TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026

çılgın bir arka ya da küçük bir geri pasla bulurdu. Korkutucuydu.” Bir ba ş ka eski takım arkada ş ı Matt Jansen de 2019’da verdi ğ i bir röpor- tajda benzer bir tabloyu çizmi ş ti: “Kendine has bir oyuncuydu. İ yi bir zeminde, kendi oyununun oynan- dı ğ ı bir maçta sahayı o yönetirdi. İ nanılmaz bir vizyonu vardı, birlikte oynadı ğ ım en iyisiydi. Sınıf atlamı ş bir futbolcuydu.” 2002-03 sezonunda Blackburn’ün Souness yönetiminde ilk altıya yükselip Avrupa kupalarına katılma hakkı kazandı ğ ı kadroda orta sahanın istikrar kayna ğ ı oydu. 2003-04 sezonunda 34maçta forma giyip bir gol kaydeden tecrü- beli orta saha, o sezon sonunda Blackburn Rovers’ta yılın oyuncusu seçildi. Ne var ki bir sonraki sezon, kariyerinin en zorlu dönemlerinden birine sahne oldu. 2004-05 sezo- nunda ya ş adı ğ ı sakatlık nedeniyle sadece 18 maçta forma giyebildi. Sakatlık döneminin ardından toparlanan Tugay, 2005-06 sezo- nunda 29 maça, 2006-07 sezo- nunda ise 36maça çıktı. 2007-08 sezonu sonunda 37 ya ş ına gelmi ş olmasına ra ğ men kulüp sözle ş me- sini bir yıl daha uzattı. Türkiye’de kalsaydı ya da ülkeye dönseydi bu ya ş ta çoktan futboldan kopmu ş olacak bir oyuncu, Ada’da hâlâ takımın vazgeçilmez bir parçasıydı. 2007’de Lucas Neill’in kulüpten ayrılmasıyla da takımın birinci kaptanlı ğ ına yükseldi. Blackburn’de yıllar içinde kadro sürekli de ğ i ş ti, teknik direktörler birbirini izledi ama de ğ i ş meyen tek ş ey, her gelen hocanın formayı ilk olarak Tugay’a teslim etmesiydi. Sı- rasıyla Souness, Mark Hughes, Paul Ince ve SamAllardyce ile çalı ş an yıldız için belki de en çarpıcı övgü Mark Hughes’tan geldi: “Tugay’ın 10 ya ş daha genç olmasını ister miy- dim? Hayır. Çünkü e ğ er öyle olsaydı Barcelona’da oynuyor olurdu.” İ ngiliz basınının ona taktı ğ ı “Maes- tro” lakabı da aynı hayranlı ğ ın bir yansımasıydı. Bir Blackburn taraf- tarının onun için kullandı ğ ı ve sonradan neredeyse bir slogana dö- nü ş en tarif ise daha ş u ş ekildeydi: “He is Tugay, he plays like two guys” yani “O Tugay, iki ki ş i gibi oynuyor.” Kariyerinin son perdesi, 24 Mayıs 2009’da, West Bromwich Albion kar ş ısında oynandı. Blackburn’ün kulüp kuralları gere ğ i 10 yıldan az forma giyen oyunculara resmî jübile düzenlenmiyordu; bu sonmaç, 32 bin ki ş ilik Ewood Park’ı dolduran taraftarların co ş kusuyla adeta kendili ğ inden bir jübileye dönü ş tü. Kulüp yönetimi tribünlere Tugay maskeleri da ğ ıttı; taraftarlar, “Bana verdi ğ iniz bütün destek için te ş ek- kür ederim” yazılı ti ş örtüyle sahaya çıkan kaptanlarını dakikalarca ayakta alkı ş ladı. Tribünde bir taraf- tarın hazırladı ğ ı “Tugay, you are our Turkish delight” pankartı, o günün en akılda kalan görüntüsü oldu; on binlerce taraftar aynı anda “Sen bizimTürk lokumumuzsun” diye ba ğ ırıyordu. Dönemin teknik direktörü SamAllardyce, kulübün resmî sitesinde ş öyle diyordu: “Tugay burada hârika günler geçirdi ve kariyerinin zirvesine muhte ş em bir tırmanı ş yaptı.” Sahadan ayrılırken kızının elinden tutup Ewood Park’ın çimlerinde son bir tur atan Tugay, taraftarları selamlarken gözya ş larını tutmaya çalı ş ıyor, ama yine de o alı ş ıldık gülümsemesinden vazgeçmiyordu. 233 resmî maça çıktı ğ ı Blackburn Rovers’ta, 31 ya ş ında transfer olup 38 ya ş ına kadar forma giyen ve efsane statüsüne eri ş en bir oyun- cunun bu denli sevilmesi, kulüp tarihinde az rastlanan bir sadakat hikâyesiydi. Onun bu efsane statüsü, veda gü- nünden yıllar sonra bile canlılı ğ ını koruyor. Blackburn’ü ziyaret eden bir Türk gazeteci, Ewood Park’ın VIP giri ş inde ya ş adı ğ ı anı ş öyle anlat- mı ş tı: “Kulübe hizmet etmi ş yerli ve yabancı oyuncuların isimlerinin altın harflerle yazıldı ğ ı dev bir pano vardı ve kulübün çalı ş anları, yıllar sonra kar ş ılarına çıkan Tugay’ı görür görmez inanılmaz bir sevgi seli ba ş latmı ş tı. Sanki hiç ayrılma- mı ş gibi.” Birkaç gün sonra, 30 Mayıs 2009’da bu kez Sivasspor kar ş ısında oyna- nan ligmaçı öncesinde Galatasaray taraftarlarının kar ş ısına çıkan Tugay, sarı-kırmızılı camiaya da sembolik bir veda gerçekle ş tirdi. Sahadan sonraki yolculuk Kramponları asmak, kaptan için oyunun bitti ğ i anlamına gelmedi. Futbolu bıraktı ğ ı 2009 yazının ar- dından İ ngiltere’de kalmayı seçti ve Manchester City’nin A2 takımında, eski teknik direktörü Mark Hug- hes’un bu kez City’nin ba ş ında oldu ğ u teknik ekipte görev aldı. Kısa süre sonra Blackburn’ün sa- hibi JohnWilliams onu aradı ve ne yaptı ğ ını sordu; Tugay, hocalık için gerekli Pro Lisans’ı almaya çalı ş tı- ğ ını, bunun için altyapıda çalı ş ması gerekti ğ ini anlattı. 10 dakika sonra kulüp sekreteri onu arayıp “Hemen gel kontratı imzala, ö ğ len idman var, acele et” dedi. O gün Blackburn Rovers’ın altyapısında hocalı ğ a ba ş ladı. 4 Mart 2010’da bu kez Galatasa- ray’da antrenör olarak göreve ba ş - layan Kerimo ğ lu, 21 Ekim 2010’da teknik direktör yardımcılı ğ ına geti- rildi ve aynı tarihte teknik direktör- lü ğ e atanan eski takım arkada ş ı Gheorghe Hagi’nin yardımcılı ğ ını üstlendi. Sonrasında kulübün alt- yapı koordinatörlü ğ ünü yürüttü, 30 Eylül 2013’te İ talyan Roberto Mancini’nin geli ş iyle bir kez daha teknik direktör yardımcılı ğ ına geti- rildi ve Fatih Terim’in göreve dönü- ş üyle A TakımOyuncu İ zleme Komitesi Ba ş kanlı ğ ı’na atandı. 2013 yılında Türkiye U20 Millî Ta- kımı Genel Koordinatörlü ğ ü’nü de üstlenen Kerimo ğ lu, kısa bir dönem Blackburn Rovers’ta maç analistli ğ i yaptı. Teknik direktörlük kariyerine 26 Kasım 2015’te 1.5 yıllık sözle ş - meyle Ş anlıurfaspor’un ba ş ında adım attı. Ancak art arda gelen ye- nilgilerin ardından 10 Nisan 2016’da bu görevden istifa etti. 4 Kasım 2017’de ise Türkiye’de teknik direk- törlük yapmak istemedi ğ ini ka- muoyuyla payla ş tı; bu açıklama, onun kariyer planlamasında saha- dan çok daha farklı bir rotaya, ekran önüne yöneldi ğ inin de ilk i ş aretiydi. Spor yorumculu ğ una yönelen eski yıldız orta saha, televizyon ekranla- rında Süper Lig yorumcusu olarak tanınan bir isimhâline geldi ve Galatasaray-Fenerbahçe derbile- rinden transfer dönemlerine, genç oyuncuların geli ş iminden teknik direktörlerin taktik tercihlerine kadar geni ş bir yelpazede görü ş bil- diren bir yorumcu kimli ğ i kazandı. Bugün 55 ya ş ındaki Kerimo ğ lu, hâlâ ekranlarda futbol yorumla- mayı sürdürüyor. Galatasaray’da azalan forma ş ansının ardından atıldı ğ ı İ skoçya macerasından sonra, 31 ya ş ında yepyeni bir ül- kede, yepyeni bir dilde yeniden bir kariyer in ş a etmi ş olması, onun belki de en çarpıcı yanı. Bugün ne zaman Ewood Park’ta maç izlemeye gitse, Blackburn taraftarları hâlâ hep bir a ğ ızdan aynı tezahüratı yapıyor: “BizimTürk lokumumuz.” Blackburn’de yıllar içinde kadro sürekli de ğ i ş ti, teknik direktörler birbirini izledi ama de ğ i ş me- yen tek ş ey, her gelen hocanın formayı ilk olarak Tugay’a teslim etmesiydi. Sırasıyla Souness, Mark Hughes, Paul Ince ve SamAllardyce ile çalı ş an yıldız için belki de en çarpıcı övgü Mark Hughes’tan geldi: “Tugay’ın 10 ya ş daha genç olmasını ister miydim? Hayır. Çünkü e ğ er öyle olsaydı Barcelona’da oynuyor olurdu.” Bir dönemGalatasaray’da Hagi ve Mancini’nin yardımcılıklarını yapan Tugay Kerimo ğ lu, artık bir futbol yorumcusu. 158 159

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==