TamSaha 258. Sayı / Mayıs 2026
Be ş ikta ş ’ın 100. yılında, ligde sadece bir ma ğ lubiyet alarak ş ampiyonluk ipini gö ğ üsledi. O sezon Be ş ikta ş , kalesinde devle ş en bir savunma anlayı ş ıyla “ ş ampiyon” kelimesinin hakkını sonuna kadar verdi. Rumen teknik adam ayrıca takı- mını UEFA Kupası’nda çeyrek finale ta ş ıyarak Be ş ikta ş ’ın Avrupa kimli- ğ ini güçlendirdi. Taraftarın sevgilisi hâline gelen Lucescu, “Luce bize ş ampiyonluk getir” tezahüratlarının kar ş ılı ğ ını fazlasıyla vermi ş ti. Ancak ikinci sezonunda ya ş anan puan kayıpları Lucescu ile Be ş ik- ta ş ’ın yollarının ayrılmasına neden oldu. Ukrayna’da Shakhtar Donetsk İ mparatorlu ğ u Be ş ikta ş ’tan sonra rotasını Ukray- na’ya çeviren Lucescu, Shakhtar Donetsk ile imkânsızı ba ş ardı. Di- namo Kiev hegemonyasını yıktı ve kulübü bir Avrupa devi hâline ge- tirdi. Burada geçirdi ğ i 12 yılda 8 lig ş ampiyonlu ğ u ya ş adı ve 2009’da kazandı ğ ı UEFA Kupası ile kulübü bir Avrupa devi hâline getirdi. Do- uglas Costa, Willian ve Fernandinho gibi isimleri dünya devlerine pazar- layan sistemiyle bir “kulüpmimarı” oldu ğ unu kanıtladı. 2009 yılında İ s- tanbul’daki finaldeWerder Bremen’i yenerek kazandı ğ ı UEFA Kupası, onun sadece yerel de ğ il, uluslar- arası bir kupa koleksiyoncusu oldu ğ unu tescilledi. Ay-yıldıza atılan tohumlar Mircea Lucescu 2017 yılında bu kez çok farklı bir misyonla Türkiye’ye döndü. AMillî Takım, bir jenerasyon de ğ i ş ikli ğ inin e ş i ğ indeydi ve bu sancılı süreci ancak onun gibi tec- rübeli bir “ö ğ retmen” yönetebilirdi. Lucescu, kısa vadeli skorlar yerine Türk futbolunun önündeki on yılı kurtaracak bir temel atmayı seçti. Bugün Avrupa’nın dev kulüplerinde izledi ğ imiz Merih Demiral, Zeki Çelik, Ça ğ lar Söyüncü ve Cengiz Ünder gibi isimlerin Millî Takım’a monte edilmesinde onun büyük payı vardı. O dönemde alınan skorlar nede- niyle yo ğ un ele ş tirilere maruz kalsa da “Bu çocuklar gelecekte Avru- pa’nın en iyileri olacak.” diyerek geri adım atmadı. Köklerine vefa ve ayakta ölüm Lucescu, Türkiye ve Ukrayna’daki ba ş arılarının ardından kariyerinin son döneminde kendi vatanına, Romanya Millî Takımı’na döndü. 80 ya ş ına merdiven dayamı ş olma- sına ra ğ men antrenman sahasın- daki enerjisi, futbolun ya ş ı olmadı ğ ını tümdünyaya kanıtladı. Ülkesinin futbolunumodernize etmek ve yeni bir jenerasyon yeti ş - tirmek için son nefesine kadar ça- lı ş tı. İ lginçtir, sonmaçına, Romanya Millî Takımı’nın ba ş ında, Türkiye’de çıktı. Aslında Dünya Kupası play-o ff yarı finalindeki bumaçtan önce rahatsızlanmı ş ve görevi bırakması söz konusu olmu ş tu. Ancak o so- nuna kadar direnmeyi seçecek ve İ stanbul’daki maçta da takımının ba ş ında olarak adeta ayakta ölmeyi tercih edecekti. Romanya’nın Millî Takımıza 1-0 yenilerek elenmesinin ardından durumu a ğ ırla ş tı ve has- taneye kaldırıldı. 7 Nisan 2026’da ise futbol dünyası onun ölümhaberiyle yasa bo ğ uldu. Lucescu, hayata göz- lerini yumdu ğ unda arkasında tam 36 büyük kupa bırakmı ş tı. Sir Alex Ferguson ve Pep Guardiola ile bir- likte dünya futbol tarihinin en çok kupa kazanan üç teknik adamın- dan biri olarak tarihe geçti. Ancak Lucescu’yu sadece kupa- larla anlatmak yetersiz kalır. O be ş farklı dilde futbol konu ş abilen bir entelektüel; kaosu taktiksel disip- linle çözen bir stratejist ve en önemlisi, “futbolun sadece futbol olmadı ğ ını” her fırsatta hatırlatan bir filozoftu. Galatasaray taraftarı için Ali Sami Yen’in “Luce”si, Be ş ikta ş lılar için 100. yılınmimarı, Ukraynalılar için Shakhtar’ın babası ve Türk futbolu için her zaman saygıyla anılacak bir “Hoca” olarak kalacak. Topra ğ ın bol olsun Il Luce... 66
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==