TamSaha 259. Sayı / Haziran 2026

müzesine üç önemli kupa dâhil etme- sine ra ğ men, Fransız teknik direktö- rün en büyük üzüntüsü ş ampiyonluk kupasını kaldıramamak oldu. Bu ba ş a- rısızlı ğ ın nedeni, saha içindeki taktik- sel eksikliklerden çok, kulübün kendi içinden gelen baltalayıcı dı ş etkenlerdi belki de. Tigana, İ stanbul günlerinin perde arkasındaki görü ş lerini yıllar sonra verdi ğ i bir röportajda dile getire- cekti: “Dı ş etkenler ş ampiyonlu ğ u kaybetmemizde büyük rol oynadı. Kulübün tümgüçleri bir araya gele- medi. Bazı insanlar, biz ş ampiyon olmayalımdiye, arkamızdan her ş eyi yaptı. Nedeni çok basitti; Be ş ikta ş dı ş ında i ş bulma kapasitesi olmayan insanlar, kulübün dı ş ında kaldıkları zaman kulüp için çok tehlikeli olabili- yor. Sırf geri dönmek için her ş eyi sabote ettiler.” Her ş eye ra ğ men Tigana’nın Be ş ik- ta ş ’ta bıraktı ğ ı en büyükmiras, genç oyuncuların gelece ğ ine yaptı ğ ı yatı- rımdı. Burak Yılmaz, Bobo, Serdar Kur- tulu ş ve Matias Delgado gibi inanılmaz potansiyelli gençlerden olu ş an bir jenerasyon yakalamı ş tı. Hedefi, bu gençlerle Be ş ikta ş ’ta tarihî bir “Monaco mucizesi” yaratmaktı: “E ğ er o idarî karı ş ıklıklar olmasaydı ve bu de ğ erli gençleri iki sene daha çalı ş tıra- bilseydim, onları Avrupa’nın en üst seviyesine çıkarabilirdim. Be ş ikta ş ’la Ş ampiyonlar Ligi’nde final oynayabi- lirdik, buna tümkalbimle inanıyor- dum. O gençler, benimaldı ğ ımmaa ş ı sonuna kadar hak etti ğ imin gösterge- sidir.” NitekimBobo’nun sonraki yıllarda kulübe kazandırdı ğ ı yüksek bonservis bedelleri ve Burak Yılmaz’ın Türk fut- bol tarihine geçecek golcülük kariyeri, onun bu vizyonunu haklı çıkardı. Burak Yılmaz’ın Manisaspor’a gönde- rilmesini büyük bir hata olarak gören Fransız deha, tıpkı Monaco’da üç ay boyunca bankta oturttu ğ u ama üze- rine titreyerek dünya starı yaptı ğ ı Th i- erry Henry gibi, Burak’ın da üzerinde durulması gerekti ğ ine inanıyordu. Be ş ikta ş yönetimi ayrılık anla ş ması- nınmâlî ş artlarına riayet etmeyince i ş i FIFA’ya ta ş ıyan Tigana, hayatta en nef- ret etti ğ i ş eyin kaybetmek oldu ğ unu ş u sözlerle özetliyordu: “Kaybetti- ğ imde hasta oluyorum. Tavlada bile kaybetmek istemiyorum. Be ş ikta ş ’ta ligi ikinci bitirdik diye gecelerce gö- züme uyku girmedi, hasta oldum.” Türkiye’den ayrılırken ailesine bu vedayı izah etmekte çok zorlandı- ğ ını, kızının buradaki okuluna, e ş inin İ stanbul’un sıcaklı ğ ına çok alı ş tı ğ ını ve ailecek Türk gibi ya ş amaya ba ş ladık- larını söyleyen Tigana, futbol dünya- sından çekildikten sonra kendini tamamen insanlı ğ a adadı. Ortalama insan ömrünün 42 yıl oldu ğ u do ğ du ğ u topraklara, Mali’ye geri döne- rek kurdu ğ u hayır kurumuyla her yıl Fransa’dan 3 milyon avroya yakın sa ğ lık, ilaç ve temiz su yardımı topladı. Afrika’daki su krizinin dünyadaki tüm sava ş lardan daha ölümcül oldu ğ unu bizzat yerinde gören, bir a ğ rı hapının oradaki çocukların yüzünde yarattı ğ ı tarifsiz mutlulukla olgunla ş an Mali do ğ umlu efsanenin köklerinde ho ş görü ve bilgelik vardı. Bugün 70’li ya ş larının sakinli ğ inde, Cassis’teki ba ğ larında ş arap üreterek eski fut- bolcu dostlarını mâlikânesinde a ğ ırlı- yor Jean Amadou Tigana. Futbol dünyasındaki hırsların, Bizans oyun- larının ve paranın kirletemedi ğ i asil ruhuyla, ‘Sihirli Kare’nin en önemli parçalarından biri olarak ça ğ ının çok ötesinde gösterdi ğ i performans ve yetene ğ iyle gençlere daha çok anlatıl- malı. Belki sahalardan çekilmi ş olabilir ve adı yeterince anılmayabilir, ama ye ş il sahalardan çok insanlı ğ a bırak- tı ğ ı sarsılmaz karakter mirası, tarih- teki yerini her zaman altın harflerle yazmaya devam edecek. alkol ve ketçap tamamen yasaklandı. Tigana’nın felsefesinde futbolcular adeta birer lüks spor arabaydı: “Vücu- dunuz sizin i ş inizdir. Futbolcular Fer- rari gibidir. Bir Ferrari’ye rastgele eski bir ya ğ koyarsanız durur. Saf benzin koyarsanız, gitmeye devam eder. Ben onlara saf benzin koydumve fiziksel olarak adeta çiçek açtılar.” Sakatlıktan kurtulamayan Rufus Brevett ve fazla kilolarından ş ikâyetçi olan Barry Hayles, bu rejim altında kariyerlerinin en parlak üç yılını geçirdiler. Christian Damiano ile tasarladıkları çalı ş malarda oyuncular, antrenman ba ş ına topla tam 2 bin 500 ila 3 bin kez bulu ş uyordu. Kaleci Maik Taylor’ın topu ileriye dikmesi kesin- likle yasaktı. Oyunculara “Top bizdey- ken çok güçlüyüz, top sizde de ğ ilken güçlü de ğ ilsinizdir. Onu geri almak için sava ş mayamecbursunuz. Bu yüzden topu kaybetmiyoruz, onu tutuyoruz.” diyerek felsefesini dikte etmi ş ti. İ ngiliz oyuncular ba ş langıçta bu top- suz ko ş ulara ve katı diyet programla- rına anlamveremeseler de maçların son 10 dakikasında rakiplerini fiziksel olarak sahadan sildiklerinde durumun ciddiyetini kavradılar. Fransız teknik direktör, bir futbol takımına sadece taktik vermiyor, onların ya ş am tarzla- rını, profesyonellik algılarını ve spora bakı ş açılarını ba ş tan a ş a ğ ı modernize ediyordu. Taktiksel baklava (diamond) orta saha sisteminde, eski tip santrfor Geo ff Horsfield’ı takımdan gönderip yerine hızı ve klasıyla İ ngiliz savunmalarını sarsacak olan 22 ya ş ındaki genç Louis Saha’yı ve Monaco’dan güvendi ğ i sa ğ kolu John Collins’i transfer etti. 101 puan ve 90 golle Birinci Lig’i do- mine ederek ş ampiyon ünvanıyla Pre- mier Lig’e yükselen Fulham’da Tigana, kariyerinin en unutulmaz anını Black- burn deplasmanında ya ş ayacaktı. Maçın yarısını 10 ki ş i oynamalarına ra ğ men 90’ıncı dakikada ş ampiyon- lu ğ u ve yükselmeyi garantileyen golü atan Sean Davis’in ardından ya ş adı ğ ı sevinci ş öyle anlatıyordu: “Oyuncula- rıma sarılmak için yedek kulübesin- den fırladı ğ ım ilk ve tek andı. Tümkariyerimboyunca tek seferdi.” 30 ya ş ındaki Edwin van der Sar’ı Ful- ham’a getirerek Hollandalı kalecinin kariyerini yeniden aya ğ a kaldıran Tigana, İ ngiliz futbolundaki menajere yardımcı olma ruhuna hayran kal- mı ş tı. Öyle ki, kulüpten ayrılı ş süreci Al-Fayed ile mahkemelik olmasına ve kulübün hisse senedi ödemelerinden kaçınmak için hakkında asılsız iddia- lar ortaya atılmasına ra ğ men, Tigana hukuk sava ş ını kazanıp 2 milyon avronun üzerinde rekor bir tazminat aldı. Kulüpte bıraktı ğ ı muazzammiras, yıllar sonra Craven Cottage’da devre arasında binlerce taraftarın önünde kendisine sunulan “Forever Fulham” (Sonsuza Dek Fulham) ödülüyle res- mîle ş ti. Resmî maç günü programında onun zorlu yöntemleri, heyecan verici futbolu ve kulübü sonsuza dek de ğ i ş - tiren unutulmaz ş ampiyonluk sezonu ı ş ıklar altına alınırken kürdanlı deha adını İ ngiliz futbol tarihine de “son- suza dek” silinmeyecek bir biçimde kazımı ş oluyordu. Be ş ikta ş günlerindeki üç kupa İ ngiltere’deki Al-Fayed ile ya ş anan sancılı mahkeme süreçlerini alnının akıyla, büyük bir gururla ve sıfır ceza ile atlatan Jean Tigana, iki buçuk yıllık bir dinlenme döneminin ardından Ekim 2005’te Türk futbolunun köklü çınarlarından Be ş ikta ş ’ın ba ş ına geçe- rek İ stanbul’a adım attı. Bo ğ az’ın siyah-beyaz yakasında onu bekleyen ş ey sadece ye ş il sahalardaki taktik sava ş lar de ğ ildi; Türk futbolunun o dönemki idarî kaosunun ve kulüp içi siyasetinin tamkalbiydi. Göreve geldi- ğ inde Be ş ikta ş kadrosunda Ailton, Pancu ve Sergen Yalçın gibi kariyerle- rinin son demlerini ya ş ayan, ya ş lan- maya yüz tutmu ş ve kökle ş mi ş bir oyuncu grubu vardı. Tigana, lisanını ve kültürünü bilmedi ğ i bu yeni co ğ raf- yayı tanımak için tamüç ay boyunca tesislerde yatıp kalktı. “Di ğ erlerinin de ğ i ş mesine gerek yoktu, bizim de ğ i ş memiz gerekiyordu.” diyerek müthi ş bir adaptasyon eforu sarf etti. Malzemeciler Süreyya Soner ve Erdal Erdem’e, takımın yıldızları Sergen Yalçın veya Tümer Metin’e davrandı ğ ı gibi tambir profesyonellik ve saygıyla yakla ş tı. Sportif anlamda iki Türkiye Kupası ve bir Süper Kupa kazanarak Be ş ikta ş 187 186

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==