçak, ş ehrin yakınlarındaki Superga Da ğ ı’na çakılmı ş tı. Elimkazadan kurtulan olmaz- ken bu kazanın gerçekle ş me- mesi hâlinde İ talyan futbolunun çehresinin ne denli farklılıklar gösterebilece ğ iyse Çizme’de 77 yıl sonra babasına kavu ş tu İ talya’da 1940’ların en önemli futbolcusu olan babası Valentino’yu, Torino takımını yok eden uçak kazasında kaybetti ğ inde henüz yedi ya ş ındaydı. Sonra o da babasının izinden gitti ve Çizme’de 1960’ların en büyük yıldızlarından birine dönü ş tü, hatta Inter tarihinin ba ş lıca efsaneleri arasına girdi. Sandro Mazzola, 19 Eylül 2026’daysa aramızdan ayrıldı ve 77 yıllık bir aranın ardından babasına yeniden kavu ş tu. SandroMazzola 122 İ Onur Erdem 123 Valentino Mazzola
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==