TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026

yonası’na da gidemedi. Her ba ş arı- sız sonuç aynı soruyu biraz daha yüksek sesle geri getiriyordu: Bu ku ş ak da mı kaybolacaktı? Norveç’in büyük turnuva özlemini ve 2026 Dünya Kupası’na giden sü- reci içeriden izleyen Netflix’te ya- yınlanan iki bölümlük “Norway: Th e Dark Horse”, yalnızca bir eleme hikâyesi anlatmıyor. Emil Trier’in yönetti ğ i belgesel, yıllarca süren bekleyi ş in takımın ve ülkenin futbol aklına nasıl yerle ş ti ğ ini de gösteriyor. Her yenilgide eski hayal kırıklıkları yeniden hatırlanıyordu. Her yeni eleme dönemi, öncekinin yüküyle ba ş lıyordu. Norveç’in yıldızları vardı. Solbak- ken’ın yapması gereken, yıldızların çevresine ortak bir oyun ve ortak bir sabır yerle ş tirmekti. Yüzde 90 2024 Avrupa Ş ampiyonası umutları sona erdi ğ inde Solbakken’ın gele- ce ğ i de tartı ş ılmaya ba ş landı. Bırak- mayı dü ş ündü ğ ü yazıldı. Kendisi daha sonra devam edece ğ inden yüzde 90 emin oldu ğ unu söyleye- cekti. Yüzde 90… Kesinlik için yüksek, ku ş ku için yeterince açık bir oran. İ çeride hâlâ yüzde 10’luk bir karan- lık vardı. Solbakken o karanlıktan kaçmadı. Ona baktı ve çalı ş maya devam etti. İ nanç her zaman hiç ş üphe etme- mek de ğ ildir. Bazen ş üpheyi yanında ta ş ıyarak yine de yürümektir. Norveç’in dönü ş ümü de büyük gali- biyetlerin ya ş andı ğ ı gecelerde ba ş - lamadı. Hazırlıkmaçlarında, kapalı antrenmanlarda ve kamuoyunun il- gisini kaybetti ğ i günlerde ba ş ladı. Takımın oyun düzeni yeniden ş ekil- lendirildi. Liderlik yalnızca Haaland ile Ødegaard’ın omuzlarına bırakıl- madı. Kadronun geri kalanına da rol ve sorumluluk verildi. Solbakken bir kez daha kriz anını yeni bir ba ş langıca dönü ş türü- yordu. İ ki yıldızın çevresindeki takım Solbakken, Ødegaard ile Haaland’ı yalnızca yan yana dizmedi. Arala- rındaki ili ş kinin çevresine bir takım kurdu. Ødegaard’a oyunun yönünü belirle- yebilece ğ i daha serbest bir alan bı- raktı. Norveç hücuma çıktı ğ ında kaptan yalnızca son pası veren oyuncu de ğ ildi; takımın nerede ve ne kadar yükselece ğ ine karar verenmerkezdi. Haaland ise yalnızca ceza saha- sında servis bekleyen bir golcü ola- rak kullanılmadı. Savunma hattını geriye sürükleyen ko ş uları, takım arkada ş larına açtı ğ ı bo ş luklar ve geçi ş lerdeki tehdidi Norveç’in bütün hücumdüzenini ş ekillendirdi. Ama Solbakken’ın asıl i ş i iki yıldızla sınırlı de ğ ildi. Geri kalan oyunculara bu ikilinin çevresinde nasıl hareket edeceklerini ö ğ retmekti. Beklerin ne zaman çıkaca ğ ı, orta saha oyuncularının Ødegaard’ın bıraktı ğ ı alanı nasıl dengeleyece ğ i, Haaland öne ko ş tu ğ unda ikinci topların nerede toplanaca ğ ı ve top kaybedildi ğ inde takımın nasıl yeniden daralaca ğ ı belirlenmi ş ti. Norveç’in dönü ş ümü yıldızların bireysel parlaklı ğ ından de ğ il, bu ayrıntıların tekrar edilmesinden do ğ du. Karar verme cesareti Dünya Kupası sırasında Solbak- ken’ın teknik direktörlü ğ ünü en iyi anlatan anlardan biri, büyük bir galibiyet de ğ il, a ğ ır bir yenilgiydi. Norveç ilk iki grupmaçını kazanıp son 32 turunu garantiledikten sonra Fransa kar ş ısında ilk on birde on de ğ i ş iklik yaptı. Haaland ve Ødegaard gibi isimleri dinlendirdi. Norveç maçı 4-1 kaybetti ve ele ş ti- riler yükseldi. Solbakken ise pi ş man olmadı ğ ını söyledi. Görevinin taraftarın o gün görmek istedi ğ i kadroyu sahaya sürmek de ğ il, Norveç’in turnuvada mümkün oldu ğ unca ileri gitmesini sa ğ layacak kararı vermek oldu- ğ unu savundu. Bu tercih, onun liderlik anlayı ş ını açıkça gösteriyordu. Popüler olanı de ğ il, takımın gelece ğ i için do ğ ru oldu ğ una inandı ğ ı kararı seçmi ş ti. Solbakken yıldızlarını koruyordu belki, ama onları takımın üzerinde görmüyordu. Onları, takımın daha uzun süre ayakta kalması için kullanıyordu. Yirmi sekiz yıl sonra Norveç’in 2026 Dünya Kupası yol- culu ğ unda Solbakken, iki dönemi birbirine ba ğ layan ki ş iydi. 1998’de sahadaydı. 2026’da kenarda. Yirmi sekiz yıl önce formasını giy- di ğ i ülkeyi bu kez teknik direktör olarak çeyrek finale ta ş ımı ş tı. Nor- veç artık yalnızca uzun bir aradan sonra Dünya Kupası’na dönen takımde ğ ildi. Turnuvanın güçlü ül- kelerinden birini eleyebilecek kadar örgütlü, sabırlı ve kendisine güve- nen bir yapıya kavu ş mu ş tu. Çeyrek finalde rakip İ ngiltere’ydi. Norveç maça çekinmeden ba ş ladı. Andreas Schjelderup’un golüyle öne geçti ve bir süre oyunu istedi ğ i yerde tuttu. Solbakken’ın takımı savunmaya çekilip üstünlü ğ ünü korumaya çalı ş mıyor, İ ngiltere’nin bıraktı ğ ı alanları kullanmayı sürdü- rüyordu. İ lk yarının son anlarında Jude Bellingham e ş itli ğ i sa ğ ladı. Ancak golün öncesinde ya ş anan pozisyon, maçın önüne geçecek bir tartı ş ma- nın ba ş langıcı oldu. Norveç kalecisi Ørjan Nyland’ın uzakla ş tırdı ğ ı topun havadaki kamera sisteminin kablosuna temas etti ğ ini dü ş ünen Solbakken, oyunun durdurulması gerekti ğ ine inanıyordu. FIFA ise topun içindeki sensörlerde herhangi bir temas veya ola ğ an dı ş ı hareket tespit edilmedi ğ ini açıkladı. Karar de ğ i ş medi, gol geçerli sayıldı. İ kinci yarıda oyun daha da sertle ş ti. İ ngiltere baskısını artırırken Norveç düzenini korumaya çalı ş tı. Solbak- ken kenardan takımının geri çekil- mesine izin vermiyor, oyuncularını yeniden öne ta ş ımaya u ğ ra ş ıyordu. Doksan dakika e ş itlikle sona erdi. Uzatmalarda İ ngiltere bir gol daha buldu. Norveç cevap veremedi ve sahadan 2-1 ma ğ lup ayrıldı. Yirmi sekiz yıllık bekleyi ş in ardından ba ş layan Dünya Kupası yolculu ğ u çeyrek finalde sona ermi ş ti. Ancak Norveç turnuvadan yalnızca geri dönen bir ülke olarak ayrılmıyordu. Solbakken’ın takımı, yarı finalin e ş i ğ ine kadar gelen ve büyük sah- nede yeniden ciddiye alınması ge- rekti ğ ini gösteren bir ekip olmu ş tu. Son düdü ğ ün ardından Son düdü ğ ün ardından Solbakken bir süre teknik alanın önünde kaldı. Omuzları dü ş memi ş ti; yüzünde öf- keden çok, sonucu kabullenmek is- temeyen sert bir ifade vardı. Önce sahadaki oyuncularını izledi, ardın- dan yanlarına giderek onları aya ğ a kaldırdı. Norveç elenmi ş ti ama Solbakken’ın duru ş unda bir yolun sonuna gelmi ş olmanın teslimiyeti yoktu. Kaybe- dilenmaçın a ğ ırlı ğ ını ta ş ıyor, yine de takımına bunun yalnızca bir son de ğ il, devam edecek bir hikâyenin parçası oldu ğ unu göstermeye çalı- ş ıyordu. Kablo tartı ş ması maçın ardından büyüdü. Solbakken pozisyondaki inancından vazgeçmedi. Fakat takı- mının Dünya Kupası hikâyesinin yalnızca bu olayla hatırlanmasını da istemedi. Haklıydı. Norveç turnuvadan yal- nızca tartı ş malı bir pozisyonla ayrılmıyordu. Yirmi sekiz yıl sonra Dünya Kupası’na dönmü ş , Brezilya’yı elemi ş ve çeyrek finale kadar yükselmi ş ti. İ ngiltere yenilgisi Solbakken’ın Millî Takım’daki sonmaçı da de ğ ildi. Sözle ş mesi 2028 Avrupa Ş ampiyo- nası sonrasına kadar uzatılmı ş tı. Sadece bu Dünya Kupası sona er- mi ş ti. Ama Solbakken’ın bu turnu- vadaki hikâyesini anlamak için İ ngiltere kar ş ısındaki son görüntü- den, haftalar önce Senegal maçının ardından ya ş anan ana dönmek gerekir. Önce tribüne baktı Son düdük çalmı ş tı. Norveç, 28 yıl sonra döndü ğ ü Dünya Kupası’nda eleme turlarına kalmı ş tı. Futbolcu- lar sahanın ortasında birbirlerine ko ş uyordu. Solbakken ise tribünlere baktı. Anniken’i gördü ve merdivenlere yöneldi. O birkaç basamakta futbolculu ğ u- nun bitti ğ i gün, teknik direktör ola- rak attı ğ ı ilk adımlar, Kopenhag’da kurdu ğ u yapı, Norveç’in kaçırdı ğ ı turnuvalar ve bir ülkeyi yeniden kendisine inandırmak için yapılan binlerce saatlik çalı ş ma vardı. Bir de bütün bu futbol hayatının yü- künü onunla birlikte ta ş ıyan insan… Solbakken tribüne çıktı, Anniken’i buldu ve sarıldı. Bu, bir a ş k hikâyesinin finali de ğ ildi. Bir futbol adamının, kendisini ha- yata ba ğ layan oyuna yeniden tutu- nurken en büyük deste ğ i nerede buldu ğ unun kısa bir görüntüsüydü. Solbakken’ı hayata doktorlar dön- dürmü ş tü; fakat onu ya ş atan, ye ş il sahanın içinde kalmak oldu. O gece tribünlere tırmanıp Anniken’e sa- rıldı ğ ında, 25 yıl önce yeniden ba ş - layan hayatının en güzel karelerinden biri ortaya çıktı. Solbakken oyundan hiç çıkmamı ş tı. 82 83

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==