TamSaha 258. Sayı / Mayıs 2026
Dünya Kupası ş ampiyonu Claudio Ta ff arel, kaledeki kariyerini teknik becerinin ötesine ta ş ıyarak sarsılmaz bir tevekkül ve dervi ş ane bir sabırla zirveye ula ş tı. Yeti ş tirdi ğ i yıldız eldivenler ve mütevazî hayat felsefesiyle de derin bir iz bırakan efsane kalecinin hikâyesi… Çok güzel insan C laudio Andre Mergen Ta ff arel’in hikâyesi, 8 Mayıs 1966’da Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletindeki Santa Rosa kasabasında, sarı güne ş in altında parlayan bu ğ day tarlalarının ortasında ba ş ladı. Babası ve altı karde ş i asker olan bir ailede, disiplinle çevrelenmi ş bir evde büyüdü. Ta ff arel’in büyüdü ğ ü dönemde memleketi Santa Rosa’nın en büyük tutkusu futbol de ğ il, ba ş ka bir spordu; voleybol. Küçük Claudio da bu tutkuya kapıl- mı ş tı. Voleybol sahalarında kazandı ğ ı inanılmaz sıçrama yetene ğ i ve havada asılı kalma becerisinin, yıllar sonra kaleci oldu ğ unda dünyayı kendisine hayran bırakaca- ğ ından ise henüz haberi yoktu. Çok vakit geçmeden 10 ya ş ına geldi ğ inde, Brezilya’nın her çocu ğ unun damarlarında akanme ş in yuvarlak tutkusu onun da kalbini çaldı. Pazar günleri oynananmahalle maçlarında herkes 10 numara olup gol atmanın, Pele’nin ayak izlerini takip etmenin hayalini kurarken radikal bir kararla kaleye geçmeyi seçti. “Kalecilik seninle do ğ ar.” diyordu yıllar sonra; yetene ğ i sınırlı olan çocuklara “Senden bir ş ey Claudio Taffarel Olcay Deniz Çilingir 78 79 olmaz, kaleye geç.” denilen nankör bölge, onun için e ğ lenceli bir sı ğ ı- naktı. Crissiumal adlı küçük ku- lüpte hemkalecilik yapıyor hemde zaman zaman orta saha ve forvet olarak gollerini sıralıyordu. 18 ya- ş ına geldi ğ inde, kasabanın belediye ba ş kanı onu kolundan tutup Porto Alegre’ye, Internacional seçmele- rine götürdü ğ ünde babası karar- sızdı. Babası, onun bir asker olmasını istiyor, futbolun o ğ lu için bir gelecek vadetti ğ ine inanmı- yordu. “Senden futbolcu olmaz.” diyen babasına inat, annesinin duaları ve yo ğ un deste ğ iyle seçme- lere girdi. Üç gün süren, nefes kesen seç- melerin ardından Inter- nacional antrenörleri, Brezilya futbol tarihini de- ğ i ş tirecek kararı verdiler: “Senin yerin burası.” Santa Rosa’ya, büyüdü ğ ü küçük kasabaya döndü ğ ünde kahraman gibi kar ş ılanması, aslında gelecekte görece ğ i devasa sevgi selinin küçük bir provasıydı. Internacional’de geçirdi ğ i 1984-1990 yılları, aynı zamanda Brezilyalı eldivenin profesyonel kariyerinde ilk büyük sıçramasını yaptı ğ ı dönem oldu. Henüz 19 ya- ş ında, 1985 FIFA Gençler Dünya Ş ampiyonası’nı kazanan Brezilya takımının kalesindeydi. Brezilya futbolu o yıllarda kaleci yeti ş tire- memekle, “kalecisi olmayan dev futbol ülkesi” olmakla ele ş tirili- yordu. 1950 Dünya Kupası Fina- li’nde Maracana’da ya ş anan hayal kırıklı ğ ında ba ş rolde olan kaleci Moacir Barbosa’nın dramından beri Brezilya kalesini korumak, ate ş ten gömlek bir formayı giymekle e ş de- ğ erdi. Ta ff arel, yakın zamanda bu algıyı tersyüz edecek isimdi. 1988 yılına gelindi ğ inde, Brezilya’da fut- bolculara verilen en prestijli ödül olan “Bola de Ouro”yu (Altın Top) kazandı ğ ında ülke ş a ş kındı. Zira bu ödül genellikle forvetlere ya da yaratıcı orta saha oyuncu- larına verilirdi. Genç kaleci çizgide büyük fark yaratarak bu ödülü alan ilk ve tek eldiven oldu. Internacional formasıyla altı yıl bo- yunca tek bir kupa dahi kazanama- ması, hakkında bir ele ş tiri kayna ğ ı olsa da sergiledi ğ i performans onu 1988 Seul Olimpiyatları’nda ulus- lararası sahneye ta ş ıdı. Yarı finalde Batı Almanya’ya kar ş ı kurtardı ğ ı üç penaltı, “Penaltı Canavarı” laka- bının ilk tesciliydi. Romario ve Bebeto gibi isimlerle aynı takımda finalde Sovyetler Birli ğ i’ne kaybe- dip gümü ş madalyayı kazandı. 1989’da kazandı ğ ı Copa America ş ampiyonlu ğ u, Brezilya’nın nihayet güvenebilece ğ i bir kaleciye kavu ş - tu ğ unun ilânıydı. 1990 Dünya Ku- pası’na gidilirken artık sadece Brezilya’da tanınmıyordu, dünyanın da konu ş tu ğ u bir figürdü. 1990’da Diego Maradona’nın sihrine boyun e ğ ilen Arjantinmaçında, Claudio Canigga’nın golünde çaresiz kalan Brezilyalı eldiven, valizini toplarken bir ş eyi çok iyi biliyordu; dünyaları da kurtarsa, akıllarda kalan yedi ğ i tek bir gol olabiliyordu. 24 ya ş ında İ talya’nın yolunu tutup Parma’ya imza attı ğ ında, Serie A’nınmodern tarihinde kalede duran ilk yabancı oldu ve bu imza çizmeyi salladı.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==