TamSaha 261. Sayı / Ağustos 2026
1999 arasında çıktı ğ ı 282 resmî maçta 31 gol kaydetti; bu süre zar- fında altı Süper Lig ş ampiyonlu ğ u, dört Türkiye Kupası, iki Ba ş bakan- lık Kupası ve üç Cumhurba ş kanlı ğ ı Kupası zaferlerini ya ş adı. Bu uzun sadakatin arkasında rastlantı de ğ il, bilinçli bir duru ş vardı. Yıllar sonra bir röportajda anlattı ğ ına göre, henüz Galatasaray’da oynarken dönemin Fenerbahçe Ba ş kanı Ali Ş en kendisiyle görü ş üp “uçuk” bir rakam teklif etmi ş ti. Kaptanın cevabı kısaydı: “Te ş ekkür ederim.” Yurt dı ş ına çıktıktan sonra bu kez ba ş kan Aziz Yıldırım aynı teklifi tekrarladı ğ ında da cevap de ğ i ş - medi. 1996-97’de Galatasaray A takımına katılan, ilk iki sezonunda kısıtlı forma ş ansı bulsa da 1998-99’da 27 ligmaçına çıkarak kendini kanıt- layan genç Emre Belözo ğ lu, takımın orta sahasındaki dengeleri giderek de ğ i ş tiriyordu. Terim’in oyun ku- rucu rolü için artan biçimde Emre’ye güvenmesiyle Tugay, 1999-2000 sezonuna girerken kadronun de ğ i ş - mez ismi olmaktan çıkıp yedek kulübesine yakın bir oyuncuya dönü ş mü ş tü. Sezonun ilk yarısında sadece 11 ligmaçında forma giye- bildi. Son Galatasaraymaçını ise 22 Aralık 1999’da Kadıköy’de Fener- bahçe’yi 2-1 ma ğ lup ettikleri der- bide, 68’inci dakikada Hasan Ş a ş ’ın yerine oyuna girerek oynadı. Azalan forma ş ansı, 12 sezondur formasını giydi ğ i Galatasaray’dan ayrılma iste ğ ini do ğ urdu. 1999-2000 sezonunun devre ara- sında yakla ş ık 2.5 milyon avroluk bir bedelle İ skoçya’nın Glasgow Rangers kulübüne transfer oldu. Galatasaray’ın kısa süre sonra Türk futbol tarihinde bir ilki ba ş ararak UEFA Kupası’nı ve Süper Kupa’yı kazanması, bu ayrılı ğ ın en hüzünlü tarafıydı. Yıllar sonra verdi ğ i bir röportajda o günkü kararının arka- sında durdu ğ unu söyleyecekti: “2000’de Avrupa’da oynamak için yanıp tutu ş uyordum. Kal dediler. Kal, UEFA Kupası’nı alalımöyle git. İ nan bana, belki de herkesten fazla hissediyordumo kupayı alaca ğ ı- mızı. Buna ra ğ men vermi ş tim kararımı. Bu kadar bilinçli verdi ğ im bir kararı sonradan neden sorgula- yayımki...” Ay-yıldızlı yıllar Tugay Kerimo ğ lu’nunmillî forma serüveni, alt ya ş kategorilerinde ba ş layıp 20 yılı a ş kın bir süreye ya- yıldı. Sırasıyla 13 kez Türkiye U16, 8 kez Türkiye U18 ve 20 kez Türkiye U21 formasını giydikten sonra, AMillî Takım’a 1990 yılında adım attı. Fatih Terim’in 1993’te ba ş ına geçti ğ i Millî Takım’ın 1996 Avrupa Ş ampiyonası’na katıldı ğ ı kadroda yer aldı. Terim, turnuvanın hemen ardından Millî Takım’dan ayrılıp Ga- latasaray’ın ba ş ına geçince, Tugay, Mustafa Denizli yönetimindeki ay- yıldızlı kadroda forma giymeyi sür- dürdü. Bu dönemde Millî Takım tari- hinde ilk kez bir Avrupa Ş ampiyo- nası çeyrek finaline yükselen kadronun parçasıydı. Ancak EURO 2000, kariyerinin en sert ki ş isel krizlerinden birine sahne olmu ş tu. Grupmaçlarında ev sahibi Belçika kar ş ısında 37’nci dakikada oyun- dan alınmasına öfkelenen Tugay, sahadan çıkarken tekmeliklerini Denizli’nin önüne fırlattı. Gece geç saatlerde teknik direktörün oda- sına çıkıp özür diledi ama bu özrü kabul edilmedi. Mustafa Denizli ertesi sabah kimseye haber verme- den Tugay’a dönü ş bileti aldırıp kamptan gönderdi. Millî Takım’daki en parlak döne- mini, 2002 Dünya Kupası’nda ya- ş adı. Ş enol Güne ş yönetimindeki AMillî Takım’ın Güney Kore ve Ja- ponya’da düzenlenen turnuvada dünya üçüncüsü oldu ğ u o tarihî kadroda, orta sahanın deneyimli isimlerinden biriydi. 2002 sonra- sında da millî formayı bırakmayan Tugay, 2004 Avrupa Ş ampiyona- sı’na gidecek son kadroyu belirle- yecek play-o ff turunda, Kasım 2003’te Letonya’ya kar ş ı oynanan iki maçta da sahadaydı; Riga’daki ilkmaçta 91’inci kez millî forma giyme gururunu ya ş adı, İ stanbul’da oynanan ve 2-2 biten rövan ş ta ise 79’uncu dakikada oyundan alındı. Bu sonuçla Türkiye 2004 Avrupa Ş ampiyonası’na gidemedi. Bu ele- menin ardındanmillî formadan bir süreli ğ ine uzak kalan Tugay, genç- lerin önünün açılması gerekti ğ ini dü ş ündü ğ ünü açıkladı. 5 Haziran 2007’de Almanya’nın Dortmund kentindeki Signal Iduna Park’ta oynanan Türkiye-Brezilya hazırlıkmaçı, Tugay’ınmillî formaya ikinci ve son vedası oldu. Millî Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim’in önerisiyle düzenle- nen bu kar ş ıla ş maya kaptan olarak çıkanmillî futbolcu, sırtında 94 nu- maralı formayla 94’üncümaçına imza attı ve bu son kar ş ıla ş mayla ay-yıldızlı serüvenini noktaladı. Maestronun Ada macerası GlasgowRangers’taki ilk yarım sezonunda takımın İ skoçya Lig ş ampiyonlu ğ u ve İ skoçya Kupası’nı kazandı ğ ı kadroda yer aldı. 2000-01 sezonunda ise 38 maçta forma giyip 3 gol attı. Teknik direktör Dick Ad- vocaat’ın kurdu ğ u, Avrupa’nın en iddialı kadrolarından birinde kendine yer bulanmillî futbolcu için asıl sınav sahaya alı ş maktan çok, İ skoç futbolunun farklı temposuna ayak uydurmaktı. 31 Ocak 2001’de Aberdeen’i 1-0 yendikleri maçta attı ğ ı tek golle maçın en iyisi seçildi. Golü bir frikikten bulmu ş tu, ki bu da Galatasaray’da 1991’de Fener- bahçe’yi 4-1 yendikleri maçtan bu yana attı ğ ı ilk frikik golüydü ve eski Türkiye günlerini İ skoç taraftara hatırlattı. Ne var ki İ brox’taki hava hiç de hu- zurlu de ğ ildi. Kulüpteki iç çeki ş me- ler ve soyunma odasındaki anla ş - mazlıklar, 1.5 yıl sonra Tugay’ı yeni bir yuva aramaya itti. Temmuz 2001’de Blackburn Rovers’tan gelen teklif, tambu noktada devreye girdi. Kulübün ba ş ındaki isim, Galatasa- ray’da bir sezon çalı ş tı ğ ı Graeme Souness’ten ba ş kası de ğ ildi. Souness, yıllar sonra yazdı ğ ı kita- bında bu transferi ş öyle anlatacaktı: “Tugay yaptı ğ ımız en iyi transfer- lerden biri oldu. Mizah anlayı ş ı zengin, İ ngilizcesi iyi olan bir futbol- cuydu. Tugay’ın orta sahadaki rolü, o dönem takımın oyun stilinde be- lirleyiciydi. Müthi ş bir tekni ğ i vardı ve süper bir top da ğ ıtıcısıydı. Ke ş ke İ ngiltere’ye daha genç bir ya ş ında gelseydi, çok daha iyi bir futbolcu olurdu.” Tugay da kendi payına, yıllar sonra verdi ğ i bir röportajda iki hocaya birden te ş ekkür borçlu oldu ğ unu söyleyecekti: “Hayatımı de ğ i ş tiren ki ş i, benimAda’da oynamamı sa ğ layan Graeme Souness’tır. Fakat beni seyredip çok be ğ enen Rangers’ın hocası Dick Advocaat’ı da unutamam.” Blackburn Rovers 1.3 milyon ster- linlik bir bedelle transferi gerçek- le ş tirdi ğ inde dönemin İ ngiliz basını bunu “ya ş ına göre pahalı bir yatı- rım” olarak de ğ erlendirdi. İ lk üç maçta kadroya bile giremeyen yıldız orta saha, pek çok yorumcunun 31 ya ş ındaki bir oyuncunun genç ve dinamik Premier Lig’de uzun süre tutunamayaca ğ ı yönündeki ş üphe- lerini çabucak bo ş a çıkardı. Ran- gers’taki günlerin aksine Ewood Park’ta çok geçmeden ilk on birden çıkmaz oldu. Taraftarla öyle güçlü bir ba ğ kurdu ki, onu tarif etmek için kendi dillerinde bulabildikleri en tatlı benzetmeyi kullanıp ona “Türk lokumu” lakabını taktılar. Bu lakap, yıllar sonra bile onun adıyla birlikte anılmaya devam edecekti. İ lk sezonunda 40maça çıkıp 3 gol attı ve takımıyla birlikte Lig Kupası’nı kaldırdı. 2000-2003 arasında onunla aynı kadroda forma giyen Craig Hignett, yıllar sonra verdi ğ i bir röportajda Türk yıldızı ş öyle anlatacaktı: “Tugay’a baktı ğ ınızda çok enerjikti. Fakat devre arasında iç- memesi gereken ş eyleri içerdi ve hızlı de ğ ildi. Uzunmesafe ko ş a- mazdı, çünkü bunu yapmazdı. Onun yapa- mayaca ğ ı birçok ş ey vardı. Ama onun hârika bir zekâsı vardı. Ne kadar iyi oldu ğ u tarif edi- lemezdi. Vizyonu, etrafındaki in- sanların farkındalı ğ ı, topu tutu ş ş ekli hârikaydı. O sadece oraya ba- kıyor olabilir ve sen kaçarsın, seni Tugay Kerimo ğ lu, 1990’lı yıllardan itibaren önemli ba ş arılara imza atan AMillî Takımımızın formasını tam 94 kez sırtında ta ş ıdı. Tugay Kerimo ğ lu Rangers formasıyla... 156 157
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==