TamSaha 259. Sayı / Haziran 2026
günde okul müdürünün kendisine, “Umarım futbolda i ş lerin yolunda gider Jürgen, aksi takdirde gelece- ğ in pek iyi görünmüyor.” demesi, onun hayatının yönünü çizen en büyük ironilerden biriydi. Bir tarafta amatör kulüplerde futbol ko ş turur- ken di ğ er tarafta yerel bir video kiralama dükkanında çalı ş ıyor, kamyonlara a ğ ır yükler yüklüyor ve Frankfurt Goethe Üniversite- si’nde spor bilimleri okuyordu. 20 ya ş ında, henüz çocuk sayılabile- cek bir ya ş ta baba olmu ş tu. Her gece be ş saat uykuyla depo, üniver- site dersleri ve gece antrenmanları arasında mekik dokuyordu. Vücu- dundaki her hücre arkada ş larıyla barlara gidip e ğ lenmek isterken o dünyaya getirdi ğ i küçük bir insa- nın gelece ğ i için endi ş eleniyordu. Klopp’un kariyerinin sürekli tekrar eden bir özelli ğ i var; ba ş arılarının aslında trajik bir yenilgiden sonra gelmi ş olması. 1990 yılında Rot- Weiss Frankfurt forması giyerken Bundesliga 2’ye yükselme play- o ff ’larında Schweinfurt, Reutlingen ve Mainz’ın yer aldı ğ ı gruptaki altı maçın tamamını kaybederek büyük bir yıkımya ş amı ş lardı. Ancak o dönemgrubu lider bitiren Mainz 05, o günlerde çok zarif bir tekni ğ i olmasa da sahada devle ş en, inanıl- maz derecede güçlü ve 1.91 boyun- daki bu 22 ya ş ındaki sarı ş ın hücum oyuncusunu gözüne kestirdi. Ken- disini bir anda ikinci ligde bulan Klopp için bu transfer, 2001 yılına kadar kesintisiz olarak Mainz for- ması giyece ğ i 11 yıllık sadakat say- fasının ba ş langıcıydı. İ lk sezonunda 38maçın 33’ünde forma giyerek as kadronun vazgeçilmezi olan sa ğ ayaklı oyuncu, 10 gol atarak lige yeni çıkan takımın sezonu sekizinci bitirmesinde büyük rol oynadı. Sonraki yıllarda Mainz ligde kalma mücadelesi verdikçe Klopp’un rolü giderek daha savunma a ğ ırlıklı hâle geldi. Önce forvetten orta sahaya geçti, ardından en iyi pozisyonu olan dinamik sa ğ bek rolünü üst- lendi. Teknik eksikliklerini hiçbir zaman gizlemedi ve hatta o günlere dair ş ume ş hur ş akayı patlattı: “Hap ş ırdı ğ ımda takımarkada ş la- rım ‘çok ya ş a’ demek yerine ‘tek- nik’ dilerlerdi. Tek bir çalımbile atmayı beceremeden 325 Bundes- liga 2 maçına çıktım.” Klopp bugün hâlâ Mainz’ın ikinci ligde en çok forma giyen oyuncusu. Bu da onun sahadaki sınırlı yeteneklerine ra ğ men 4. lig ayaklarına ve aynı zamanda 1. lig kafasına sahip oldu ğ unu tümdünyaya kanıtlıyor. 1996-1997 sezonunun son haftasın- daki me ş hur Wolfsburg deplasma- nında, galibiyet hâlinde Bundesliga’ya çıkacakları maçta Mainz’ın ikinci golünü atıp ikonik sevinç ko ş ularından birini yapma- sına ra ğ menmaçı 5-4 kaybederek yükselme ş ansını kaçırmaları, onun gelecekteki büyük karakter testle- rinin ilk provasıydı. 27 Ş ubat 2001 günü, ‘Karnaval’ dö- neminin tam ortasında Mainz 05 için adeta bir milattı. 23. haftadaki Fürth yenilgisinin ardından yedi maçtır kazanamayan ve küme dü ş me hattına demir atan takımda Eckhard Krautzun görevden alın- mı ş tı. Genel menajer Christian Hei- del, kulübü kurtarması için futbolu henüz üç gün önce bırakan 33 ya- ş ındaki Klopp’u teknik direktörlük koltu ğ una getirdi ğ inde basın oda- sındaki gazeteciler ş a ş kınlıkla “Klopp’un burada ne i ş i var?” diye Jürgen Klopp 1 NORMAL B İ R İ Mainz’ın amatör play-off hüsranlarındanWestfalen’in ikonik “Sarı Duvar”ına, oradan da Anfield Road’un 30 yıllık ş ampiyonluk hasretini sonlandıran kusursuz bir Heavy Metal senfonisine... Taktik tahtasına kazıdı ğ ı “Kar ş ı Pres” felsefesiyle modern futbolun çehresini kökten de ğ i ş tiren Jürgen Klopp’un öyküsüyle kar ş ınızdayız. 162 163 6 Haziran 1967’de Baden-Württemberg eyale- tinin ba ş kenti Stuttgart’ta, eski bir kaleci ve gezici bir satıcı olan Norbert Klopp ile e ş i Elisa- beth’in o ğ lu olarak dünyaya gözlerini açan Jür- gen, çocuklu ğ unu Freudenstadt yakınlarındaki Glatten adında, Kara Orman (Schwarzwald) bölgesinin kırsalında geçirdi. Onun karakterini, taktik dehasını ve insanlara dokunma sanatını ş ekillendiren ş ey tam olarak bu kırsal gerçek- lik, do ğ anın içindeki o saf hayatta kalma mücadelesiydi. İ ki kız karde ş in be ş ya ş küçü ğ ü olarak ailenin üçüncü çocu ğ u ve beklenen erkek varisi olarak dünyaya gelen Klopp, bu sevgi dolu çevre sayesinde insanlara mutlak bir güven duymayı ö ğ rendi. Sava ş öncesi ku ş aktan gelen ve oldukça talepkâr olan babası, ona her gün sevdi ğ ini söylemese de bunu hissettirmi ş , kendisinin ba ş aramadı ğ ı her ş eyi ba ş arabilmesi için o ğ lunu ye ş il sahalara do ğ ru itmi ş ti. Küçük bir çocukken doktor olma hayalleri kuran Klopp, e ğ itimhayatındaki sınırlarını ve zekâsını erken fark eden, kendisiyle dalga ge- çebilecek kadar samimi bir karaktere sahipti. Nitekim lise bitirme diplomalarını aldıkları Olcay Deniz Çilingir
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==