TamSaha 263. Sayı / Ekim 2026
"Umarımkulüp bir gün yeniden Ş ampiyonlar Ligi sevincini ya ş ar.” Son yaz 2025-26 sezonu, hastalı ğ ın artık saklanamaz hâle geldi ğ i sezon oldu. Ocak 2026’da Roy, Brest’teki üç buçuk yılında kaçırdı ğ ı tekmaç olan Lyon deplasmanına gidemedi. Resmî açıklamaya göre gripti. Ger- çekte a ğ ır bir akci ğ er enfeksiyonu geçiriyordu ve doktorlar seyahat etmesini yasaklamı ş tı. Brest bu kez dü ş me korkusu ya ş a- madı ve ligi 12’nci sırada tamamladı. Sezonun son haftalarında iki Paris deplasmanı vardı: Paris FC ve Paris Saint-Germain. Roy artık kendi ba ş ına giyinemiyor, zar zor yürüyebiliyordu ve Loetitia bu dep- lasmanlara onunla gitti. Oyuncular hocalarının tamamen tükendi ğ ini omaçlarda anladı. Sezonun son maçı Angers kar ş ısındaydı. O son günlerden kalan foto ğ raflarda Kamory Doumbia, Roy’un kolunu taraftarların önünde havaya kaldırı- yor. Roy’un her yeri a ğ rıyor ama kolu havada… Oyunculara gerçe ğ i ancak ligde kalmaları kesinle ş tikten sonra söy- ledi. Ama hastalı ğ ın adını yine an- madı. Ludovic Ajorque konu ş mayı ş öyle hatırlıyor: “ İ çten içe bir ş eyler oldu ğ unu seziyorduk ama bize asla söylemedi. Sezon sonunda duru- mun kendisi için zor oldu ğ unu söy- ledi. Durumun karma ş ık oldu ğ unu, tümkalbiyle bizimle oldu ğ unu, biraz daha az yanımızda olabilse bile arkamızda durup bizi destekle- meyi sürdürece ğ ini söyledi.” 2024’te Mainz’dan gelen forvet, hocasına duydu ğ uminneti de saklamıyor: “Mainz’da zor bir durumdaydım; bana futbol zevkini yeniden a ş ıladı. Hoca hakkında söyleyebilece ğ im sadece güzel ş eyler var. Tek kelimeyle te ş ekkür ederim.” Yardımcısı Julien Lachuer de onun konuyu hep kapattı ğ ını anlatıyor: “Oyuncuların bunu bir bahane ola- rak kullanmasını istemedi ğ i için takımla bu konuyu hiç konu ş madı.” Lachuer ona iyi olup olmadı ğ ını sordu ğ unda Roy birkaç kelime edip konuyu de ğ i ş tiriyordu. “Kendisine acınmasını istemezdi.” diyor Lachuer. Angers maçının ertesi günü Nice’e döndüler. Roy’un kafasında biraz dinlenip yeni sezona ba ş lama planı vardı. Loetitia ise evde tıbbî yatakla bir hastane odası hazırlamı ş tı ve eve gelir gelmez çocuklarını aradı. Roy hâlâ Brest’e bir kez daha gidip herkesle vedala ş maktan söz edi- yordu. Loetitia onu, teknik ekibini ve kıdemli oyuncularını telefonla arayıp vedala ş maya iknâ etti. Bir gün bahçede oturuyorlardı. Roy e ş ine döndü: “Aslında bu, yeryüzünde geçirece ğ im son yaz.” E ş i ona hiç yalan söylememi ş ti ve o gün de söylemedi. Cevap vermedi. Gülümsedi ve alnından öptü. Hikâye üç buçuk yıl önce Brest’ten Nice’e açılan bir telefonla ba ş la- mı ş tı. Bu kez telefon Nice’ten Brest’e açıldı. Roy artık konu ş amı- yordu. Loetitia ba ş kanı aradı, e ş inin geri dönemeyece ğ ini söyledi ve Roy’un son iste ğ ini iletti: Yerine gelebilecek en iyi isim Julien Lachu- er’di. Ba ş kanın cevabı kısaydı: “E ğ er senin arzun buysa, öyle yapıyoruz.” Eric Roy, 17 Haziran 2026’da Ni- ce’teki evinde hayata veda etti. Takvimde yazın ba ş lamasına daha dört gün vardı. O gün evliliklerinin 31. yıl dönümüydü. Yeni sezon hazırlıkları için yeniden bir araya gelen oyuncular, sahaya çıkmadan önce antrenman kıyafet- leriyle stadın önündeki soka ğ a yürüyor. Foucauld Tribünü’nün giri ş inde, Roy için hazırlanan büyük panonun önünde duruyorlar. Panoda Roy gülümsüyor. Altında ş u cümle yazıyor: “Kenavo Le King, Notre Roy Pour Toujours.” Kenavo Bretoncada “ho ş ça kal” demek. Roy soyadı ise Fransızcada “kral” anlamına gelen roi kelimesiyle aynı okunuyor. Cümle hembir veda içeriyor hemde bir slogan: Sonsuza dek bizimRoy’umuz, bizimkralımız. Oyuncular ve teknik ekip teker teker öne çıkıp beyaz güllerini taraftarların bıraktı ğ ı çiçeklerin, atkıların ve foto ğ rafların arasına koyuyor. Ardından saygı duru ş u geliyor, sonra uzun bir alkı ş . Bundan kısa süre önce, Roy’un ve- fatının ertesi ak ş amı, aynı noktada yakla ş ık 2 bin 500 taraftar toplan- mı ş tı. Belediye, taraftarlarınmesaj- larını yazması için anı defterleri açmı ş tı; defterler daha sonra aileye teslim edildi. Aile taraftarlara yazdı ğ ı mesajda Roy’un tribünlerde yankılanan tezahüratı sonsuza dek yanında ta ş ıyaca ğ ını söyledi ğ ini hatırlattı: “Oyununu gördü ğ ümde â ş ık oluyorum, sesini duydu ğ umda Eric Roy hayranı oluyorum.” Brest, vefatından birkaç ay sonra me ş hur siyah kasketi yeniden sa- tı ş a sundu. Bu kez üzerinde “King Eric” yazıyordu ve satı ş tan elde edi- len gelirin tamamı, Roy’un yıllarca arka kapılardan girdi ğ i hastanenin onkoloji servisine ba ğ ı ş lanacaktı. Kulüp açıklamasında kasketi cesa- retin ve direncin simgesi olarak tanımladı. Doktorlar “Dört ay daha ömrün var.” demi ş ti. Eric Roy üç buçuk yıl daha ya ş adı ve tarihe adını kazıdı. O yılları, yıllarca bekledi ğ i kulübede ba ş arı- larla dolu geçirdi. Hayallerimize ne zaman kavu ş aca ğ ımızı bilmiyoruz, kaç ayımız, kaç günümüz var bilmedi ğ imiz gibi… Bir yazının so- nunda okurdan bir ş ey rica edilebilir mi emin de ğ ilim… Ama 2026 yılı Ekim ayında bir yazıyı ba ş tan sona okuyorsanız, lütfen ya ş adı ğ ınız ve sevdiklerinizle geçirdi ğ iniz her günün kıymetini bilin… 101 100 Kendi liginde her zaman küme dü ş menin ola ğ an ş üphelisi olan Brest, Eric Roy yönetiminde Avrupa’nın en büyükleriyle a ş ık attı.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==