TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026
115 114 2 3 A ğ ustos Pazar sabahı Erling Haaland daha sahaya çıkmadan gündemi de ğ i ş tirdi. Manchester City formasıyla Premier Lig’de sezonun ilkmaçına çıkmasına yalnızca birkaç saat vardı. Rakip Bournemouth’tu. Ama o sabah insanların Haaland’ı konu ş ması- nın nedeni bir gol, bir rakip ya da sezonun ilkmaçı de ğ ildi. Sosyal medyada payla ş tı ğ ı yeni görün- tüsüydü. Foto ğ raflarda alı ş tı ğ ımız Haaland yoktu. Yıllardır onunla özde ş le ş en uzun sarı saçları gitmi ş ti. Haaland için bu yalnızca bir saç kesimi de ğ ildi. Omuzlarına dökülen saçları, iri fizi ğ i ve 9 numaralı formasıyla öylesine bütünle ş mi ş ti ki biri olmadan di ğ erlerini dü ş ünmek neredeyse zordu. Tribünün en uzak nokta- sından bile Haaland’ı seçmek için ço ğ u zaman yüzünü görmeye gerek yoktu. Üstelik hikâyenin bir de Zlatan Ibrahimovi ć tarafı vardı. Uzun saçlarını yıllarca ensesinde ya da tepesinde atkuyru ğ u ş eklinde toplayan İ sveçli yıldız, Haaland’a bir gün ş u tavsiyeyi vermi ş ti: “Saçını asla kesme, çünkü güç saçta.” Haaland bu konu ş mayı Dünya Kupası sırasında katıldı ğ ı bir programda anlatmı ş , Zlatan söylüyorsa onu dinlemek zorunda oldu ğ unu söyleyerek ş akala ş mı ş tı. Ibrahimovi ć de daha sonra sözünü do ğ rulamı ş ve futbol oynadı ğ ı yıllarda saçlarının kendisine güç verdi ğ ine gerçekten inandı ğ ını anlatmı ş tı. Fakat Haaland onu dinlemedi. Ve saçını kestirdi ğ i sabah ortaya çıkan ilgi, Zlatan’ın ş akasının ötesinde ba ş ka bir gerçe ğ i göste- riyordu: Bazı futbolcuların görün- tüsü zamanla oyunlarının bir parçası gibi hâfızaya yerle ş iyor. Bu yüzden futbol tarihinde saç, kimi zaman estetik bir tercihin ötesine geçti. Bazen kimlik oldu, bazenmesaj. Bazen bir kültürün simgesine, bazenmilyonlarca dolara bile de ğ i ş tirilmeyen ki ş isel bir imzaya dönü ş tü. Bir annenin o ğ lunu sahada tanı- masını sa ğ layan saçlardan 2002 Dünya Kupası’nın unutulmaz si- luetlerine, Bob Marley’i hatırlatan uzun örgülü saçlardan futbol tarihinin en tanınmı ş saçsız hakemine kadar uzanan hikâye de tam olarak bunun hikâyesi. Futbol bazen insanları yüzlerin- den önce siluetlerinden hatırlı- yor. Bazı futbolcuları attıkları gollerle, bazılarını kazandıkları kupalarla hatırlarız. Bazılarıysa daha yüzünü görmeden tanınır. Haaland’dan Cucurella’ya, Valderrama’dan Ronaldo’ya, Baggio’dan Collina’ya uzanan bu hikâyede saç, kimi zaman bir imza, kimi zaman bir mesaj, kimi zaman da futbolcuyumilyonların hâfızasına kazıyan bir siluete dönü ş tü. Burç Tuna Numaranın ardındaki siluet Marc Cucurella henüz çocuktu. Annesi onu ve karde ş ini futbola götürüyor, kalabalık sahada çocuklarını uzaktan seçebilmek için saçlarından yararlanı- yordu. İ kisinin de saçlarını uzun bırakması böyle ba ş ladı. Cucurella yıllar sonra çocuklukta ba ş layan o görüntünün zamanla kendisinin bir parçasına dönü ş - tü ğ ünü anlatacaktı. Omuzlarının çevresinde büyük bir kıvırcık kütle olu ş turan saçlarını tamamen kestirmedi; uçlarını düzeltti ama görüntüsünü korudu. Çünkü artıkmesele annesinin onu sahada tanıması de ğ ildi. O saç, ki ş ili ğ inin ve tarzının bir parçası olmu ş tu. Bir zamanlar annesi onu sahada saçından ta- nıyordu. Bugünmilyonlar aynı ş eyi yapıyor. Türkiye de futbolcu ile görüntüsü arasındaki bu ili ş kinin en güzel örneklerinden ikisini aynı turnuvada gördü. 2002 Dünya Kupası’nda İ lhan Man- sız’ın saçları uzundu. Siyah saçlarını ba ş ının üzerinde toplayarak kullan- dı ğ ı görüntü, Japonların “chon- mage” adını verdi ğ i geleneksel erkek topuzunu ça ğ rı ş tırıyordu. Bu benzerlik yalnız bizimbugünden yaptı ğ ımız bir yakı ş tırma da de ğ il. Japon basını yıllar sonra bile benzer saç modellerini İ lhan’ı hatırlatarak anlatacaktı. Elbette Japonya’da İ lhan’a duyulan ilginin asıl sebebi sahada yaptıkla- rıydı. Senegal’e attı ğ ı ve Türkiye’yi yarı finale ta ş ıyan altın gol, Roberto Carlos’a yaptı ğ ı unutulmaz hareket, üçüncülükmaçında Güney Kore filelerine gönderdi ğ i iki gol vardı. Ama futbol bazen ba ş arının yanına hâfızada kalan bir görüntü de ekler. Turnuva sonrasında Japonya’da İ l- han’a yönelik ilgi spor sayfalarının dı ş ına ta ş tı; dergiler ve magazin basını da onun pe ş indeydi. Belki İ lhan’ın Japonya’da bu kadar kolay benimsenmesinde, sahadaki ba ş arısının yanında onlara tanıdık gelen bu görüntünün de küçük bir payı vardı. Ba ş ının üzerinde topladı ğ ı siyah saçları kadar yüz hatları da Japon basınının dikkatini çekmi ş ti. Dünya Kupası sonrasında onun futbolunun yanı sıra görünü ş ünden de söz edilmesi, İ lhan’ın Japon- ya’daki popülerli ğ inin yalnızca sahada attı ğ ı gollerle sınırlı kalmadı ğ ını gösteriyordu. Yakla ş ık 20 ay sonra Be ş ikta ş ’tan Vissel Kobe’ye transfer edildi ğ inde, ülkede Dünya Kupası’ndan kalan büyük bir taraftar kitlesine sahipti. “Saçları sayesinde Japonya’ya transfer oldu” demek do ğ ru olmaz. Ama Dünya Kupası’nda bıraktı ğ ı o tanıdık siluet, Japonya’daki hikâ- yesinin de bir parçası olarak kaldı. Belki bazı transferlerde istatistikle- rin yanında hâfızada bıraktı ğ ınız görüntü de sizinle yolculuk eder. Japonya’nın tanıdı ğ ı imaj Bir annenin sahada aradı ğ ı çocuk
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==