TamSaha 258. Sayı / Mayıs 2026

Steaua’nın dördüncü atı ş ta Gavril Ba- lint’le bir gol daha bulması üzerine de Rumen futbolu artık tarihî bir e ş i ğ e gelmi ş ti. Barcelonalıların bir hata daha yapması veya Steaua’nın be- ş inci atı ş ta da golü bulması hâlinde kupa, Romanya’ya do ğ ru yola çıka- caktı. Dananın kuyru ğ unun kopaca ğ ı dör- düncü penaltı atı ş ı için Barcelona’da sıra Marcos Alonso’daydı. Alonso, ar- kada ş larının önceki üç penaltıyı kale- nin soluna attı ğ ı ve Duckadam’ın da hep o kö ş eye yatarak atı ş ları kurtar- dı ğ ını gördü ğ ü için tercihini bu kez kalenin sa ğ ına vurmaktan yana kul- lanıyordu. Ne var ki Duckadamda bunu hesap etmi ş ti ve Rumen file bekçisinin Alonso’nun vuru ş unda da do ğ ru tarafa yatarak topu çıkarması üzerine Steaua Bükre ş , sadece Ro- manya’ya de ğ il, Do ğ u Avrupa’ya Avrupa ş ampiyonlu ğ unu getiren ilk takımolarak tarihteki yerini alıyordu. Rüyadan kâbusa ve komplo teorilerine Seri penaltı atı ş larında dört penaltıyı birden kurtaran ve bu vesileyle gece- nin kahramanı oldu ğ u gibi Guinness Rekorlar Kitabı’na da geçen kaleci Duckadam ise bu rüya gibi ba ş arının ardından kâbus gibi bir kariyer sonu ya ş ayacaktı. Finalden birkaç hafta sonra sa ğ kolundaki damarlardan birine pıhtı atması, bunun da dola ş ım bozuklu ğ una yol açması nedeniyle ameliyat olan Duckadam tamolarak iyile ş emeyecek ve bir daha üst düzeyde futbol oynayamayacaktı. Duckadam’ın böylesine e ş ine ender rastlanan bir sakatlık nedeniyle tam zirveye çıktı ğ ı esnada futbolu bırak- mak zorunda kalması da yine komplo teorilerini beraberinde getirmi ş ti. Bunların bazılarına göre, Barcelo- na’nın kaybetmesine çok sevinen Real Madridli bir i ş adamı tarafından Duckadam’a finalin ardından bir Mercedes araba hediye edilmi ş , fakat bu durumÇavu ş esku rejimi tarafın- dan hiç de ho ş kar ş ılanmamı ş ve bunun üzerine Duckadamkolundan kur ş unlanmı ş tı. Kimilerine göreyse ortada bir Mercedes yoktu ama Duc- kadam, üst düzey yetkilileri ba ş ka bir sebepten ötürü kızdırmı ş tı ve ceza olarak kolu kırılmı ş tı. Bu acayip iddia- lar, Nikolay Çavu ş kesku 1989 yılının Aralık ayında gerçekle ş en ihtilal neticesinde devrilip kur ş una dizilene kadar da devam edecekti. Ancak rejimde ğ i ş tikten sonra Duckadam’ın çıkıp bunları açık yüreklilikle yalanmamasıyla birlikte bu komplo teorileri tammânâsıyla birer ş ehir efsanesine, hatta safsataya dönü ş ecekti. Duckadam’ın bu tuhaf hikâyesinden yeniden 1986’daki o unutulmaz finalde bıraktı ğ ımız yere dönecek olursak... Kazandı ğ ı tarihi ba ş arı son- rasında Steaua’ya yapılan yatırımlar daha da artacaktı. Kırmızı-mavililer artık Avrupa’nın en büyü ğ ü sıfatını ta ş ımaktaydı ama henüz Roman- ya’nın en yetenekli oyuncusuna sahip de ğ illerdi. Söz konusu isim, tahmin edilece ğ i üzere, o tarihte henüz 21 ya ş ında olan Gheorghe Hagi’ydi. Hagi, futbola Farul Constanta takımında ba ş lamasının ardından bu kulüple 17 ya ş ında Romanya Ligi’nde oynama ş ansını da elde etmi ş ve kısa süre içinde adından en çok söz ettiren genç oyuncu olmu ş tu. Ertesi sezon Sportul Studentesc’e transfer olan Hagi, aynı zamanda millî takımda da oynamaya ba ş lamı ş , hatta 1984 Av- rupa Ş ampiyonası’nda da forma giyme ş ansını yakalamı ş tı. Steaua, Avrupa ş ampiyonlu ğ unu elde etti ğ in- deyse Hagi, Sportul’da üçüncü sezo- nunu tamamlamı ş tı ve o noktada böylesine büyük bir yetene ğ in Steaua’ya getirilmemesi de artık kaçınılmazdı. Hagi’yi Süper Kupa için transfer ettiler Steaua, Ş ampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanması vesilesiyle UEFA Süper Kupa finalinde, Kupa Galipleri Kupası ş ampiyonu Dinamo Kiev’le kar ş ı kar- ş ıya gelecekti. Final, 24 Ş ubat 1987’de, Monte Carlo’da oynanacaktı. Kırmızı- mavililer bundan öncesindeyse Aralık ayında, Kıtalararası Kupa finalinde Libertadores Kupası ş ampiyonu River Plate ile kar ş ı kar ş ıya gelmi ş fakat bumaçtan 1-0’lık yenilgiyle ayrılmı ş - lardı. Hatta ondan evvel de Ş ampiyon Kulüpler Kupası’na, ikinci turda An- derlecht’e elenerek veda etmi ş lerdi. Buma ğ lubiyetlerle birlikte Steaua’nın Dinamo Kiev önünde de kaybetmesi durumundaysa birkaç ay önce ka- zanmı ş oldu ğ u büyük prestij bir hayli zarar görebilirdi. Dolayısıyla en yete- nekli Rumen oyuncunun da en azın- dan Süper Kupa finalinde Steaua forması giymesi adeta bir zaruret hâlini almı ş tı. NitekimHagi’nin Ste- aua’ya transferi de ilk ba ş ta sadece Süper Kupa’da bir maç oynama ş ar- tıyla gerçekle ş ecekti. Söz konusu fi- nalde 44’üncü dakikaya gelindi ğ inde ise Steaua, yarımyuvarlak civarında bir serbest vuru ş kazanacak ve atı ş ı kullanan Hagi’nin sert ş utunda top önce baraja çarpıp sonra a ğ lara takılınca Rumenler 1-0’lık galibiyete uzanacaktı. Bu zaferin ardından da Hagi’nin bir maça mahsus sözle ş mesi revize edilecek ve kendisi, Steaua’nın tam zamanlı oyuncusu olacaktı. Steaua, Hagi’yi kadrosuna dâhil et- mesinin ardından Romanya Ligi’nde üç sezon üst üste nama ğ lup ş ampi- yonlu ğ a ula ş acak ve burada yakala- dı ğ ı 104maçlık yenilmezlik serisiyle Avrupa futbolunda günümüzde de geçerlili ğ ini koruyan bir rekorun sa- hibi olacaktı. Steaua, Ş ampiyon Ku- lüpler Kupası’ndaysa 1986-1987’de ikinci turda Anderlecht’e elenmesi sonrasında 1987-1988 sezonunda MTK Budape ş te, Omonia ve Rangers’ı saf dı ş ı bırakarak yarı finale gelmi ş , ancak bu turda Benfica’ya 0-0 ve 0-2’lik skorlar neticesine teslim olmu ş tu. 1988-1989 sezonundaysa Steaua, bu kupada adını bir kez daha finale yazdıracaktı. Kırmızı-mavililer ilk turda Sparta Prag’ı 2-2 ve 5-1, ikinci turda SpartakMoskova’yı 3-0 ve 2-1, çeyrek finalde Göteborg’u 5-1 ve 0-1, yarı finalde de Galatasaray’ı 4-0 ve 2-2’lik skorlarla devirmi ş ti. Ancak finalde kar ş ılarında sadece o dönemin süper gücü olmakla kalmayan, günümüzde bile tüm zamanların en iyileri arasında anılan bir Milan vardı. 24 Mayıs’ta Barse- lona’da oynanan finalde İ talyan ekibi daha ilk yarıda ikisi Ruud Gullit ve biri Marco van Basten’den olmak üzere üç gol bularak Steaua’nın gardını erken- den dü ş ürüyor, ikinci yarının ba ş ında van Basten’in bir gol daha kaydetme- siyle de Steaua sahadan 4-0’lıkma ğ - lubiyetle ayrılıyordu. Rejimde ğ i ş ti, eski gücünü kaybetti Aslında bumaç, bir anlamda Steaua Bükre ş ’in altın ça ğ ının da sonunu i ş aret etmekteydi. Zira aynı yıl Aralık ayına gelindi ğ inde, daha önce de de ğ indi ğ imiz üzere ülkede ihtilâl gerçekle ş ecek ve 24 yıldır iktidarı elinde bulunduran Nikolay Çavu ş esku devrilecek, akabinde de rejimde ğ i- ş ikli ğ ine gidilecekti. Çavu ş esku rejiminin sona ermesiyle birlikte de 1990 Dünya Kupası sonrasında Rumen futbolunun yıldızları, Batı Avrupa kulüplerine transfer olacaktı. Steaua da bu es- nada Hagi’yi Real Madrid’e, Lacatu ş ’u Fiorentina’ya, Iosif Rotariu’yu da Galatasaray’a kaptırmı ş tı. Bunun yaprak dökümü sonrasındaysa ne Steaua ne de di ğ er Rumen takımları Avrupa kupalarında bir daha ciddi bir ba ş arı elde edebildi. Bunun belki de tek istisnası, 2005-2006 sezonunda UEFA Kupası’ydı. Öyle ki söz konusu sezonda Steaua ile Rapid Bükre ş , çeyrek finalde birbirlerine rakip olmu ş lar ve bu turu geçen Steaua, yarı finale yükselmi ş ti. Ancak kırmızı-mavililer, Middlesbrough’ya kar ş ı oynadıkları yarı finalde ilkmaçı 1-0 kazanıp deplasmandaki maçta 2-0 öne geçmelerine ra ğ men bu kar- ş ıla ş mayı son dakikada yedikleri golle 4-2 kaybetmi ş ve büyük bir ş ok ya ş amı ş lardı. Hagi, Süper Kupa finali için gitti ğ i Steaua’nın efsanelerinden birisi olmu ş tu. O ş imdi Romanya Millî Takımı’nın teknik direktörü... Steaua, Avrupa’daki son gösterisini 2006’da yapmı ş ancak yarı finalde Middlesbrough’ya takılmı ş tı. 116 117

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==