TamSaha 262. Sayı / Eylül 2026
zonunda yeni adıyla Ş ampiyonlar Ligi’nde yine bir numaralı favori sa- yılırdı. O dönem son sekiz takımı kapsayan grup a ş amasında da Porto, PSV ve Göteborg ile oynadık- ları altı maçın tamamını kazanmı ş - lar ve kalelerinde sadece bir gol görmü ş lerdi. Ancak bunun ardın- dan Marsilya ile oynadıkları finalde beklenmedik bir neticeyle kar ş ı kar ş ıya kalıyorlar ve rakiplerine 1-0 ma ğ lup olarak kupayı kaptırıyor- lardı. Bunun telafisiyse ertesi sezon mümkün olacaktı. Ş ampiyonlar Ligi’nde grup a ş amasında bu kez Porto, Werder Bremen ve Ander- lecht ile yer aldı ğ ı gruptan iki galibi- yet ve dört beraberlikle çıkan Milan, tekmaç üzerinden oynanan yarı fi- nalde de Monaco’yu 3-0’la geçmi ş ve Atina’daki finalde Barcelona’ya rakip olmu ş tu. Monacomaçıysa Baresi adına büyük talihsizlik içeri- yordu zira kaptan, 38. dakikada görmü ş oldu ğ u sarı kart nedeniyle finalde cezalı duruma dü ş mü ş tü. Müthi ş finalde cezalıydı ÜstelikMilan adına tek kötü haber bu de ğ ildi. Savunmanın göbe ğ inde Baresi’nin orta ğ ı olan Alessandro Costacurta da aynı maçta kırmızı kart görmü ş tü ve o da finalde yer alamayacaktı. Bu ş artlar altında, kadrosunda Hristo Stoichkov ve Romario gibi hücum silahları bulu- nan Barcelona da finalin favorisi hâline gelmi ş ti. Ancak Milan sa- vunmanın göbe ğ indeki bo ş lu ğ u, bir di ğ er efsanesi Paolo Maldini’yi sol bekten stopere çekerek doldurur- ken hücumda da Dejan Savicevic ve Daniele Massaro ikilisininmüthi ş oyunuyla rakibini ş ok bir biçimde 4-0ma ğ lup ediyor ve dört yıl ara- dan sonra yeniden Avrupa’nın en büyü ğ ü oluyordu. Bu finalden yakla ş ık dört hafta sonra, Baresi kariyerinin son büyük uluslararası turnuvası için İ talya Millî Takımı’yla birlikte ABD’ye gidi- yordu. 15. Dünya Kupası’nda İ talya yine ba ş lıca favoriler arasındaydı. Ancak Gök Mavililer ilk turda hayli zorlu bir gruba da dü ş mü ş ve İ rlanda, Norveç, Meksika üçlüsüne rakip olmu ş lardı. İ rlanda ile oyna- nan ilkmaçın 1-0 kaybedilmesiyle de İ talya büyük bir tehlikeyle kar ş ı kar ş ıyaydı. Norveç ile oynanan bir sonraki maçtaysa 1-0 kazanıyor- lardı belki ama bu kez de Baresi’yi kaybetmi ş lerdi. Kaptan, ikinci yarı- nın ba ş larından dizinden sakatla- narak sahayı terk etmi ş ti. İ lk haberler Baresi’ninmenüsküs sakatlı ğ ı nedeniyle turnuvayı kapattı ğ ı yönündeydi. Hatta bazı kaynaklara göre tecrübeli oyuncu kariyerinin bile sonuna gelmi ş ti. Ancak Baresi, o ya ş ta bir oyuncu- dan beklenmeyecek derece hızlı iyile ş ecek ve sadece 24 gün sonra oynanacak olan final maçında takı- mının ba ş ında sahaya çıkmayı ba- ş aracaktı. Baresi’nin yoklu ğ unda İ talya son grupmaçında Meksika ile 1-1 berabere kalsa da en iyi grup üçüncüleri arasına girerek tur atla- mı ş tı. Ardından ikinci turda Ni- jerya’yı, çeyrek finalde İ spanya’yı, yarı finalde de Bulgaristan’ı hep 2-1’lik skorlarla geçen GökMavili- ler, finalde Brezilya’nın rakibi ol- mu ş tu. 17 Temmuz’da Los Ange- les’ta oynanan final maçıysa tüm zamanların en sıkıcı Dünya Kupası finallerinden biri olarak kayıtlara geçecekti. İ ki ekibin de birbirine kar ş ı ciddi bir tehdit ortaya koyamadı ğ ı maçta de ğ il 90, 120 dakika bile gol için yeterli olmamı ş ve en nihaye- tinde ilk kez bir dünya ş ampi- yonunu belirlemek, penaltı atı ş ları kalmı ş tı. Penaltılarla kaçan dünya ş ampiyonlu ğ u Bundan sonrasıysa belki de Bare- si’nin kariyerindeki en dramatik ana sahne olacaktı zira kaptan, ta- Olimpia ekibi 3-0’la geçilmi ş ti. Ancak önceki sezonun uzantısı sayılabilecek bu iki kupa hâricinde Milan, 1991 yılı içerisinde aradı ğ ını bulamıyordu. Serie A’da Sampdo- ria’nın be ş puan gerisinde ikinci sı- rada kalan kırmızı-siyahlılar, asıl ş okuysa son iki sezonun ş ampi- yonu oldukları Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nda ya ş ayacaktı. Çeyrek finalde Marsilya ile oynadıkları e ş - le ş menin ilk aya ğ ında San Siro’da rakibiyle 1-1 berabere kalan Baresi ve arkada ş ları, Marsilya’daki rö- van ş taysa oyunu 1-0 yenik götü- rürlerken bitime iki dakika kala stadın ı ş ıklarının yarısı sönmü ş tü. Her ne kadar bu sorun 15 dakika sonra a ş ıldıysa da Milan yöneticisi Adriano Galliani takımı sahadan çe- kiyordu. Belli ki kaybedilmekte olan maçın saha dı ş ında kazanılması gibi bir hesap içindeydi fakat evdeki o hesap çar ş ıya uymayacak ve UEFA, maçı 3-0 hükmen Marsilya lehine tescil edece ğ i gibi Milan’ı bir sonraki sezon için de Avrupa kupa- larındanmen edecekti. İ lk yenilgisiz ş ampiyonluk 1991-92 sezonuna girilirken Mi- lan’da teknik direktör de ğ i ş ikli ğ i de ya ş anıyor ve millî takıma giden Ar- rigo Sacchi’nin yerini Fabio Capello alıyordu. Tatsız geçen son sezonun ardından Capello yönetiminde yeniden parlamaya ba ş layan Milan, 34maçlık lig yarı ş ını nama ğ lup vaziyette en önde tamamlıyordu. Bu, aynı zamanda Serie A’nın oynanmaya ba ş ladı ğ ı 1929 yılından beri kazanılan ilk nama ğ lup ş ampi- yonluktu (Bu vesileyle 1979’da Pe- rugia gibi bir sürpriz takımın ligi nama ğ lup bitirdi ğ i ancak çok fazla beraberli ğ i oldu ğ u için ikinci sırada kaldı ğ ı bilgisini de vermeden geçmeyelim). Milan, sonraki iki sezonda da Serie A’da zirveyi ba ş kalarına bırakma- yacaktı. Bu kez nama ğ lup olmasa da sırasıyla iki ve üç ma ğ lubiyet alarak sezonları tamamlamı ş lardı ve ligde yine bile ğ i en az bükülen takımkonumundalardı. 1993-94 sezonundaysa en dikkat çekici ista- tistikleri, 34maçta sadece 36 gol atmı ş olmalarıydı. Buna ra ğ men nasıl ş ampiyon olduklarını merak ediyorsanız Baresi liderli ğ indeki savunmanın kırmızı-siyahlı kalede sadece 15 gole müsaade etti ğ ini de belirtelim. Avrupa kupalarındaysa Milan, bir yıllık cezanın ardından 1992-93 se- 1991-92 sezonunda Serie A tarihinin yenilgisiz tek ş ampiyonu olan Milan kadrosu... Ayaktakiler soldan sa ğ a: Mauro Tassotti, Paolo Maldini, Ruud Gullit, Marco van Basten, Frank Rijkaard, Francesco Antonioli. Oturanlar: Alessandro Costacurta, Diego Fuser, Carlo Ancelotti, Franco Baresi, Marco Simone. 103 102
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==