TamSaha 257. Sayı / Nisan 2026

Yapılan takviyeler, Sacchi’nin kafasın- dakileri sahaya büyük ölçüde yansıtan bir ekip yaratmasıyla birlikte kar ş ılı- ğ ını fazlasıyla verecekti. Gerçekten de Milan daha fazla gol atan ve çok daha az gol yiyen bir takımhâline gelmi ş ti. Bu sayede 30maçlık lig yarı ş ında sadece iki kez ma ğ lup olacaklardı. Kırmızı-siyahlılar sezonun ikinci yarı- sından itibaren aldıkları beraberlikle- rin de sayısını azaltacak ve zirvedeki Napoli’yle aralarındaki puan farkını da gitgide kapatacaklardı. 27’nci haftanın sonuna gelindi ğ inde Napoli 42 puanla lider, Milan ise rakibinin sadece bir puan gerisindeydi. 28’inci haftadaysa Milan, deplasmanda Napoli’nin konu ğ u olacaktı. Bu, tammânâsıyla bir final maçıydı. Maç öncesinde Napoli’nin genel averajı Milan’ınkinden daha iyiydi. Bu du- rumda alaca ğ ı bir beraberlik bile son iki haftaya girilirken Napoli’nin ş ampi- yonluk dü ğ ümünü büyük ölçüde çözece ğ i anlamına geliyordu. Dolayısıyla Milan için galibiyetten ba ş ka bir çıkar yol yok gibiydi. Napoli’deki tarihî zafer 1 Mayıs 1988 tarihinde oynanan bu dev maça Napoli, seyircisinin de deste ğ iyle daha baskılı ba ş ladıysa da Milan da ani ve hızlı ataklarla rakibi kar ş ısında teh- dit olu ş turmaya çalı ş maktaydı. 36’ncı dakikaya gelindi ğ indeyse Milan arzu- ladı ğ ı golü buluyordu. Alberico Eva- ni’nin ceza sahası dı ş ından çekti ğ i ş ut Napoli savunmasından sekip Pietro Paolo Virdis’in önüne dü ş mü ş ve Virdis de fırsatçılı ğ ını konu ş turarak takımını 1-0’lık üstünlü ğ e ta ş ımı ş tı. Ancak Napoli de hemen pes edecek de ğ ildi. İ lk yarının son dakikasında yarımyuvarlak üzerinden kazandık- ları serbest atı ş ta topun ba ş ına gelen Diego Maradona doksandan a ğ ları bulunca devre arasına 1-1’lik e ş itlikle giriliyordu. İ kinci yarıdaysa o dönemgündemi fazlaca me ş gul edecek “Maradona mı Gullit mi?” sorusunun sorulmasını sa ğ layacak bir performans sayesinde Milan galibiyete uzanacaktı. Surinam asıllı Hollandalı yıldız, dakikalar 68’i gösterirken sa ğ kanattan hareketleni- yor ve fevkalâde bir ortayla topu adeta Virdis’in kafasına konduruyor, Virdis de bu servis kar ş ısında ikinci kez file- leri havalandırınca Milan 2-1 öne geçi- yordu. Günün yıldızı Gullit, bu golden sekiz dakika sonraysa kendi yarı sahasının ortalarında topu alıyor ve müthi ş bir deparla takımını kontrata ğ a kaldırıyordu. Gullit, son sürat rakip ceza sahasına dalmasının ardındansa bu kez de Marco van Basten’e “Al da at” diyor ve golcü oyuncu da skoru 3-1’e getirmekte zorlanmıyordu. Na- poli’yse dört dakika sonra son bir gay- ret gösterip Antonio Careca ile farkı bir indirse de kalan sürede daha fazlasını yapamıyor ve böylece Milan, 3-2 galip gelerek bitime iki hafta kala zirveyi ele geçiriyordu. Kırmızı-siyahlılar kalan iki maçta da konumlarını koruyacak ve böylece Arrigo Sacchi, kariyerin- deki ilk Serie A sezonunda ş ampiyon- lu ğ a ula ş acaktı. Bu, Totonero Skandalı’ndan sonra Milan’ın kazan- dı ğ ı ilk ş ampiyonluk olması nedeniyle de kulüp tarihi açısından çok anlamlı, çok özel bir ş ampiyonluktu. Biraz daha sayılara e ğ ilmek gere- kirse…Milan, söz konusu sezonda 43 gol atmı ş tı. Aslında hâlâ hücumda çok ciddi bir üretkenlikten bahsetmek zordu. Ancak önceki üç sezonda takı- mın sezonluk gol ortalamasının 29 ol- du ğ u dü ş ünüldü ğ ünde neredeyse yüzde 50’lik bir artı ş yakaladıkları da bir gerçekti. Üstelik takımın en büyük gol umudu olan van Basten, sakatlık sorunları nedeniyle sezon içerisinde yalnızca 11 maçta oynayıp üç gol ata- bilmi ş ti. Di ğ er yandan, kırmızı-siyahlı- lar kalelerindeyse 14 gol görmü ş tü. Bu da 12 gol yedikleri 1968-1969 sezo- nundan beri bu alandaki en iyi derece- leriydi. Önceki üç sezonda yedikleri gol sayısının ortalamasıysa 23.3’tü ve burada da yüzde 40’lık bir dü ş ü ş sa ğ lamı ş lardı. Kısacası istatistiki açıdan Sacchi’nin takıma kat ettirdi ğ i mesafe muazzamdı. Milan, ya ş adı ğ ı bu dönü ş ümün asıl meyveleriniyse 1988-1989 sezonunda toplayacaktı. Sezon ba ş ında Spor- ting’den Frank Rijkaard’ın da transfer edilmesiyle birlikte me ş hur “Gullit- van Basten-Rijkaard” üçlüsü tamam- lanırken kırmızı-siyahlıların Avrupa kupalarındaki büyük yürüyü ş ü de ba ş lıyordu. Ş ampiyon Kulüpler Ku- pası’nın ilk turunda Levski Sofya ile kar ş ıla ş an Milan, deplasmandaki ilk maçı Paolo Virdis ve Ruud Gullit’in gol- leriyle 2-0 kazanırken Milano’daki rö- van ş taysa Marco van Basten gol ş ov yapıyor ve dört gol birden atan yıldız oyuncuya bir golle de Virdis e ş lik edince Milan sahadan 5-2’lik galibi- felâketlerinden biri ya ş anacaktı. Toto- nero adlı bahis ş ikesi skandalına ka- rı ş ması nedeniyle Milan, İ talya Futbol Federasyonu tarafından küme dü ş me cezasına çarptırılıyordu. Böylece 1979’un Mayıs ayında Serie A ş ampi- yonlu ğ u kutlayan takım, sadece 16 ay sonra, 1980 Eylül’ünde Serie B’de maça çıkıyordu. Bu, elbette atlatması kolay bir travma de ğ ildi. Milan her ne kadar o sezon Serie B’de ş ampiyon olarak Serie A’ya geri dönse de kadrosu, küme dü ş me cezası sonrasında hayli zayıflamı ş tı. Bu yara da bir yılda tama- men sarılamadı ğ ından Serie A’ya dönen takımda aslında hayli zayıf bir takımdı. Neticede o takım 1981-1982 sezonunda bu kez do ğ al yollardan küme dü ş ecek ve kırmızı-siyahlı camianın ya ş adı ğ ı buhran da adeta katmerli bir hâl alacaktı. Milan, 1982-1983 sezonunda bir kez daha Serie B’yi zirvede tamamlayıp lâyık oldu ğ u lige çıkıyordu belki ama Serie A’da yeniden zirveyi zorlayacak görüntüden hâlâ çok uzaktı. Nitekim bu geri dönü ş sonrasındaki ilk üç se- zonda ligi sırasıyla sekizinci, altıncı ve yedinci bitiriyorlardı. 1986’da ülkenin en zengin i ş adamlarından Silvio Ber- lusconi’nin takımı satın alması sonra- sındaysa Milan’ın kaderi de ğ i ş meye ba ş layacaktı. Fakat hemen de de ğ il. Milan’ın 1986-1987 sezonuna çok id- dialı transferlerle girdi ğ i söylenemezdi. Atalanta’dan orta sahaya Roberto Do- nadoni, Fiorentina’dan kaleci Giovanni Galli ve Daniele Massaro, Verona’dan da forvet Giuseppe Galderisi, sezonun öne çıkan transferleriydi. Önceki üç sezonda iki puanlı sistemde ortalama 33 puan toplayan takım, bu sefer de 35 puan toplayabilecek ve ligi be ş inci olarak tamamlayacaktı. Milan adına o sezonun, hatta belki de kulüp tarihinin kırılma noktalarından biriyse az önce bahsetti ğ imiz İ talya Kupası’ndaki Parma maçlarında ya ş anmı ş tı. Zira bu sayede kırmızı-si- yahlıların Sacchi ile yolları kesi ş iyordu. Öte yandan 1970’lerin sonu ve 1980’lerin ba ş ı, İ talya’da negatif futbo- lun zirve yaptı ğ ı yıllardı. Maçların ço ğ u 1-0, 0-0 veya 1-1’lik skorlarla sona eri- yordu. Neredeyse her takımın öncelikli amacı gol yememekti. Öyle ki 1974’ten 1987’ye kadar Serie A’nın en golcü ta- kımlarının gol ortalamaları alındı ğ ında sezon ba ş ına 48.57’lik bir ortalama çıkmaktaydı. Bu da, sezonun 30maç oldu ğ u dü ş ünüldü ğ ünde, en golcü takımın bile maç ba ş ına 1.62 gol atabil- di ğ i anlamına gelmekteydi. Sacchi’yi futbolla ilgilenmeye ba ş ladı ğ ı yıllardan itibaren etkileyenlerse hücumgücü yüksek takımlardı. Önce 1950’lerin ‘Altın Takım’ı olan Macaris- tan, ardından be ş kez üst üste Avrupa ş ampiyonu olan Di Stefanolu, Gentolu Real Madrid, daha sonrasında da 1970 Brezilyası ve 1974 Hollandası bu takımlara verilebilecek ba ş lıca örneklerdi. Sacchi, teknik adamlı ğ a ba ş larken de bu takımların oyun anlayı ş larını fazlasıyla etüt etmi ş ti. Ancak bir yandan da dönemin İ talyan futbolunun gol yememeye dayalı oyun anlayı ş ı gibi bir gerçek de vardı. Dola- yısıyla, gerçekçi bir oyun kurgusu tasarlamak isteyen Sacchi, bir yandan yukarıda bahsi geçen takımların ofansif varyasyonlarından esintiler sunmaya çalı ş ırken bir yandan da en garantici savunma taktiklerini uygulamaya gayret ediyordu. Hollanda’nın total futbol anlayı ş ının savunmada ve hücumda topyekûn hareket etmek, topun oldu ğ u bölgede aniden ço ğ almak gibi prensiplerini fazlasıyla benimseyen Sacchi, oyun ş ablonu açısından da ata ğ a kalkıldı ğ ı zaman 1970 Brezilyasının 4-2-4’ünü de anımsatabilen, normal saha yerle- ş iminiyse 4-4-2 olarak gösterebilece- ğ imiz bir dizili ş i tercih etmekteydi. Dolayısıyla kafasındaki oyun kurgu- sunu sahaya yansıtabilmesi hâlinde sadece Milan adına de ğ il, İ talyan futbolu adına da önemli bir de ğ i ş imi ve dönü ş ümü ba ş latabilece ğ i söylenebilirdi. Berlusconi kesenin a ğ zını açtı Tabiî Berlusconi, büyük beklentilerle takımı teslim edece ğ i Sacchi için büyük transferler yapmaktan da kaçınmayacaktı. Milan, 1987 yazının Avrupa transfer piyasasındaki en ha- reketli takımlarından biri olurken PSV Eindhoven’dan Ruud Gullit ve Ajax’tan Marco van Basten’i alarak büyük san- sasyon yaratıyordu. Kırmızı-siyahlılar ayrıca Roma’dan Carlo Ancelotti, Par- ma’dan Roberto Mussi ve Udinese’den Angelo Colombo’yu da renklerine ba ğ - larken önceki sezonu Monza’da kiralık olarak geçiren genç stoper Alessandro Costacurta’yı da yeniden kadrolarına dâhil etmi ş lerdi. 90 91 Virdis, Baresi, Gullit ve Colombo bir golün sevincini ya ş ıyor.... Sacchi ilk ş ampiyonlu ğ unu 1987-88 sezonunda ya ş amı ş , Milan o sezonun sonunda Napoli’yi zirveden indirip koltu ğ u kapmı ş tı.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NTM3Mg==