TamSaha 262. Sayı / Eylül 2026
Millî formayla kırık bir kalp Millî formada ise hikâye çok daha çalkantılıydı. 2008’de, henüz 20 ya ş 20 günlükken San Marino’ya kar ş ı ilkmaçında gol atarak Polonya tari- hinde ilkmaçında en genç ya ş ta gol atan ikinci isimolan (rekor 17 ya ş la W ł odzimierz Lubanski’ye ait) Le- wandowski, 2014’ten beri kaptanlı- ğ ını yaptı ğ ı millî takımın 89 golle en golcü, 167 maçla en çok forma giyen ismiydi. Kariyeri boyunca hiç kolay geçmeyen bu yolda, 2018’e kadar hiçbir Dünya Kupası’nda oynaya- mamı ş tı. 2010 ve 2014 Dünya Kupası elemelerindeki hayal kırık- lıkları, kariyerinin en verimli döne- minde onu turnuvaların dı ş ında bırakmı ş tı. Rusya’daki ilk Dünya Kupası’na giderken İ ngiliz Th e Gu- ardian’a verdi ğ i röportajda hedefini alçakgönüllülükle ortaya koy- mu ş tu: “Sâkin olalım, beklentileri çok fazla yükseltmeyelim... Ken- dime ait güzel anılara sahip olmayı hedefliyorum. Bulundu ğ umyere gelmek bana çok pahalıya mâl oldu ve hiçbir ş eyi bedavaya almadım.” Haziran 2025’te bamba ş ka bir krizle sarsıldı. Barcelona sezonunun ar- dından “fiziksel ve zihinsel yorgun- luk” gerekçesiyle Moldova ve Finlandiya maçlarının kadrosuna alınmayınca teknik direktör Michal Probierz kaptanlı ğ ı Piotr Zielins- ki’ye devretti. Lewandowski’nin cevabı sert oldu: “Mevcut ş artları ve teknik direktöre kar ş ı duydu ğ um güven kaybını göz önünde bulundu- rarak kendisi görevde kaldı ğ ı sürece Polonya Millî Takımı’nda oynamayı bırakma kararı aldım.” Sadece dört gün sonra Probierz istifa etti: “Millî takımın iyili ğ i adına en do ğ ru kararın bu oldu ğ u sonu- cuna vardım.” Jan Urban’ın göreve gelmesiyle A ğ ustos 2025’te kaptan olarak geri dönen Polonyalı, takımı 2026 Dünya Kupası play-o ff finaline ta ş ıdı. 31 Mart 2026’da Stockholm’de oynanan bu finalde, Nicola Zalewski ve Karol Swiderski’nin golleriyle iki kez öne geçmelerine ra ğ men 88’inci dakikada Viktor Gyökeres’in seken bir topu a ğ lara göndermesiyle İ sveç’e 3-2 kaybettiler. Otuz yedi ya ş ındaki Lewandowski, büyük ihtimalle kariyerinin son Dünya Ku- pası’na gidebilece ğ i bumaçı, gol atamadan tamamladı. Maç sonrası zar zor konu ş abildi: “Böyle bir maç- tan sonra bir ş ey söylemek çok zor. Bulaca ğ ımkelimelerin ne hissetti- ğ imizi yansıtıp yansıtmayaca ğ ını bilmiyorum. Futbol acımasız olabili- yor.” Kimse onu yakalayamadı Sahadan uzakta Polonyalı, kendi tâbiriyle “çılgın profesör” gibi ya ş ı- yor. Yemeklerini tatlıdan ba ş layıp ana yeme ğ e do ğ ru ters sırayla yiyor; e ş i Anna’nın, tatlıların daha hızlı sindirildi ğ i ve proteinle karı ş - maması gerekti ğ i yönündeki beslenme teorisine dayanan bir alı ş kanlık bu. Bir uyku terapistine danı ş tıktan sonra yalnızca sol tara- fına yatmaya ba ş lamı ş örne ğ in. Sol krampon giyme sırası bile bir psikologla yapılan görü ş menin ürünü, maç öncesi rutinini içgüdü- sel bir sıralamaya oturtma çabası- nın bir parçası. 2009 Karate Dünya Kupası’nda bronz madalya kazan- mı ş eski bir karateci ve fitness uzmanı Anna Stachurska ile 2013’te evlenen Lewandowski, onun için “ İ lk psikolo ğ um” tâbirini kullanıyor: “ İ yi ya da kötü bir maçın ardından sadece futbol hakkında de ğ il, zihnimhakkında da konu ş tu ğ um ilk ki ş i odur.” Kariyerinin bu denli uzun sürmesi- nin sırrını yirmili ya ş larının ba ş ında attı ğ ı adımlara ba ğ lıyor. “21 ya ş ımda ya ş am tarzımı de ğ i ş tirdim çünkü di ğ er oyunculardan dört be ş yıl daha uzun oynayabilece ğ ime inanı- yordum.” diyor. O dönem çikolata dâhil istedi ğ i her ş eyi yiyebilece ğ ini dü ş ünen, ama antrenmanlarda hiç güç bulamayan genç forvet, glüteni ve laktozu keserek haftalar içinde muazzambir fark gördü. Çocuklu- ğ unda judodan jimnasti ğ e, basket- boldan hentbola kadar birçok spor yapmı ş olması da vücudunu esnek ve dayanıklı kıldı. 16 ya ş ındayken kaybetti ğ i babasının, kariyerinin hiçbir anına tanıklık edemedi ğ ini de hiç unutmadı: “Bir sporcunun haya- tını gözlemleyerek büyüdüm ama babamprofesyonel liglerdeki tek bir golümü bile göremeden vefat etti. Yine de bugün benimle büyük gurur duyaca ğ ını biliyorum.” Kariyeri boyunca üst üste kaçırdı ğ ı en uzun sakatlık serisinin yalnızca yedi maç olması da bu erken ya ş ta attı ğ ı adımların en somut kanıtı. Bir forvet olarak felsefesini en yalın hâliyle ş öyle özetliyor: “Önce inanç. Topun bana gelece ğ ine her zaman inanırım. Sonra rakibimden hızlı ol- malıyım. Üçüncüsü, dü ş ünmeden, otomatik olarak yapmalıyım. Hepsi bu.” Pep Guardiola’yla Bayern’de geçir- di ğ i yıllar bu felsefeyi derinle ş tirdi. Katalan teknik direktörün kendi- sine söyledi ğ i bir cümleyi hiç unut- madı: “Sana ön dire ğ e mi arka dire ğ e mi gitmen gerekti ğ ini söyle- meye çalı ş an hiçbir teknik direk- törü dinleme. Nereye gitmen gerekti ğ ini zaten biliyorsun.” Guardiola’nın kendisi hakkındaki de ğ erlendirmesi de benzer bir hayranlık ta ş ıyordu: “Hayatımda gördü ğ üm en profesyonel futbolcu. Günün yirmi dört saati do ğ ru bes- lenmeyi, uykuyu ve antrenmanı dü ş ünüyor.” Polonyalı yıldız santrforunmodern forvet pozisyonunun neden eskisi gibi olmadı ğ ına dair dü ş ünceleri de dikkat çekici: “Akademilerden bir- birine benzeyen çok fazla oyuncu çıkıyor, adeta kopyala yapı ş tır gibi, tıpkı bir fabrika. Ama bir forvet farklı dü ş ünmek zorundadır; akademide hârika bir forvet olmayı ö ğ renemezsiniz.” Kendi oyun tarzının bencil oldu- ğ una dair ele ş tirilere de felsefî bir cevabı var: “Forvetlerin bazen bencil olması gerekir. Oyunda di ğ er futbolculardan farklı bir ki ş ilik ge- rektiren iki pozisyon var; kaleciler ve forvetler. İ kimiz de yoktan var edebiliriz.” Genç ku ş a ğ a tavsiyesi ise deneyi- minin özeti gibi: “Asıl büyükmey- dan okuma, üç be ş yıl sonra hâlâ aç kalabilmek için zihinsel unsurları bulmaktır. Be ş yıl içinde yüzde be ş bile geriye dü ş seniz bununla ba ş a çıkamazsınız.” Uluslararası Futbol Tarihi ve İ statis- tikleri Federasyonu’nun (IFFHS) tüm zamanlar gol istatistiklerinde 675 golle Ronaldo, Messi, Pele, Ro- mario, Puskas ve Bican’ın ardından yedinci sırada yer alan Lewan- dowski, üç farklı kulüpte yüzer gol atabilen be ş oyuncudan biri, Ş ampi- yonlar Ligi’nin üçüncü en golcü ismi (109 gol) ve uluslararası futbolda Avrupalı futbolcular arasında üçüncü en golcü isim (89 gol) olarak Avrupa’daki kariyerini noktaladı. 29 Haziran 2026’da MLS temsilcisi Chicago Fire ile 2028’e kadar söz- le ş me imzalayan Polonyalı forvet, kulübün antrenman tesislerinde teknik direktör Gregg Berhalter ta- rafından kar ş ılandı ve 1 A ğ ustos’ta Charlotte FC kar ş ısında Soldier Fi- eld’daki ev sahibinin ilkmaçında iki gol (20’nci ve 68’inci dakikalarda) atarak takımına 2-1’lik galibiyeti getirdi. Bu performansıyla MLS’te forma giydi ğ i ilk haftanın oyuncusu seçildi. Amerika’ya uyumkonu- sunda ise her zamanki kendine has esprili diliyle açıklama yapmayı ihmal etmedi: “Barcelona’da ya ş a- dıktan sonra kolay de ğ il ama ben Polonyalıyım, bu yüzden uyum sa ğ larım.” A ğ ustos ayı boyunca formunu sürdürdü. Leagues Cup’ta Meksika ekibi Santos Laguna’ya kar ş ı 1-0 geriye dü ş tükleri bir maçta kaçır- dı ğ ı iki pozisyonun ardından 93’üncü dakikada attı ğ ı golle takı- mını 3-1’lik galibiyete ta ş ıdı. Teknik direktör Berhalter, bu performansı “Hâlâ sezon öncesi formunda olma- sına ra ğ men inanılmaz bir oyuncu.” sözleriyle övdü. 20 A ğ ustos’ta dep- lasmanda alınan bir galibiyette at- tı ğ ı golle Chicago Fire’ın altı maçlık galibiyet serisine katkı sa ğ ladı ve haftanın takımına seçildi. Berhalter, Lewandowski’nin kulübe olan ba ğ - lılı ğ ından da övgüyle söz etti: “ İş in içinde oldu ğ unu gösteriyor, en önemlisi de bu. İ leti ş imiyle, sa- hadaki eme ğ iyle, antrenmandaki çabasıyla umursadı ğ ını gösteriyor. Üst düzey bir profesyonel ve ne kadar kazanmak istedi ğ ini biliyorum.” Legia’nın bir zamanlar “asla iyi bir futbolcu olamaz” dedi ğ i sıska çocuk, otuz yedi ya ş ında, elinde milyonlarca ki ş inin hayalini bile ku- ramayaca ğ ı bir gol koleksiyonuyla kariyerinin son perdesini yazıyor. “Sahip oldu ğ um tecrübe ve ya ş ım gere ğ i ş u an futbolu bırakma kararı vermek zorunda de ğ ilim.” demi ş ti Barcelona’dan ayrılmadan önce. “Kendimi çok güçlü hissediyorum. Birçok insan benimhakkımda 37 ya ş ında geriye gitti ğ imyanılgısına dü ş üyor... Tam tersi, onlar beni yakalamak zorunda.” Belki de bu, onun hikâyesinin en do ğ ru özeti… Polonyalı forvetin önünde kapılar hiçbir zaman kendi- li ğ inden açılmadı. Her seferinde bir çilingir misali, kendini be ğ en- meyenlere, yetersiz görenlere inat tümkapıları ardına kadar açtı… 94 95
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==