TamSaha 259. Sayı / Haziran 2026
Makarna fabrikasındaki vardiyalardan dünya futbolunun zirvesine uzanan adamdı Jean Tigana... Fransa’nın efsanevî ‘Sihirli Kare’sinin tükenmez ci ğ eri, Fulham’daki pas devriminin mimar hocası ve Be ş ikta ş ’ta gençlerin gelece ğ ini savunan centilmenin ilhamveren hikâyesi. ‘Sihirli Kare’nin sava ş çısı 1 Jean Tigana Olcay Deniz Çilingir 182 183 955 yılının 23 Haziran Per ş embe günü, bugün Mali sınırları içinde kalan Bamako’da, Malili bir baba ve Fransız bir annenin çocu ğ u ola- rak dünyaya gözlerini açan Tigana, göçün, adaptasyonun ve hayata tutunma mücadelesinin tamorta- sında büyüdü. Ba ğ ımsızlıkmüca- delelerinin gölgesinde, ailesiyle birlikte 1959 yılında Marsilya’ya göç etti ğ inde, onun hikâyesinde parıltılı altyapı tesisleri, özel beslenme programları ya da genç ya ş ta imzalanan profesyonel sözle ş meler yoktu. Onun yerine, gerçek hayatın ta kendisi; geçim derdi ve futbolun sadece saf bir tutku olarak gece geç saatlerde oynandı ğ ı arka sokaklar vardı. Profesyonel bir futbolcu olmak için fazlasıyla geç sayılabilecek bir ya ş a kadar Tigana, bir makarna fabrikasında i ş çi olarak çalı ş ıyor, ardından postacılık yapıyor ve günün geri kalan kısıtlı zamanla- rında amatör ikinci lig kulübü Sporting Club de Toulon’da yarı zamanlı olarak top ko ş turuyordu. Bir mektubu zamanında yeti ş tir- mek için ko ş turdu ğ u caddelerle bir makarna fabrikasının a ğ ır vardi- yaları, farkında olmadan onun en büyük silahını, yani futbol tarihine geçecek o tükenmez, insanüstü dayanıklılı ğ ını in ş a ediyordu. Profesyonel olmak için fazlasıyla “cılız” bulunan bu genci hiçbir yetenek avcısı fark etmemi ş ti; ta ki 23 ya ş ındayken Aimé Jac- quet’nin keskin gözleri onun için- deki o saf elması görene kadar. Tigana’nın çocukluk yılları, bugü- nün lüks içinde büyüyen ve her istedi ğ ine anında ula ş an genç fut- bolcu jenerasyonunun hayal bile edemeyece ğ i cinsten bir yoklukla ş ekillenmi ş ti. Marsilya’da, sadece tek bir du ş u ve tek bir tuvaleti olan, 60metrekarelik küçücük bir evde tam 12 ki ş i bir arada ya ş ı- yorlardı. Bu daracık ama sevgi dolu yuva, onun hayattaki en büyük karakter referansı oldu. Yıllar sonra Be ş ikta ş ’ın ba ş ındayken verdi ğ i bir röportajda, çocuklarına bu yoklu ğ u ve kıymet bilme duy- gusunu a ş ılamanın ne kadar zor oldu ğ unu anlatırken ş u ifadeleri kullanacaktı: “Kıymet bilmek için oralardan geçmi ş olmak lâzım, yoklu ğ u ya ş amı ş olmak lâzım. Ş imdi benimkendi evimde tam sekiz tane banyo var, hepsinin içinde de du ş var. Oysa biz sadece üç ki ş iyiz; iki o ğ lum ziyarete gelince be ş ki ş i oluyoruz. Ama o günlerden kalbime kalan ukdeyle arsa ve ev almayı çok seviyorum.” Tigana, hayata sıfırdan ba ş layıp zirveye tırmanmasına ra ğ men, o günlerin genç postacısı Jean oldu- ğ unu hiçbir zaman unutmadı: “Ben basit bir postacıyken lüks resto- ranlara girmeme izin vermezlerdi. Paramolsa bile beni içeri almaz- lardı. Bu yüzden o büyük, kibirli davetlerin hiçbirine gitmem.” Onun sahada sergiledi ğ i o hey- betli, ula ş ılmaz ve karizmatik duru ş , aslında arkasında muaz- zambir i ş çi ahlâkı barındıran, bey- ninin isteklerini vücuduna dikte edebilen saf bir karakterin dı ş avu- rumuydu. Sahadaki her eylemi, her ko ş usu ve her taktiksel disip- lini, aslında o 60metrekarelik ev- deki hayatta kalma mücadelesinin ye ş il sahadaki yansımasından ibaretti. Yoklu ğ u bilmeyen bir ada- mın, bolluk içindeki futbol dünya- sında bu denli dik ve sarsılmaz kalması zaten imkânsızdı. Toulon sokaklarında ke ş fedildik- ten sonra Aimé Jacquet tarafından Lyon’a götürülen ve 23 ya ş ında profesyonel olan bu genç adam, asıl patlamasını 1981 yılında transfer oldu ğ u Bordeaux’da yapacaktı. Bordeaux formasıyla geçirilen sekiz muazzamyıl bo- yunca Tigana, takımın sadece merkez orta sahası olmadı; aynı zamanda kalbi, beyni ve ci ğ erleri oldu. Bu süreçte kazanılan üç Fransa Ligi ş ampiyonlu ğ u ve iki Fransa Kupası, Bordeaux’nun yerel dominasyonunun kanıtlarıydı. Ancak Tigana’nın Bordeaux’su sadece Fransa’da hüküm sürmedi; Avrupa kulvarında da devlere kök söktürdü. Kariyerinin zirvesindey- ken, 1982 yılında Diego Maradona ve Bernd Schuster’li Barcelo- na’dan, Premier Lig’in köklü ekibi TottenhamHotspur’dan ve vatan- da ş ı Michel Platini’nin yıldızla ş tı ğ ı İ talya ş ampiyonu Juventus’tan reddedilmesi imkânsız teklifler almı ş tı. Ancak o, Ba ş kan Claude Bez’in zor zamanlarda kendisin- den istedi ğ i sadakati lâyıkıyla ye- rine getirerek tümbu devleri geri çevirdi: “O zamanlar disiplinliydik. Ba ş kan hayır dedi ğ inde, bu hayır demekti. Kulübe yüzde yüz sadık kalmanın de ğ erini biliyorduk.” 1989 yılında Marsilya’ya geçi ş yapan Tigana, kariyerinin son demlerinde bile kazanma alı ş kan- lı ğ ından hiçbir ş ey kaybetmedi ğ ini kanıtlayarak iki lig ş ampiyonlu ğ u daha ya ş adı ve 1991 yılında 36 ya- ş ında futbolu bırakırken ardında silinmez bir sadakat ve profesyo- nellikmirası bıraktı. Babasından aldı ğ ı en büyük nasihat olan “Ba ş ın hep dik olsun, hep dürüst ol.” sözü, onun tüm futbolculuk hayatının özetiydi. O, endüstriyel futbolun parıltılı dünyasına ruhunu satmayan, eme ğ in ve alın terinin ne demek oldu ğ unu her ş afak vaktinde hatırlayan bir futbol i ş çisiydi. Fransa Millî Takımı meseleleri Jean Tigana’nın futbolcu olarak saha içindeki varlı ğ ını tanımla- mak, modern futbol terminolojisi- nin en popüler kavramlarından biri olan “box-to-box” (iki ceza sahası arası) orta saha oyuncu profilinin ilk ve enmükemmele yakın proto- tipini incelemek demektir. Bugün modern futbolda N’Golo Kante, Blaise Matuidi veya Tanguy Ndom- bele gibi oyuncularda gördü ğ ümüz o dinamikmirasın kökleri, 1980’lerin o sert ve yaratıcı futbol ikliminde Tigana’nın genlerinde
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==